mahkeme 2023/184 E. 2024/269 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/184

Karar No

2024/269

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/914 Esas
KARAR NO: 2024/309
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 16/12/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: iş bu davanın kasko poliçesindeki hukuksal koruma klozundan kaynaklı müvekkil tarafından kendi vekiline ödenen vekalet ücretinin tahsiline ilişkin olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava açılmadan önce sehven ------- Heyetine başvurulduğunu, başvurunun müvekkilinin aracının ticari olması sebebiyle reddedildiğini, müvekkile ait -------- plakalı aracın 02/10/2021 tarihli kazası sebebiyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla ------- Asliye Ticaret Mahkemesi --------- esas sayılı dosyası açıldığını ve davanın sonuçlandığını, iş bu davada müvekkili tarafından davanın açılabilmesi için tarafına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen vekalet ücretinin ödeneceğinin sabit olduğunu, müvekkilinin aracının davalı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, bu poliçeye Hukuksal Koruma Sigortasının da dahil edildiğini, talep konusunun kasko şirketi tarafından hukuksal koruma klozu kapsamında ödenmesi gerektiğine dair pek çok Yargıtay ilamının bulunduğunu, davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, başvurunun davalı şirkete tebliğ edildiğini, yasal süre içerisinde herhangi bir ödemenin yapılmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin arabuluculuk sürecinde de kendisini vekil ile temsil ettiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkil tarafından hukuki yardım alması neticesinde vekiline ödenecek teminat limiti doğrultusunda 4.080,00 TL (Teminat Limitleri ve AAÜT Dahilinde Belirlenmiştir) yasal vekalet ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkil kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de (2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 16/2-c doğrultusunda 2.400 TL) tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davaya konu -------- plaka nolu aracın müvekkil şirket nezdinde -------- Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının müvekkiline yapmış olduğu başvurunun usulüne uygun olmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının ikame ettiği tarihte kendisini vekil ile temsil ettiğini ispatlaması gerektiğini, ilgili klozun sadece avukatlık ücretine ilişkin olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin arabuluculuk ücreti kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, davacının vekalet ücreti ödediğini ispatlaması gerektiğini, uyuşmazlık konusuna yasal faiz uygulanması gerektiğini, dava konusu alacak taleplerinin zaman aşımına uğradığını, söz konusu alacak taleplerinden müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, kasko poliçesindeki hukuksal koruma klozundan kaynaklı tazminat davasıdır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesi uyarınca "(1) Bu Kanunun uygulanmasında; (...) l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, (...) ifade eder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın kasko poliçesindeki hukuksal koruma klozundan kaynaklı tazminat davası olduğu, davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için davacının tüketici sıfatında bulunmaması gerektiği, zira 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesi uyarınca mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan sigorta sözleşmelerinin tüketici işlemi olarak nitelendirildiği, somut olayda davacının kasko sigorta sözleşmesini akdederken mesleki amaçla veya tacir sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı, davacının somut olayda tüketici sıfatında bulunduğu, bu sebeple davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ------- Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın-------- Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim