mahkeme 2024/984 E. 2025/701 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/984
2025/701
16 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/984 Esas
KARAR NO : 2025/701
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2019
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememize aik -------- Esas, --------- sayılı kararının --------- sayılı ilamıyla verilen bozma karar sonrasında mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının alacağına ilişkin olarak -------- icra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emri davalı - borçlu şirkete tebliğ edildiğini, Muhatap borçlu tarafından itiraz etmek sureti ile takibin durdurulmasını sağlandığını, Taraflarınca yetki itirazı kabul edilerek dosya -------- icra Müdürlüğü' ne gönderildiği ve --------- icra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden borçluya tekrar ödeme emri tebliğe çıkarıldığını, Tebliğ edilen ödeme emri sonrasında muhatap şirket tarafından tekrar borca itiraz edildiğini, icra takibi konusu alacakları, davacı ve muhatap arasında bulunan faturalar ve cari hesap itibari ile sabit olduğunu iddia ile vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının aksine, davalı şirketin davacıya, davacı ile aralarındaki ticari ilişki ve sözleşme nedeni ile davaya konu icra takibinde belirtilen miktarda cari hesap borcu bulunmadığını, herhangi bir temerrüdü de bulunmadığını, davacı talepleri taraflar arasındaki sözleşmeye de aykırı olduğunu, Davacı tarafından, icra takibine konu edilen bedelle ilgili, icra takibi öncesi davalı şirkete herhangi bir ihtarda da bulunulmadığını, ihtarname keşide edilmediğini, fatura v.b. bir belgede tebliğ ettirilmemiş olduğundan, ortada kesinleştirilmiş bir cari hesap alacağı bulunmadığını , davalının temerrüdü de söz konusu olmadığını, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan iki farklı şantiyeye ait ekte birer örneğini sundukları 16.01.2018 ve 13.07.2018 tarihli iki adet "TAŞERONLUK SÖZLEŞMESİ" nin;
*16.01.2018 tarihli sözleşmede; "İşin Başlama Tarihi: 16.01.2018 Bitim Tarihi:01.03.2018"*13.07.2018 tarihli sözleşmede;"İşin Başlama Tarihi: 13.07.2018 Bitim Tarihi:31.07.2018" olarak tespit edilerek, maddelerin devamında;"...İşin gecikmesi durumunda yükleniciden yaklaşık keşif bedelinin %0,3'ü kadar günlük ceza kesilecektir....gecikilen süreler toplamının 30 (Otuz) günü aşması durumunda, İşveren, anılan cezayı tahsil ederek bekleyebileceği... ""Hakediş ve Ödemeler" başlıklı 6.maddelerinde; "Her ayın 5 ine kadar düzenlenip, her ayın 15'inde, faturanın ve hakediş ödemesi alırken taşeron bir önceki ayın işçi ücretlerinin ödendiğine dair belgelerini ve çalışan işçilerin --------- bildirgelerinin verildiğini ve primlerinin yatırıldığına dair belgelerin teslimi şartıyla %70'i nakit, kalan %30'uda 60 gün vadeli çek ile ödenir..." ve "Yasal Sorumluluk" başlıklı 9.maddelerinde ise; " ...İşin bitiminde --------- kurumundan ilişiksiz belgesi getirmeden bu iş karşılığı sözleşmesinin imzası sırasında vereceği keşif bedelinin %20'si bedel içerir teminat senedi kendisine iade edilemeyeceği gibi, hakediş zamanlarında, hakediş tarihine kadar şantiyede çalıştırdığı elemanlarının sigorta primlerini yatırdığını ilgili kurumdan alacağı belgeyle ispat etmediği takdirde hakediş ödemesi yapılmayacaktır..." hükümlerine yer verildiğini, Davacının bir bedel talep edebilmesi için gerekli bu sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yapması gereken işleri tam olarak yapmadığını, davalı şirkete herhangi bir hakediş, fatura v.b. teslim veya tebliğ ettirmediğini, kendisi adına davalı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan bedelleri, davalıyı uğrattığı zararları ve gecikmeden kaynaklı cezai şart borçlarını görmezden geldiğini, bedel üzerinden icra takibine girişerek, olmayan bir alacağını tahsile kalkıştığını, Ortada davacının icra takibine konu edebileceği kesinleşmiş bir alacağı/likit bir alacağı bulunmadığını, Sözleşme gereği işler ve yükümlülükler davacı tarafından yerine getirilmediği ve kesin hesap Yapılmadığı için de davacının icra takibine konu edebileceği herhangi bir bedel bulunmadığını iddia ile davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:-------- İcra Dairesine müzekkereler yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan eser bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkememizin 25/03/2021 tarihli --------- Esas ve --------- Karar sayılı "1A-Davalı borçlu -------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 145.085,95 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 1B-Asıl alacakta fazlaya ve takip öncesi yasal temerrüt faizine yönelen talebin REDDİNE, 1C-Kabule konu asıl alacak tutarı 145.085,95 TL ye takip tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE, 2-Asıl alacak İİK 67/2 gereğince likit bulunmadığından davacının inkar tazminatı talebinin REDDİNE," dair hükmü ---------- sayılı ilamı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir.
