mahkeme 2024/515 E. 2025/238 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/515
2025/238
8 Nisan 2025
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/515 Esas
KARAR NO: 2025/238
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2024
KARAR TARİHİ: 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili firmanın çeşitli reklamlar yayınlamak üzerine kurulduğunu, birçok farklı yerleri kiralayıp bu alanlarda müşterilerinin reklamlarını yayınlamak suretiyle hizmet verdiğini, diğer davacı ...'nın ise bu şirketin münferiden temsile yetkili kişisi olduğunu, davalı şirkete ait olan ---------- adresli ---------- adlı internet sitesi tarafından "30.12.2020 tarihinde yayınlanmış "-----------" başlıklı yazıda, müvekkil şirket ----------- Şirketi ve şirket yetkilisi müvekkil ... ve ailesi hakkında asılsız iddialara yer verildiğini, söz konusu olay gerçekleştikten sonra ----------- sitesinde ------------ linki üzerinden yayınlanmış olan ... ve ailesi hakkındaki asılsız yazının ilgili internet sitesinden kaldırılmasına ilişkin olarak 19.01.2021 tarihinde davalı ----------Ş. 'ye ihtarname çekildiğini, bunun neticesinde ----------- da yer alan yazının internet sitesinden kaldırıldığının görüldüğünü, 19/01/2021 tarihinde ----------- Hakimliğine ... ve ailesi hakkındaki asılsız yazının ----------- isimli internet sitesinden kaldırılmasına ilişkin olarak başvuruda bulunulduğunu, bu talep neticesinde ---------- D.İş sayılı dosya kapsamında 19/01/2021 tarihinde "talep edenin kişilik haklarına herhangi bir saldırının olup olmadığı çekişmeli yargı konusu olduğu ve buna ilişkin talep hakkında yasal süresi içerisinde adli makamlara suç duyurusunda bulunabileceği" gerekçesiyle talebin reddedildiğini, söz konusu internet sitesi üzerinden yayınlanan 30.12.2020 tarihli yazıda "----------" başlıklı yazıda ... ve ailesi hakkında "...'nın sahibi olduğu ---------- ve ---------- ----------- desteği olmaksızın ----------- çeşitli ana yollarında ve metrolarda reklam yayınlamak gibi büyük yatırımları gerçekleştirecek finansal gücünün bulunmadığı" ve "----------- ailesine ait firmaların --------- ----------Ş. 'ye adeta monte edildiği, yine ---------- ve tüm iştiraklerinin özellikle vinil baskı işlerinin piyasa değerinin 4-5 katı bedelle bu firmalara yaptırılarak fonlandığı, bu sayede de dijital dev ekran yatırımlarının sağlandığı öne sürülüyor." şeklinde müvekkili ... ve yetkilisi olduğu müvekkili firma hakkında asılsız iddialarda bulunulduğunu, bu iddialar gerek ...'nın kişilik haklarını gerekse ---------- Şti.'nin ticari itibarını zedelenmiş olup manevi haklarını ihlal ettiğini, söz konusu olayda umuma açık bir internet sitesi üzerinden yalnızca müvekkili şahıs ve firma adına kişisel haklarını ve ticari itibarını zedelemek amacıyla hiçbir dayanak gösterilmeksizin çirkin ithamlarda bulunulduğunu ve dolayısıyla müvekkil ...'nın şahsında hem elem ve üzüntüye sebep olmuş hem de ticari anlamda itibar kaybetmesine ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının söz konusu internet sitesinde yayınlamış olduğu yazının basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile manevi hakları ihlal edilen müvekkili ... için 5.000,00 TL ve müvekkili ----------- Şti için 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ... yönünden husumet yokluğundan dolayı davanın reddi gerektiğini, somut olayda haber içeriğinde ...'nın adının geçmediğini, aynı zamanda kişilik hakkı ihlal edildiği iddia edilen tüzel kişilik olduğunu, bu durumda ...'nın ancak şirket yetkilisi olarak şirket adına dava ikame edebileceğini, kendi nam ve hesabına talepte bulunamayacağını, tüzel kişilerin acı, elem ve ıstırap duymasının mümkün olmayacağından manevi tazminat istemesinin mümkün olmadığını, davacıya karşı herhangi bir hakaret içerikli cümle kullanılmadığı gibi saygınlık şeref ve onuruna saldırı içeren hiçbir ibareye de yer verilmediğini, davacıların kişilik haklarını zedeleyecek bir saldırının mevcut olmadığını, müvekkilinin kamuyu aydınlatma ve bilgilendirmek üzere yıllardır medya sektöründe saygınlığı ve güvenirliği ile bilinen bir haber sitesi olduğunu, müvekkilinin haber sitesinde uyuşmazlık konusu iddiaların medya camiasında tartışıldığının kamu ile paylaştığını, yine ---------- yer alan ---------- imzalı haberi içeriğini değiştirmeden olduğu gibi kamuya aktardığını, müvekkilinin aslında haberin haberini yaptığını, içeriğinde "haberin içeriğinde şu detaylar yer aldı" denilerek ----------- imzalı haberin açıklanmaya devam edildiğini, müvekkilinini tek yaptığı başka bir haber sitesinin yaptığı haberi o dönem kamuoyunun yoğun ilgisi olduğundan kaynaklı daha da açıklayarak yayınladığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi davacının kişilik haklarını zedeleyecek gerçeğe aykırı bir haber yapmadığını, okuyucunun dikkatini çekmek ve haberin okunmasını sağlamak adına başlığın çarpıcı olmasının doğal ve olağan bir durum olduğunu, dava konusu haberin haber niteliği taşıdığı için birçok yayın organında haber yapıldığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :---------- Sulh Ceza Hâkimliğine müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalıya ait olan --------- adresli ---------- adlı internet sitesi tarafından "30.12.2020 tarihinde yayınlanmış "----------" başlıklı yazının davacıların şahıs varlığı haklarını ihlal eder nitelikte olması nedeniyle açılan manevi tazminat davasıdır.
Davacı şirket yönünden dava TTK md 54 vd'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine, davacı ... yönünden dava TBK md. 58'e dayanmaktadır.
Davalıya ait ---------- adresli ------------ adlı internet sitesi tarafından 30.12.2020 tarihinde yayınlanmış ----------- başlıklı yazının içeriği aşağıdaki gibidir. Söz konusu yazının davacı vekilinin beyanına göre 19/01/2021'de yayından kaldırılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bir haksız rekabet ve bir basın mevzuatı uzmanından oluşan bilirkişi heyetine verilmesine, bilirkişilere emek ve mesaisi karşılığında 5.000,00'er TL ücret takdirine, 10.000,00 TL delil avansının davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine yatırılmasına, aksi takdirde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324/2 maddesi uyarınca bilirkişi delilinin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut durum itibariyle değerlendirileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiş, kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalıya ait olan ----------- adresli ---------- adlı internet sitesi tarafından "30.12.2020 tarihinde yayınlanmış ----------- başlıklı yazının davacıların şahıs varlığı haklarını ihlal eder nitelikte olması nedeniyle açılan manevi tazminat davası olduğu, davacı şirket yönünden davanın TTK md 54 vd'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine, davacı ... yönünden TBK md. 58'e dayandığı, davalı tarafından yayımlanan dava konusu yazı incelendiğinde davacı ...'nın adının geçmediği ---------- ait firmalar ifadesinin geçtiği, yine davacı şirket yönünden de dava konusu haberin, haber niteliğinde olduğu, iddiaların dile getirildiği, fiil isnat edilmediği, haberin kamu yararı taşıdığı, kamunun bilgilendirilmesi amacı taşıdığı ve bu sınır içerisinde kaldığı ve ayrıca davalı tarafça ---------- yer alan --------- imzalı haberin haberleştirildiği, haberin davacıların bahsinin geçtiği kısmının başlığında "haberin devamında şu detaylar yer aldı" ifadesinin bulunduğu, bu anlamda ilgili kısımda --------- yer alan ------------ imzalı habere atıf yapıldığı hususunun sabit olduğu, bu anlamda davalının davacılara karşı haksız rekabet ya da kişilik haklarını ihlal eder nitelikte haksız fiil fiillerini işlemediği, bu sebeple her iki davacı yönünden de manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış, davacıların manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacı ...'nın manevi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacı ----------- Şirketi'nin manevi tazminat davasının REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL’nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcına ilişkin yapılan 60,80 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı ...'nın manevi tazminat davası yönünden reddedilen dava değeri (5.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 ve 13/2 uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ndan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı ---------- Şirketi'nin manevi tazminat davası yönünden reddedilen dava değeri (15.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 ve 13/2 uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı --------- Şirketi'nden alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/04/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.