mahkeme 2023/456 E. 2024/699 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/456
2024/699
24 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/456 Esas
KARAR NO: 2024/699
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin kimyasal madde imalat ve ticareti yapan bir firma olduğunu, 30.07.2022 tarihinde davalı şirkete 53.800 kg granül kükürt satışı yapıldığını ve buna dayalı olarak ---------- no.lu ticari e-fatura düzenlendiğini, söz konusu faturaya davalı tarafça da itiraz edilmediğini ve muhasebe kayıtlarına da işlendiğini, fatura içeriği davalı tarafça kabul edildiğini, davalı şirket yetkilileri davacının mesajlarına ve aramalarına rağmen davacıyı oyaladığını ve fatura bedelini ödemediğini, ödenmeyen fatura bedeli ve faturada kararlaştırılan vade farkı üzerinden davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan takibine borçlu şirket vekili tarafından itiraz ettiğini, davacı şirketin icra takibine konu alacağı granül kükürt satışına ilişkin olduğunu, davalı taraf da davacının alacağını kabul etmesine rağmen borcunu ödemeyi ötelediğini, işbu sebeplerle davalı-borçlunun icra takip dosyasına yapmış bulunduğu borca itirazının iptaliyle takibin devamına, davacı şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli yapılan borca itiraz sebebiyle davalı-borçlu aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, fatura tarihinden bu yana Türk Lirasının alım gücünün düşmesi, enflasyondaki artış ve davacının ticari kaybı da gözetilerek inkâr tazminatının yüksek belirlenmesini yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle, öncelikle davalının malvarlığı, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalı-borçlu tarafından --------- İcra Müdürlüğünü --------- E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle, takibin devamına, haksız borca itiraz nedeniyle takibe konu alacağın 9420'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, davacı şirketin alacağına ve vade farkı alacağına takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacı tarafından davalı şirkete 53.800 kg granül kükürt satışı yapıldığı iddia edilmiş ise de işbu iddia hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı gibi alım satıma ilişkin bir hukuki ilişki de söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı taraftan dava konusu malzemeyi satın almadığını, dolayısıyla davacı tarafça işbu iddialara dayalı olarak tanzim edilmiş olan fatura da hukuka aykırı olduğunu, davalı şirkete fatura içeriğinde belirtilen mallar teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte taraflar arasında herhangi bir mal alım satımına dair bir hukuki ilişkinin de bulunmadığını, davacı tarafından tanzim edilmiş olan fatura sözleşmenin kurulmasına ilişkin olmadığından davacı tarafın davalı şirket ile aralarında bir hukuki ilişki olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dolayısıyla geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığından davacı tarafça tanzim edilen faturanın da hüküm ve sonuçlarını doğurması beklenmeyeceğini, davacı tarafça tanzim edilen -------- no.lu fatura incelendiğinde "vadesinde ödenmeyen faturalara aylık %4 vade farkı uygulanır." ibaresinin yer aldığını, --------- İcra Müdürlüğünün ---------E. Sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrinde 22.908,68 TL vade farkı talep edildiği görüldüğü, yukarıda açıklanan hususlar ve Yerleşik Yargıtay kararları kapsamında vade farkının istenebilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme olması ve sözleşme içerisinde vade farkı hususunun düzenlenmesi gerektiğini, davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmaması sebebiyle davacı tarafın vade farkı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek; haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ---------- Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi -------- 19/12/2023 tarihli raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisine dayalı 30.07.2022 tarih ve --------- numaralı fatura ve vade farkı alacağının tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.--------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibinde ödeme emrinin aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür. SMMM Bilirkişi --------- 19/12/2023 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır .6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisine dayalı 30.07.2022 tarih ve --------- numaralı fatura ve vade farkı alacağının tahsili için başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalının dava konusu yapılan faturaya ilişkin hizmeti Vergi Dairesi'ne bildirdiği, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 381.811,82 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının bu alacağını ispatladığı, yukarıda da ortaya konulduğu gibi davacının takipte ileri sürdüğü diğer alacak talebinin anılan faturada gösterilen alacağın fer'isi niteliğinde olan faiz alacağı değil, vade farkı alacağının olduğu, bunun faiz niteliğinde olmadığı, davacının bu alacağı kesin deliller ile ispatlamakla mükellef olduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere bu hususta herhangi bir yazılı anlaşma bulunmadığı gibi tarafların ticari defterlerinde bu hususta bir kayıt bulunmadığı, davacının bu alacak türünü kesin delillerle ispatlayamamış olması nedeniyle bu yönden davanın reddinin gerektiği, davacının yemin deliline dayanmadığı, yine faturaya konu 381.811,82 TL alacak yönünden davalı tarafça malların teslim edilmediği/hizmetin sunulmadığı savunulmuş ise de yukarıda da belirtildiği gibi davalının bu faturayı defterine işlediği ve vergi dairesine alım olarak bildirdiği, faturaya süresinde itiraz etmediği, bu sebeple malların teslim edildiği yönünde karine oluştuğu, bu karinen aksini yani malların teslim edilmediğini ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalı tarafça bu hususta kesin delil sunulmadığı, yemin deliline dayanıldığı, davacı asilin yemin edasının yapıldığı ve malların teslim edildiği hususunda yemin ettiği, bu sebeple davalının malların teslim edilmediği olgusunu ispatlayamadığı, takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talep edilmemiş olması nedeniyle bu hususta değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında kısmen haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğunu gösterir bir delil bulunmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 381.811,82 TL fatura alacağı yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 381.811,82 TL fatura alacağı yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (381.811,82 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 76.362,36 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (381.811,82 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 26.081,56 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 6.911,62 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 19.169,94 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 7.117,12 TL dava açma masrafı, 38,40 TL vekalet harcı ve 4.118,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 11.273,52 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (381.811,82/404.720,50) göre 10.635,39 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 76,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (22.908,68/404.720,50) göre 4,34 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
8-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (381.811,82 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 59.271,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (22.908,68 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (381.811,82/404.720,50) göre 2.943,39 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 176,61 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.