mahkeme 2024/514 E. 2025/702 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/514

Karar No

2025/702

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/514 Esas
KARAR NO : 2025/702
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025

--------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasındaki mevcut ticaret nedeniyle davalı taraf müvekkilinden mal almış, müvekkili malların teslimini yapmış, faturalarını kesmiş, faturaların teslimini yapmış, teslim edilen faturalara ilişkin davalı taraftan herhangi bir itiraz gelmemiş lakin müvekkili teslim ettiği malların parasını alamadığını, teslim ettiği malların parasını alamayan müvekkili tarafından, cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağın tahsili maksadıyla yapılan müvekkilinin haklı alacağını tahsil maksatlı olarak -------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatmış, borçlu şirket tarafından süresinde yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle icra takibimiz durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etme gereğimiz doğduğunu, davalı/borçlu tarafça --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının müvekkilinin sipariş etmediği malları müvekkiline gönderdiğini, davalı tarafa bu hususun sorulduğunda "göndermiş olduğumuz tırda boş yer vardı, bu sebeple gönderdik, satınca parasını gönderirsin" dediğini, ilerleyen süreçte taraflar arasındaki ticari ilişkinin bozulması sebebiyle davacının bu malların bedelini taraflar arasındaki daha önce yapılan ticari alım-satım birim fiyat anlaşmasından daha fazla olarak müvekkilinden talep ettiğini, müvekkili tarafından 12/04/2023 tarihinde mail ve mesaj yolu ile malların bulunduğu deponun adresinin belirtilerek istenildiğinde malların adresten alınabileceğinin davacı tarafa iletildiğini, buna rağmen davacının malları almadığını, davacının "malzeme teslim tutanağı" gibi evrakları düzenlemediğini, icra takibi başlattığını, davacının müvekkilin sipariş etmediği malları geri almayarak dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, delil olarak sunulan faturaların malların teslimine karine olmadığını, ısmarlanmamış bir şeyin gönderilmesinin öneri sayılmayacağını, bu şeyi alan kişinin onu geri göndermek veya saklamakla yükümlü olmadığını savunarak; davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER:------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, --------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
Dosyaya 06/02/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 11/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sunulduğu görüldü.
SMMM Bilirkişi ---------- tarafından hazırlanan 06/02/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Dosya incelendiğinde davalı vekili tarafından defterler yönünden verilen kesin süre içerisinde yerinde inceleme talebinde bulunulduğu, bilirkişinin raporunda davalının incelemeye gelmediği ve defter de ibraz etmediği" tespitinin bulunduğu, raporda davalı tarafla iletişim kurulduğu ve buna rağmen defterlerin ibraz edilmediğinin tespit edilmediği görüldüğünden davalının defterlerinin incelenmesi için dosya yeniden bilirkişiye verilmiştir.
SMMM Bilirkişi ---------- tarafından hazırlanan 11/06/2025 tarihli ek raporda bu hususa ilişkin aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Bilirkişi tarafından rapor ekinde e posta yazışmalarının ibraz edildiği, davalı vekilinin bu hususta "İlgili raporun 3.a kısmında Sayın bilirkişi müvekkil şirketin muhasebesine ulaşamadığından ticari defterlerin inceleme yapılamadığı belirtmiştir. Bu husus tarafımızca şirket muhasebecisine sorulduğunda her ne kadar haklı olmasa da " iş yoğunluğu sebebiyle " Sayın bilirkişi ile iletişime geçemediğini belirtmiştir. Muhasebecinin bu davranışı maalesef müvekkil şirketin zarara uğramasına sebebiyet verecektir. Bu sebeple gerekirse tüm masrafları tarafımızca karşılanmak üzere yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Yukarıda ortaya konulan hususlar dikkate alındığında davalının defter ibrazından kaçınmış olduğu anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi açık hesap ilişkinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen -yukarıda deliller kısmında ayrıntılı olarak ortaya konulduğu üzere- ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde takibe konu alacağının varlığının görüldüğü, davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğinin ve hizmetin sunulmadığının ispatı yükü davalı üzerinde olduğu, davalının aksini gösterir delil ibraz etmediği, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın (367.000,00 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 73.400,00 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (367.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 25.069,77 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 4.432,45 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.637,32 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 4.920,85 TL dava açma masrafı ve 5.582,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 10.502,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (367.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 58.720,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim