Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/931

Karar No

2024/898

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/931 Esas
KARAR NO: 2024/898
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/06/2017
KARAR TARİHİ: 03/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin maliki olduğu --------- plaka nolu araca davalılardan ----------- ait olan ve diğer davalı ---------- sevk ve idaresinde olan --------- plaka nolu aracın çarptığını, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçta 19.472,13 TL hasar meydana geldiğini, hasarın meydana gelmesinde davalı ----------- %100 kusurlu olmasına rağmen davalıların sigorta şirketi maliyeti düşürmek adına aracı özel serviste yan sanayi parçalarla tamir ettirmek istediğini, buna karşılık müvekkilinin aracını özel serviste yaptırmak istemediği için yetkili serviste orjinal parçalarla onarımını yaptırdığını, bedelini kendi kasko firmasında aldığını, araçtaki tamirat nedeniyle meydana gelen değer kaybı ve müvekkilinin aracı kullanamamasından doğan zararı hiçbir şekilde karşılanmadığından dolayı bu zararı hiçbir şekilde karşılanmadığından dolayı bu zararı davalılardan talep etme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin hasara uğrayan aracını 17/08/2016 tarihinde sıfır olarak bayiden satın aldığını, kaza tarihinde aracın 7.329 km'de olduğunu, araçta herhangi bir değişen çizi bulunmadığını, aracın tamir süresi boyunda 19 gün süreyle kullanamadığını, araçta hatırı sayılır değer kaybına uğradığını, davalı ---------- adına kayıtlı aracın dava süresince 3.kişilere satılması halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararları doğacağını, ----------- plaka nolu araç üzerinde tedbir kararı verilmesi gerektiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta gerçekleşen değer kaybı zararının ve tamir süresince aracı kullanamama zararının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00TL'sinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı ------------ vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin oto alım-satım ve komisyonculuğu işiyle iştigal ettiğini,--------- plakalı aracı galericilik faaliyeti içinde satış için aldığını, bu aracı trafik kazasının gerçekleştirdiği gün satın aldığını, ------------ bulunan iş yerine getirmek üzere iken bu trafik kazasının gerçekleştiğini, davacının da ticari şirket olduğunu, dava konusu trafik kazası tarafların ticari faaliyetleri esnasında gerçekleştiğini, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin satın almış olduğu ve diğer davalı ------------ sevk ve idaresinde olan ------------- plaka nolu aracın 26/05/2017 tarihinde davacı şirkete ait olan ------------ plaka nolu araç ile kaza yaptığını, kaza tespit tutanağının araç sürücüleri tarafından tutulduğunu, kaza tespit tutanağı neticesinde her iki tarafın ZMSS yaptırdığı sigorta şirketlerince şirketlerarası mutabakat ile müvekkilin aracının sürücüsü tam kusurlu bulunduğunu, kaza tespit tutanağına ve kusur oranına itiraz ettiğini, yeniden bilirkişi marifetiyle kusur raporunun düzenlenmesini talep ettiğini, müvekkilinin kaza olayından sonra bu durumu dava açılması ile öğrendiğini, aracın tamirinin ----------- tarafından yapıldığını sanıldığını, ----------- tarafından müvekkile ait aracın ZMMS yapıldığını, poliçe kapsamında sigorta şirketin karşı taraf aracının değer kaybını da karşılaması gerekirken dava doğrudan müvekkile yöneltildiğini, bu sebeple ----------- sorumluluğu söz konusu olduğunu, davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davanın açılmasında müvekkilin bir kusuru bulunmadığını, sigorta şirketinin tamiri yaptıracağı serviste yan sanayi parçalarla yaptıracağı iddiasının somut olmadığını, aracın 19 gün süreyle kullanılmaması sigorta şirketleri ve servisin sorumluluğunda olduğunu savunarak; davanın esas yönden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : ----------- , ---------- Şirketi, ----------- Araç Kiralama, ------------ Oto Kiralama şirketine müzekkereler yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından 14/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. Mahkememiz dosyasına bilirkişi kök ve ek raporların alınmış olduğu görüldü.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacıya ait ----------- plakalı araç ve davalı ----------- ait, davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın karıştığı 26/05/2017 tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazminine ilişkin açılan tazminat davasıdır. Bilirkişi ------------ 16/09/2022 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. Bilirkişi ---------- ve ----------- 07/07/2023 tarihli raporunda Bilirkişi ------------ 16/09/2022 tarihli kök raporundaki değerlendirmelerin korunduğu görülmüştür. Bilirkişi ----------- 13/10/2023 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür: Değer kaybı zararının miktarı yönünden raporlar arasında çelişki bulunduğundan, dosya çelişkilerin gerekçeli şekilde giderilmesi amacıyla üçüncü bir bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi ----------- 04/06/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Davalı -------- bedel artırım dilekçesine karşı zamanaşımı def'inin, davanın belirsiz alacak davası olması ve alacağın bilirkişi raporu ile tespit edilen ve bedel artırım dilekçesine konu edilen tüm kısmı yönünden dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesilmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacıya ait ---------- plakalı araç ve davalı ---------- ait, davalı ----------- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı aracın karıştığı 26/05/2017 tarihli trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazminine ilişkin açılan tazminat davası olduğu, davanın davalı ----------- yönünden karşı haksız fiilden ve davalı ------------ yönünden araç işleteni olmasından dolayı KTK md. 85 kaynaklı olduğu, davalı----------- sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması, davacının zarara uğramış olması ve zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, diğer davalının da kusur oranında KTK 85 kaynaklı olarak kusursuz sorumluluk ilkesi gereği davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu, mahkememizce alınan tüm bilirkişi raporların göre davalı ---------- olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, raporların somut olayın gerçeklerine uygun olması nedeniyle mahkememizce de bu rapora itibar edilebileceği, değer kaybı zararı yönünden yukarıda da ortaya konulduğu gibi Bilirkişi ----------- 16/09/2022 tarihli raporu, Bilirkişi ---------- ve ----------- 07/07/2023 tarihli raporu ve Bilirkişi ------------ 13/10/2023 tarihli raporları arasında çelişki bulunduğu, çelişkinin Bilirkişi ------------ 13/10/2023 tarihli raporunda gerekçelendirildiği, yine Bilirkişi ----------04/06/2024 tarihli raporunda da aynı gerekçeyle değer kaybı zararının miktarı yönünden Bilirkişi ----------- 13/10/2023 tarihli raporundaki değerlendirmenin teknik ve bilimsel anlamda doğru kabul edildiği ve aynı sonuca ulaşıldığı, bu sebeple davacının değer kaybı zararının Bilirkişi ------------- 13/10/2023 tarihli raporunda ve Bilirkişi ---------- 04/06/2024 tarihli raporunda tespit edildiği üzere 6.200,00 TL olarak kabulünün gerektiği, araç mahrumiyeti zararı yönünden ise, zararın tüm bilirkişi raporlarında (davacının onarım amacıyla aracından mahrum kalması makul olan süre kadar, o tarihteki şartlara göre, ortalama/makul ikame araç kira bedeli üzerinden davacının kendi aracını kullanamaması nedeniyle yapmadığı (amortisman vs gibi, yakıt gideri hariç) masraflar hesaplanacak düşülmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda) 1.720,00 TL olarak tespit edildiği, tespit edilen bu zararlar ile davalı ---------- hukuka aykırı ve kusurlu fiili arasında nedensellik bağının bulunduğu (bilirkişi raporunda zararın fiile uygun olduğunun tespit edildiği), zira zararın fiil neticesinde gerçekleştiği, tüm bu sebeplerle yukarıda belirtilen esaslarla davalıların tespit edilen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, temerrütün TBK 117/2 maddesi uyarınca olay tarihi olan 26/05/2017 tarihinde gerçekleştiği, yine tarafların tacir ve işin ticari iş olması nedeniyle alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin 6.200,00 TL ve araç mahrumiyetine ilişkin 1.720,00 TL maddi tazminatın 26/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (7.920,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 541,01 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 31,40 TL peşin harç ve 427,60 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 82,01 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 67,40 TL dava açma masrafı, 123,50 TL vekalet harcı, 427,60 TL ıslah harcı ve 9.602,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 10.221,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (7.920,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 7.920,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------- vekili ve davalı ----------- vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 03/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim