mahkeme 2025/659 E. 2026/3 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/659
2026/3
5 Ocak 2026
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/659
KARAR NO : 2026/3
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2025
KARAR TARİHİ : 05/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket ile davalı arasında 18.04.2017 tarihinde dağıtım sözleşmesi imzalandığını, bu dağıtım sözleşmesinin "------" marka otomotiv ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan bölgede dağıtılmasına ilişkin olduğunu, müvekkilini fesih tarihine kadar da sorunsuz bir şekilde ------ markasının tanınırlığını, müşteri memnuniyetinin, müşteri portföyünün artmasına katkı sağlamak suretiyle yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmenin yerine getirilmesi adına araç, personel ve sabit tesis yatırımları yapmak zorunda kaldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme 2017 tarihinden bu yana sorunsuz bir şekilde devam etmiş ise de, 14.09.2022 tarihinde ----Noterliği ------ yevmiye numaralı ihtarname ile 12.09.2022 vade tarihli faturaya ilişkin 178.846,79 TL ödeme yapılmadığı gerekçesiyle dağıtım sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, sözleşme feshinden önce müvekkilinin, davalı şirkete 2.241.544,33 TL lik bir borç rezervi bulunmakta olup feshe neden olduğu iddia edilen 178.846,79 TL'nin bunun yaklaşık %8 ine tekabül etmekte olduğunu, müvekkili şirket dağıtıcı olduğundan dolayı sözleşmede belirtilen ödemeleri zamanında yapması adına ----- şubesinde DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) hesabı bulunduğunu, yıllardır basiretli tacir sıfatıyla borcunu vaktinde ödeyen müvekkili şirketin bankaya vermiş olduğu talimatın banka tarafından yerine getirilememesi nedeniyle 12.09.2022 tarihinde ödemesi gereken 178.846,79 tl bedelindeki tutarın davalıya 13.09.2022 ve 14.09.2022 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirket tarafından bankaya talimat verilmesine rağmen söz konusu ödemenin müvekkilinden kaynaklı bir durum olmaksızın ödenemediğini müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine davalı tarafın hesabına fesih ihtarı tebliğ edilmeden önce gönderildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin söz konusu ödemede kusuru bulunmadığını, davalı şirket tarafından dağıtım sözleşmesinin adeta sudan sebep ile ve haksız ve feshin son çare olması ilkesine aykırı olarak fesih edildiğini, fesih hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, davalının sözleşme feshinde başkaca amaç ve gayesi bulunmadığını, haksız fesihin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin zarara uğradığını beyan ederek haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin ve ıslaha karşı hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 250.000 TL kar kaybı, 100.000 TL davalı ile yapılan ortak yatırımdan kaynaklanan zarar, 10.000 TL müvekkili şirket tarafından yatırım amaçlı alınan araçlardan kaynaklanan zarar ve 90.000 TL müvekkil şirket tarafından yapılan kira sözleşmelerinden kaynaklan zarar olan toplam 450.000 TL maddi tazminatın haksız fesih tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ikame edilen 18.04.2017 tarihli dağıtım sözleşmesinin “11.Muhtelif Hükümler” maddesinin “11.1” numaralı hükmü uyarınca; “Sözleşmeden doğacak ihtilaflara ilişkin olarak münhasıran (-----) mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır”. Tacirlerin kendi aralarında, yapmış oldukları işlemlerde, daha zayıf konumda olan bir taraf olmadığını, kural olarak her iki tarafı da eşit kabul etmenin mümkün olduğunu, bu kimselerin, kanunda belirtilen şartlara uygun olmak kaydı ile, aralarında yetki sözleşmesi yapabileceklerini, tarafların ayrıca, yapmış oldukları yetki sözleşmesi ile, yetkili kıldıkları bir veya birden fazla mahkemenin yetkisinin, münhasır yetki olup olmadığını da kararlaştırabileceklerini, sözleşme uyarınca ----- Mahkemeleri yetkili kılınmış olunup, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa girilmeden önce yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın usulden reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Davalı tarafa talebi üzerine Mahkememizce HMK 127. maddesi gereği cevap süresinin bitiminden itibaren iki haftalık ek süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekili bu süre içinde sunduğu cevap dilekçesinde HMK 17 uyarınca yetki itirazında bulunarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara dair yetki sözleşmesi bulunmakta ve bu yetki sözleşmesi ile ------ (----) Mahkemelerinin münhasıran yetkili kılındığı yönünde itiraz ileri sürmüş, mahkememizce bu itirazın 27/11/2025 tarihli öninceleme duruşmasında ilk itirazların incelenmesinde kapsamında değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
HMK 17.maddesinde yetki sözleşmesine "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde yer verilmiş, HMK'nın 18/2. maddesinde ise yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması, yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu düzenlenmiştir. HMK'nın 17.maddesi münhasır yetki hükmüdür ve yetki itirazı süresi içerisinde ileri sürülmelidir.Taraflar arasında imzalanan Dağıtım Sözleşmesinin 11.1 maddesinde çıkacak ihtilafların çözümünde münhasıran ------ (----) Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin düzenleme yapıldığı görülmüştür. Münhasıran yetki sözleşmesi, tarafların genel ve özel mahkemelerin yetkisini kaldırarak kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde tarafların anlaşmasıdır. Sözleşmenin tarafı olan davacı ve davalı yanın tacir olduğu, davalı yanca cevap süresi (ek iki hafta) içerisinde geçerli yetki ilk itirazında bulunulduğu, davanın ancak sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılabileceği anlaşılmakla mahkememizin davayı görmekle yetkili olmadığı, ------ Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu değerlendirmesi yapılarak mahkememizin yetkisizliğine dair dosya üzerinden yapılan inceleme neticesi aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usülden REDDİNE,
2-HMK 20.Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi hususunda mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, bu süre içerisinde müracat edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.