mahkeme 2023/635 E. 2024/240 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/635
2024/240
2 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/635 Esas
KARAR NO: 2024/240
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/09/2023
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: --------- numaralı ölümlü iş kazasından kaynaklı tazminat davasında müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket davalılar arasında yer aldığını, mahkemece verilen karar neticesinde müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirketin de aralarında bulunduğu bir kısım davalıların maddi ve manevi tazminat ile yargılama giderlerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davacıya ödenmesine karar verildiğini, ilgili karar kesinleştiğini,---------numaralı dosyası ile verilen gerekçeli karara istinaden ilgili dosya davacıları tarafından -------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin muhtelif tarihlerde toplam 213.813,36 TL ödeme yaptığını, ilgili dosyanın bu ödemelerin ardından infaz edilerek kapatıldığını, verilen kararda maddi ve manevi tazminattan davalı şirketin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilince --------- İcra Dairesi müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyası ile rücuen tazminata ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine yetki ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiklerini, -------İcra Dairesi ------- esas sayılı dosyası ile davalı şirkete yeniden ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalının yeniden icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacının kendi çalışanının mirasçılarına yaptığı bir ödemeyi rücu davasına konu ettiğini, müvekkili ile davacı arasındaki ilişkinin akdi bir ilişki olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacının kendi işçilerine ilişkin sorumluluğunun kendisinde olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yerine getirilmediğini, müvekkiline usule uygun bildirim yapılmadan arabuluculuk görüşmesinin yapıldığını, müvekkilinin almış olduğu ihaleyi davacıya taşere ettiğini, müvekkili ile davacı arasında yapım işlerine ait alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu iş kapsamında davacının işçisi olan --------- 17/06/2023 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve vefat ettiğini, --------- İş Mahkemesinde tazminat davası açıldığını ve davacının %65, müvekkilinin ise %25 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiğini, bozma kararı veirldiğini ve kararın taraflara tebliğ edilmediğini savunarak; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME: -------- İş Mahkemesi, -------- Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkereler yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, ---------numaralı hükmüne dayalı olarak başlatılan -------- İcra Müdürlüğü’nün ---------Esas sayılı dosyası kapsamında dava dışı takip alacaklısına 14.06.2019 tarihinde 53.823,64 TL, 04.03.2019 tarihinde 53.330,00 TL, 03.05.2019 tarihinde 53.329,98 TL ve 04.04.2019 tarihinde 53.329,98 TL olmak üzere toplam 213.813,36 TL ödeme yapan davacının bu miktar yönünden müteselsil borçluluk hükümlerine dayalı olarak davalıya rücuuna dair başlattığı -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. --------- numaralı dosyası incelendiğinde, davanın iş kazası (ölüm) nedeniyle işçinin eşi ve çocukları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesi incelendiğinde yüklenicinin davalı --------- Şirketi, alt yüklenicinin davacı --------- Şirketi olduğu, sözleşmenin 13. maddesi aşağıdaki gibidir:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumlulukta iç ilişkiyi düzenleyen 167/1. maddesi uyarınca "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın --------- numaralı hükmüne dayalı olarak başlatılan --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyası kapsamında dava dışı takip alacaklısına 14.06.2019 tarihinde 53.823,64 TL, 04.03.2019 tarihinde 53.330,00 TL, 03.05.2019 tarihinde 53.329,98 TL ve 04.04.2019 tarihinde 53.329,98 TL olmak üzere toplam 213.813,36 TL ödeme yapan davacının bu miktar yönünden müteselsil borçluluk hükümlerine dayalı olarak davalıya rücuuna dair başlattığı --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, davacının rücua konu ettiği alacağın iş kazası (ölüm) nedeniyle işçinin eşi ve çocukları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, davacı ve davalının bu zarardan dava dışı zarar gören tazminat alacaklılarına karşı asıl işveren ve alt işveren sıfatıyla müteselsilen sorumlu oldukları hususunun sabit olduğu, iç ilişkide ise (iş kazası (ölüm) nedeniyle işçinin eşi ve çocukları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat alacağı yönünden) sorumluluğun kime ait olduğu hususunun taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin 13. maddesinde düzenlendiği, yukarıda da ortaya konulduğu gibi iç ilişkide tüm sorumluluğun alt yüklenici olarak davacı ---------- Şirketi'ne ait olduğu, davacının davalıya rücu hakkının bulunmadığı, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 1.222,36 TL harçtan mahsubu ile bakiye 794,76 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (71.577,10 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.02/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.