Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/865
2024/897
3 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/865 Esas
KARAR NO: 2024/897
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/09/2015
KARAR TARİHİ: 03/12/2024
Mahkememiz -------- esas -------- sayılı kararı----------- sayılı bozma kararı ile mahkememize gönderilen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ----------Ş.'nin defalarca davalı ---------Ş.'den taşıt kredisi kullanma yoluna gittiklerini bu krediyi kullanırken kendisinden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı ya da başka adlar altında hukuka aykırı şekilde kesintiler yapıldığını ya da masraf alındığını, müvekkil ile banka arasında imzalanan sözleşmenin bir örneğinin davacının kendisine verilmediğini, önceden hazırlanmış matbu sözleşme olması dolayısıyla kendisine sözleşmenin içeriğine müdahale hakkı da verilmediğini ve sözleşme müzakere edilmediğini, müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak dosya masrafı, komisyon ve sair başkaca isim adı altında kesilen meblağların tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkile iade edilmesi için işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu belirterek talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davacının tacir olup, aldığı kredinin ticari kredi olduğunu bilmekte olduğunu ticari işlerde kullanılmak üzere alınan kredi için her iki tarafı da tacir olan bu sözleşmelere dayalı olarak dosya masrafı, komisyon ile kredinin tahsisine ilişkin belirlenen sair ücret ve tutarların alınmasının olağan olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ‘’ ücret isteme ‘’ başlıklı 20. Maddesine göre, Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceğini bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanacağını, davaya konu komisyon, ücret tutarları mevzuat düzenlemeleri ve taraflarca imzalanan ticari taşıt kredi sözleşmesinin düzenlemeleri uyarınca usul, yasa ve sözleşmeye uygun olduğunu sözleşmeye göre; faiz vergi ve masraflar adı altında ‘’ kredinin verilmesinden kaynaklanan her türlü vergi, resim, ücret, komisyon ve sigorta primlerini ‘’ ödeneceği davacı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini kredinin ne amaçla alındığının belli olduğunu kredinin kullanımından kaynaklanan masraf, komisyon, ücretlerin, sigorta primlerinin ödeneceği, kredi sözleşmesinde kararlaştırıldığını bu düzenlemelerin, gerek Bankacılık Mevzuatı gerekse de ticaret kanunu, Borçlar Kanunu ve sair mevzuata uygun olduğunu, müvekkili bankanın aldığı ücret ve komisyonların, sözleşmesel ve yasal dayanağı bulunduğundan, haksız davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : --------- Şirketi, -------- Bankası, -------- Bankası, --------, ---------, --------- Bankası, --------- Bankası, ---------, ---------, --------- Şirketi'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun dosya içine alındığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf ve komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır. Mahkememizin 12/03/2019 tarih ve --------- Esas ve---------- Karar sayılı ilamıyla "Dosya kapsamına göre taraflar arasında ticari nitelikli genel kredi sözleşmesi düzenlenmiş olup bu sözleşmede genel ifadeler kullanılarak, davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmemiş tek taraflı olarak hazırlanmamış olup, karşılıklı müzakere edilmemiştir. Bu noktada genel işlem şartlarının açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine haksız şart olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla davacıdan alınan masraf bedelinin genel işlem koşulu olduğuna kanaat getirilmiş, davacının ıslah talebi de dikkate alınarak, taleple bağlılık ilkesi gereği aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir" gerekçeleriyle "Davanın kabulü ile, 10.000 TL alacağın davalından tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına" hükmedilmiş, anılan ilam ----------- sayılı ilamıyla "Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf ve komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, genel kredi sözleşmesinde yer alan komisyon ve masraf tahsilatına ilişkin hükmün genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın ıslah edilen tutar üzerinden kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı bankadan muhtelif tarihlerde ve değişik tutarlarda taşıt kredisi kullanıldığını, bu kredilerden dosya masrafı, kredi kullanım masrafı ya da başka adlar altında hukuka aykırı şekilde kesintiler yapıldığını, yapılan kesintilerin dayanağı sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı mahiyetinde olduklarını ileri sürerek, tüm kesintilerin tespiti ile tahsilini talep etmiş, 29/01/2018 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesi ile netice-i talebini 1.000,00-TL'den 10.000,00-TL'ye çıkartmıştır.
