Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/769
2024/1068
10 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/769 ESAS
KARAR NO: 2024/1068
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ: 09.11.2021
Birleşen----- esas sayılı dosyasında;
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09.11.2021
KARAR TARİHİ: 10.12.2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, 28.12.2019 tarihli kömür alım sözleşmesi imzalandığını, imzalan sözleşmeye istinaden ----- tarafından düzenlenmiş olan ---------- süre sonu olan avans teminat mektubu davalı tarafa teslim edildiğini, işbu mektup her ay için gönderilecek malın peşin ödemesine karşılık verildiğini, dolayısı ile davacı taraf her ay malı teslim aldıktan sonra tekabül eden ayda yeniden peşin ödeme yaptığından avans teminat mektubu işlevini sürdürdüğünü, buna göre davalı tarafın, her ay yeniden sipariş verdiğinden avans teminat mektubunun bir önceki ay teslim edilen mal yönünden sorumluluğu ortadan kalkmış olacağı, davacı şirket tarafından sözleşmedeki tüm yükümlülükler tam olarak yerine getirilmiş ve yine sözleşmeye uygun nitelikte kömür temin edilmiş olmasına rağmen gerçeğe aykırı iddia ve beyanlarla teminat mektubu ------- tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş, davacı şirketin yükümlülüğü sözleşme eki olan kalite spektlerine uygun kömür verilmesi olduğunu, ----- tarihine kadar ---- teslim edildiğini, sözleşmeye göre kömürün kalitesinin 3.300 kalori (-/*200) olması kararlaştırılmış olduğunu, maden ocağı çıkış kayıtlarında anılan kalorinin sağlanmış olduğunu, aynı tarihlerde aynı madenden çıkan ve dava dışı 3. kişi firmaya sevk edilen kömürler de aynı kalori miktarına sahip olduğu, yukarıda arz edildiği üzere davalı tarafa ----- tarihine kadar --------- teslim edildiğini, davalı taraf anılan kömürlerin istenilen evsafa uygun olmadığını; davacı şirketin bakiye borcun ödenmesi ihtarından sonra beyan ederek avans teminat mektubunu paraya çevirdiğini, kömürün, anlaşıldığı üzere derhal tüketilen bir ürün olduğunu, dolayısı ile davacı şirketin tesliminden sonra yakıldığı, diğer bir deyişle davalı taraf teslim aldığı kömürü dokuz aylık sevkiyat boyunca düzenli olarak kullandığını, yaktığını, buna göre davalı şirketin teminat mektubunun paraya çevrilme iddiası kendi içinde çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirkete sevk edilen hangi kömürün istenilen evsafta olmadığının davalı şirket tarafından belirtilmediğini, sevk edilen kömürün baştan itibaren sözleşmeye aykırı şekilde ayıplı bir mal ise bu halde de davalının baştan itibaren ayıplı malı kabul ettiğini ve dokuz ay boyunca da kullandığını, davalı şirkete sevkiyatı yapılmış olan kömürlerin kömür analiz sonuçları düzenli olarak e-posta ile gönderildiğini, gönderilen e-postalarda kömürün kalori miktarı her bir sevkiyat için ayrı ayrı belirtildiğini, işbu kayıtların davalı tarafından da itiraz olmaksızın kabul edildiğini, tüm bu nedenlerle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş olan 350.000,00-TL, avans teminat mektubu bedelinin paraya çevirme tarihi olan 14.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan------- istinaden ----- bulunan yağ fabrikası için ----------alınmaya başladığını ancak bu kömürlerde ilk alımlardan itibaren sorunlar yaşanmaya başlanıldığını, kömürün sözleşmedeki teknik şartları karşılamadığı ve kalorisinin düşük kaldığı davacıya birçok kez bildirildiğini, her defasında davacı yetkilileri/çalışanları tarafından sorunun çözüleceğinin belirtildiği ve yeni parti mallar gönderilmeye devam ettiğini, davalı-------- şirketinin üretim yapan bir tesis olduğunu, üretimin hiç durmadan devam etmesi gerektiğinden, gelen kömürlerin sürekli yakılarak randıman alınmaya çalışıldığını, bazı parti kömürlerin çok kötü olması sebebiyle kazanın tamamen durdurulmak zorunda kalındığını, bir kısmının çok kül bıraktığı gibi birçok sorun; davalı ---- olarak çalışan--------- davacı şirket yetkilisi/çalışanı ------- ve diğer ilgililere gönderdiği maillerle davacıya iletildiğini hatta bu maillere istinaden de davacı firma yetkilisi/çalışanı --------tarafından sorunların en kısa sürede çözüleceğine ilişkin taahhütler verildiğini, birkaç kez de fabrikada yerinde inceleme yapıldığını ancak 09.10.2020 cuma günü tarafların birlikte yaptığı toplantıda; -------- şirketince, kömürlerin evsafa uygun olmaması sebebiyle sürekli düşük kapasite çalışmak zorunda kalındığı ve doğan zarara ilişkin fatura kesmek istediklerini ilettiklerini