Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2010/965

Karar No

2024/1037

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2010/965 Esas
KARAR NO: 2024/1037
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 05.04.2010
KARAR TARİHİ: 04.12.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -----davalı------ kurduklarını, bu şirketin %85 hissesinin ------, %15 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin oğlu ----şirkete müdür olarak atandığını, ----- müdürlüğü döneminde ---- enerji içeceği pazarında lider konuma geldiğini,----- yevmiye nolu devir sözleşmesi ile müvekkilinin hisselerini davalı ------- bedelle satmış gözükmesine rağmen, hisse devir sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin oğlu tarafından müvekkiline vekaleten atılmış bir imza da olmadığını, geçersiz olduğunu, davalı ----- diğer davalı ------kaynaklarını kullanarak, fiilen elde edilen ancak hesaplara yansıtılmayan şirket karını ---- aktardığını ve şirketin görünürdeki kayıtları ile bilançolarda zarar halinde gösterildiğini, bu yöntemle müvekkiline ait hisselere geçmiş yıllarda tahakkuk etmesi ve ödenmesi gereken kar paylarının şirket kayıtları çerçevesinde tahakkuk etmesinin önlendiğini, hem şirkete hem -------ekonomisine zarar verildiğini, müvekkillerinin hisselerinin bedeli 250.000 Euro olarak öngörülmesine rağmen şirketin yıllık cirosunun 43.488.000 Euro olduğunu, 2015 yılında şirketin cirosunun 115.000.000 Euro, karının ise 62.003.000 Euro olmasının beklenildiğini, bu verilerin ışığında, şirketin ilerleyen yıllarda elde etmesi beklenen ciro üzerinden (indirgenmiş nakit akımı yöntemiyle) hesaplama yapıldığında hisselerin gerçek değerinin 250.000 Euro'nun onlarca kat üzerinde olduğunun açık olduğunu, hisselerin gerçek bedelinin 18.000.000 Euro ile 250.000.000 Euro arasında olduğunu, davalı ---- müvekkilinin oğlunun mesleki itibarını zedeleyerek ticari hayatını bitireceğini, sermaye artırımı yoluna giderek şirkette sahip olduğu hisse oranını azaltacağını söyleyerek müvekkilinin müzayaka haline soktuğunu, bu şekilde müvekkilinin şirkette sahip olduğu %15 oranındaki hisseyi fahiş oranda düşük bir bedelle, iştiraki------ devretmeye zorlandığını iddia ederek, sonuçta müvekkilinin hissedarı olduğu ---- hakim ortağı olan davalı --------kendi şirketine transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç aktarması dolayısıyla müvekkilinin elde edemediği kar paylarına, örtülü kazanç aktarımı sonucunda müvekkilinin hisselerinin gerçekte olduğundan daha az değerde belirlenmesi nedeniyle uğradığı zarara mahsuben şimdilik 100.000 TL tutarındaki tazminatın usulsüz hisse devir işlem tarihi olan 10.07.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA;Davalı------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının oğlu ------ en geniş yetkilerle donatan anlaşmayı ve hisse devir sözleşmesi ile hisse devrini onaylayan, aynı tarihli ve 27 sayılı ortaklar kurulu kararının ----- tarafından imzalanmasına ------------- itiraz etmeyen, ----- %15 hisse üzerinde uygulanan haczin kaldırılması için yaptığı yazılı başvuruda hisse devrini açıkça kabul eden ve hisse devir anlaşması şerhiyle 250.000 Euro'yu herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul ve tahsil eden davacı ----, oğlu ---- tarafından temsil edilmediğini ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, -----devir sözleşmesindeki imzayı ------- vekaleten attığını Savcılıkta verdiği ifadesinde ikrar ettiğini, vekaletin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılmasının kural olarak şart olmayıp, imzanın vekil veya temsilci sıfatıyla atıldığının bildirilmesinin de temsilin veya vekaletin sıhhat şartı olmadığını, ------banka hesaplarına 1.750.000 Euro'nun 4.75 milyon Euro'nun ilk taksidi olarak ödendiğini, müvekkilini distribütör olarak ürünleri, diğer davalı ------- ülkelerinin genelinde uygulamakta olduğu fiyatlara benzer ve hatta zaman zaman daha düşük fiyatlara satın aldığını, müvekkilinin zararının bir kısmının ---- enerji içeceklerinin ithalatına getirilen sınırlamalardan kaynaklandığını, bunun dışındaki zararlarda esas etkenin ----- faaliyetleri olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan e-posta çıktılarının sahte olarak oluşturulduğunu, ---- hakkında yapılan devir işleminden dolayı uyarma cezası verildiğini savunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE;Dava Tazminat davasıdır.Davacı ----- davalı şirket ---- %15 hisseye sahip olduğu, diğer %85 hissenin de hakim ortak olan davalı ---- ait olduğu, --- tarihinde usulsüz olarak düzenlendiği iddia edilen ----- ile davalı ---bünyesinde bulunan ---- tarafından davacı ------- ait %15 hissenin 250.000,00 Euro karşılığında devredildiği oysa imzanın davacıya ait olmadığı ve bundan dolayı Hisse Devir Sözleşmesinin geçersiz olduğu davalı --- diğer davalı ------- kaynaklarını kullanarak fiilen elde edilen anca şaibeli bir şekilde hesaplara yansıtılmayan şirket karının ----- aktarıldığını, şirket kayıtlarında ve bilançolarında şirketin zarar halinde olduğunun gösterildiği ve davacının yapılan bu işlemler nedeniyle zarar ettiği, kendisine kar payı ödemesinin yapılmadığı, hakim ortak olan davalı ------ kar zarar bilançolarını kendisinin düzenlediğini, mali konularda hissesinin az olması nedeniyle yeterli söz hakkına sahip olmadığı örtülü bir şekilde şirketin kaynaklarının ------ aktarıldığı ve bundan kaynaklı olarak davacının yanlış bilançolar nedeniyle zarara uğradığı gerekçesiyle tazminat talebidir.Davacı ----tarihinde kendisine ait %15 hissenin dava dışı --- devredildiği %15 hissenin----- yevmiye numaralı----devredildiği ancak sözleşme altındaki imzanın davacı ----- olmadığını, bunun yanında davacının oğlu ----- tarafından da vekaleten atılmış bir imza olmadığı ve Hisse Devir Sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia ederek bahse konu tazminat davasını açmıştır.Mahkememizin ---------- tarihli ilamı ile " Noterde işlem yapıldığı sırada vekaletname ile işlem yapan kişinin ayrıca kendisinin bu sıfatı bildirmesine gerek olmadığı, usulüne uygun verilen vekaletname ile zaten asıl davacının vekil olan oğlunu geniş yetkilerle donattığı, ardında da limited şirketteki usulüne uygun olan pay devir işleminden sonra hisse devrinin usulsüz olduğunun ileri sürülmesi MK'nun 2. maddesi ile örtüşmemektedir. 6762 sayılı TTK'nun 520. Maddesi uyarınca noter tarafından yapılması gereken iş imzaların tasdiki olup noter tarafından da usulüne uygun şekilde gerçek pay sahibinin kimlik bilgileri alınarak imza tasdiki yapılmış olmasında da bir usulsüzlük tespit edilmemiştir.Hisse devrinin pay defterine işlenmesine dair şirket ortaklar kurulunun --------tarihli, ---- sayılı kararının alındığı anlaşılmaktadır. Bu kararı davacı adına yine vekili olan ------ imzaladığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan geçersizliği iddia edilen sözleşmeden doğan her iki taraf ediminin yerine getirildiği, davacıya hisse bedelinin ödendiği ihtilafsızdır.Yapılan pay devri usulüne uygun olarak yerine getirilmişti.Davacının diğer bir iddiası ise; hisse devir sözleşmesinin yapıldığı sırada gabin şartlarının oluşup olmadığı hususudur. İşlem tarihi -------- olduğundan bu tarihte 818 sayılı MK'nun 21. Maddesinde gabin şartları düzenlenmiş olup gabin halinin mevcut olması halinde gabine maruz kalan kişi sözleşmeden vazgeçerek edimin aynen geri verilmesine isteyebileceği gibi sözleşme ile bağlı kalarak oluşan zararını da talep edebilir. Davacı kendisine verilen bedel ile hisselerin gerçek değerinin uyuşmadığını, arada büyük oransızlık olduğunu ve gabin şartlarının oluştuğunu belirtmiştir. Mahkememiz tarafından da bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve %15 hisselerin gerçek değeri ile hisse devir senedinde gösterilen değeri arasında herhangi bir oransızlık olmadığı tespit edilmiştir.Mahkememiz tarafından ----Sayılı ilamı ile davanın reddine dair verilen karar ------ "mahkemece ilgili noter hakkında bu davayla birleştirme istemli olarak ayrı bir dava açmak üzere davacıya mehil vermek ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirerek görülmek gerekirken noterin yokluğunda, noter sözleşmesinin sahteliği hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma ilamından sonra ----- sayılı dosyası ile hem önceki iki davalı şirket hakkında hemde noter------hakkında hisse devir sözlemesinin sahteli nedeniyle açılan davada yukarıda bahsedilen gerekçeler uyarınca 6762 sayılı TTK'nun 520. Maddesine uygun olarak limited şirket pay devrinin yapıldığı davacının oğluna verdiği geniş yetkili vekaletname ile oğlu olan dava dışı--------- da babasına ait limited şirketteki hisse devrini usulüne uygun olarak devrettiği, gabin iddiasına ilişkin olarak dosya içerisine alınan bilirkişi raporu ile payın gerçek değeri ile pay devir belgesindeki değerinin arasında oransızlık olmadığı kanaati oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dosya yönünden de ise asıl dosyada davalı gösterilen ------- hakkında aynı iddialar nedeniyle dava açıldığı, ancak mahkeme dosyamızın derdest olması nedeniyle bu davalılar yönünden HMK 114/1-ı bendi uyarınca derdestlik dava şartı yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Diğer davalı notere hakkında yapılan inceleme de ise 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162 maddesi ' stajer,katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler ,bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar. " somut olayda noter tarafından yapılan iş davacının ,dava dışı oğlu ----- verilen en geniş şekilde verilen vekaletname ile limited şirkte pay devir sözleşmesi uyarınca gerçek hisse sahibi olan davacı ----- kimlik bilgileri alınarak imzanın tasdik edilmiştir. Noterde işlem yapılırken dava dışı ve davacının oğlu imza atarken bu imzanın --------ait olmadığın söylememiştir. Zaten taraflar gerçek hisse sahibinin davacı olduğunu ve dava dışı oğulunun da vekaleten işlem yaptığını bildiklerinden hiç bir hak kaybı olmaması ve notere atfı kabil bir kusur olmaması nedeniyle davalı ----------aleyhine açılan davanın da reddine karar vermek gerekmiştir.
