Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/585
2025/110
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/585 Esas
KARAR NO: 2025/110
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 21/08/2023
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin tüm yer altı ve yer üstü kablo montaj ve demontaj işleri, arıza ve ilgili diğer tüm faaliyetlerini saha ve ofis hizmetleri verdiğini, ---------- bağlantılar aracılığı ile müvekkili şirkete ulaşan ----------- bulunan ------------ şirketinin ------------ isimli projesinde "anahtar teslim dış cephe levha kaplama" işleri ile ilgili müvekkili şirket ile çalışmak istediğini ilettiğini ve müvekkili şirkete iletilen iş eksiksiz olarak yerine getirilerek taşıyıcı firmalara teslim edildiğini, müvekkile şirket ile davalı ---------- Şirketi arasında yapılan anlaşma gereği ürünler davalı şirketin taşere ettiği ----------- Şirketi tarafından yerine getirildiğini, dava konusu hasarın -------- ---------- plakalı tırlar ile -------- --------- -------- taşınması sırasında meydana geldiğini, malzemelerin taşıma sırasında hasarlandığını, alıcı firma tarafından 22/08/2022 tarihinde tutulan tutunakta belirtildiği üzere paletlerde hasarlı malzemeler olduğuna dair ifade olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı proje ----------- sanayi bölgesinde yapılmak istendiği için korozyon (paslanma dayanımı) en yüksek düzeyde değerlere sahip yüzey kaplama işleri talep edildiğini, tüm yüzey kaplamaları onaylı olduğunu, müvekkilinin taşeron firması olması haricinde projenin danışman firması olduğunu, söz konusu malzemelerin taleplerini oluşturan, üreten ve iletenin müvekkili olduğunu, söz konusu malzemeleri müvekkili şirketin teslim aldığını, kontrol ettiğini, onayladığını ve raporladığını, ancak eksper raporunda malzemelerin uygunluğu noktasında gerçek olmayan ifadelerin kullanıldığını, müvekkili tarafından malzemelerin ön kontrollerinin yapılarak gönderildiğini, müvekkilinin tedarikçilerinden satın aldığı tüm ürünlerin irsaliyelerini ----------- Merkezli ---------- şirketine ilettiğini, iki ana tedarikçiden satın alınan ürünlerin bir faturada toplanarak gümrük faturası oluşturulduğunu, bu bağlamda müvekkil şirket sadece ihracatçı konumunda olduğunu, ancak söz konusu bu irsaliye - ürün uyuşmazlığına nasıl kanaat getirildiği anlaşılamadığını, müvekkil şirket ile ana nakliyeci firma ----------- arasındaki yazışmalarda görüleceği üzere söz konusu malzemeler tedarikçi firma adresi ----------- Mahallesi --------- Caddesi --------- Sokak No:--------- ---------- teslim edildiğini, ---------- Şirketi ana nakliyeci firma olduğunu, söz konusu taşıma işlemi---------- ŞİRKETİ'ne taşere edildiğini, --------- ŞİRKETİ alt nakliyeci firma olduğunu, ekspertiz raporunda "Ekspertiz esnasında yapılan görüşmelerde, mağdur firma yetkilisi -----------, firmalarına yanlış (sipariş verilenden farklı) ürünlerin gönderildiğini ifade etmiştir. Mevcut bu durum nedeniyle incelenen ürünler, mal faturasındaki ürünler ile eşleştirilememiştir.” ifadesinin yanlış olduğunu, raporda verilen bu ifade üzerine müvekkili şirket yetkilisi -------- -------- arayarak durumu sorduğunu, ---------- ise kendisinin böyle bir beyanının olmadığını, sigorta yetkililerini arayıp durumu düzeltmeleri için görüştüğünü söylediğini, ancak düzeltilen bir durum söz konusu olmadığını, ----------- ile müvekkilin ------------ yazışmaları dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, ---------- ------------ şirketinin şantiye şefi olarak görev yaptığını, taşıyıcı taşıma edimini yerine getirirken aynı zamanda eşyayı koruma borcu da üstlendiğini, taşınan eşyaların tümünde meydana gelen değer azalması taşıyıcının sorumluluğunda olduğunu, taşıyıcının taşımak üzere teslim aldığı eşyanın zıya ve hasarı ile geç teslim edilmesinden doğan zararlardan sorumlu olduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılar hakkında - fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla - şimdilik 1.626,17 Euro = 48.064,85 TL olan alacağın (21.08.2023 