Davalı yan; taraflar arasındaki 26/01/2007 tarihli, 12.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya krediler kullandırıldığını, alınan kredi tahsis ücretlerinin sözleşmeye, TTK'nun 20, 5411 Sayılı Kanunun 144 maddesine, 10/06/2006 tarih, ---------- sayılı ---------- Kararına ve ----------- tarafından çıkartılan --------- sayılı tebliğe uygun olduğunu, davacının tacir olduğunu ve tüketici mevzuatından faydalanamayacağını, her iki taraf tacir olduğundan davacının genel işlem şartı iddiasında bulunamayacağını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından; dayanak genel kredi sözleşmesi, bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilere ilişkin tüm talimat, dekontlar ile davacının davalı banka nezdinde kredi hesap özetleri celbedilerek, kök ve ek bilirkişi heyet raporları alınmış, bilirkişi heyeti ek raporunda davacıya kullandırılan krediler nedeniyle yapılan toplam kesinti tutarının 45.373,65-TL olduğu, iade talebinin yerinde olup olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir. Tacir olan bankalar da temel iştigal konuları olan kredi işlemleri dolayısıyla şartların mevcut olması halinde ücret isteyebilirler. 09/12/2006 tarihli ---------- ------------ tarafından yayınlanan ve ----------- sayılı Tebliğ ile güncellenen ----------- sayılı Tebliğin 4. maddesinde reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, ---------- bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan kredi tahsis ve erken kapama komisyonlarının hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın komisyona ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde ise tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Banka, kredi kullanımı sırasında sarf ettiği makul ve belgeli masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir. Taraflar arasında 26/01/2007 tarihli 12.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi bulunduğu, dosyaya sunulan kredi kullandırım belgeleri(talimat ve dekontlar) kapsamından davacıya 01/08/2006 ila 13/01/2011 tarihleri arasında 102 adet taşıt kredisi kullandırıldığı, bu 102 adet kredi nedeniyle toplam 45.373,65-TL kredi tahsis ücreti kesintisi yapıldığı anlaşılmıştır. Gerek genel kredi sözleşmesi, gerekse kredi kullandırım tarihleri itibariyle 6098 Sayılı Kanun henüz yürürlükte olmadığından, bu kanunun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin geçmişe yürütülmesi mümkün değildir . Mahkemece sözleşme ve kredi kullandırım tarihleri itibariyle 6098 Sayılı Kanunun yürürlükte bulunmadığının gözden kaçırılması isabetsiz olmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 6.maddesinde; mevzuatın verdiği yetkiler dahilinde krediye tahakkuk ettirilecek, faiz, ücret, komisyon, masraf ve gider vergisi ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Kesintisi ve sair gider karşılıklarının tahakkuk ve tahsil esasları taraflarca karşılıkı olarak kabul ve taahhüt edildiği, bankanın tahsil edeceği faiz ve ücretler ile her ne nam altırda olursa olsun masraf ve komisyonların, yetkili mercilerce ilan edilecek veya verilecek yetki çerçevesinde bankaca serbestçe belirlenecek nisbetler üzerinden ödeneceği, krediye üçer aylık dönemlerde bileşik usulde faiz tahakkuk ettirileceği kararlaştırılmış olup, sözleşmede açık bir oran belirlenmediği anlaşılmıştır. Davalı bankaca, 2006 ila 2011 yılları arasında kredi işlemlerinde uygulanacak ve ilan edilmiş tahsis ücreti oranlarının dosyada mevcut olmadığı, mahkemenin emsal banka uygulamaları ile ilgili araştırma da yapmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; bankanın kredi tahsis ücretine ilişkin olarak 2006 ila 2011 yılları arası belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığının araştırılması, bu konuda açıklama yapmak üzere davalı bankaya sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, oran mevcut ise yapılan kesintilerin bu oranlara uygun olup olmadığının tespiti, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde, ilgili yıllara ait emsal banka uygulamaları celbedilerek, tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığının tespiti için mahkeme ve kanun yolu denetimine açık bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesidir." gerekçeleriyle mahkememiz ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce istinaf ilamında belirtilen belgeler dosyaya kazandırılmış, dosya bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ---------- 09/05/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Bilirkişi raporuna davacı taraf itiraz etmiş, davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi (her bir işlemin tek tek emsal ücretlerinin üzerinde olup olmadığının tespiti) amacıyla dosya yeniden bilirkişiye verilmiştir.Bilirkişi ---------- 18/09/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle masraf ve komisyon adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin alacak davası olduğu, istinaf ilamında da belirtildiği üzere bankanın kredi tahsis ücretine ilişkin olarak 2006 ila 2011 yılları arası belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığının araştırılması, bu konuda açıklama yapmak üzere davalı bankaya sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, oran mevcut ise yapılan kesintilerin bu oranlara uygun olup olmadığının tespiti, ilan edilen bir oran bulunmaması halinde, ilgili yıllara ait emsal banka uygulamaları celbedilerek, tahsil edilen komisyonların emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığının tespiti gerektiği, mahkememizce istinaf ilamında belirtilen belgelerin ve emsal banka uygulamalarının celbi mümkün olduğu oranda dosyaya kazandırıldığı, bu deliller ışığında dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi kök raporunda davalı tarafından tahsil edilen ücretin emsal banka uygulamalarına uygun olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi ek raporunda işlem bazında değerlendirme yapılarak davacıya kullandırılan toplam 102 adet kredi için 29 adet kredide aynı tarihte emsal banka ücretlerinin üzerinde, 73 adet kredide ise emsal banka ücretlerinin altında ücret alındığı tespitinin yapıldığı, yine genel olarak bakıldığında davalı banka tarafından tahsil edilen ücretlerin toplamda emsal banka uygulamalarının altında olduğu tespiti yapıldığı, somut olayda her ne kadar işlem bazında bakıldığında 29 adet kredide aynı tarihte emsal banka ücretlerinin üzerinde ücret tahsil edilmiş ise de taraflar arasındaki ilişkinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda hakkaniyet gereği davacının işlem bazında fazla tahsil edilen ücretleri talep etmesinin dürüstlük kuralına da uygun olmayacağı, zira kalan 73 adet kredide ise emsal banka ücretlerinin çok daha altında bir ücret ödediği, tüm bu sebeplerle davacının ücret iadesi alacağının bulunmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 27,70 TL harç ve 154,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 245,90 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 4,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (10.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.