-Asıl dava yönünden REDDİNE,
- Mahkememizle birleşen ----- dosyası yönünden davalılar --------yönünden HMK 114/1-ı bendi uyarınca derdestlik dava şartı yönünden USULDEN REDDİNE;
- Mahkememizle birleşen----- sayılı dosyası yönünden davalı ------ yönünden REDDİNE" dair karar verilmiştir.
------tarihli ilamı; "Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; -------- müvekkilinin oğlunun üzerinde baskı ve tehditlerde bulunduğunu, müzakereye açık olmayan belgeleri imzalaması için gönderdiğini, baskı altındaki müvekkilinin oğlunun talimat gereği belgeleri imzalamak zorunda kaldığını, davalının taslaktaki bu imzayı kötüye kullanarak müvekkiline haber vermeden noterden devri gerçekleştirdiğini, noterde gerek müvekkil gerekse oğlu hazır olmadığı halde imzaların tasdik edildiğini, müvekkilinin işlemde imzasının bulunmadığını, imzanın temsilen atıldığına dair ibareye yer verilmediğini, dayanak vekaletname gösterilmediğini, ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, bedel yönünden hisselerin fahiş derecede düşük gösterildiğini, hisse devrinin şekle aykırılıktan kesin hükümsüz olduğunu, sundukları dilekçeler ile uzman mütalaalarının dikkate alınmadığını, sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesinin hisse devir sözleşmesini hukuka uygun hale getirmeyeceğini, noter başkatibinin disiplin cezası aldığını, devir tarihinde şirket değerinin 1.700.000,00 euro olamayacağını, sadece bilançonun esas alınamayacağını, dava konusu hisselerin değerinin 250.000,00 euro olmadığının davalıların da kabulünde olduğunu, müzayaka halinin değerlendirilmediğini, birleşen davanın şirketler yönünden derdestlik nedeniyle reddinin yerinde bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir..----Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm Temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA" dair verilen karara karşı Karar Düzeltme talebinin 17.04.2024 tarihinde reddedilmesi üzerine 31.05.2024 tarihinde kesinleşmiştir.Yapılan yargılama sonucu; davacı, ---- kendisine ait %15 hissenin olduğu, %85 hissenin de hakim ortak ------------ait olduğu, diğer davalının hakim ortak olması nedeniyle bilanço tablolarının kendisi tarafından düzenlendiği ve şaibeli bir şekilde şirketin kar etmesine rağmen zararda olarak gösterildiği, örtülü bir şekilde kar etmesinin engellendiği ve fiilen elde edilen ancak hesaplara yansıtılmayan karın------ aktarıldığı belirtilerek uğradığı zararın tahsili için tazminat talebinde bulunmuştur. Davanın açılış tarihi ----dur. Mahkememiz tarafından yargılaması yapılan ----- sayılı ilamı ile asıl ve birleşen dosya yönünden yapılan yargılama sonucu davacının %15 hissesini----tarihli Hisse Devir sözleşmesi ile dava dışı -------- devrettiği, Hisse Devir Sözleşmesinde hiçbir usulsüzlük olmadığı, devir sözleşmesinin yazılı bir şekilde yapıldığı, imzaların noterce onaylandığı, pay defterine usulüne uygun olarak işlendiği, uyuşmazlığı konu davanın açılış tarihinin ----------- olduğu ve bu tarih itibariyle de davacının kendisine ait olan %15 hisseyi dava dışı firmaya devrettiği ve bu haliyle açılan dava yönünden davacının 6100 HMK 'nın 114/1-d bendi uyarınca " Aktif Husumet Ehliyeti" bulunmadığından taraf sıfatı yokluğunda açılan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendi uyarınca Taraf Ehliyeti Dava Şartı Yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.485,00-TL'nin mahsubu ile 1.057,4‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde, talep halinde, davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ------ tarafından yapılan 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ----- verilmesine,
5-Davalı ----kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
6- Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Davalı ---------- verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim