mahkeme 2018/1455 E. 2024/182 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2018/1455
2024/182
27 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1455 Esas
KARAR NO:2024/182
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07.12.2018
KARAR TARİHİ: 27.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı-borçlu arasında, müvekkili şirketin yapımını üstlendiği, ------- sayılı taşınmazlar üzerinde kurulacak olan pazar yerini projeye uygun olarak çelik konstrüksiyon imalat ve montajı ile endüstriyel astar ve son kat endüstriyel boya işi yapımının davalı tarafından üstlenilmesi konusunda -------- imzalandığını, söz konusu sözleşmeye istinaden davalıya toplamda 598.500,00 TL müvekkili şirket tarafından muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığını, davalı tarafından yapılan işlerin hatalı ve ayıplı bir şekilde yapıldığını, bununla birlikte sözleşmenin 12. maddesi uyarınca taraflar arasında birim fiyatı 2,00 TL olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen davalı tarafından düzenlenen faturalarda birim fiyatının 5,00 TL olarak belirlendiğinin de taraflarınca tespit edildiğini, bütün bunların üzerine müvekkili şirket tarafından ------yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalıdan eksik ve hatalı işleri düzeltmesi ve kendisine yapılan avans ödemeleri ile uhdesinde fazladan kalan 183.730,00 TL'yi iade etmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine belirtilen alacağın tahsili amacıyla --------- esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlanıldığını, söz konusu icra takibinin borçluya 03.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun 07.05.2018 tarihli haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile; -------- sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ve takibin aynen devamına, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalının dava konusu bedelin %20'inden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesine, yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ekte bir sureti bulunan ------ taşeronluk sözleşmesi -------- üzerinde kurulacak pazar yeri inşaatının ruhsat projesine uygun şekilde çelik konstrüksiyon imalat ve montajı ile endüstriyel astar kay endüstriyel boya işini üstlenmiş olup, iş bu yükümünü de eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin 9. maddesinde taşeronun imalat esnasında kullanacağı her türlü techizat, sarf malzemeleri, araç ve gereçleri kendisinin temin edeceği belirtilirken, maddenin devamında ise hammaadde temini ve nakliyenin davacı-şirkete ait olduğunun belirtildiğini, eki ihtarlardan da görüleceği üzere, davacı tarafın iş bu hususta herhangi bir itirazı mevcut olmadığını, taraflar arasında sadece işçilik alacakları üzerinden bir sözleşme yapılmış olduğunu, söz konusu 2 TL birim fiyat bu şekilde belirlendiğini, mevcut sözleşmenin 9. maddesi ile de sabit olduğu üzere, davacı-şirket tarafından karşılanacağı sabit olan demir-çelik ham maddesi ile yine sözleşme kapsamında olmayan kumlama işlemi de, işin devamı sırasında de facto bir şekilde davalıya yüklendiğini, boya malzemelerinin yarı bedeli davalıya ait olması gerekirken tamamı davalıya yüklendiğini, yine sözleşme kapsamında davalıya ait yükümlülük içinde bulunmayan tüm malzeme temininin de davalıya yüklendiğini, kesilen faturalardaki birim fiyat bu malzeme bedellerini kapsadığını, iş bu nedenle birim fiyat 2 değil 5 TL olduğunu, iş bu nedenle davalının davacıya borçlu değil alacaklı olduğunu, taraflarınca kesilen ve kesinleşen faturaların dahi ödenmediğini, yapılan işin tam ve eksiksiz şekilde taraflarınca yerine getirildiği, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu, sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, davacı iş bu haksız talep nedeniyle -------- yapmış olduğu takibe itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle; haksız açılan davanın reddine, alacaklı-davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara -------sayılı kararında da değinilmiştir.İtirazın iptali istemine konu, ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ----- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 183.730,00-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 07.05.2018 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 07.12.2018 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 183.730,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.04.2022 tarihli kök raporunda özetle, " İlgili mevzuat gereği; Davalı yan tarafından sunulan 2017-2018 yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış ve Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı; Taraflar arasında 2017 inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, takip konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu; davalı resmi defter kayıtlarında; davalı tarafından davacıya düzenlenen --------- tutarındaki faturaların Borç kayıtlarının yapıldığı; karşılığında ----- tarihleri arasındaki davacı tarafından davalıya ödenen ---- toplam tutarındaki ödemelerin alacak kayıtlarının yapıldığı ve Davacı ---- Davalı-----takip tarihi itibariyle ---- tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği görüldüğü, davaya konu; Davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların tamamının ------ bedeli faturası olduğu; 3 adet faturanın %18 KDV Dahil 699.870,00.-TL toplam tutarında olduğu; Anılan faturaların içerisinden davalı tarafından davacı adına en son düzenlenen ------- tutarındaki faturanın, davacı tarafından kabul edilmeyerek 25.12.2017 tarihli Noter ihtarnamesi ekinde (ilgili mevzuat gereği 8 gün itiraz süresi geçtikten sonra) davalıya iade edildiği; davalı ----- tarafından da ------- bedelli son faturaya itirazın hem süresinde olmayıp hem de haksız olduğunu beyanla, ihtarnameye itiraz ettiğini ve 105.370,00.-TL tutarındaki Alacağının 3 gün içinde ödenmesini, aksi takdirde yasal yollara başvuracağını bildirdiği, ayrıca cevabi ihtarnamenin davacı ------ tarihinde tebliğ edildiği görüldüğü, fatura içeriğindeki ürünlerin ayıplı olup olmadığına ve fiyat konusundaki tarafların anlaşmazlığına ilişkin bir değerlendirmenin mesleği gereği yapmasının mümkün olmadığı," yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli kök raporunda özetle, '' İlgili mevzuat gereği; Davacı yan tarafından sunulan -------yıllarına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış ve Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı; Taraflar arasında 2017 inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, takip konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı; davacı şirket resmi defter kayıtlarında Davalı ---- Davacı ------ takip tarihi itibariyle 168.730,00.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiğinin görüldüğü, taraf defter kayıtları arasında 289.100,00.-TL tutarında Bakiye farkının olduğu; Bakiye farkı sebebinin; Davalı ---- tarafından, Davacı------ adına düzenlenen 23.11.2017 tarih 289.100,00.-TL toplam tutarındaki faturanın, davalı ----defterlerinde davacı ---- kaydedilirken, Davacı ------- defterlerine hiç kaydedilmeden, davacı tarafından kabul edilmeyerek 25.12.2017 tarihli Noter ihtarnamesi ekinde (ilgili mevzuat gereği 8 gün itiraz süresi geçtikten sonra) davalıya iade edildiği; davalı ---------- tarafından da 29.12.2017 tarihli Noter Cevabi İhtarnamesi ile kestiği 289.100,00.-TL bedelli son faturaya itirazın hem süresinde olmayıp hem de haksız olduğunu beyanla, ihtarnameye itiraz ettiğini ve 105.370,00.-TL tutarındaki Alacağının 3 gün içinde ödenmesini, aksi takdirde yasal yollara başvuracağını bildirdiği, ayrıca cevabi ihtarnamenin davacı ----- tarihinde tebliğ edildiği görüldüğü, mesleği gereği fatura içeriğindeki ürünlerin ayıplı olup olmadığına ve fiyat konusundaki tarafların anlaşmazlığına ilişkin bir değerlendirme yapmasını mümkün olmadığından, alternatifli hesaplamalar yapıldığını, mahkeme tarafından Davalı ---- tarafından, Davacı ----- toplam tutarındaki fatura, kabul edilir ise; davalı---- defterlerindeki gibi, takip t.itibariyle Davacı ---Davalı ------tutarında Borçlu olacağı; mahkeme aksi kanaatte ise; Davalı---- tarafından, Davacı ----- düzenlenen 23.11.2017 tarih 289.100,00.