Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/242
2025/135
13 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/242 Esas
KARAR NO: 2025/135
Birleşen ----Sayılı Dosyasında
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) - Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/05/2019 - 13/05/2019
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğu, --- yılından bu yana---- isimli şahıstan,----- sayılı dosyaları ile 270.000-EBuro “dan fazla alacaklı olduğu müvekkiline 2017 yılında davalı --- gelerek, --- kuzeni olduğunu, borcunu ----adına bizzat kendisinin ödeyeceğini belirttiğini, Davalı ---- kuzenine ait borcun bir kısmını ---- arsalar vermek sureti ile ödediğini, bu surette müvekkilinin güvenini kazanmaya başladığını, davaya konu çekin davalı---- tarafından müvekkili -------- güvenini kötüye kullanarak ele geçirdiğini, çekleri haksız ve hukuka aykırı olarak piyasaya sürmüş, bedellerini uhdesine tuttuğunu, muvazaalı olarak, kendi kontrolündeki 3. Şahıslar aracılığıyla müvekkiline ait çeklerle ilgili icra takipleri başlattırarak, müvekkillerini haciz baskısı altında tuttuğunu, ------ D. İş sayılı dosyası üzerinden, davaya konu çeke ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini ve taleplerinin kabul edilerek, ---- tanzim tarihli çek nolu,---- Bedelli çek hakkında çek bedelinin %20 si oranında teminat yatırması halinde talep konusu çeke dayalı olarak davalı ------- tarafından davacılar aleyhinde icra takibi yapılmasının tedbiren önlenmesine karar verildiğini, müvekkiline karşı ayrıca başka çeklerle ilgili olarak da icra takibi başlatıldığını, ciro silsilesi incelendiğinde danışıklı işlemlerin tesis edileceğin görüleceğini, müvekkili ile -----arasında bir ticari ilişkinin olmadığını, huzurdaki dava ile HMK m.166 hükmü uyarınca birleştirilmesine karar verilen ------ sayılı dava dosyasında özetle, müvekkillerinin ---- dava dışı ---- müvekkillerinin güvenini kötüye kullanmak ve muvazaalı işlemlerle dolandırmak suretiyle ele geçirmiş oldukları---- bedelli çek ile ilgili ----esas sayılı dosyası ile ilgili olarak müvekkili---- borçlu olmadığının tespitini çekin iptalini ve iadesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalılar ----dava dışı ---- müvekkillerinin güvenini kötüye kullanmak ve muvazaalı işlemlerle dolandırmak suretiyle ele geçirmiş oldukları ----- bedelli çek ile ilgili ---- sayılı dosyası ile ilgili olarak müvekkili -----borçlu olmadığının tespitini çekin iptalini ve iadesini talep ve dava etmiştir
SAVUNMA :Asıl davada davalı -------vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin yeğeninin borcunu ödediği ve nakit sıkışıklığı nedeniyle çeklerin nakde çevrilmek üzere müvekkiline verildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelinin müvekkilinin vekaleten sattığı -----arsalar ile davacının -------dairelerinin karşılıklı takası olduğunu, bu takas sonucunda ortaya çıkan bedel farkları tarafların anlaşması doğrultusunda davacı tarafından dava konusu çek ile ve ayrıca araba devirleri ile müvekkiline ödendiğini, dilekçesinde yer verdiği tapu kayıtları belirtilen taşınmazların müvekkili tarafından vekâleten, davacıya ve davacı şirket yetkilisine devredildiğini, diğer davalı ciranta ---- müvekkili arasında arsa satışından kaynaklı alacak-borç ilişkisi bulunduğunu, Müvekkilinin davalı ---- adına vekâleten ----- yer almış aldığını, kalan bakiye borcunu ödemek için müvekkilinin diğer davalı ----çeki verdiğini, davacının iddia ettiği gibi dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma vb. iddiaların tamamı gerçek dışı olduğunu, neticesinde davanın reddine ve davacının kötüniyet tazmınatına mahküm edilmesini talep etmiştir.Birleşen dava davalı ---- özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ----------- Şubat ayında birleşen davanın davalısı ---- sattığını, mülkiyetin davalı ----kızı davalı --- geçirildiğini, satım bedeline ilişkin tüm görüşmelerin davalı ---- yürütüldüğünü, davalı ----satım bedeli olarak bir kısmını nakit para kalanını da dava konusu çek olarak ödeme yaptığını, müvekkilinin işlemlerini gerçekleştirdiği banka olan --- gittiğinde çekin karşılıksız olduğunu gördüğü ve davalı -------görüştüğünü, çek bedelini kendisinden nakden aldığını ve de karşılığında da çeki davalı ---- iade ettiğini, tacir olmayan daha önce çek ile işlem yapmayan ticari ilişkilerden haberi ve herhangi bir geçmişi/tecrübesi de olmayan müvekkilinin çekte ismini çizmemesi neticesinde davacının davayı müvekkiline yöneltmiş ise de açılan davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini ve davanın reddini talep etmiştir.Birleşen dava davalı ---- vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin hukuka ve usulüne uygun elinde bulundurduğu ve davacının keşidecisi olduğu -----bedelli çeki süresi içerisinde bankaya ibraz ettiği, çekin karşılıksız olması sebebiyle müvekkiline ödeme yapılmadığı, müvekkilinin karşılıksız kalan çeke istinaden -----D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve davaya konu çeki----- sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararını infaza ve çeki tahsile verdiğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespiti talebine ilişkindir.Davacı, asıl ve birleşen dosyadaki dilekçelerinde özetle; dava dışı ---- isimli şahıstan-----esas sayılı dosyaları ile ------- fazla alacaklı olduğunu, dava dışı ---- davalı ---- kuzeni olduğunu, --- borcunu bizzat kendisinin ödeyeceğini belirttiğini, davalı ----, kuzenine ait borcun bir kısmını -------bir takım arsalar vermek sureti ile ödediğini, bu surette müvekkilinin güvenini kazanmaya başladığını, ekonomik olarak zorluklar yaşadığı dönemde dava konusu çeki alıp piyasada kırdırarak bedelini iade edeceğini beyan ettiğini, dava konusu çeki bu sebeple almasına rağmen iade etmediğini, tedavüle sokup icra takibine konu ettiğini, davalı ---- herhangi bir borcu olmadığını, ciranta ve hamil olan birleşen dosya davalıları--- davacılar ile davalı ---- arasındaki ilişkiyi bildiğini, kötüniyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduklarını bu sebeple asıl ve birleşen dosya yönünden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili, davacının yeğeni ------ borcunu ödediğini ve davacının nakit sıkışıklığı nedeniyle çeklerin nakde çevrilmek üzere kendisine verildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelinin müvekkilinin vekaleten sattığı --- arsalar ile davacının -----dairelerinin karşılıklı takası olduğunu, bu takas sonucunda ortaya çıkan bedel farkları tarafların anlaşması doğrultusunda davacı tarafından dava konusu çek ile ve ayrıca araba devirleri ile müvekkiline ödenmesi hususunda anlaşıldığını, davacının borcunu ödememek adına kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili, maliki olduğu ----- bulunan taşınmazını ----ayında davalı---- sattığını, mülkiyetin davalı ---- kızı davalı ----geçirildiğini, satım bedeline ilişkin tüm görüşmelerin davalı --- yürütüldüğünü, davalı------ satım bedeli olarak bir kısmını nakit para kalanını da dava konusu çek olarak ödeme yaptığını, çekin karşılıksız çıkmasından sonra davalı ----görüşüp çek bedelni kendisinden tahsil ederek çekteki cirosu (sehven) iptal etmeden çeki davalı ----iade ettiğini, eldeki davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, -----D.iş sayılı dosyası ve ---- sayılı dosyaları ile----sayılı dosyası celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. --------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. -----Dosya kapsamında ----- tarihli tapu devir senedinde davalı ---- dava dışı ----ve davacı ----asaleten ve vekaleten devir işlemi yaptığı anlaşılmaktadır. ---- üzerinden yapılan kontrollerde ve davalı---- nüfus kaydı incelemelerinde dava dışı ---- davalı ----- babası olduğu görülmüştür.Dava konusu senetler incelendiğinde,---- keşide tarihli, davacı ----keşideci olduğu, davacı ----lehtar, davalı --- birinci ciranta, davalı --- ikinci ciranta, davalı ----- son ciranta-hamil olduğu anlaşılmaktadır.Eldeki dosya ele alındığında, davacı taraf dava konusu çekin piyasada kırdırılarak bedelin kendisine iade edilmesi amacıyla verildiğini, davalının çekleri almasına rağmen bedelini iade etmediğini iddia ettiğinden anılan hususların davacı tarafça ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Hemen burada davalı ---- birleşen dosya davalıların aşamalardaki beyanlarının mahkemizce vasıflı ikrar (gerekçeli inkar) mahiyetinde olduğu değerlendirilmiş, yargılamaya bu tespit üzerinden devam edilmiştir.İspat yükünün açıklanması noktasında vasıflı ikrardan da söz edilmesi gerekmektedir.Vasıflı ikrarda, karşı tarafın ileri sürdüğü vakıanın doğru olduğu bildirilir; fakat, bunun hukuki niteliğinin (vasfının) iddia edildiğinden başka olduğu bildirilir. Hukukumuzda vasıflı ikrarın bölünemeyeceği, yani vasıflı ikrarın ikrar eden aleyhine delil teşkil etmeyeceği, bilakis o vakıayı ileri sürenin onu ispat etmesi gerektiği genel olarak kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda ispat yükü (6100 sayılı HMK md.190-TMK md. 6 ) vakıayı ileri süren tarafta olup, o vakıayı vasıflı olarak ikrar eden (gerekçeli olarak inkar eden) tarafta değildir. ------- Bu itibarla, davalı ---- birleşen dosya davalılar beyanlarının ispat yükünü yer değiştirmeyeceğinden, davacı tarafından davalı ---- yönelik şahsi defi niteliğindeki iddiasını ispatla yükümlüdür. -----Ayrıca davacı taraf iddiası davalı ----- kendi arasındaki şahsi defi niteliğinde olup TTK 687/1 maddesi hariç cirantalara/hamile karşı ileri sürülemez. Davacı tarafından birleşen dosya davalılarının davalı ------- ile birlikte davacı zararına hareket ettiği iddia edilmekte olup bu hususun da TTK 687/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve ispat edilmesi gerekmektedir. Anılan husus tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. --------Özetle, eldeki dava da davacı taraf öncelikle davalı ----- yönelik şahsi defi niteliğindeki iddiasını (çekin piyasada kırdırılarak bedelin kendisine iade edilmesi amacıyla verildiğini ancak davalının çekleri almasına rağmen bedelini iade etmediğini) ispatlamalı sonrasında birleşen dosya davalılarının kötüniyetli ve ağır kusurlu olarak dava konusu çeki iktisap ettiklerini ispat etmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, taraf iddia ve savunmaları, ------ sayılı dosyası içeriği ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar ile davalı ----- arasında hukuki ve ticari ilişkilerin bulunduğu, bu kapsamda davalı ----tarafından dava dışı ------borçlarının muhtelif taşınmazlar ile ödendiği, bu hususun davacılar, davalı---- dava dışı ---- ---- sayılı dosyası kapsamında alınan ifadeleri ile sabit olduğu, yine ------ Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinelen------sanık ve katılan ifadeleri ile iş bu dava dosyasındaki davacı ve davalıların ifadesi dikkate alındığında davacılar ile davalı ------- arasında başkaca hukuki ve ticari ilişkilerin olduğu, bu kapsamda vekaleten vb. yöntemlerle alış-satış, tapu devirleri yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı dava konusu çekin piyasada kırdırılarak bedelin kendisine iade edilmesi amacıyla verildiğini beyan etmekte ise de dosya kapsamında bu yönde sunulmuş yeterli, elverişli ve somut bir delil bulunmamaktadır. Anılan gerekçelerle sübut bulmayan asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacı iddiası davalı------- yönelik şahsi defi niteliğinde olduğundan ciro zinciri düzgün, kambiyo evrakı olan çekin sebepten mücerret olması sebebiyle anılan hususların birleşen dosya davalılarına karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından birleşen davanın da reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı tarafından asıl dosya davalısına karşı ileri sürülen şahsi defi ispat edilemediğinden birleşen dosya davalılarının çeki iktisapta ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmamalarının eldeki dava bakımından davacıların sorumluluğuna bir etkisi bulunmadığından asıl ve birleşen dosya davalılarının hukuki ilişkileri yönünden mahkememizce ayrıca bir değerlendirilme yapılmamıştır.Her ne kadar davacı vekili tarafından dava konusu çekteki ------ cirosunun iptal edilmesi sebebiyle davalı---- yetkili hamil olmayacağı belirtilmiş ise de; dava konusu çekteki ciro zinciri incelendiğinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı gibi iptal edilen cirolar yapılmamış sayılacağından --- cirosunun iptal edilmesi davalı ---- hamil olmasına engel değildir. Aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiştir.Mahkememizce bekletici mesele yapılan -------dosyasında sanık, katılan ve tanık beyanlarının ve ifadelerinin alındığı ve dosyanın karara çıkmış olduğu, anılan dosyada sanık hakkında "hukuki ihtilaf" gerekçesi ile beraat kararının verildiği anlaşılmakla gelinen aşamada ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesinin dosyamıza bir katkısının olmayacağı değerlendirilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. -------- Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen dosya davalılarının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
A-Harçlar;
1-Asıl dava yönünden alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.561,63-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.946,23-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacılara iadesine,
2-Birleşen dava yönünden alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.561,63-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.946,23-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacılara iadesine,
B-Vekalet Ücretleri;
1-Asıl ve birleşen dosya davalıları ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar -------- verilmesine,
C-Yargılama Giderleri;
1-Asıl ve birleşen davalarda davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2-Asıl ve birleşen davalarda davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
D-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.