ve pazartesiye kadar konu hakkında dönüş yapması için ------- süre verildiğini ancak davacı firmanın bu konuda herhangi bir dönüş yapmadığı gibi telefonlarına da ulaşılamadığını, bunun üzerine 14.10.2020 tarihinde ---- kadar dönüş yapılmasını beklediklerini içeren e-mailini ve ------------- mesajını ilettiğini, davalı----firması, davacı ------- kendilerine bir dönüş yapmasını beklerken------yevmiye numaralı ihtarnamesini tebellüğ ettiğini, bu ihtarnamede ----- sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini ve 148.706,42-TL alacağı olduğu iddiasını ileri sürdüğünü, Bunge şirketi tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede ise kömürlerin evsafa uygun olmaması sebebiyle davalının zararının hesaplandığını, teslim edilen kömürlerin bedeli üzerinden hesaplama yapılarak fazla yapılan 601.293,58-TL ödemenin iadesinin talep edildiğini, davalı şirkete herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle 20.11.2020 tarihinde davalı tarafından arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerin de netice vermemesi sonucunda, davalı şirketin 14.12.2020 tarihinde ---- gönderdiği talimat ile teminat mektubunu tazmin talebinde bulunduğunu ancak bu talep üzerine aynı tarihte davacı şirket tarafından davalı şirket hesabına 350.000,00-TL ödendiğini, yapılan bu ödemenin banka tarafından teminat mektubu karşılığı bir ödeme olmayıp, teminat mektubunun paraya çevrilmesi söz konusu olmadığını, davalı şirketi --------tarihinde ikinci bir talimat göndererek, mektup tazmin talebini iptal ettiğini bildirdiğini, mektubun iade edilmesini talep ettiğini, teminat mektubunun aslının bankadan teslim alındığını, süresinin de 13.01.2021 tarihinde dolduğunu, bu ödemeden yaklaşık altı ay sonra davacı tarafından --------- sayılı dosyasından ödeme emri gönderildiğini, bu ödeme emrine istinaden 27.06.2021 tarihinde itiraz edildiğini, sözleşme konusu malın sözleşmedeki teknik spektlere uygun olmadığını, bu durumun, davalı şirketin resmi kuruluşlara yaptırmış olduğu analiz sonuçlarından da belli olduğunu, davacı vekilinin davalıya bir kısım analiz sonuçları ilettiğini ancak bu analiz sonuçlarının hangi akredite laboratuvardan yapıldığına ilişkin herhangi bir tasdik bulunmadığını, bu sonuçların ------ tablolar halinde listelendiğini ve resmi bir onayı olmayan bilgiler olduğunu, davalı şirketin yaptırmış olduğu analizlerle davacının yaptırdığını iddia ettiği analiz sonuçları arasında da farklılıklar olduğunu, tüm bu nedenler ve resen tespit edilecek nedenlerle; davacının açmış olduğu davaya ilişkin usul açıdan itirazlarının incelenmesini ve öncelikle davacının talebini dayandırdığı dava sebebinin gerçeğe uygun olmaması sebebiyle davanın reddini, zaman aşımı itirazları sebebi ile davanın reddini, usul yönünden itirazlarının kabul edilmemesi halinde davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle, esasa yönelik itirazlarının incelenerek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ----- karar sayılı dosyasında;
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ---- tarihli kömür alım sözleşmesi imzalandığını, davalının cari hesap bakiyesi olan 129.409,88 TL'yi ödemediğini, davalı şirket aleyhine ------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirtmiş; itirazın asıl alacak miktarı olan 129.409,88-TL ve 12.000,00-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, davalı aleyhine %20'en az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketten kömür alınmaya başlandığını, bu kömürlerde ilk alımdan itibaren sorunlar yaşandığını, kömürün sözleşmedeki teknik şartları karşılamadığının davacıya bildirildiğini, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, davalı tarafından fazla yapılan 601.293,58-TL ödemenin iadesinin talep edildiğini, görüşmelerin netice vermemesi üzerine teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve davalıya 350.000,00-TL ödendiğini belirtmiş; ayrıntılı açıklamalar kapsamında davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Asıl dava; teminat mektubunun haksız şekilde paraya çevrildiği iddiasına dayalı alacak davası; birleşen dava; satış sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Asıl davada davacı vekili özetle; davalı şirketin kendilerinden 28/12/2019 tarihli sözleşmeye istinaden kömür aldığını, kendilerinin de sözleşme gereğince ------- bedelli teminat mektubunu davalıya verdiklerini, davalının her ay verdiği yeni siparişi ile teminat mektubu bedelinin o miktarda azalacağının kararlaştırıldığını, kömür tesliminin usulüne uygun yapıldığını, davalının herhangi bir ayıp iddiası olmadığını, buna rağmen teminat mektubunun paraya çevrildiğini beyan ederek, 350.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili özetle; satın aldıkları kömürün sözleşmedeki niteliklere uygun olmadığını, zararlarının karşılanmaması nedeniyle, teminat mektubunu paraya çevirmek için işlem başlattıklarını, bu esnada davacının ödeme yaptığını, bu nedenle teminat mektubunun paraya çevrilmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Birleşen davada davacı vekili özetle; davalı şirketin kendilerinden 28/12/2019 tarihli sözleşmeye istinaden kömür aldığını, bu alım satım ilişkisinden kaynaklı olarak tutulan cari hesap ekstresine göre alacakları bulunduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; ---------- bulunan fabrikalarında kullanmak üzere, 2020 Ocak ayından itibaren davacıdan kömür aldıklarını, kömürlerin ayıplı çıktığını, ancak işin devamı için zorunlu olduklarından kullanmaya devam ettiklerini, davacının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, zararları olduğundan, davcının alacaklı olamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ----- kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, ---- müzekkere yazılarak ---------- bedelli teminat mektubunun tanzim edilip edilmediği, edilmiş ise hangi tarihte ve kim tarafından tanzim edildiği, paraya çevrilip çevrilmediği araştırılmış, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Taraflar arasında 28.12.2019 tarihli ------ imzalandığı, davacı şirketin satıcı, davalı şirketin alıcı olduğu, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin 2020 yılı Ocak ayından itibaren davacı şirketten kömür satın almaya başladığı hususlarının ihtilafsız olduğu anlaşılmıştır.Asıl davada dava konusu uyuşmazlığın; satın alınan kömürlerde taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki teknik şartlara aykırı olacak şekilde ayıp bulunup bulunmadığı, bu kapsamda kömürün kalorisinin sözleşmede belirlenen 3300 kalori(+/-200) düşük kalıp kalmadığı yine kömürlerden çıkan kükürt, nem ve kül oranının sözleşmede belirlenene aykırı olup olmadığı, davalı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davalı tarafından ayıplı olduğunu iddia ettiği satıma konu mallar yönünden bir zararının doğup doğmadığı, davacının iddiası doğrultusunda --------bedelli teminat mektubunun davalı tarafından haksız olarak paraya çevrilip çevrilmediği yine davalının savunması doğrultusunda zarara karşılık 350.000,00-TL bedelin doğrudan davalı şirke hesabına yapılan bir ödeme olup olmadığı , anılan teminat mektubunun tazmin edilip edilmediği, davacının teminat mektubundan kaynaklı ödemiş olduğu bedel var ise davalıdan tahsil etmesinde yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.Birleşen davada uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalara konu mal ve hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilen mal ve hizmetin ayıplı olup olmadığı, fatura bedelinin davalı tarafından ifa edilip edilmediği, ifa edilen tutarın ne olduğu, davacının cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, bu itibarla------- dosyasına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.Birleşen dosyaya konu--------sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, ----- cari hesap bakiyesine istinaden 129.409,88-TL asıl alacak ve 13.630,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.039,88-TL üzerinden takip başlattığı, davacının davasını 141.406,88-TL üzerinden açtığı görülmüştür.TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca davacı şirketin -------- bulunmakla, öncelikle davacının 2020-2021-2022 yılı ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır.Bilirkişinin ----- tarihli raporunda özetle; "...A. Ana dosya yönünden; Asıl davanın konusunun, davanın hukuki niteliğinin davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrildiği iddia olunan, ------------- bedelli teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkin açılan alacak davası olduğu; davacı firma ile davalı firma arasında, ------ tarihinde başlayan ve ---------tarihine kadar devam bir ticari ilişkinin olduğu, davacı firma tarafından, davalı adına, 56 adet kömür faturasının düzenlenmiş olduğu; dosyada bulunan Teminat Mektubu incelendiğinde görüleceği üzere;---- tutarında, muhatabının ---------lehtarının ise; ---- kadar süreli olup, --------- tanzim edilmiş olduğu görülmektedir. -----dosyada bulunan banka dekontu incelendiğinde görüleceği üzere; ---- dekontu olup, dekontun muhteviyatı ise; havaleyi gönderen;---- Olduğu, alıcısı; ---- banka dekont havale açıklamasında ise; --- nolu teminat mektup bedeli yazmakta olduğu görülmektedir. --- cevaben yazmış oldukları,---- tarihli cevabi yazılarında beyan edildiği üzere, "Bankamız kayıtlan incelendiğinde; söz konusu mektubun muhatabı tarafından, --- tarihinde Bankamıza tazmin talebi ulaştırılmış olduğu, aynı gün içinde, --- müşterimizin, ----- numaralı hesabından muhatabın-------- numaralı hesabına “mektup bedeli” açıklaması ile eft çıkışı olduğu, -----yine aynı gün içinde mektup muhatabınca bankamıza iletilen tazmin talebinin iptalinin talep edildiği, mektup aslı ------- muhatap tarafından iade alındığı"; Teminat Mektup tutarı bire bir banka bünyesinde paraya çevrilerek, Muhatap -------ödenmediği; davalı firmanın, yazı talebi üzerine, ---- davacı firmadan teminat mektup tutarını talep etmiş olduğu, davacı firmanın, -----yatırması üzerine ilgili bankanın, davalı firmanın ---- hesabına havale yapılmış olduğu,----- davalı vekilinin, 23.12.2021 tarihli cevap dilekçelerinde; "..." kömürlerin evsafa uygun olmaması sebebiyle müvekkilin zararı hesaplanmış, teslim edilen kömürlerin bedeli üzerinden hesaplama yapılarak fazla yapılan, 601.293,58 TL ödemenin iadesi talep edilmiştir, denilmekte olduğu, ancak var ise; böyle bir zarar ve taraflar uzlaşıp-uygun görüyor ise, muhasebe tekniğine göre bunun, davalı firma tarafından, davacı firmaya fatura edilerek, her iki tarafın kayıtlarına alınması ve daha sonra tahsili gerekmektedir. Yukarıda ki bu şartlar oluşmadığı için, davacı firma, teminat mektubu karşılığı yapmış olduğu, 350.00,00 TL lik tutarı, Davalı firmadan tahsil edilmek üzere borç kaydı yapmış olduğu, zira; Davacı firmanın Ticari defter kayıtlarında, davalı firmaya her hangi bir borcu olmadığı için, iş bu yapılan kayda göre, davalı Firmanın, 350.000,00 TL, davacı firmaya borçlu olduğu, Davacı vekilinin, 09.11.2021 tarihli dava dilekçelerinde; Davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş olan, 350.000-TL. avans teminat mektubu bedelinin paraya çevirme tarihi olan ,14.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine hükmedilmesine şeklinde bir talep ve beyanları bulunmakta olup, hukuki Niteleme ve Nihai takdir, Sayın Yüce Mahkemenize ait olmak üzere; bu talep doğrultusunda, 350.000,00 TL x % 16,75 / 365 x 330 gün = 53.003,42 TL hesaplanan faiz olmak üzere, 350.000,00 TL + 53.003,42 TL = 403.003,42 TL Davalı --- firmasının, Davacı ------ firmasına borçlu olduğu; B.Birleşen dosya yönünden; Davanın konusunun, Ticari alım - satımdan kaynaklı alacak davası olup, davacı tarafından, davalı hakkında -------- dosyasında başlatmış olduğu icra takibine, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacı firma ile davalı firma arasında, 2020 yılında başlayan ticari ilişkinin olduğu ve davacı firma tarafından, davalı adına, 56 adet kömür faturasının düzenlenmiş olduğu, davacı firmanın, ticari defter kayıtlarında yapılan incelemeye göre ; 05.11.2020 tarihi itibariyle ; 129.409,88 TL Borç Bakiyesi bulunmakta olup, bu tutar kadar Davalı firmanın, Davacı Firmaya borçlu olduğu, davacı vekilinin, 09.11.2021 tarihli dava dilekçelerinde; "..." Asıl alacağa temerrüt tarihi olan, 27 Ekim 2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, şeklinde bir talep ve beyanları bulunmakta olup, Buna göre, temerrüt tarihi olan, 27.10. 2020 tarihi ile takip tarihi olan,11.06.2021 tarihine kadar ki geçen süre için, Avans faiz oranı üzerinde yapılan hesaplamanın aşağıdaki gibi olduğu; 129.409,88 TL x % 16,75 / 365 x 227 Geçen Gün= 13.630,00 TL hesaplanan faiz olmak üzere toplamda ; 129.409,88 TL + 13.630,00 TL= 143.039,88 TL tutarında, Davalı ----- firmasının, Davacı ----- borçlu olduğu..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Davacının defterlerinin incelenmesi üzerine; dosyanın hem davalı defterlerinin incelenmesi, hem de gelen talimat raporu ile tüm dosya kapsamında tespit edilen uyuşmazlık konularının karşılanması için Maden Mühendisi, Makine Mühendisi, Kimya Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 31/10/2023 tarihli kök raporunda özetle; "... Mali yönden
değerlendirme yapıldığında tacir olan her iki tarafın tacir olan her iki tarafın 2020-2021 ve 2022yılları yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göreusulüne uygun tutulduğu, tarafların kendi ticari defter ve kayıtlarının birbirlerini doğruladığıgörülmüştür.
B. Asıl Dava Yönünden: Davacının Alacak Talebi: Davacı ----- süreli teminat mektubunun davalıya sözleşme kapsamında teminat olarak verildiği, davalı ------- raporun 4.b.1. bölümünde incelenen
kendi ticari defterlerinde 12.01.2021 tarihinde davacı açık hesabına 350.000,00 TL -------- açıklaması ile davacı lehine borç kaydettiği görülmüştür. C. Kimya mühendisi tarafından yapılmış teknik değerlendirme: Taraflar arasında yapılmış sözleşmenin konusu olan kömür temini işinde, kömür kalitesine yönelik olarak sözleşme şartının kömür alt ısıl değeri:3300 (±200) olacak şekilde teminin sağlanmasına yönelik olarak belirlendiği, bu bakımdan temini sağlanan kömürün ---- kcal/kg aralığında alt ısıl sınır değerine sahip olma şartının bulunduğu, kömürü temin eden davacı tarafından kalori değeri farklı olan kömürlerin karıştırılarak homojenize etme işleminin de yapıldığı, bu nedenle yeterli karıştırmanın sağlanması için uygun teknikleri kullanarak homojenliği sağlanmış (3100-3500 aralığında alt ısıl değere sahip) ürün göndermeyükümlülüğünün de bulunduğu, bu nedenle her ne kadar küçük sapmalar olması kabul edilebilir olsa da kömür analiz sonuçlarının yaklaşık olarak belli aralıkta, birbirine yakın değerler vermesi gerektiği, sözleşme şartının sağlanmasına yönelik olarak tarafların hem üçüncü taraflara yaptırdığına dair hem de kendi içlerinde alt ısıl kalori değerleri kayıtlarının tutulduğu ve mahkemeye sunulduğu, bu kayıtların yetkili kuruluş veya analiz laboratuvarınca yapılıp yapılmadığına dair ayrıntılı araştırmanın yapılıp yapılmayacağının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, yalnızca sonuçlar üzerinden tarafımızcadeğerlendirmelerin yapıldığı, sonuçların tümünün değerlendirilmesi ile kömürün alt ısıl değerlerinin birbirinden çok farklı sonuçlar verdiği ve bu durumun homojenize edilememiş kömür karışımının farklı kısımlarından örnek alınması sonucu ortaya çıkan bir sonuç olduğu değerlendirilmiştir. Davalı ------ tarafından yapılan ----------değerlerine ilişkin test sonuçlarına göre, analiz sonuçlarından yalnız dördünün sözleşmede belirlenmiş sınır değerleri sağladığı, diğerlerinin belirlenen aralığın dışında kaldığı saptanmıştır. Davacı ----- tarafından 09.09.2020 kabul tarihli,numunenin müşteri tarafından elden teslim edildiği belirtilmiş sonuçlara göre; alt ısıl kalori değerini yalnız bir analiz sonucunda sözleşmede belirlenmiş aralık sınırları içinde kalmış, yapılan diğer iki testte ise orijinal baz alt ısıl değeri sözleşmede belirlenmiş aralık altında kalmıştır. Testin 3 kez tekrarlanarak farklı kamyonlardan alınmış olması, hem malın homojen olmamasından kaynaklı farklılıkların tespit edilmesi, hem de testin doğruluğunun onaylanması bakımından daha doğru bir sonuca götürecektir. Bu
bakımdan malın yeterince homojen olmadığı, test sonucu alt ısıl sınır değerlerinin --------birbirinden çok farklı olmasından anlaşılmaktadır. Bu bakımdan yapılacak ilkdeğerlendirme malın homojenize olmadığı yönündendir. Bu nedenle bu üç test sonucununortalamasının alınarak bu sonucun uygunluk bakımından değerlendirilmesi, ortalamaya göre alt ısıl sınır değerin karşılaştırılması uygun olacaktır. Bu üç test sonucunun ortalaması ------- hesaplanmış, bu değerin sözleşmede belirlenmiş sınır değerin altında kaldığı, 09.09.2020 tarihli test sonuçlarına göre değerlendirilmiştir. Yine davacı tarafın sunduğu kayıtlardan, muhtelif tarihlerde---------- tarafından yapıldığı belirtilmiş analizlerde ------metot olarak kullanıldığı belirtilmiş, analiz sonucunda(alt-üst ısıl değer olup olmadığına ilişkin bilgi olmamakla birlikte) bu değerlerin alt ısıl değer olduğu kabulü yapıldığı takdirde, ------ tarihleri arasında 46 analiz yapılmış, 39 analiz sonucunun sözleşmede belirlenen alt sınır değer aralığının altında kaldığı saptanmıştır. İş ilişkisinin son dönemi olması nedeniyle özellikle ---- tarihleri arasında yapılmış ölçümler dikkate alındığında ve bu dönemde aynı gün analizi yapılmış kömür numunelerinin kalori sonuçlarının ortalaması alınarak bir değerlendirme yapıldığında, ----- tarihli sonuçların sözleşmede belirlenmiş sınır değerin altında kaldığı, yalnız 10,17.09.2020 tarihlerinde analizi yapılmış kömürün analiz sonuçlarının ortalamasının sözleşmede belirlenen sınır aralığı içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar ise özellikle son dönemde sözleşmede belirlenmiş alt ısıl değerin sınır aralığının altında davacı tarafından davalıya kömür gönderildiği kanısını desteklemektedir. Dosyada mübrez,--------- firmasından gelen belgede, kömürde alt ısıl değerin 3118 kcal olarak tespitinin
yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak sağlanan kömürün kalori değerinin fazlaca değişkenlik gösterdiği
dikkate alındığında tek bir test sonucunun malın içeriğine ait kanaat oluşturamayacağı
yönündedir. Nitekim davacı tarafın kendi sunduğu kayıtlardan da anlaşıldığı gibi, malın kalori değeri fazlaca değişkenlik göstermiştir. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında kanaatim makine mühendisi teknik değerlendirmesiyle benzer olmakta ve malın sözleşmede belirlenen şartları sağlamadığı yönündedir. D.Makine Mühendisi tarafından yapılmış teknik değerlendirme: Alıcının üründen beklentilerini karşılamadığı nedeniyle satılan ürünün açık ayıplı olduğu, ayıp bildiriminin sürekli olarak davalıya zamanında yapıldığı, ancak davalının üründeki problemleri düzeltemediği ve davalının taraflar arası yapılan sözleşmeye aykırı davranması nedeni ile tam
kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Birleşen Dava Yönünden; davacının alacak talebi: ---- takip dosyasında birleşen dosya davacısı ----- takipteki cari hesap alacağı talebine ilişkin tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı şirkete 479.409,88 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davacı şirketin de kendi defterlerinde davalı açık hesabından davalı tarafından 479.409,88 TL tutarında alacaklı gözüktüğü her iki tarafın defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, 479.409,88 TL tutarlı davacının alacak bakiyesinin 129.409,88 TL tutarlık kısmının cari hesap alacağı, geri kalan
350.000,00 TL tutarlık kısmının ise asıl dava konusu ---tarihli -----teminat mektubundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde birleşen davadaki davacının takip konu 129.409,88 TL tutarlık alacak talebine ilişkin karinelerin oluşuğu değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Maden Mühendisinin ayrık raporunda özetle; "...Dava konusu 28.12.2019 tarihli sözleşmede taraflar arasında yapılan kuru toz kömürün ("Mal”) satışının yapılmasına dair dosya içeriğine sunulmuş teknik verilerin incelenmesinde: Tarafların sunmuş olduğu analiz raporlarının açıklanan gerekçelerle inceleme kapsamında olamayacağı, mahkemeye sunulmuş ------ firmasından gelen belgede, kömürde alt ısıl değerin 3118 kcal olarak tespitinin yapıldığı (dosya içeriğinde somut veri olarak kabul görmüştür), dolayısı ile sözleşme kapsamında belirlenmiş kalori aralığında bulunduğu, sevk edilen kömürde, kalori-sevkiyat-depobakımı-tahsilat işlemleri gibi yer yer sorunların yaşandığı (benzer görüşmelerin paralel konuları taraflar arasında yapılmış e-mail yazışmaları ile devam ettiği görülmüştür), tarafların bu sorunları karşılıklı olarak görüşmeler neticesinde aşıldığı, (ilk sevkiyatın 13.01.2020 tarihinden- 16.10.2020 tarihine kadar ki sevkiyatların devamlılığı ile Alıcının verdiği siparişleri iptal ettiğine dair herhangi bir belge/tutanak mevcut olmadığı, davalı tarafın belirttiği kalori eksikliğinin, davacı tarafından farklı aralıklarda düzeltildiği (Mevcut
sözleşmede; şayet bu kalori eksikliği Satıcı tarafından makul bir süre içerisinde düzeltilemezse. Alıcı bu eksikliğin giderilmesi için bir üçüncü firmadan hizmet alabilecek) anlaşılmıştır.) ------- sözleşme öncesi doğalgaz kullanımı ile sözleşme sonrası doğalgaz kullanımının birbirine yakın değerlerde olduğu, sözleşme sonrası kullanım değerlerinde anormal bir artış olmadığı mevcut belgeler üzerinde yapılmış değerlendirmelerden anlaşılmıştır. Mevcut belgeler ve dokümanlar üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu kuru toz kömürün, davacı tarafından davalıya sevkiyatının yapıldığı, kömürün mevcut kimyasal
yapısı gereği stabil olamayacağı, içeriğinin (kükürt-nem-kül oranlarının) değişkenlik arz edeceği, yapılan işlemler neticesinde gereksinim duyulan kalori değerlerinin sağlanabileceği ve sağlandığı, dolayısı ile hali hazır durumu itibari ile ayıplı olarak nitelendirilmemiştir..." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.Bilirkişi heyetine TBK alanında bir sözleşme yorum ve denetim uzmanı eklenmek suretiyle, dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 02/09/2024 tarihli ek raporunda özetle; "...A- Asıl Dava Yönünden:
A.1 Mali İnceleme ve Değerlendirmeler Yönünden; Davacı ------ talimat mahkemesince incelenen ticari defterlerinde davacının kendi ticari defterlerinde davalı şirketin --------- no.lu açık hesabında 479.409,88 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının kendi defterlerinde davalı taraftan 479.409,88 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, hesap hareketleri incelendiğinde; 129.409,88 TL’ nin açık hesap bakiyesinden geri kalan --- ise ------- tarihli ------açıklaması ile davalı aleyhine borç kaydedilen işlemden kaynaklandığının tespit edildiği,---- süreli teminat mektubunun davalıya sözleşme kapsamında teminat olarak verildiği, davalı ----- raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde --- tarihinde davacı açık hesabına ------ açıklaması ile davacı lehine borç kaydettiği görülmüştür. Bahse konu teminat mektubun
davalı tarafından nakde dönüştürülmediği, davalı şirketin teminat mektup bedelini kendidefterlerinde davacı açık hesabında davacı lehine borç kaydetmiş olduğu görülmüştür. Genel değerlendirme; Esas dava, (davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş bulunan 350.000 TL teminat mektubu bedelinin ödenmesine) yöneliktir.------celp edilen 05/06/2023 tarihli müzekkere cevap yazısı incelendiğinde --- bedelli teminat mektubunun tahsil edilmediği vade bitim tarihinin 13/01/2021 olduğu ve vadesinin dolduğunun bildirildiği görülmüştür. Bu durumda teminat mektubun nakdedönüştürülmediği, anlaşılmaktadır. Gelen cevap dikkate alındığında dava hukuki temelinin haklılığı konusunda hukuki takdir mahkemenindir. Davalı sevk edilen mallarda ayıp bulunmadığını ileri sürmektedir. Esas rapor değerlendirmelerinde açık ayıp olduğu belirtilmiş, ayrık raporda ayıp bulunmadığı belirtilmiştir.