Dava, taraflar arasında akdedilen "inşaat işine ilişkin" taşeronluk sözleşmeleri kapsamında, "06/03/2018 - 14/10/2018 cari hesap alacağına" dayalı olarak, 146.852,70 TL asıl alacak ve 3.114,08 işlemiş faiz olmak üzere toplam 149.966,78 TL'nin davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 16.01.2018 ve 13.07.2018 tarihli 2 adet yazılı "taşeronluk (eser) sözleşmesi" bulunduğu ihtilafsızdır.Davacı taşeron, davaya konu takipte bakiye cari hesap alacağının tahsilini istemiştir.Davalı yüklenici, alacağın muaccel olmadığını, eksik-ayıplar bulunduğunu belirtip, mahsup itirazı kapsamında değerlendirilebilecek diğer savunma sebeplerini de ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, dosya üzerinden alınan bilirkişi raporuyla, sadece defter incelemesi ile yetinilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Mahkemece sadece defter incelemesi ile sonuca gidilmiş ise de, davacının cari hesap alacağını talep etmiş olması, davalının da savunma ve itirazları dikkate alındığında, taraf taleplerinin ifaya yönelik tasfiye kapsamında değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.Bu nedenle, Mahkemece, dayanak sözleşmelerin birim fiyat üzerinden götürü bedelli oldukları dikkate alınarak, mevcut bilirkişiye ilaveten konusunda uzman 1 inşaat mühendisi ve 1 mimar bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, davacı tarafın davaya konu sözleşmeler kapsamında yaptığı işler belirlendikten sonra, fiziki oran yöntemine göre, davalı tarafça ileri sürülen eksik-ayıplar da değerlendirilerek, öncelikle fiziki gerçekleşme oranı bulunup, bunun sözleşme bedeline uygulanması sonucu davacı yüklenicinin davaya konu sözleşmeler bakımından davacıdan talepte bulunabileceği toplam iş bedeli miktarının belirlenmesi, sonrasında kabul edilen ve ispatlanan ödemeler ile tarafların ticari defterlerine kayıtlı hususlar da gözetilerek davacı alacağı belirlendikten sonra,
Bu kez, davalının mahsup itirazı kapsamında değerlendirilebilecek talepleriyle ilgili de inceleme ve değerlendirme yapılıp, varsa buna dair davalı alacaklarının da davacı alacağından mahsup edilmesi,Ayrıca --------- İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı takip dosyasına konu çeklerin davaya konu alacağı kapsayıp kapsamadıklarının, mükerrer talep durumu olup olmadığının (bu çeklerin tahsil akıbetleri de araştırılarak) değerlendirilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik tahkikat ve hatalı değerledirme neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçeleriyle kaldırılmıştır.Davacı vekili tarafından dava (ve hüküm tarihinden sonra akdedilen) 27/04/2021 tarihli ödeme ve ibra protokolü başlıklı belge sureti ibraz edilmiştir.Davalı tarafça belge altındaki imza ikrar edilmiş, belgenin sıhhati hakkında çekişme bulunmamaktadır.
27/04/2021 tarihli ödeme ve ibra protokolü başlıklı belge aşağıdaki gibidir:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, her ne kadar taraflar sulh olduklarını beyan etmişlerse de anılan sözleşmenin davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olan sulh olarak nitelendirilemeyeceği, zira davacı tarafça davanın kabulü ile icra inkar tazminatı talebinin devam ettiği, ancak anılan sözleşmenin borç ikrarı ve ibra sözleşmesi niteliğinde olduğu, anılan sözleşme ile davalının asıl borcu 145.085,95 TL olarak kabul ettiği, bu aşamada alacağın miktarının bu olduğu yönünde yargılama yapılmasına lüzum bulunmadığı, yine ibranın borcu sona erdiren sebeplerden olduğu, bu sebeple davaya konu borcun sona erdiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, davalı tarafça borç kabul edildiğine göre borçlunun itiraz tarihinde haksız olduğu, alacağın faturaya dayanması ve sözleşme ile davalının ayıp savunmasından kaynaklanan seçimlik haklarından da vazgeçmiş sayılması nedeniyle likit olduğu, bu sebeple davanın açıldığı tarih itibariyle davacının kısmen haklı olduğu, bu nedenle davanın konusuz kalmış olması durumunda dahi borçlunun itiraz tarihinde itirazında kısmen haksız olması nedeniyle (temerrütün takip tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle) kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin ibra sözleşmesine dahil olması nedeniyle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Kabul edilen alacağın (145.085,95 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 29.017,19 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 1.811,23 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.195,83 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan 4.361,50 TL keşif harcının ve 23.000,00 TL delil avansının davacıya iadesine,
7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
8-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.