-TL toplam tutarındaki fatura, kabul edilmez ise; davacı------ defterlerindeki gibi, takip tarihi itibariyle Davalı --- Davacı ----tutarında borçlu olacağı'' yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin 13.03.2023 tarihli raporunda özetle, "Davaya konu; Davalı yüklenici tarafından Davacı iş sahibi adına düzenlenen faturaların tamamının ---------- bedeli faturası olduğu; 3 adet faturanın %18 KDV dahil 703.870,00 TL toplam tutarında olduğu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 23.11.2017 tarihli faturanın, davacı tarafından 25.12.2017 tarihli ihtarnamesi arasında geçen sürenin 32 gün (1 ay 2 gün) olduğu tespit edildiğinden dolayı ilgili mevzuat gereği (Türk Ticaret Kanunu'nun 21.maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.) davacı itiraz süresini aştığı için davalıya iadesi konusunun taraflarınca uygun bulunmadığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların tamamının sözleşmede belirtildiği üzere çeliğin kilogram başına 2,00 TL yerine 3 adet faturanın birim fiyatı 5,00 TL üzerinden kesinleşen faturalar tespit edildiği, bu tutarlara bir itiraz bulunmamakla beraber, faturaların içeriğindeki ürünlerin fiyatı konusunda tarafların anlaşmazlığına ilişkin bir bilge olmadığı için bu hususta bir anlaşmazlık olmadığı kanaatinin oluştuğu, faturalanan işlerin teknik olarak yapıldığına dair tespiti için dosyaya sunulu hakkediş, ataşman, metraj ya da herhangi bir tutanak, yazışma sunulmadığı için bu hususta net bir değerlendirme yapılamamakla beraber, davacı tarafın toplam 3 fatura bedeli olan 703.870,00 TL'ye karşılık davalıya 583.500,00 TL ödeme gerçekleştirmesi; Davalı tarafından Davacı adına en son düzenlenen 23.11.2017 tarih 289.100,00 TL toplam tutarındaki 25.12.2017 tarihli Noter ihtarnamesindeki faturanın kısmi olarak kabulü ile 168.730,00 TL'sini ödemesi işin bu fiyatlarda ve metrajlarda işin yapıldığı kanaatini oluştuğu, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimlerin eksik ve ayıplı olup olmadığı tespitinin teknik olarak incelenecek bir belge olmaması sebebiyle mümkün olmadığı, davacının bu yöndeki iddialarının ispata muhtaç olduğu, mahkeme tarafından davalı tarafından, davacı adına düzenlenen ------- toplam tutarındaki fatura kabul edilir ise; davacının davalıya 120.370,00 TL tutarında borçlu olacağı, dolayısıyla huzurdaki davanın reddinin gerekeceği, mahkeme aksi kanaatte ise; davalı tarafından, davacı adına düzenlenen 23.11.2017 tarihli 289.100,00 TL toplam tutarındaki fatura, kabul edilmez ise; davalının, davacıya 168.730,00 TL tutarında borçlu olacağı," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 19.10.2023 tarihli ek raporunda özetle, " Davacı yanın itiraz süresini 32 gün (1 ay 2 gün) aştığı, davalıya fatura iadesi konusunun tarafımızca uygun bulunmadığı kanaatine varılmış olup, söz konusu faturanın Davacıya tebliğ tarihinin ispata muhtaç olduğu ve tarafımızca tespit edilememekle birlikte bu husustaki davacı iddiası hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, dava konusu mahalde 11.10.2023 tarihinde yerinde inceleme yapılmış olup, davalı tarafın sunduğu imalat fotoğrafları ve beyanlar değerlendirilerek; malzemelerin sevkiyatı öncesinde boyaların kuruması için beklendiği, montajın yapımına ait görsel ile montaj sonrası boya rötuşlarının yapıldığı, tespiti sonucunda, dava konusu imalatlarda boya işlerinin montaj sırasında herhangi bir bozulmaya neden olmadığı, davacı itirazlarında "çatıdaki dere yataklarının 3 milimetre olması gerekirken 2 milimetre olarak yapılması" konusu tarafımızca incelenmiş olup imalatı gerçekleştiren Davalı tarafından sunulan fotoğraflarda yapılan işin detayları sunulmuş olup çatıdaki dere yatağının 3 milimetre olarak imal edildiği, dava konusu işlerin yerinde incelenmesine ek olarak kullanıcı beyanları neticesinde ayıplı ve eksik imalat tespitinde bulunulmadığı, kök rapordaki kanaatlerimin değişmediği ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen 23.11.2017 tarihli 289.100,00 TL toplam tutarındaki fatura kabul edilir ise; davacının davalıya 120.370,00 TL tutarında borçlu olacağı, dolayısıyla huzurdaki davanın reddinin gerekeceği, " yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında davacı şirketin yapımını üstlendiği ------- taşınmazlar üzerinde kurulacak olan pazar yerini projeye uygun olarak çelik konstrüksiyon imalat ve montajı ile endüstriyel astar ve son kat endüstriyel boya işi yapımının davalı tarafından üstlenilmesi konusunda ---- imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının işi eksik ve ayıplı yapıp yapmadığı, davalı tarafından sözleşmeye aykırı fazla faturalandırılma yapılıp yapılmadığı, eksik ve ayıplı imalat ve fazla faturalandırma yapılmış ise davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.İşin Bedeli ve Birim Fiyat İncelemesinde; Taraflar arasındaki Taşeronluk Sözleşmesi 12. Maddesinin “İşin Bedeli ve Birim Fiyatlar” başlığında, “İşin bedeli; endüstriyel boya astar ve son kat boya dahil olmak üzere her türlü işçilik, makine, ekipman, sarf malzemeleri, işçi maaş ve----- giderleri, vergiler, genel giderler ile birlikte------- hariç kullanılacak net çeliğin kilogramı başına 2,00 TL (ikitürklirası)'dır. ---- malzeme bedelinin %50'si Şirket tarafından ödenecektir.” imza altına alınmıştır.
Ancak, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların tamamının sözleşmede belirtildiği üzere çeliğin kilogram başına 2,00 TL yerine 3 adet faturanın birim fiyatı 5,00 TL üzerinden kesinleşen faturalar tespit edilmiştir. Bu tutarlara bir itiraz bulunmamakla beraber, endüstriyel boya malzeme bedelinin %50'si Şirket tarafından ödenecek hususu gerçekleşmediği için 5 TL'den fatura kestiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafın toplam 3 fatura bedeli olan 703.870,00 TL'ye karşılık davalıya 583.500,00 TL ödeme gerçekleştirmesi; davalı tarafından davacı adına en son düzenlenen 23.11.2017 tarih 289.100,00 TL toplam tutarındaki 25.12.2017 tarihli Noter ihtarnamesindeki faturanın kısmi olarak kabulü ile 168.730,00 TL'sini ödemesi işin bu fiyatlarda ve metrajlarda işin yapıldığı kanaatini oluşturmuştur.
Ayıplı ve eksik imalat iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; Dava konusu mahalde 11.10.2023 tarihinde bilirkişilerce yerinde inceleme yapılmış olup, davalı tarafın sunduğu imalat fotoğrafları ve beyanlar değerlendirilerek; Malzemelerin sevkiyatı öncesinde boyaların kuruması için beklendiği, montajın yapımına ait görsel ile montaj sonrası boya rötuşlarının yapıldığı, tespiti sonucunda, dava konusu imalatlarda boya işlerinin montaj sırasında herhangi bir bozulmaya neden olmadığı, davacı itirazlarında "çatıdaki dere yataklarının 3 milimetre olması gerekirken 2 milimetre olarak yapılması" konusu bilirkişilerce incelenmiş olup, imalatı gerçekleştiren davalı tarafından sunulan fotoğraflarda yapılan işin detayları sunulmuş olup, çatıdaki dere yatağının 3 milimetre olarak imal edildiği, dava konusu işlerin yerinde incelenmesine ek olarak kullanıcı beyanları neticesinde ayıplı ve eksik imalat tespitinde bulunulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.
Eldeki davada davacı taraf her ne kadar eksik ve ayıplı imalat iddiasında bulunmuş ise de bilirkişilerce yapılan imalatın ayıplı olmadığı açıkça tespit edilmiş olup ayrıca fazla faturalandırma iddiasında da diğer 2 faturanın da aynı birim fiyattan düzenlenmesine rağmen onları ödeyip son faturaya itiraz etmiş olması göz önünde bulundurulduğunda davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 183.730,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 183.730,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile artan 1.791,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 13,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 29.396,80-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.