TBK 219. Maddede belirtilen ayıp, “satılanda, bir malda, bir eserde, bir hizmette sözleşme ve yasa
hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması, bulunmaması gereken bozuklukların eksikliklerin bulunmasıdır -------- sözleşmeleri açısından anılan kavram TBK 474 vd. maddelerde düzenlenmiştir. Ayıplar iki çeşitte önümüze çıkmaktadır. İlk bakışta görülebilen veya muayene ile anlaşılabilen ayıplar açık ayıp, ilk başta görülemeyen, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar gizli ayıp niteliğindedirler ------TBK 219 a göre “satıcıya karşı sözleşmedeki niteliklerin satılanda bulunmaması halinde” sorumludur. Ancak satıcıyı sorumlu tutmak için, ayıbın var olmasının yanısıra TBK 222. Maddeye (eser sözleşmelerinde 474. Maddeye göre malı gözden geçirmek ve uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek mükellefiyetinin yerine getirilmesi de gerekmektedir. Anılan gözden geçirme süresi, açık ayıplarda imkan bulunur bulunmaz ayıbın saptanması ve uygun süre içinde karşı tarafa bildirilmesi, gizli ayıplarda ise ayıp öğrenildiği anda derhal yapılması gerektiği şeklinde düzenlenmiştir. Her ne kadar ayıp ihbarı şekle bağlı değilse de, ispat kolaylığı açısından yazılı olması tercih edilmelidir. ---------yerleşik ilamlarına göre burada TTK 18 deki şekil şartı aranmamaktadır. Bildirim yapılmazsa mal, ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacaktır. Dosyanın incelenmesinde (mahkemece malın ayıplı olduğu kabul edilirse,) sözleşmenin ---- tarihinde yapıldığı ve ---- tarihinden itibaren ayıp ihbarlarının sürekli yapıldığı görülmektedir. Ayıbın süresinde yapılıp yapılmadığının hukuki takdiri mahkemenindir.
B- Birleşen Dava Yönünden; B.1. Mali İnceleme ve Değerlendirmeler Yönünden; ----- sayılı takip dosyasında birleşen dosya davacısı ----takipteki cari hesap alacağı talebine ilişkin tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı şirkete 479.409,88 TL tutarında borçlu gözüktüğü, davacı şirketin de kendi defterlerinde davalı açık hesabından davalı tarafından 479.409,88 TL tutarında alacaklı gözüktüğü her iki tarafın defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, 479.409,88 TL tutarlı davacının alacak bakiyesinin 129.409,88 TL tutarlık kısmının cari hesap alacağı, geri kalan 350.000,00 TL tutarlık kısmının ise asıl dava konusu -------- teminat mektubundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Raporun 3.bölümünde izah edildiği üzere; ---- celp edilen --- tarihli müzekkere cevap yazısı incelendiğinde --- bedelli teminat mektubunun tahsil edilmediği vade bitim tarihinin 13/01/2021 olduğu ve vadesini dolduğununbildirildiği görülmüş, bahse konu teminat mektubun davalı tarafından nakde dönüştürülmediği,davalı şirketin teminat mektup bedelini kendi defterlerinde davacı açık hesabında davacı lehine borç kaydetmiş olduğu görülmüştür. Yukarıdaki veriler doğrultusunda davacının 129.409,88 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmakla beraber takdir mahkemenindir. Maden Mühendisliği Açısından:
Dosya içeriğindeki taraflarınvekillerininitirazlarının ve mevcut verilerin teknik yönden değerlendirilmesinde yapılan incelemelerde görüş ve kanaatte bir değişiklik olmamıştır. Takdir elbette Yüce Mahkemenindir..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Taraflar arasında -----imzalandığı, davacı şirketin satıcı, davalı şirketin alıcı olduğu, davacının sözleşmenin 7.maddesi gereğince davalıya, muhatabı ---- tarihine kadar süreli, ----tanzim edilen,----- teminat mektubunu verdiği, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin 2020 yılı Ocak ayından itibaren davacı şirketten kömür satın almaya başladığı, sözleşmenin 7/2.maddesine göre bu teminat mektubunun, her ay gönderilecek malın bedelinin peşin ödenmesine karşılık avans olarak davalıya verildiği, ----cevabından anlaşıldığı üzere, teminat mektubunun muhatabı olan davalı tarafından, ---- tarihinde bankaya tazmin talebi ulaştırıldığı, aynı gün içinde davacının ---- numaralı hesabından davalının --- numaralı hesabına ----- eft çıkışı olduğu, yine aynı gün içinde davalı tarafından, bankaya iletilen tazmin talebinin iptalinin talep edildiği, teminat mektubunun aslının --------- davalı tarafından iade alındığı, vade sonu olan ---- tarihine kadar muhatap davalı tarafından yeniden tanzim talebinde bulunulmadığı, davacının incelenen defter ve belgelerine göre; davalının teminat mektubunun para çevrilmesi talebi üzerine, davacının yaptığı 350.000,00-TL'lik ödemenin davalı firmanın cari hesabına borç yazılmış olduğu, fatura ve cari hesap kaydı ile sevk irsaliyelerinden anlaşıldığı üzere davalıya ---- adet fatura karşılığı toplamda ----- araç ile 12.736,00 Ton kömür teslim edildiği, davacının kendi defter kayıtlarına göre, ----- tarihi itibariyle 129.409,88-TL alacaklı olduğu; davalı kendi ticari defter kayıtlarına göre, davacı açık hesabına 3.670.450,38-TL tutarında borç, 4.149.860,26-TL alacak kaydetmek suretiyle 479.409,88-TL tutarında borçlu göründüğü, tarafların defter ve kayıtlarının alacak-borç bakiyeleri açısından uyumlu olduğu görülmüştür.Alacak-borç bakiyelerinin defter ve belgelerde uyumlu olması dikkate alınarak, esas uyuşmazlığın davalının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı yönünde olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda taraf vekillerince yaptırılan numune test sonuçları getirtilmiş ve celp edilmiştir.Teknik incelemeye göre; Kimya Mühendisi ve Makine Mühendisi ile Maden Mühendisinin raporları birbiri ile çelişmektedir. Kimya Mühendisi ve Makine Mühendisi'nin raporlarında, analiz sonuçlarına göre kömürün sözleşmedeki niteliklerin altında olduğu belirtilmiş iken, Maden Mühendisinin raporunda, mevcut analizlerin incelenmesinde sevkiyatı yapılmış ve teslimi alınmış kömür numunelerinin analiz sonuçlarının birbirinden farklı olduğunun görüldüğü, ayrıca her iki tarafın sunuş olduğu analiz raporlarının, yapan kurum/kuruluşun onay kaşesi, yetkili imzası, yapılan yerdeki şahit numune örneği, analiz numunesinin boyutu gibi teknik kavramların yer almadığı, tarafların sunmuş olduğu analiz raporlarının açıklanan gerekçelerle inceleme kapsamında olamayacağının belirtildiği görülmüştür.TBK'nın 219. Maddesi uyarınca; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.TBK'nın 223. Maddesi uyarınca; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Taraflar arasındaki dava konusu kömür satış sözleşmesi kapsamında satıcı davacının ediminin ayıplı olduğu ve süresinde usulüne uygun olarak ayıp ihbarının yapıldığı hususunu ispat külfeti bunu iddia eden alıcı davalı üzerindedir. Tüm dosya kapsamına göre; taraflarca dosyaya sunulan birbirinden ayrı analiz raporları bulunduğu, kimya mühendisi ve maden mühendisi bilirkişilerin raporunda ayrıntılı olarak değerleri karılaştırdıklarında da bu farkın ortaya çıktığı, her iki tarafın sunduğu analiz raporlarında çelişki olması ve yapan kurum/kuruluşun onay kaşesi, yetkili
imzası, yapılan yerdeki şahit numune örneği, analiz numunesinin boyutu gibi teknik kavramların yer
almaması dikkate alınarak hangi analiz raporunun diğerine üstün tutulacağının tespit edilemediği, taraflar arasında, sözleşmeye konu peyderpey teslim edilen kömürün alt ısıl değerin altında kaldığına dair mail yazışmaları var ise de, davalının ayıp iddiasına dair bir mahkeme tespiti yaptırmadığı gibi, sipariş vermeye devam ettiği, defterlerdeki uyumlu kayıtlara göre de davacının davalıdan 479.409,88-TL alacaklı olduğu; teminat mektubu banka yolu ile paraya çevrilmemiş ise de, davalının bankaya tazmin talebini sunması üzerine davacı tarafından davalıya 350.000,00-TL ödeme yapıldığı, bu 350.000,00-TL'lik ödemenin de davacı alacağı olarak kaydedildiği, talep teminat mektubunun paraya çevrilmesi olarak yapılmış ise de, davanın alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu suretle asıl dosyadan kaynaklı 350.000,00-TL davacı alacağının, birleşen dosyaya konu takip tarihindeki cari hesap alacağı olan 129.409,88-TL ile toplanması sonucu her iki tarafın da defterlerinde yer alan 479.409,88-TL alacağın doğrulandığı anlaşılmakla; hem asıl hem birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Ana dava yönünden;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-------- itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 23.908,50-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 5.977,13-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 17.931,37-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.977,13-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 19.888,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 15.067,70-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 56.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-Birleşen dava yönünden;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-Davalının -------- esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Asıl alacak miktarı olan 129.408,88-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 9.659,50-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.699,68-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 715,20-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 7.244,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.414,88-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 117,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle ------ sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10.12.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.