mahkeme 2022/1027 E. 2025/497 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1027
2025/497
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1027 ESAS
KARAR NO : 2025/497
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 20.12.2022
KARAR TARİHİ: 17.06.2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete, davalı ----borcundan dolayı-------esas sayılı dosyasından 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacı ----, davalı-borçlu --------arasında herhangi bir ticari ilişki, alacak, borç münasebetinin bulunmadığını, davacıya, 89/1-2 haciz ihbarnamelerinin usule uygun tebliğ edilmediğini ve davacı şirketin, ihbarnameyi öğrendiğinde icra dosyasına "borcu olmadığına” dair itirazını bildirdiğini ancak bu itirazın süresinde olmadığı değerlendirilerek 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davacının, davalı borçlu ------- borcu olmadığının tarafların ticari defterlerinin incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, bu nedenle İKK.nun 89. Maddesi gereğince, davacının yerleşim yeri mahkemesinde borçlu olmadığının tespiti davasını açmak gereğinin hasıl olduğu, tüm bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle; davacının,---- esas sayılı dosyasından borçlu davalı ---- borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ------- muhtelif tarih ve seri numaralı faturalarına istinaden alacağını tahsil edememesi üzerine taraflarınca ------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibin kesinleştiğini, takip dosyası kapsamında icra-i faaliyetler devam ederken --- tarihinde davacının; -------- adresine 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, işbu ihbarnameye karşı yasal süre içerisinde itiraz etmeyerek mal yedinde veya borç zimmetinde sayıldığını, sonrasında söz konusu icra dosyasından, davacının aynı adresine, 89/2 haciz ihbarnamesi tebliğe çıkarıldığını, işbu tebligatın da usul ve yasaya uygun olarak 01.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenle davacıya, tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmeyerek icra dosya borçlusuna borçlu olduğunu kabul ettiğini, kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesinde davacının zimmetinde olduğu karine olarak kabul edilen miktarın, davacının kendisine tebliğ edilen ikinci haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz etmemesi ile karine olmaktan çıktığını ve kesinleştiğini, davacı -----ve ortağı --- aynı zamanda davalı borçlu------- de yetkilisi ve ortağı olduğunu, borçlu şirketin yetkilisi, alacaklılarından mal kaçırma saikiyle başka şirketler üzerinden ticari faaliyetlerine devam ettiğini, bunun yanı sıra, her iki şirketin faaliyet alanlarının da aynı olduğunu, kapı imalatını yapmak, satmak, yurt dışından parçalar getirmek, ithalat, ihracat yapmak, her türlü tamir bakımlarını yapmak üzerine olduğunu, tüm bu nedenlerle; ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu ve iddiasını ancak yasal deliller ile ispat etmesi gerekeceği yönündeki yasal düzenleme ve --------gereğince davasını ispat etmesi gerekeceğini, dava dilekçesi ekinde ise bu şekilde iddiasını ispata yarar herhangi bir delil de sunmadığını göz önünde bulundurularak davanın reddini, davanın Mahkemece kabulü halinde, yargılama giderlerinin, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyerek işbu davanın açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet veren ve bu hususu da dava dilekçesinde ikrar etmiş olan davacı firma üzerinde bırakılmasını, İİK 89/3 Maddesindeki “iddiasını ispat edemeyen davacı taraf %20 tazminata mahküm edilir” yönündeki amir Yasa hükmü gereğince, davacı yanın dava değerinin %20'si oranında tazminata mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin dava değeri üzerinden nispi hesaplama esasına göre davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş, bu davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; İİK 89/3.maddesi gereğince gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili özetle; davacı şirkete, davalı ---borcundan dolayı ------ esas sayılı dosyasından 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davacı ile davalı-borçlu ------ arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını beyan ederek, davacının borçlu olmadığının tespitini dava ve talep etmiş; davalı ------ vekili özetle; davacı şirketin yetkilisi ve ortağı olan ---, aynı zamanda davalı borçlu ---- de yetkilisi ve ortağı olduğunu, borçlu şirketin yetkilisinin, alacaklılarından mal kaçırma saikiyle başka şirketler üzerinden ticari faaliyetlerine devam ettiğini beyan ederek davanın reddini istemiş; diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının icra takibinin borçlusu görünen davalı ---- borcu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.HMK 150 maddesinde; "(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. Aynı kanunun 320/4 fıkrasında ise; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" denilmektedir.AAÜT 7/1 maddesinde; " Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez."Somut olayda; davacının 10.09.2024 tarihli duruşmaya katılmaması sebebiyle dosyanın HMK 150.maddesi gereğince 1 kez işlemden kaldırıldığı ve davacı talebi ile yenilendiği, yenileme tensip zaptı ve duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, mahkememizin 17.06.2025 tarihli celsesinde de davacı vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı anlaşılmıştır.
HMK 320/4 maddesi dikkate alındığında eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması sebebiyle birden fazla takipsiz bırakılamayacağından HMK 150, HMK 320/4 maddeleri gereğince usulüne uygun bir şekilde takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Basit yargılama usulüne tabi davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 852,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ---- tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 97,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı---- verilmesine,
6-Davalı ... tarafından bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 3.500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----verilmesine,
7-Açılmamış sayılması dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 (1) Maddesine göre davalı ---- lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,
8-Karar tarihinde davalı ---- kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı ---- lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17.06.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.