tarihli kur uyarınca 1 EURO = 29.6494 TL) uygulanacak ticari faizi ile birlikte müvekkil davacı şirkete ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, CMR Konvansiyonunun 30.maddesi uyarınca müvekkiline usulüne uygun ihbarın yapılmadığını, açıkça görülebilen hasarlarda teslim anında, açıkça görülemeyen hasarlarda teslimden 7 gün içinde taşımacıya yapılması lazım gelen yazılı ihbar yapılmadığını, iddia edilen zarardan müvekkilin sorumlu tutulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşıma emtianın uluslararası taşıması olduğunu, Anayasa ve CMR 1.madde gereği usulüne uygun şekilde onaylanıp yürürlüğe giren CMR Konvansiyonunun kanun hükmünde sayılmakla somut ihtilafa uygulanması gerektiğini, dava dilekçesinde atıf yapılan TTK hükümlerinden öncelikli olarak CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağının açık olduğunu, dava konusu taşıma işi TTK madde 894 vd. Düzenlenen taşınma eşya kapsamında olmadığını, iş bu dava taşıma esnasında emtiaların hasarlandığı iddiasına ilişkin olduğundan CMR uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılması gerektiğini, davacının eksper raporuyla ilgili olarak dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, eksper raporunda açıkça görüleceği üzere üretim kaynakla hasarlar ve yanlış teslim edilen ürünlerin işin doğası gereği hesaplamaya katılmadığını, davacının tazminat talebinin fahiş ve konvansiyona aykırı olduğunu, tazminatın Konvansiyonun 23. Maddesinde öngörülen usul ile tespit edilmesini, buna göre hasarlı olduğu iddia edilen ambalaj kısmın eksik brüt ağırlığının 8.33 SDR hesap birimi karşılığı kadar tutarın tazminatın üst sınırı olarak ve bu tutarı aşmayacak şekilde hesaplama yapılması gerektiğini, dava dışı taraflar arasında düzenlenen satış faturası dikkate alınarak objektif olmayan ve CMR 23. maddeye aykırı şekilde belirlenen tazminat miktarını kabul etmediklerini, eksper raporunda sovtaj bedeli hesabının yapılmadığını, CMR konvansiyonu madde 27 uyarınca en fazla %5 faiz talep edilebilecekken ticari faiz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu savunarak; dava konusu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumluğunun bulunmadığından davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik kararı verilmesini, yetkili mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, CMR konvansiyonu hükümleri, Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) ve Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) hükümlerine göre özel hüküm niteliğini haiz olduğundan bahisle somut uyuşmazlık CMR hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, CMR konvansiyonu’nun 32. maddesine göre CMR’ye tabi taşımalarda doğacak davalarda zamanaşımı süresi 1 yıl olduğunu, bu bağlamda zamanaşımı defimiz çerçevesinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taşıması yapılan yükte oluşan hasardan dolayı uğranılan zarar bakımından müvekkiline sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, taşıma işini fiilen gerçekleştiren diğer davalı ----------- olduğunu, yükte oluşan hasardan ancak bu şirketin sorumlu tutulabileceğini, davacının davasını ispatlaması gerektiğini, davaya konu taşıma işi ------------ nolu CMR senedi kapsamında ---------- ------------ bulunan alıcıya ---------- ve ----------- plakalı araçlarla diğer davalı --------- tarafından gerçekleştirildiğini ve müvekkil şirket tarafından organize edildiğini, müvekkilinin dava konusu taşıma işi bakımından kendisinden beklenen özeni gösterdiğini, taşımayı gerçekleştiren araçlara yükleme yapıldığı esnada fotoğrafların çekildiğini, müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan daha sonra davacının taşımanın gerçekleştirildiği tıra başkaca emtialar yüklediğinin daha sonra öğrenildiğini, bu çerçevede taşıma işini gerçekleştiren ve şayet yükte bir hasar söz konusu ise bundan doğan zarardan sorumlu olan şirketin diğer davalı --------- olduğunu, yapılan anlaşma uyarınca taşımanın------------ esasına göre yapılması hususunda anlaşıldığını, başka bir deyişle yüklemenin yapıldığı tırın tek bir yüke tahsis edildiğini ve taşımanın bu şekilde gerçekleştirileceğinin ifade edildiğini, diğer davalı tarafından müvekkil şirkete iletilen 25/07/2022 tarihli teklif metninde görüleceği üzere ---------- navlun teklifini araç başına olacak şekilde verdiğini, CMR Konvansiyonu’nun 17/2 maddesi uyarınca da müvekkil şirketin somut olayda meydana geldiği iddia edilen hasardan sorumlu olması mümkün olmadığını, davacı tarafından dosyaya ekspertiz raporu sunulduğu, ancak raporun tek taraflı tanzim edildiğinden dolayı davacının taleplerine dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacının 1.626,17 EURO’nun ticari faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmişse de bu husus CMR konvansiyon hükümlerine açıkça aykırılık taşıdığını, davacının yılda %5’ten fazla faiz talep etmesi mümkün olmadığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : ----------Ş.'ye müzekkere yazıldığı görüldü. 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacı ile dava dışı ----------- ile arasındaki 12/08/2022 tarih ve ------------ nolu faturaya konu satılanın (taşınanın), -------- - -------- plakalı tırlarla --------- ----------- taşınması sırasında zarara uğraması nedeniyle açılan tazminat davasıdır. Davalı --------- Şirketi'nin yetki itirazının, dava konusu olayda --------- arasında gerçekleşen karayolu taşıması söz konusu olması nedeniyle olaya CMR hükümlerinin uygulanacağı, CMR Konvansiyonu'nda mahkemelerin milletlerarası yetkisinin düzenlenmediği, olayda yabancılık unsuru bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin 5718 sayılı MÖHUK'un "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder" hükmünü öngören 40. maddesine göre belirleneceği, davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu, taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklara ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 890/1 ve 2 maddesinde özel yetki kuralı öngörüldüğü, buna göre "Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesinin de yetkili olduğu, yine fiilî taşıyıcıya karşı açılacak davanın, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği", somut olayda taşınanın teslim alındığı yer ---------- olduğu gibi, fiili taşımacının ikamet adresinin de ----------- olduğu, tüm bu sebeplerle mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varıldığından reddine karar verilmiştir.Davalı --------- Şirketi'nin zamanaşımı def'inin ve hak düşürücü süre itirazının, dava konusu olayda ----------- arasında gerçekleşen karayolu taşıması söz konusu olması nedeniyle olaya CMR hükümlerinin uygulanacağı, CMR Konvansiyonu'nun 32. Maddesinde "Bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. (...) ve şu tarihlerde başlar: a)Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren" hükmünün öngörüldüğü, malın alıcıya/gönderilene 22/08/2022 tarihinde teslim edildiği, dava tarihinin 21/08/2023 olduğu, bu sebeple davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varıldığından reddine karar verilmiştir. 01/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce 28/05/2024 tarihli celsede"Dava dışı -----------Ş'ne müzekkere yazılarak ------------ numaralı poliçenin ve buna ilişkin hasar dosyasının (özellikle hasarlı malların brüt ağırlığını gösterir belgelerin) eksiksiz bir şekilde mahkememize gönderilmesinin istenmesine," karar verilmiş, müzekkere cevabının 21/08/2024 tarihinde mahkememize gönderilmesinin akabinde dosya ek rapor sunulması için bilirkişiye verilmiş, 28/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 1. maddesi uyarınca "(1)Bu Sözleşme, Sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. (2)Bu Sözleşmenin uygulanması bakımından "taşıt" sözcüğü 19 Eylül 1949 tarihli Karayolu Trafiği Anlaşmasının 4 üncü maddesinde tanımlandığı gibi motorlu taşıtlar, dizi halinde taşıtlar, römorklar ve yarı römorklar anlamına gelir.CMR'nin 4. maddesi uyarınca "Taşıma mukavelesi bir sevk mektubunun düzenlenmesi ile gerçekleştirilir. Bu mektubun yokluğu usule aykırı oluşu veya kaybolması, bu