mahkeme 2018/277 E. 2024/100 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2018/277
2024/100
13 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/277 Esas
KARAR NO:2024/100
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07.03.2018
KARAR TARİHİ:13.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirketin kamudan almış olduğu ihale nedeniyle, müvekkili şirketten hazır beton satın almış olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına ------- tutarlı faturaların düzenlendiğini, davalı şirketin, talep konusu yapılan alacak tutarı kadar malı almadığına yönelik bir itirazının olmadığını, bu nedenle malları aldığının sabit olduğunu, fakat almış olduğu açık olan bu mal bedellerini ödediğine ilişkin dosyaya herhangi bir makbuz ya da belge sunmadığını, borçlunun almış olduğu malın bedelini ödemiş olduğunu yazılı olarak ispatlaması gerektiğini, müvekkili davacı şirketin takip konusu yaptığı alacağının likit bir alacak olup, davalının itirazın alacağının tahsilini geciktirmeye, imkansız hale getirmeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davalı borçlunun vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı alacaklının icra takibine konu ettiği ve dosyaya ibraz ettiği faturaların gerçeği yansıtmadığını, takip konusu fahiş miktarlı faturaların her ne kadar müvekkili şirket aleyhine düzenlenmişlerse de kararlaştırılan malların davacı tarafından herhangi bir şekilde teslim edilmemiş olduklarını, müvekkili şirket aleyhine salt fatura düzenlenmiş olmasının borcun varlığını ispat edecek kati delil olmadığını savunarak, müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığının tespitine, en az %20 İcra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara -------sayılı kararında da değinilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ilgili vergi dairesinden tarafların ---- bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde;---- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 19.194,47-TL asıl alacak, 620,40-TL faiz olmak üzere toplam 19.814,87-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 12.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14.02.2018 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 07.03.2018 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 19.194,47 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2019 tarihli raporunda özetle, "davacı şirket bilgisayarlı muhasebe kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı şirket defter açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK ilgili maddelerine uygun olarak zamanında yapıldığı, dava konusu olan ---------tutarlı faturalara ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına ulaşılamadığı, 2017 yılında davacı şirkete ait 4 adet faturanın defter kayıtlarına intikal ettirildiği ancak bunların davaya konu faturalar olmadığı, davalı şirketin 2018 yılı defter ve belgelerinde davacı firmaya ilişkin herhangi bir muhasebe kaydı ve işlemin bulunmadığı, 2017 ve 2018 yıllarında davalı şirket tarafından vergi dairesine verilen -----formlarında davalı şirkete ait herhangi bir bildirim yapılmadığı, sonuç itibariyle; dava konusu ihtilaflı faturaların davalı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin muhasebe defter kayıt ve belgelerinde yer almadığı, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 16.03.2020 tarihli raporunda özetle, ''Davacı şirketin 2017-2018 yıllarına ait ticari defterleri delil kudretine haiz olup takdiri mahkemenin olduğu, davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; takip konusu------- adet faturanın davacının ticari defterlerinde açık fatura yani veresiye olarak kayıtlı olduğu, 7.448,04 TL tutarının davalı tarafça davacı tarafa ödendiği, ödenmeyen borç tutarının 08.02.2018 takip ve 07.03.2018 dava tarih itibari ile 19.194,47 TL olduğu, davacı şirketin davalı şirkete mal teslime ait liste yukarıdaki şekilde olup; ----- nolu irsaliyede ve ----nolu irsaliyelerde malı teslim alanın ----- irsaliyede malı teslim alana ----- adı olan soyadı silik olup okunmayan kişinin olduğu, bunun dışındaki yukarıda listesi yapılan irsaliyelerdeki malları teslim alana ait bilginin olmadığı, dosya içerisinde bulunan davalı şirkete ait ba formları incelendiğinde davalı tarafça ---- yıllarında davacı şirket adına herhangi bir bildirim yapılmadığı görüş ve kanaatine varıldığı'' yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2019 tarihli talimat raporuna göre hazırlanan 22.06.2022 tarihli ek raporunda özetle, "Mahkeme kararı çerçevesinde dosya içeriğindeki irsaliyeler ile davalı şirketin kök raporda belirtilen ticari defter kayıtlarındaki 4 adet alım faturaları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Davalı şirketin 2017 yılı defter kayıtlarında davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan 4 adet fatura üzerindeki irsaliye bilgileri karşılaştırmasında; dosya içeriğindeki 28 adet irsaliye içerisinde bulunan --------- seri numaralı toplam 6 adet İrsaliyenin faturalarda belirtildiği, diğer irsaliyelere ilişkin defter kayıtlarında herhangi bir fatura kaydına rastlanmadığı, sonuç itibariyle; dava dosyasında sunuları 28 adet irsaliyeden yukarıda tarih ve seri numaraları belirtilen 6 adet irsaliyenin davalı taraf defterlerinde kayıtlı olan faturalarda yer aldığı, diğer irsaliyelere ilişkin davalı taraf defter ve belgelerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı,'' yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05.09.2023 tarihli raporunda özetle, "Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile dosyada mübrez bilirkişi raporları üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre; davacı firmanın 19.194,47 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle itirazın iptali istemiyle davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmiş, ancak davalı şirket kayıtlarında yer almayan ve toplam tutarı KDV dahil 26.642,51 TL olan üç adet davacı satış faturasına ilişkin nihai takdirin tespit ve açıklamaları muvacehesinde mahkemeye ait olacağı, mahkemece, davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenmiş, ancak davalı kayıtlarında yer almayan ve toplam tutarı KDV dahil 26.642,51 TL olan üç adet davacı faturası yönünden, davacı şirketin işbu fatura bedellerine hak kazandığı yönünde hüküm kurması halinde, davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde mevcut 19,194,47 TL asıl alacağını davalı şirketten talep edebileceği ve davanın dayandığı takibin talebi gibi 19.194,47-TL asıl alacak üzerinden devam edebileceği, yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tanık ------ talimat ile alınan beyanında: ''Ben davalı ------- şirketin inşaat ince işlerini ben yapmaktaydım. Davacı ------çalışmış olduğum davalı şirkete hazır beton veriyordu. Ben davacı tarafın davalı şirkete beton verdiğine bizzat şahidim. -------- inşaatına davacı firma hazır beton veriyordu.. Bir kez de beni davacı firma bu alacağı için aradı. Ben de kendilerine davalı firmadan benimde alacağım var, ancak benimde alacağımı vermediler diye söyledim. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından takibe koyulan faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise davalı tarafından fatura bedellerinin davacıya ödenip ödenmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından sunulan sevk irsaliyelerinde davalı çalışanı olan tanık ---- imzasının bulunduğu anlaşıldığından tanık beyanı da nazara alınarak davacının faturaya konu malları davalı şirkete teslim ettiği, davalının fatura bedellerini ödediğine dair defter kayıtlarında bilgi bulunmadığı ve ödemeye dair başkaca bir evrak da sunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibe asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 19.194,47-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 1.311,17-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 228,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.082,44-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 228,73-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 546,03-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.100,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.681,93-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.