mahkeme 2022/754 E. 2025/687 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/754
2025/687
9 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/754 Esas
KARAR NO : 2025/687
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/09/2022
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 20/06/2022 tarihinde sürücüsü ------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı araç ile sürücüsü -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracın çarpışmaları sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkiline ait aracın reel değer kaybı ve hak mahrumiyeti bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini, bu hususta bilirkişiler tarafından rapor hazırlanması gerektiğini iddia ederek; müvekkiline ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL reel değer kaybı bedeli ve 100,00 TL hak mahrumiyeti bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı -------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın niteliği ve zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, belirsiz alacak talepli açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının araçta meydana gelen hasar bedelini, değer kaybını ve hak mahrumiyetini belirleyebileceğini, görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından ileri sürülen hasara ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün gerçekleşen olayda kusurunun bulunmadığını, trafik polisi memurlarınca olay yerinde tutulan tutanağın delil hükmünde olmadığını, davanın --------- ihbar edilmesini, hasar dosyasının celbini, davacının aracını nerede onarım yaptırdığı, onarım tutar ve bedeline ilişkin tüm kayıtların da celbinin gerektiğini savunarak; davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, zamanaşımı ve görev itirazlarının kabulünü, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı ---------- tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER:---------, --------, --------Ş., --------Ş., --------Ş., --------Ş, --------- Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı görüldü. Bilirkişi Nesimi -------- tarafından dosyaya 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü. Bilirkişiler -------- ve --------- tarafından dosyaya 02/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü. Davacı vekili tarafından 03/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ve 23/07/2025 tarihli ek bedel artırım dilekçesi sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalı --------- sevk ve idaresindeki ve davalı --------Ş'nin mülkiyetindeki -------- plakalı araç ile davacının mülkiyetindeki -------- plakalı araçların karıştığı 20/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının giderilmesine yönelik açılan maddi tazminat davasıdır. Dava konusu alacağın 20/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 02/08/2022 ilâ 02/09/2022 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, 28/09/2022 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, kaldı ki olay tarihinden dava tarihine kadar iki yıl geçmediği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalı --------Ş'nin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.12/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın %75, davacı tarafın %25 kusurlu olduğu, maddi hasarın 282.130,14 TL olduğu ve kusurla oranlayınca 211.597,60 TL olduğu, değer kaybının 150.000,00 TL ve kusurla oranlayınca 112.500,00 TL olduğu, araç mahrumiyeti zararının 22.500,00 TL ve kusurla oranlayınca 16.875,00 TL (yakıt gideri amortisman tenzil edilmeli tespiti bulunmakta) olduğu tespit edilmiştir. Bu rapora davalı -------- her yönüyle itiraz ettiği, davacının kusura itiraz etmediği, değer kaybı ve maddi hasar miktarına itiraz ettiği görülmüştür. 22/05/2023 tarihli ek raporda kök rapordaki kanaatlerin korunduğu tespit edilmiştir.
29/01/2024 tarihli ikinci raporda kök rapordaki kanaatlerin korunduğu, yalnızca araç mahrumiyeti zararı yönünden amortisman gideri tenzil edildikten sonra araç mahrumiyeti zararının 7.968,75 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu rapora karşı her iki tarafın da yukarıdaki gibi itirazlarını ileri sürdüğü görülmüştür.05/12/2024 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli herhangi bir tespit içermediği görülmüştür. 01/07/2025 tarihli heyet raporunda davalı tarafın %75, davacı tarafın %25 kusurlu olduğu, maddi hasarın 270.730,28 TL olduğu ve kusurla oranlayınca 203.047,71 TL olduğu, değer kaybının 185.000,00 TL ve kusurla oranlayınca 138.750,00 TL olduğu, makul onarım süresinin 15 gün olduğu, davacının 7 gün ikame araç kullandığı, araç mahrumiyeti zararının 10.650,00 TL olduğu, kusur ve ikame araç süresi ile oranlayınca araç mahrumiyeti zararının 5.680,00 TL olduğu, dava dışı --------Ş tarafından maddi hasara ilişkin 206.467,90 TL ödeme yapıldığı, değer kaybına ilişkin olarak dava dışı ----------Ş tarafından 49.999,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.
Son heyet raporunda değer kaybı zararı yönünden davalı aleyhine raporlar arasında çelişki bulunduğu ancak davalı tarafın rapora itiraz dilekçesinde çelişki nedeniyle dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talebinin bulunmadığı, yine maddi hasar yönünden davacı aleyhine raporlar arasında çelişki bulunduğu, ancak davacı tarafın rapora itiraz dilekçesinde çelişki nedeniyle dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi talebinin bulunmadığı görülmüştür. Yukarıdaki paragrafta anılan heyet raporunda maddi hasar hesaplanırken önce ödemenin tenzil edildiği, ardından kusur oranlaması yapıldığı tespit edilmiştir.Talebe konu tazminat kalemlerinin sayısı ve dosyada alınan raporların fazlalığı dikkate alınarak bu husus aşağıdaki şekilde tablolaştırılmıştır
İlk Rapor Son Heyet Raporu
Kusur Durumu %75-%25 %75-%25
Maddi hasar 282.130,14 TL 270.730,28 TL
Değer kaybı 150.000,00 TL 185.000,00 TL
Araç mahrumiyeti 10.625,00 TL (davacının itirazı yok) 10.650,00 TL
Davacının ilk bedel artırım dilekçesi talep sonucu "11.597,60 TL hasar , 49.126 TL değer kaybı ve 7.968,75 TL hak mahrumiyeti talebimizin kabulü ile toplam da 68.692,35 TL' ye kaza tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine" şeklinde olduğu görülmüştür. Davacının ikinci bedel artırım dilekçesi talep sonucu "11.597,60 TL hasar , 88.750,00 TL değer kaybı ve 7.968,75 TL hak mahrumiyeti talebimizin kabulü ile toplam da 108.316,35 TL'ye kaza tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine," şeklinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalı -------- sevk ve idaresindeki ve davalı --------Ş'nin mülkiyetindeki --------- plakalı araç ile davacının mülkiyetindeki -------- plakalı araçların karıştığı 20/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının giderilmesine yönelik açılan maddi tazminat davası olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere tüm bilirkişi raporları ile davacının %25, davalıların %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre kusur durumunun hukuka uygun bulunduğu, maddi hasara ilişkin tazminat talebi yönünden son heyet raporu ile ilk rapor arasında davacı aleyhine çelişki oluştuğu, ancak davacının son heyet raporuna bu yönüyle itirazının bulunmadığı, bu sebeple bu maddi hasarın 270.730,28 TL olarak kabulünün gerektiği, heyet raporunda maddi hasar hesaplanırken önce ödemenin tenzil edildiği, ardından kusur oranlaması yapıldığı, bu hesaplamanın hatalı olduğu, zira davacının talep edebileceği tazminat miktarının öncelikle kusura göre belirleneceği, bu durumda davacının talep edebileceği miktarın 203.047,71 TL olabileceği, dava dışı ---------Ş tarafından maddi hasara ilişkin 206.467,90 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle davacının bakiye maddi hasara ilişkin tazminat alacağı kalmadığı, bu yönden davanın reddinin gerektiği, değer kaybına ilişkin tazminat talebi yönünden, son heyet raporu ile ilk rapor arasında davalı aleyhine çelişki oluştuğu, ancak davalının son heyet raporuna bu yönüyle itirazının bulunmadığı, bu sebeple son heyet raporu da dikkate alınarak değer kaybı zararının 185.000,00 TL olarak kabulünün gerektiği, kusurla oranlayınca davacının talep edebileceği miktarın 138.750,00 TL olduğu, dava dışı --------Ş tarafından 49.999,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye alacak miktarının 88.750,00 TL olduğu, bu miktar üzerinden davanın kabulünün gerektiği, bu hususta her ne kadar davacı bedel artırım dilekçelerini ıslah dilekçesi olarak adlandırmış ise de davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle dilekçelerin bedel artırım dilekçesi niteliğinde olduğu ve tahkikat devam ettiği sürece alacağın miktarı belli oldukça birden fazla bedel artırım dilekçesi sunulmasında hukuken bir engel bulunmadığı, araç mahrumiyeti zararı yönünden ise aracın makul onarım süresi üzerinden emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti ve davacının kendi ara üzerinden davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmamış olması nedeniyle katlanmadığı masraflar mahsup edilerek yapılan hesaplama sonucunda, kusur durumu ve davacının 7 gün ikame araç kullandığı hususu da dikkate alınarak hesaplanan 5.680,00 TL araç mahrumiyeti zararının tespit edildiği, davanın bu miktar yönünden kısmen kabulünün gerektiği, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü yönünden TBK 117 uyarınca davalıların trafik kazası tarihinde temerrüte düştüğü, bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalı şirket yönünden davalının tacir ve olayın ticari iş kapsamında olması nedeniyle ticari avans faizi, davalı --------- yönünden, davalının tacir olmaması ve bu sebeple ticari iş kapsamında olmaması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin 88.750,00 TL ve araç mahrumiyetine ilişkin 5.680,00 TL maddi tazminatın, davalı -------- yönünden 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve davalı --------- Şirketi yönünden 20/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının maddi hasara dair tazminat talebinin ve araç mahrumiyetine dair fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (94.430,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 6.450,51 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harç ve 1.173,09 TL tamamlama harcının ve 676,70 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.520,02 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 172,90 TL dava açma masrafı, 148,30 TL vekalet harcı, 1.173,09 TL tamamlama harcı, 676,70 TL tamamlama harcı ve 4.760,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 6.930,99 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (94.430,00/108.316,35) göre 6.042,42 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı -------- Şirketi tarafından yapılan 11,50 TL vekalet harcı ve 19.069,25 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret toplam 19.080,75 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (13.886,35/108.316,35) göre 2.446,18 TL’sinin davacıdan alınarak davalı --------- Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (94.430,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı --------- Şirketi yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (13.886,35 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 13.886,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (94.430,00/108.316,35) göre 1.394,87 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 205,13 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------- vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.