Sözleşme hükümlerine tabi olacak olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini etkilemez.CMR'nin 8/1. maddesi uyarınca "Yükü teslim aldığı sırada taşımacı şunları kontrol edecektir: a) Parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğu, b) Yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumu"CMR'nin 9. maddesi uyarınca "(1)Sevk mektubu, taşıma mukavelesinin akdine, mukavelenin koşullarına ve yüklerin taşımacı tarafından kabulüne, karine teşkil eder. (2) Sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır."CMR'nin 17/1 ve 3. maddesi uyarınca "(1)Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. (...) (3) Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur."CMR'nin 23. maddesi uyarınca "(1)Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2)Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. (3) Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. (4) Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez. (...) 7. Bu sözleşmede belirtilen hesap birimi, Uluslararası Para Fonunca tarif edildiği gibi Özel Çekme Hakkıdır. Bu anlaşmanın 3 sayılı fıkrada belirtilen meblağı olayla ilgilenen mahkemenin bulunduğu Devletin ulusal parasına, karar tarihinde veya taraflar arasında mutabık kalınan tarihte cari kur degeri üzerinden tahvil edilecektir. Özel Çekme Hakkı için uygulanacak, Uluslararası Para Fonuna üye olan bir Devletin ulusal parasının degeri, Uluslararası Para Fonu tarafından kendi muamele ve işlemleri için anılan tarihte geçerli, değerlendirme yöntemine uygun olarak hesaplanacaktır. Özel Çekme hakkı uygulamaları için, Uluslararası Para Fonuna üye olmayan bir Devletin ulusal parasının değeri, o Devlet tarafından tayin edilecek şekle göre hesaplanacaktır.CMR'nin 25. maddesi uyarınca "(1) Hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen degerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder. (2) Ancak tazminat şu miktarları aşamaz: a) Eğer gönderilen malın tamamı hasara uğramış ise, tamamı kaybolduğundan ödenmesi gereken miktar, b) Eğer gönderilen yükün bir kısmı hasara uğramış ise, eksilen kısmı için ödenmesi gereken miktar."CMR'nin 27. maddesi uyarınca "Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır."CMR'nin 30. maddesi uyarınca "(1) Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. (2) Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir."CMR'nin 32. maddesi uyarınca "Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacı ile dava dışı ----------- ile arasındaki 12/08/2022 tarih ve ---------- nolu faturaya konu satılanın (taşınanın), --------- - ---------- plakalı tırlarla---------- ----------- taşınması sırasında zarara uğraması nedeniyle açılan tazminat davası olduğu, uyuşmazlığın esasının CMR hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, zira yukarıda da belirtildiği gibi taşınanların teslim alındığı yerin -----------, teslim edileceği yerin ------------ olduğu,---------ve ----------- devletlerinin CMR'ye taraf olması nedeniyle CMR md. 1 uyarınca uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacağı, davalı ile davalı asıl taşıyıcı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve diğer davalının fiili taşıyıcı olduğu konusunda bir tereddüt ve çekişme olmadığı, davalıların sorumluluğun tespit edilmesi halinde sorumluluğun CMR hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen olacağı, CMR'nun 8. maddesi uyarınca taşıyıcının yükü teslim aldığı sırada taşınanların parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğu hususunu kontrol etmekle yükümlü olduğu, aksi takdirde taşınanları CMR md 9 uyarınca sevk mektubundaki gibi teslim aldığının kabulünün gerektiği, somut olayda taşıyıcının taşınanların eksik olduğu yönünde sevk mektubunda herhangi bir çekincesinin bulunmadığı, bu sebeple taşınanları sevk mektubundaki gibi aldığının kabulünün gerektiği, CMR md 17 uyarınca taşımacının yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu ve yine taşımacının çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı da sorumlu olduğu, yine alıcının da CMR 30. madddesi uyarınca taşınanların taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına karine teşkil ettiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, belirtildiği gibi taşıyıcının taşınanların eksik olduğu yönünde sevk mektubunda herhangi bir çekincesinin bulunmadığı, bu sebeple taşınanları sevk mektubundaki gibi aldığının kabulünün gerektiği, dosya kapsamında bulunan CMR belgesine göre taşınanın 22.08.2022'de teslim edildiği ve alıcı tarafından belgeye “Bütün paletlerde zedelenmiş malzemeler var” şeklinde şerh düşüldüğü, bu sebeple hasarın taşıyıcıya teslim anında bildirilmiş olduğunun kabulünün gerektiği, tüm bu sebeplerle hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin ve taşımacının bundan sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, bu kapsamda mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen 1.246,83 SDR sorumluluk üst limiti ve 1.623,20 Avro gerçek zarar miktarının somut olayın gerçeklerine ve yukarıda atıf yapılan CMR hükümlerine uygun olduğu (tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine -ticaret borsası fiyatına, yoksa geçerli piyasa fiyatlarına- göre hesaplanacağından taşınanların fatura değerlerinin gerçek zararın hesabında dikkate alınması, yine limitin hasar gören eşyanın brüt ağırlığı üzerinden davada talep edilen para birimi üzerinden ve o para biriminin karar tarihine en yakın SDR kuru üzerinden hesaplanması mahkememizce hukuka uygun bulunmuştur), gerçek zarar miktarının hüküm tarihi itibariyle sorumluluk üst limitinden daha fazla olması (1.246,83 SDR x hüküm tarihi itibariyle SDR/Avro kuru 1,27 = 1.583,47 Avro) nedeniyle davalıların sorumluluk üst limiti ile sorumlu olacakları, alacağın döviz alacağı olması, alacaklının ticari faiz talebinin bulunması, döviz alacağına ticari faiz uygulanamayacak olması ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın %5 oranında düşük olması nedeniyle alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanması gerektiği, davacının talep sonucunda faizin başlangıç tarihi bakımından bir talep bulunmadığı anlaşılmakla alacağa dava tarihinden itibaren faiz işlemesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların sorumluluk limiti 1.246,83 SDR'nin hüküm tarihindeki Euro karşılığı olan 1.583,47 Euro maddi tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (1.583,47 Avro x dava tarihindeki kur 29,6494 TL = 46.948,93 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 3.207,08 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 820,83 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.386,25 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 1.129,08 TL dava açma masrafı, 99,20 TL vekalet harcı ve 7.259,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.487,28 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (1.583,47/1.626,17) göre 8.264,42 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ---------- Şirketi tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 38,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (42,70/1.626,17) göre 1,00 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ---------- Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ---------- Şirketi tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 198,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (42,70/1.626,17) göre 5,20 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ----------- Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (1.583,47 Avro x dava tarihindeki kur 29,6494 TL = 46.948,93 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (42,70 Avro x dava tarihindeki kur 29,6494 = 1.266,03 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 ve 3/2 uyarınca hesaplanan 1.266,03 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (1.583,47/1.626,17) göre 3.115,97 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 84,03 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------------ ve davalı ------------ vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.