Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/735

Karar No

2026/139

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/735
KARAR NO : 2026/139

DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının Hükümsüzlüğü Nedeniyle Butlanla Malul Olduğunun Tespiti
DAVA TARİHİ : 19/06/2019
KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali), Tespit, Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) ve Kooperatif Genel Kurul Kararının Hükümsüzlüğü Nedeniyle Butlanla Malul Olduğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA İDDİA: Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 03/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle, Davalı Kooperatif, bilgileri ekte olan 2016 yılına ait olağan Genel Kurul ikinci toplantısını 20 Haziran 2017 günü adresinin bulunduğu yerde yapmıştır. Yapılan Genel Kurul toplantı tutanağı ektedir. Müvekkillerinin davalı Kooperatifte pay sahibi ve kurucu ortak olmalarına rağmen, ortak olduklarına dair bir Yönetim Kurulu kararı olmadığından bahisle toplantıya alınmamışlardır. Genel Kurul tutanağının ilk sahifesinde, toplantıya başlamadan önce yapılan incelemeler kısmının B. Maddesinde "Ancak Genel Kurul hazirun listesinde adı bulunmayıp ortak sıfatıyla Genel kurula katılmak isteyen ve ekli listede adı bulunan 47 vekili temsilen 22 ortağın hazır bulunduğu ve Yönetim Kurulu tarafından ortaklık sıfatının kazanılmasına yönelik herhangi bir karar olmadığı belirtilerek ve giriş kartı verilmediğinden Genel Kurula katılamamışlardır.", Kooperatifte ortaklık sıfatını pay devri alarak kazanmak için Yönetim Kurulu kararına ihtiyaç yoktur. Bu ortaklar devredenin kendisinde bulunan asgari pay adedinin üzerinde bulunan fazla payının bir kısmını devir almışlar ve payı devreden kişiler de çok önceleri Yönetim Kurulu kararları ile ortak olmuşlardır. Halen de kendilerinde kalan pay karşılığı olarak da ortakdırlar. Bu şekilde pay devir alanların ortak olması için yeniden Yönetim Kurulu kararına ihtiyaç yoktur. İki defa karar alınmaz. Payı elinde bulunduran, sigorta poliçesi yaptıran, bu Sigorta Kooperatifinin doğal ortağı olur. Pay devralmayarak ilk defa ortak olacak kişiler için bu şart olabilir. Payı devreden ----- isimli ortak Kooperatifin kurucu ortaklarındandır. Davacılardan ... aynı şekilde kurucu ortaktır. Buna rağmen toplantıya alınmamışlardır. Bu konuda; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Kooperatifcilik Genel Müdürlüğü, Kooperatifler Dairesi Başkanlığının Sayı:----- No.lu, Pay Devri konulu bilgilendirme yazısı ektedir. Bu yazının 3. Parağrafına göre göre; "yukarıda zikredilen Kanunun 14. Maddesindeki hüküm; Bakanlığımızca payın devri, yani sözleşmede öngörülen asgari pay adedinin üstünde paya sahip ortakların sahip oldukları her bir payı, ayrı ayrı veyahut bütün halinde devredebilecekleri ve yönetim kurulunun devrin kabulü veya reddi hususunda bir takdir yetkisinin bulunmadığı şeklinde mütalaa edilmekte olup, ilgililer bu yönde Bakanlık görüşü verilmektedir." denilmektedir. Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere müvekkillerinin konumunda olan yani birden fazla payı bulunan ortakların paylarının bir kısmını devretmeleri veya devir almaları halinde Yönetim Kurulu kararına gerek yoktur. Bu yönde herhangi bir yasal düzenleme yoktur. Mevcut düzenleme pay devrinin yönetim kuruluna 15 gün önceden bildirim yapması şeklinde geçmektedir. Paydaşlık payın devri ile gerçekleşmiş olup Yönetim Kuruluna bilgi amaçlı, kayıtlara geçmesi için bildirilir. Bu hususun uygulama da da tatbik yeri yoktur. Hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı Kooperatif Sigorta Kooperatifidir. Hem sigortacı hem de Kooperatif dir. Ancak Hazine tarafından denetlendiği için Sigortacılık yapmaktadır. Trafik, yangın deprem gibi herhangi bir poliçenin kesilmesinde sigortalı olan pay sahibinin Yönetim Kurulu tarafından ortak olarak alındığına dair karar vermesi fiilen mümkün değildir. Her gün binlerce sigorta işlemi yapılmaktadır. Bu güne kadar da sigorta poliçeleri için yönetim kurulu kararı alınmamıştır. Tüm poliçeler pay hissesi devri şeklinde yapılmaktadır. Ayrıca müvekkillerinin toplantıdan, kanunen 15 gün öncesi denilmesine rağmen 20 gün öncesinden Kooperatife pay devri bilgilerini vermişlerdir. Bilgi ve belgeler kooperatiftedir. Yönetim Kurulu bilinçli bir şekilde ortaklığa (yasal zorunluluk olmamasına rağmen) karar almamış ve davacıların oyunu kullanmalarına haksız olarak müsaade edilmemiştir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere; Davalı kooperatifin Genel Kurul toplantısına müvekkillerini, Yönetim Kurulu Kararı almayarak ve karar alınmamış şeklindeki bir gerekçe ile katılmalarını önlemeleri ile Koop. Kan Mad.54 de belirtilen "oyunu haksız olarak kullanmasına müsaade edilmeyen pay sahibi" durumuna düşürmüştür. Bu neden ile Genel Kurulun ve alınan kararların iptali gerekir. Müvekkillerinden ----- ve ...'un kişisel çabaları sonucu toplantının sonunda içeri girerek tutanağa muhalefet şerhini koymuşlardır. Tutanağın incelemeler bölümünün B maddesinde belirtildiği gibi; "47 kişiyi temsilen 22 asil ve 25 vekil olarak olarak hazır bulunmuşlar ve ---- itiraz dilekçesi vermiştir." Şeklinde resmi kayda alınmıştır. Bu dilekçe ve ekinde görüleceği üzere 47 pay sahibinin oyunu kullanması engellenmiştir. Liste ektedir. Bu durumda Divan Heyetinin seçimindeki oylamada ve Yönetim ve Denetim Kurullarının oylamasına katılamama nedeni ile seçimler kanuna uygun yapılmamıştır. Seçimlerde müvekkilleri oy kullanmış olsa idi şimdiki seçilen Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri seçilemiyecek idi. Bu sonucu öngören yöneticiler kasden, bilerek ve isteyerek davacıların oy kullanmalarını engellemişlerdir. Bu durum kanuna aykırıdır. Tutanağa konulan muhalefet şerhinde belirtildiği gibi; tutanağın 6. Maddesinde Bilanço ile ilgili hususlar görüşülürken Bağımsız denetimi yapan denetçi Yönetim Kuruluna "Denetim Raporunu süre kısalığı nedeniyle incelemeden imzaladığını, sonradan incelediğinde bir takım usulsüzlükler gördüğünü ve yazılı olarak kooperatife bildirdiğini, bu güne kadar ve toplantıda dahi aydınlatıcı cevap alamadığını" belirterek itiraz etmiştir. Bu husus açıklığa kavuşmayarak oylama yapılmıştır. Dinleteceğimiz tanıklar bu konuya açıklık getirecektir. Kamu düzenini ilgilendirdiğinden yeniden tarafsız denetçiler tarafından denetleme yapılması talep olunur. Yönetim Kuruluna seçilen pay sahiplerinden ... hariç diğerleri Kooperatif ile ticari menfaat ilişki içerisindedir. Bu husus yasaya aykırıdır. Kanunun 56. Maddesinde belirtilen şartları taşımamaktadır. Bilirkişi kanalı ile inceleme yapılması talep olunur. Toplantıda yapılan oylamalar tutanağa doğru geçirilmemiştir. Toplantıya katılmaya yetkili olmayan kişiler de karara katılmıştır. Dinleteciğimiz tanıklar ile bu husus sabit olacaktır. 24.06.2016 yılında yapılan önceki yıla ait Genel Kurul toplantısında seçilen Yönetim Kurulu üyeleri ve Denetçiler tutanağın 10. Ve 11. Maddelerine göre 3 sene için seçilmişlerdir. Davacılardan ----- Yönetim Kurulu asil üyeliğine 3 senelik için seçilmiştir. Buna dair tutanak ektedir. Bu duruma rağmen bu sene yapılan toplantıya alınmamıştır. Yapılan toplantıda tamamen keyfi ve hukuksuz uygulamalar olmuştur. Bu toplantıda üç senelik süre tamamlanmadan yeniden seçim yapılmıştır. İki ayrı yönetim oluşmuştur. Bu neden ile de yapılan toplantı yasaya aykırıdır. Davalılar hakkında Genel Kurul toplantısında işlenen pek çok suçtan dolayı ayrıca C. Savcılığına müracaatta bulunulacaktır. ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne müracaat edilerek yapılan Genel Kurulun şaibeli olduğuna ve iptali için dava açıldığına dair yazılı müracaatta bulunulmuş ve tescil edilmemesi talep edildiğinden bahisle gerek yukarıda belirttikleri ve gerekse mahkemenin takdir edeceği diğer nedenler ve tutanağa muhalefet şerhi bildirilmesi, oy kullanmaya haksız olarak müsaade edilmemesi, Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış olması nedenleri ile, genel kurulun iptaline, alınan kararların dava süresince uygulanmaması için tedbir kararı verilmesine ve kararların iptaline, masraf ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA AÇIKLAMA: Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 05/07/20217 tarihli dava dilekçesini açıklayıcı ek dilekçesinde özetle, Davalarının, Davalı Kooperatif Ortaklarından bir gurup azınlığın, hile ve desiseler ile, yasaya aykırı bir şekilde çoğunluğu toplantıya almayarak ve toplantı tutanağını yanlış tanzim ederek yapmış olduğu genel kurul toplantısına tedbir talepli itirazdır. Dava dilekçesinde bahsettikleri hususlar ve itirazları hakkında, davanın iyi anlaşılması bakımından açıklama dilekçesidir. 1- Genel Kurul toplantısı hazurun işlemleri tamamlanmadan başlatılmıştır. Ortakların yarısı salona girmeden divan heyeti seçilmiştir. Seçimlerde muhalefet oyu veren 22 kişi dışarıda bulunduğu esnada bu işlem yapılmış ve gündem maddeleri görüşülmeye başlanmıştır. Toplantının açılışı ve divan seçimi şaibelidir, yasaya uygun değildir. 22 ortak tanıklık edecektir. 2- Genel Kurul toplantı tutanağında belirtilen hususların önemli bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır. Tutanakta “41 asil 39 vekil ortağın hazır olduğu” belirtilmektedir. Bu durumda 80 ortağın katılmış olması gerekir. Bu doğru değildir. Çünkü dağıtılan hazirun cetvelinde 68 ortağın ismi mevcuttur. Fark olarak 12 kişi ekleme yapılmıştır. Bu kişiterin kim olduğu, ortak olup olmadıkları, Yönetim ve Denetim Kurullarına seçilip seçilmedikleri ve seçilme şartlarını taşıyıp taşımadıkları incelenmelidir. Kooperatifte mevcut resmi onaylı bir ortak kayıt defteri yoktur. 3- Genel Kurul öncesi Bilanço ve gelir gider farkı hesapları ortakların tetkikine sunulmamıştır. Tutanakda sunulmuştur şeklinde ibare mevcuttur. Bu yanlıştır. Bilanço ve gelir ve gider hesaplarının oylamasına Kooperatif ile maddi bir çıkar ilişkisinde olanlar katılamaz. Koop. Kan. Mad. 50 de “... kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir surette katılmış olanlar... ve şahsi bir işi veya davası olanlar görüşmelerde oy kullanamaz" demektedir. Bilanço ve gelir ve gider farkı hesaplarının oylamasında bu gibi kişiler oy kullanamazlar. Olayımızda; Genel kurula katıldığı fade edilen 80 kişinin 50 tanesi kooperatif acentesi + kooperatif personeli + kooperatif ile ticari ilişkide bulunan şirketin-----personelidir. Kooperatif kayıtlarının incelenmesinde bu durumlar açık olarak görülecektir. Bu kişilerin oy kullanmamış olması durumunda (80-50) 30 ortakdan 22 kişisi red oyu verdiğinden bilanço onaylanmamış ve oy çokluğu ile ibra edilmemiş olacaktır. Bu neden ile tutanaktaki ifade yanlıştır ve asılsızdır. İbra haksız ve geçersizdir. 4- Gündemin 6. Maddesindesi olan "Bilanço ve gelir gider tablolarının müzakere ve kabul maddesinin içeriği genel kurulda değiştirilerek tutanağa" Hazine Müsteşarlığının 21.02.2017 tarih ve 5381 sayılı yazısı kapsamında tür değişikliği yapılarak Kooperatifin Anonim Şirkete dönüştürülmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verildi" şeklinde yazılmıştır. Bu karar yasal değildir. Konu tüzük değişikliği anlamına geldiğinden ve tüzük değişikliği olduğundan kooperatif ana sözleşmesine göre böyle bir konunun görüşülmesi genel kurulda 2/3 çoğunluğun sağlanması ile mümkündür. Bu konu resmi gündemde de yoktur bu nedenle görüşülemez. Alınan karar şekil ve esas bakımından mutlak butlan ile malûldür. İptali gerekir. Ayrıca bu faaliyet Kooperatif yetkililerince ------. denilen ve kooperatif ile büyük maddi ilişkiler içerisinde olan bir şirket ile yasal olmayan şekilde yürütülmektedir. Bu konuda Ticaret Bakanlığına ve Hazine Müsteşarlığına gerekli şikayetler yapılmış olup yasal süreç başlatılmıştır. 5- Gündemin 9. Maddesinde 186.071 ortak için “ilişkisi kesilen" ifadesi kullanılmıştır, ancak kooperatif yönetimi tarafından çıkarılanlardan hiç bahsedilmemektedir. Eşitlik ilkesine aykırı davranılmıştır. Ortaklık paylarının geri ödenmesi Kooperatifi Zor duruma düşürecek denirken diğer yandan aynı dönemde ----- acentesine 6 milyon TL, bina taşıma ve dekorasyona 4,5 milyon TL, ve ---- . ye 1 milyon TL haksız ve kooperatif mantığına, eşitlik ve adalet ilkesine aykırı ödemeler yapılmıştır. Bu yanlış ödemeler kooperatifi zor duruma düşürmüştür. Bu konunun incelenmesi ve inceletilmesi talep olunur. Aynca, çıkarılan 188.071 ortaktan fiilen toplanması mümkün olmayan ve tam olarak ortaklık payına eşit olarak belirlenen muhik tazminat bedelinin varmış gibi gösterilmesi kooperatif bilançosunda çok olumsuz etki yapacağı ve kooperatifi tehlikeye sokacağı, dolayısıyla ortaklara zarar vereceği, YMM ve Denetçi Raporunda belirtildiği gibi bir gerçektir. Bu hususlar tutanağa geçirilmemiştir. İlgili raporlar, muhasebe kayıtları incelendiğinde bu durumun doğruluğu görülecektir. Yasal olmayan bu madde oylanmamış ve kabul edilmemiştir, iptali gerekir. 6- Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu seçimleri yasaya aykırı yapılmıştır. Seçimde kilitli sandık ve mühürlü oy pusulası kullanılmamıştır. Gizli seçim ve açık sayım yapılmamıştır. Oy kullanma suistimale açık bir şekilde açık olarak yapılmıştır. Yasaya aykırıdır. Tutanağa farklı yazılmıştır. Dinleteceğimiz tanıklar ile bu durum sabit olacaktır. 2016 yılında, geçen sene, 3 yıl için göreve seçilen yönetimin görevi devam ederken ayrı kişiler tarafından ayrı bir yönetim 3 yıllığına seçilmiştir. Bu iki başlı yönetim ve diğer hususlar nedeni ile de Tedbir kararı talep edilmiştir. Mahkemenin duruma müdahale ederek yeni seçilen yönetimin görevini durdurmalı ve eski yönetimin görevine tedbiren devam kararı vermelidir. Aksi halde yeni yönetimin yaptığı tüm işlem ve harcamalar yasaya aykırı olacaktır. Ayrıca “oy çokluğu ile seçilmişlerdir” ifadesi doğru değildir, gerçeği yansıtmamaktadır. Genel Kurula alınmayan 47 ortak genel kurula alınsaydı bu değişiklik yapılamayacak ve bu karar alınamayacaktı. 54 oya karşı, 22 muhalif oy + 47 katılamayanlar = 69 oy ile diğer Yönetim Kurulu listesi kazanacaktı. Şu andaki durum kooperatifin geleceği için çok önemli bir kararın gayri yasal yollardan yanlış olarak alınması demek olduğundan kabul edilemez. 7- Seçildiği iddia edilen Yönetim Kurulu üyelerinin 5 kişiden 4 kişisi ticari faaliyet yasaklısıdır. 2 kişi kooperatif personeli, 2 kişi kooperatif ile ticari faaliyeti olan kişilerdir. ---- - Kooperatif Genel Müdür Yardımcısı, --- - Kooperatif ----- Bölge ---- Kooperatifin en büyük iş ortakları ----- Kurulunun olumsuz raporu vardır. İstenmelidir. Koop. Kan. Mad.59 göre “Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendi veya başkası namına bizzat ve dolaylı olarak koaperatif ile kooperatif konusuna giren işlerde muamele yapamaz“ denilmektedir. Bundan dolayı bu kişilerin Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilmeleri mümkün değilir.Bu durumda Yönetim kurulu toplantı çoğunluğu sağlanamadığında Yönetim kurulu toplanamaz ve organ yokluğu sonucunu doğurur ve kooperatif çalışamaz, zarar görür İptali gerekir. 8- Gündemin 13.maddesinde yer alan “yeni binaya taşınma maliyetinin ortaklara dağıtılması" yasal olarak mümkün değildir. Bunun yanında yönetim kurulunun yanlış bir kararla aşırı pahalı bir binaya taşınıp lux dekorasyon yapmasının maliyetinin ortaklara yüklenmesi adil ve yasal değildir. Eşitlik ve hakkaniyet ilkesine aykırıdır. Kooperatif Yöneticileri basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır. Ortaklara ödememeleri gereken bir rakamı genel kurul kararı çıkartarak ödetmek istemesi kooperatif anlayışının lafzına ve ruhuna aykırıdır. Bu madde de iptal edilmelidir. 9- Gündemin 14. Maddesinde yanıltıcı bilgi verilerek genel kurul yanıltılmış ve yanlış yönlendirilmiştir. Gelir bütçesi 192 milyon TL ve gider bütçesi 18 milyon TL olarak gösterilmiştir. Gelir/gider oranı son iki yıldır %25 üzerinde gerçekleşirken 2017 bütçesi için %9 olarak bildirilip kooperatifin karı gerçek dışı olarak fazla gösterilmiştir. Kabul edilemez. İncelelenmelidir. Gerçeğe aykırıdır. 10- Denetim Firması için Genel Kuruldan onay alınırken Kooperatiften çok büyük bir gelir sağlayan ve verdiği kredi derecelendirme raporları ile kooperatifi çok büyük risk altına sokabilecek----- şirketi ile yapılan anlaşma Genel Kurul gündemine kasıtlı olarak alınmamıştır. Şeffaf olunmayarak ortaklardan bilgi saklanmış ve suç işlenmiştir. 11- Hazine Müşteşarlığının 21.02.2017 tarih ve ----sayılı tür değişikliği ve yeni ortak alınmama yazısı kooperatife ulaştığı anda 70 kişi kooperatife ortak edilmek için kural dışı poliçelerle sigortalı hale getirilerek ortaklıkları bir yıl uzatılmıştır. Bu işlem hem kötü niyetli hem de Hazine talimatlarına aykırıdır. Kooperatif yönetmeliklerine aykırı kesilen bu Poliçelerin geçerliliği de yoktur. Bu 70 kişinin listesi genel kurul ve kooperatif kayıtlarından incelenmelidir. Genel kurula katılan bu kişilerin ortaklıkları için Yönetim Kurulu kararı da yoktur. Buna rağmen katılmışlardır. Aynı durumda olan 47 pay sahibi ortak ise taplantıya kasden dahil edilmemiştir. 12- Davacılardan ... toplantıya zorla katılarak Toplantı Divanına ve Bakanlık Temsilciliğine hitaben yazdığı dilekçeler ile yaptığı yazılı müracaatları işleme konulmamış ve Toplantı Tutanağına yazılmamıştır. Dilekçe örnekleri ektedir. Ayrıca oy birliği ile alındığı yazılı olan kararlarda sürekli itirazlar ve muhalefetler olmuş fakat dikkate alınmamıştır. Bu durum da göstermektedir ki toplantı, belirli bir azınlığın keyfi istek ve tasarruflarına kılıf bulmak için yapılmıştır. Yasa tarafından korunmaması gerektiğinden bahisle gerek yukarıda ve önceden de belirttikleri ve gerekse mahkemenin takdir edeceği diğer nedenler ve tutanağa muhalefet şerhi bildirilmesi, oy kullanmaya haksız olarak müsaade edilmemesi, Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış olması nedenleri ile Kooperatifler Kanunun ve Ticaret Kanunun lafzına ve ruhuna, şekil ve esas bakımından aykırı olarak yapılmış olan; Genel Kurulun iptaline, Alınan kararların dava süresince uygulanmaması için tedbir kararı verilmesine ve kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVA SAVUNMA: Davalı ... vekili 11/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacılar tarafından iddianın genişletilmesi yasağına aykırı şekilde yasal süresinden sonra sunulan 05.07.2017 tarihi dilekçe ve ekinde sunulan delillerin kabulünün mümkün olmadığını; davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacıların ortak sıfatını haiz oldukları varsayılsa dahi, ortaklık sıfatının genel kurul toplantısından en az üç ay önce kazanılması şartı bulunduğundan davacıların işbu davayı açmakta yine de aktif husumet ehliyetinin bulunmayacağını; genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için toplantıya alınmamanın başlıbaşına bir sebep teşkil etmeyip, genel kurul kararının aynı zamanda kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunun kanıtlanması gerektiğini; bu nedenle işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini; ortaklık sıfatının kazanılması için yönetim kurulu kararı olmasının zorunlu olduğunu; müvekkilinin anonim şirkete dönüştürülme sürecinde olup Hazine Müsteşarlığı'nın bu süreçte yeni ortaklık kaydına izin verilmemesi gerektiğine dair görüşü gereğince hareket edildiğini; davacıların genel kurul toplantısından bir gün önce veya toplantı ile aynı gün düzenlettirdikleri sigorta poliçelerine dayanarak ortak sıfatını kazanmalarının mümkün olmadığını; davacıların giriş kartı bulunmadığını ve alınan kararların iptali için davacı tarafından ileri sürülen iddialara cevaplarını belirterek davacılar tarafından basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olarak, hangi tasnif altında sunulduğu dahi anlaşılmayan, adeta ikinci dava dilekçesi niteliğinde olan 05.07.2017 tarihli dilekçenin yargılamada dikkate alınmamasına, işbu davanın ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine veya ilgili davanın bekletici mesele yapılmasına, müvekkili Kooperatifin muhtemel zararlarının büyüklüğü nedeniyle davacılar aleyhine 250.000 TL'den az olmamak kaydı ile teminat göstermesine, davacılar'ın kanuna aykırı olan tedbir taleplerinin reddine, davacıların işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine, davaya konu GK Kararı'nın kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğu ispatlanamadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, haksız ve baştan sona dayanaksız olan davanın yukarıda açıklanan sebepler, sunulan ve celbi istenen deliller kapsamında esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar'a yükletilmesine, yeni 6100 Sayılı HMK 329. maddesi (önceki HUMK 421 - 422. maddeleri gereğince), davalı Müvekkili Kooperatifin temsili için avukatlık ücret sözleşmesinde kararlaştırılan vekâlet ücretini tamamen ödemeye ve ayrıca HMK 329. maddesi gereğince davacılar'ın disiplin para cezasına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVA ISLAH: Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 16/10/2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, Dava dilekçesindeki ve dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin ek dilekçedeki beyanları tekrar ile dava dilekçesinde aşağıdaki hususları eklemek suretiyle davayı ıslah ettiklerini, Mahkemenin de malumu olduğu üzere; Türk Ticaret Kanunu'nun 446. maddesinde iptal davası açabilecek kişiler belirtilmiştir. MADDE 446– (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. Dava dilekçesinde belirttikleri hususlar dikkate alındığında, toplantıya katılsın ya da katılmasın, muhalefet şerhi versin ya da vermesin TTK'nın 446. maddesinin 1-(b) fıkrası uyarınca, tüm müvekkillerinin huzurdaki davayı açma hakları ve bu konuda hukuki yararları vardır. Bu nedenle, çağrının usulüne göre yapılıp yapılmadığının, gündemin gereği gibi ilan edilmediğinin, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanıp kullanmadıklarının, genel kurula katılımın ve oy kullanılmasının engellenip engellenmediğinin Mahkemece incelenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde, TTK madde 446'da sayılan hususlara ilişkin iddialarının somut bir şekilde izah edilmiş olduğuna göre; müvekkillerinin dava açmakta hukuki yararı bulunup, aynı zamanda tüm müvekkillerinin dava açma konusunda aktif husumet ehliyeti mevcuttur. Davalı, 20.06.2017 tarihinde 2016 yılı olağan genel kurulu ikinci toplantısını gerçekleştirmiştir. Anılan genel kurul kararları ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 03.07.2017 tarihinde tescil edilmiş, 07.07.2017 tarih ve ---- sayılı ----- Gazetesi'nin 323 vd. sayfalarında ilan edilmiştir. Tescil ve ilan olunan genel kurul toplantı tutanağına göre, genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun gündemi içeren gazete ilanının 26.04.2017 tarihinde ------- sayılı ---- Gazetesi'nin 5. sayfasında ilan edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen sicil memurluğunca tescil edilmiş genel kurul toplantı tutanağının gündem maddeleri başlıklı kısmının 6. maddesinin son paragrafında yer alan oy çokluğu ile alınan karar ile özetle; yönetim kuruluna tür değişikliği konusunda ve bu doğrultuda işlemlere başlaması ve tür değişikliği sürecini sonuçlandırması konusunda yetki verilmiştir. Oysa ki, sözü geçen 2016 yılına ilişkin genel kurul toplantısının, 26.04.2017 tarih ve ---- sayılı ----- Gazetesi'nde yayınlanan gündemde bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ve ibare bulunmamaktadır. İlan olunan gündemin 6. maddesi bilanço ve gelir gider tablolarının müzakere edilmesi ve kabulü nden ibarettir. Diğer bir ifade ile gündemde tür değişikliğine ilişkin işlemlerin yapılması ve sonuçlandırılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine dair herhangi bir bilgi yoktur. Bilindiği üzere, Kooperatifler Kanunu 46. Maddesinde; III – Gündem: Madde 46 – (Değişik: 6/10/1988 - 3476/12 md.) Toplantı çağrısına ve ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak ilanda değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir. Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur. Gümdemde olmayan hususlar gürüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır. hükmü yer almaktadır. Maddeden de anlaşılacağı üzere, gündeme madde eklenmesi ya dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10 tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilmesi ya da kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları (bu hükme göre gündeme ek yapılması ancak belirli konular ile ilgili olabilecek olup, dava konusu hususun gündeme eklenebilmesi - maddede sayılan durumlardan olmadığı için - hukuken mümkün değildir) hallerinde mümkün olabilir. Tescil ve ilan olunan olağan genel kurul toplantı tutanağından da anlaşılacağı üzere, taraflarından iptali talep edilen genel kurul kararının gündeme Kooperatifler Kanunu 46. Maddesinde yer alan emredici hükümlere uygun bir şekilde eklenmemiştir. Dolayısıyla, dava dilekçesindeki diğer iptal nedenlerinin yanı sıra dava konusu genel kurul kararının; (her ne kadar tescil ve ilan edilmiş ise de) oy çokluğu ile alınan tür değiştirme işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kısmının da iptali gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamaları ve sonuç ve istemdeki talepleri doğrultusunda, dava dilekçesindeki ve dava dilekçesinin açıklanmasına ilişkin dilekçedeki beyanları ve taleplerini tekrar ile davalarını ıslah ettiklerinden bahisle tutanağa muhalefet şerhi bildirilmesi, oy kullanmaya haksız olarak müsaade edilmemesi, çağrının usulüne göre yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin ve temsilcilerinin toplantıya katılarak oy kullanmaları, Kooperatifler Kanunu'nun 46. maddesindeki emredici hükmüne aykırı davranılması, gündemde olmayan hususun kanuna aykırı şekilde gündeme eklenmiş olması ve Mahkemenin res'sen takdir edeceği nedenlerle dava konusu 20.06.2017 tarihli Olağan Genel Kurul Kararının iptaline, alınan kararların dava kesinleşinceye kadar uygulanmaması için tedbir kararı verilmesine ve uygulanmış olan kararların iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasının 13/12/2017 tarih ve ------ Karar sayılı ilamıyla mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Dosya incelendiğinde; davacılarının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,------ ..., ..., ... ve ..., davalısının ..., dava tarihinin 28/07/2017 ve dava konusunun Ortaklık tespiti, Ortak Kayıt Defteri'nin yokluğunun tespiti ve 20/06/2017 tarihli genel kurulun 10 ve 11 inci maddelerinin iptalinin talep edildiği görülmüştür.
11/07/2018 tarih ve 3 numaralı celse 1 numaralı ara karar ile; Birleşen dava davacıları ve vekili duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği gibi yazılı bir mazerette bildirmediğinden HMK'nın 150. Maddesi uyarınca birleşen ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyanın işlemden kaldırılmasına, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenileme dilekçesi ile yenilenmediği taktirde HMK'nın 150/5. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılacağının ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Dosyanın biri mali müşavir-sigorta konusunda uzman ( ----), biri kooperatif sözleşme ve tazminat hesaplamaları konusunda uzman (Emanet ------) oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine tevdiine, davalı şirket-kooperatife ait 2016-2017 yıllarına ait tüm defter ve dayanakları ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tüm yasal defterlerin ve dayanaklarının, diğer ilgili tüm evrak ve belgelerin inceleme günü mahkememizde hazır bulundurulmasına, ibraz edilmediği takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarına, (uyarı yapıldı), defterlerin kalabalık olması halinde ve istemde bulunulduğu takdirde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Dr. Öğretim Üyesi ----- tarafından sunulan 11/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle taktir sayın mahkemeye ait olmak üzere; ASIL DAVADA: Davacıların kooperatif ortaklık payını devir aldıklarına ilişkin devir senetlerini ibraz etmesi halinde ana sözleşmede üyeliğe kabul için aranan şartları taşımaları nedeni ile kooperatif yönetim kurulunun üyelik başvurusunu kabul etmek zorunda olduğu, Kooperatif yönetim kurulunun üyeliğe kabul kararı vermeden veya red kararına karşı açılacak dava ile üyeliğin tespitine dair karar alınmadan kooperatife karşı üyeliğin kazanılmayacağı ve davacıların genel kurul kararının iptalini talep edemeyecekleri, 1) Davacılardan ... dışındaki davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığı; 2) ...'un aktif husumet ehliyetine ilişkin dava dosyasındaki çelişik belge ve bulgular sebebiyle herhangi bir değerlendirmede bulunmanın mümkün olmadığı; 3) Sayın Mahkemeniz tarafından davacıların aktif husumet Dava dilekçesinde ileri sürülen iptal sebepleri bakımından herhangi bir kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık tespit edilemediği; 4) Ek dava dilekçesindeki iddiaların Sayın Mahkemeniz tarafından değerlendirileceği kanaatine varılması halinde, 4.a. dava dosyasında genel kurul toplantısından önce belirlenen gündemi de içeren çağrı ilanı bulunmadığından, tür değiştirmeye ilişkin hazırlıkların yapılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun gündemde yer alıp almadığı hususunun tespit edilemediği; bu açıdan tür değiştirme konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararın gündeme bağlılık ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirmesinde bulunulamadığı, 4.b) Ek dava dilekçesinde yer alan diğer iddialara ilişkin somut deliller dava dosyasında bulunmadığından alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık tespit edilemediği, BİRLEŞEN DAVADA: Birleşen davada Davacıların kooperatif payı devir aldığına ilişkin herhangi bir devir sözleşmesinin kooperatife verildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, ------ tarafından kooperatif genel kurul divan başkanlığına sunulan dilekçe ekindeki listede 47 kişinin isimleri yer almasına rağmen sadece bu kişilerin imzasının bulunduğunu bu kişiler tarafından herhangi bir üyelik talebi olmadığı, Yine ----- tarafından kooperatif yönetim kurula verilen 29.5.2017 tarihli dilekçede ekli listedeki 30 kişinin ortaklık paylarından birer adedi devir aldıkları bildirilmiş ancak devir sözleşmeleri ve devir alanların devir aldıklarına ilişkin herhangi bir imza ve beyanlarının bulunmadığı, Davacıların kooperatif ortaklık payını devir aldıklarına ilişkin devir senetlerini ibraz etmesi halinde ana sözleşmede üyeliğe kabul için aranan şartları taşımaları nedeni ile kooperatif yönetim kurulunun üyelik başvurusunu kabul etmek zorunda olduğu, Kooperatif yönetim kurulunun üyeliğe kabul kararı vermeden veya red kararına karşı açılacak dava ile üyeliğin tespitine dair karar alınmadan kooperatife karşı üyeliğin kazanılmayacağı ve davacıların genel kurul kararının iptalini talep edemeyecekleri, Yönündeki tespit ve değerlendirmelerimizi, Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, saygılarımızla sunarız." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporuna göre asıl dava davacılarının kooperatif paylarını kimden, ne şekilde ve kaç adet aldıklarına ilişkin delil bulunmadığından bu konuyla ilgili olarak davacılar vekiline yazılı beyanda bulunması ihtar edilmiş, davacılar vekilinin beyanda bulunduğu ve sigorta poliçelerini ibraz ettiği görülmüştür.
16/10/2019 tarih ve 8 numaralı celse 1 numaralı ara karar ile; ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasındaki dava davacıları -------.. ve ... tarafından usulünce açılan bir dava olmadığından ve vekaletnamesiz olarak vekil tarafından açılan davaya ilişkin vekaletname veya vekaletsiz açılan davaya muvafakatta bulunulduğu bildirilmediğinden HMK'nin 77.maddesi uyarınca bu davacılar yönünden ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin-------Esas sayılı dosyasındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
16/10/2019 tarih ve 8 numaralı celse 3 numaralı ara karar ile; birleşen----- Esas sayılı dosyasının diğer davacıları yönünden davanın daha önce işlemden kaldırıldığı ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 3 aylık yasal süre içinde bu davanın yenilenmediği anlaşılmakla, birleşen ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasındaki davanın sadece birleşen ------ Esas sayılı dava davacıları ..., ... ve ... tarafından devam ettiğine karar verilmiştir.
Dosyanın birleşen dava yönünden kök, asıl dava yönünden tarafların itirazları, ıslah dilekçesi ve ıslaha cevap dilekçesi doğrultusunda incelenmek ve değerlendirilerek ek rapor düzenlenmek üzere önceki heyette yer alan Emanet ----- ile yeni bilirkişi olarak mali müşavir bilirkişi Prof. Dr.----- ve Doç. Dr. ----- atanmasına, davalı şirket-kooperatife ait 2016-2017 yıllarına ait tüm defter ve dayanakları ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tüm yasal defterlerin ve dayanaklarının, diğer ilgili tüm evrak ve belgelerin inceleme günü mahkememizde hazır bulundurulmasına, ibraz edilmediği takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarına, (uyarı yapıldı), defterlerin kalabalık olması halinde ve istemde bulunulduğu takdirde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
----- Esas sayılı dosyasının 06/02/2020 tarih ve------ Karar sayılı ilamıyla mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Dosya incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ..., dava tarihinin 19/06/2019 ve dava konusunun 20/06/2017 tarihli genel kurulun butlanının tespitinin talep edildiği görülmüştür.
Bilirkişiler ------- tarafından sunulan 01/09/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "IV. SONUÇ Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; > Dava konusu 20.06.2017 tarihli olağan genel kurul gündemine madde eklenmediği, davacıların taraf ehliyeti bakımından kök raporda yer alan değerlendirmelere katıldığımızı, bu sebeplerle 20.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali şartlarının oluşmadığı, > Birleşen dava bakımından; davalıların pay devrine ilişkin yönetim kurulu kararı alınmaması sebebiyle dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, pay sahibi olan ortakların ise iptal davası açmak için olumsuz oy ve muhalefet şerhi şartlarını yerine getirmediği, diğer hususlarda aynı doğrultudaki kök raporda yer alan değerlendirmelere katıldığımız, sonuç ve kanaatine vardığımızı Sayın Mahkeme'nin takdirine arz ederiz." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.----Esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak önceki dosyada yer alan ----- ve ----- birlikte mali müşavir bilirkişi olarak ------- atanmasına, bilirkişi heyetinden ayrıca sonuç taleple ilgili değerlendirme yapılarak davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde belirttiği gerekçelerle bu dosyanın asıl dosya için derdest dava olup olmadığı hususunda inceleme yapılmasının istenmesine, bilirkişi heyetinden, asıl dava davacısı ..., birleşen ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dava dosyası davacıları ..., ... ve ------vekilinin 28.9.2020 tarihli itiraz dilekçeleri doğrultusunda inceleme yapılarak, özellikle birleşen -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosya davacısı----- Esas sayılı dosyasında üye olduğunun tespiti davasının lehine kesinleşmesi halinde durumunun ne olacağı, davacı ... bakımından hissesini ------ 29.5.2017 tarihinde devralmış olmasının kabulü halinde durumunun ne olacağı, asıl dava davacısı ...'un denetçi olduğu ve iptali istenen toplantıya katıldığının muhalefet şerhi ve tutanağı imzaladığının kabulü haline göre değerlendirme yapmasının istenmesine, bilirkişilerden 2016/2017 yıllarına ait davalı pay defterinin incelenerek davacıların paydaş olup olmadığına ilişkin görüş bildirmelerinin istenmesine, ayrıca birleşen------bekletici mesele yapılacak olan dosyada şirket paydaşı olduğuna ilişkin kararın (dava dışı ------- esas sayılı dosya) kesinleşeceği kabul edilerek de inceleme yapılıp görüş bildirilmesinin istenmesine davalı şirket-kooperatife ait 2016-2017 yıllarına ait tüm defter ve dayanakları ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tüm yasal defterlerin ve dayanaklarının, diğer ilgili tüm evrak ve belgelerin inceleme günü mahkememizde hazır bulundurulmasına, ibraz edilmediği takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarına, (uyarı yapıldı), defterlerin kalabalık olması halinde ve istemde bulunulduğu takdirde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler------ tarafından sunulan 03/05/2021 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, davalı şirketin defter belgelerine uygun özet mali tablolarının incelenmesi, nihayetinde davacı şirket ortağının 01.03.2019 tarihli 2018 yılına ilişkin Genel Kurul Toplantısında alının tüm kararların iptal edilmesi talepli olarak açılan davada tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla, Genel Kurul Kararlarının İptali Talepleri ve İtirazlar Yönünden; Davalı şirketin yerinde incelemesi sonrası fiziken yapılan tespitler, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, raporun 6.Genel Değerlendirme bölümünde yapılan ek tespit ile irdelemeler ile sayın mahkemece heyetimize sorulan her bir soru başlığının ayrı ayrı karşılanması suretiyle yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde; 01.09.2020 tarihli Raporumuzdaki sonuç kısmındaki kanaatlerimize aynen katıldığımızı belirtir: 20.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptal şartlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.Ölen bilirkişi----- yerine kooperatif ve sigorta konusunda uzman mali müşavir bilirkişi atanmasına, bilirkişiler ----- ve ------ görevine devam etmesine, yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden davacı tarafların itirazları değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenmesine, davalı şirket-kooperatife ait 2016-2017 yıllarına ait tüm defter ve dayanakları ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tüm yasal defterlerin ve dayanaklarının, diğer ilgili tüm evrak ve belgelerin inceleme günü mahkememizde hazır bulundurulmasına, ibraz edilmediği takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtarına, (uyarı yapıldı), defterlerin kalabalık olması halinde ve istemde bulunulduğu takdirde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler --------tarafından sunulan 26/11/2021 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "5-SONUÇ: 01.09.2020 tarihli ve 03.05.2021 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporlarımız sonuç kısmındaki kanaatlerimize aynen katıldığımızı belirtir: 20.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptal şartlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatlerine vardığımızı bildiririz. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.Mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişi ----- son bilirkişi raporunda hiçbir katkı sunmadığı, hiçbir görüş bildirmediği anlaşılmakla, Bilirkişi ----- konu uzmanı olmadığını bildirmesi halinde ödenen ücret geri verilmek kaydıyla yerine yeni bilirkişi atanabileceğinin ancak bu durumda inceleme gününden bir hafta sonrasına kadar beyanda bulunması gerektiğinin bilirkişi ----- tarafından böyle bir ihtarda bulunulmadığı taktirde dosyanın aynı heyete tevdii ile, bilirkişi----- tarafından da raporda görüş bildirilmek suretiyle, dosyaya kazandırılan -----. ATM'nin ------ esas sayılı dosyasındaki davanın davacı .... Yönünden Mahkememiz dosyası ile birleşen ------ dosyasındaki talebin aynı veya benzer olduğu da gözönüne alınarak -----. ATM dosyasında atanan bilirkişiler Prof. Dr. -------tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun neden doğru olmadığı, neden farklı görüş bildirildiği hususunda, davacılar ..., bilirkişi heyetinin davacıların üyeliklerinin kabulü halinde ve ------ denetçi olduğu ve iptali istenen toplantıya katıldığının muhalefet şerhi ve tutanağı imzaladığının kabulü halinde durumun ne olacağı hususunda ve diğer itirazları karşılayacak şekilde rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler ------ tarafından sunulan 15/03/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Sayın Mahkemede olmak üzere; i. Davacılardan ------- yönünden, Davaya Konu Genel Kurul Tarihi itibariyle, Davalı Kooperatif ortağı olmadığı bu nedenle de huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti olmadığı; ii. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'nın da Davaya Konu Genel Kurul Tarihi itibariyle, Davalı Kooperatif ortağı olmadığı huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı; iii. Davacılar ..., ... ve ... yönünden ise; Davacıların Davaya konu iptali istenen Genel Kurul Toplantısı tarihi Kooperatif olan şirketin ortağı oldukları; ve Toplantıya katılmış olup Kooperatifler Kanunu 53. Maddesi uyarınca iptal davası açmak için gerekli bir şart olarak, karara muhalefetini geçirmemişlerse de; TTK 446. Maddesi uyarınca gündemin gereği ilan edilmediğinden bahisle iptal davası açmakta aktif husumet ehliyetleri olduğu kanaat getirilmiştir. iv. Poliçe düzenlemek ve/veya pay devraldığı iddiası ile ortak olduğunu iddia eden Davacılar Yönünden bu iddialarının doğru olduğunun ve ortak olduklarının kabul edilmesi halinde de; TTK 446. Maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede Davalı Kooperatif Genel Kurul Çağrı İlanın Kanun ve Ana Sözleşme Şartlarına uygun yapılmış olması nedeniyle, bu davacılar yönünden de çağrının usulüne uygun yapılmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve Hazirunda henüz ortaklık kaydı olmayan davacılar yönünden de, herhangi bir ortaklık tespiti yapılmaksızın genel kurul toplantısına kabul edilmemeleri yönünden herhangi bir uygunsuzluk bulunmamakta olduğu tespit edilmiştir. v. Davanın Esasına ilişkin iddialar da Davacılar tarafından kanıtlanamadığından ve Genel Kurul Kararında alınan kararlarda Kooperatif Anasözleşmesine ve Kanuna aykırı bir durum tespit edilememiş olduğundan; 20.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptal şartlarının oluşmadığı, vi. Huzurdaki dava ile birleşen Davacılardan ... tarafından açılan; -----. ATM ------. Dosyası Yönünden aynı Genel Kurul Toplantısına ilişkin devam eden Genel Kurul iptal davası varken, aynı genel kurul toplantısına ilişkin bir de “Butlan” davası açılmasında, Butlan'ın ikincilliği ilkesi gereğince de, hukuki yarar olmadığı, sonuç ve kanaatine vardığımızı bildiririz." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizce 13/04/2022 tarihli duruşmanın 4 numaralı ara kararı ile "Bilirkişiler ----- tarafından düzenlenen 15.3.2022 tarihli ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunduğundan ve davacı tarafların itirazları hukuki mahiyette olduğundan davacılar vekillerinin yeni heyetten rapor alınması taleplerinin reddine, Ancak---- ATM'nin ----- esas sayılı dosyasında verilen karar ilk derece mahkemesinin kararı onanarak kesinleştiği taktirde bilirkişi raporları arasında çelişki oluşmuş olacağından bu hususun tekrar değerlendirilmesine," şeklinde ara karar kurulduğu anlaşıldığından, dosyanın anılan hususta ek rapor sunulması için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişiler ----tarafından sunulan 15/02/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "SONUÇ: Nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Sayın Mahkemede olmak üzere; 1. Davacılardan------. yönünden, Davaya Konu Genel Kurul Tarihi itibariyle, Davalı Kooperatif ortağı olmadığı bu nedenle de huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti olmadığı; 2. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'nın da Davaya Konu Genel Kurul Tarihi itibariyle, Davalı Kooperatif ortağı olmadığı huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı; 3. Davacılar ..., ... ve ... yönünden ise; Davacıların Davaya konu iptali istenen Genel Kurul Toplantısı tarihi Kooperatif olan şirketin ortağı oldukları; ve Toplantıya katılmış olup Kooperatifler Kanunu 53. Maddesi uyarınca iptal davası açmak için gerekli bir şart olarak, karara muhalefetini geçirmemişlerse de; TTK 446. Maddesi uyarınca gündemin gereği ilan edilmediğinden bahisle iptal davası açmakta aktif husumet ehliyetleri olduğu kanaat getirilmiştir. 4. Poliçe düzenlemek ve/veya pay devraldığı iddiası ile ortak olduğunu iddia eden Davacılar Yönünden bu iddialarının doğru olduğunun ve ortak olduklarının kabul edilmesi halinde de; TTK 446. Maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede Davalı Kooperatif Genel Kurul Çağrı İlanın Kanun ve Ana Sözleşme Şartlarına uygun yapılmış olması nedeniyle, bu davacılar yönünden de çağrının usulüne uygun yapılmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve Hazirunda henüz ortaklık kaydı olmayan davacılar yönünden de, herhangi bir ortaklık tespiti yapılmaksızın genel kurul toplantısına kabul edilmemeleri yönünden herhangi bir uygunsuzluk bulunmamakta olduğu tespit edilmiştir. 5. Davanın Esasına ilişkin iddialar da Davacılar tarafından kanıtlanamadığından ve Genel Kurul Kararında alınan kararlarda Kooperatif Anasözleşmesine ve Kanuna aykırı bir durum tespit edilememiş olduğundan; 20.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptal şartlarının oluşmadığı, 6. Huzurdaki dava ile birleşen Davacılardan ... tarafından açılan; ------. Dosyası Yönünden aynı Genel Kurul Toplantısına ilişkin devam eden Genel Kurul iptal davası varken, aynı genel kurul toplantısına ilişkin bir de “Butlan” davası açılmasında, Butlan'ın ikincilliği ilkesi gereğince de, hukuki yarar olmadığı, sonuç ve kanaatine vardığımızı bildiririz." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.

DAVANIN TESPİTİ, İNCELEME VE GEREKÇE :
Asıl dava; 20/06/2017 tarihli genel kurulun iptali, birleşen ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı davası; Ortaklık tespiti, Ortak Kayıt Defteri'nin yokluğunun tespiti ve 20/06/2017 tarihli genel kurulun 10 ve 11 inci maddelerinin iptali ve birleşen ------ Esas sayılı davası; 20/06/2017 tarihli genel kurulun butlanının tespiti istemlerine ilişkindir.
Davalı ...'nin daha öncesinde ------ Kooperatifi olduğu, 27.11.2017 tarihli genel kurul kararıyla tür değişikliğine giderek anonim şirket olduğu görülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ç) Hak ve vecibelerde eşitlik başlıklı 23 üncü maddesi "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." ve Kararların bozulması ve şartlar başlıklı 53 ncü maddesi "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." ve F) Anonim şirket hükümlerine atıf başlıklı 98 nci maddesi "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünü düzenlemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun G) Genel kurul kararlarının iptali I - İptal sebepleri başlıklı 445 inci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", II - İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve H) Butlan başlıklı 447 nci maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü düzenlemiştir.
Tarafların beyanları, toplanan deliller, bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre:Asıl dava yönünden; işbu davanın davacılarının ..., ..., ..., ..., ... ve ..., davalısının ..., dava tarihinin 23/06/2017 ve dava konusunun 20/06/2017 tarihli genel kurulun iptali talebi olduğu görülmüştür.
Davacı ...'ın 29.05.2017 tanzim tarihli poliçesi, davacı ...'un 19.06.2017 tanzim tarihli poliçesi, davacı ...'nın 29.05.2017 tanzim tarihli poliçesi ve davacı ...'nın 20.06.2017 tanzim tarihli poliçesi bulunduğundan, davacı ...'in ise pay defterinde kaydı bulunduğundan genel kurulun yapıldığı 20/06/2017 tarihi itibariyle kooperatif üyesi olduklarının kabulü gerekeceği anlaşılmıştır.
Davacı ... vekili Av. ------- 03.06.2025 tarihli dilekçesiyle davasından feragat ettiği anlaşılmakla davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... genel kurul toplantısına alınmadıklarından bahisle toplantının iptalini talep etmiş iseler de, toplantıya alınmadıkları yönünde dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, iptal davasının dinlenebilmesi için toplantıya katılıp olumsuz oy vermek ve bu muhalefeti tutanağa geçirtmek gerektiği, mevcut durumda bu şartlar yerine getirilmediğinden davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Birleşen ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı davası yönünden; işbu davanın davacılarının ..., ..., ..., ..., ... (yargılama sırasında öldüğü ve mirasçılarına davanın ihbar edildiği), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (yargılama sırasında öldüğü ve mirasçılarına davanın ihbar edildiği), ..., ..., ..., ..., ..., ------..., ... ve ..., davalısının ..., dava tarihinin 28/07/2017 ve dava konusunun Ortaklık tespiti, Ortak Kayıt Defteri'nin yokluğunun tespiti ve 20/06/2017 tarihli genel kurulun 10 ve 11 inci maddelerinin iptali talebi olduğu görülmüştür.
Davacılar ----- (...), ...,-------... ve ... tarafından usulünce açılan bir dava olmadığından ve vekaletnamesiz olarak vekil tarafından açılan davaya ilişkin vekaletname veya vekaletsiz açılan davaya muvafakatta bulunulduğu bildirilmediğinden HMK'nın 77 (1) maddesi uyarınca bu davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın işlemden kaldırıldığı ve davanın 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği, davacılar ... ve ...'nin yargılama sırasında öldükleri ve mirasçılarınca da davanın takip edilmediği anlaşılmakla davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden HMK'nın 150 (5) maddesi uyarınca bu davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı ...'nin genel kurulun yapıldığı 20/06/2017 tarihi itibariyle geçerli bir poliçesi ve pay defteri kaydı bulunmadığından kooperatif üyesi olmadığı bu sebeple işbu davayı açma hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ...'ın genel kurulun yapıldığı 20/06/2017 tarihi itibariyle pay defterinde kaydı bulunduğundan 20/06/2017 tarihi itibariyle ------ Kooperatifi üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.Davacı ...'ın pay defterinde kaydı bulunduğundan ortak kayıt defterinin yokluğunun tespiti davasının usulden reddine karar verilmiştir. Davacı ...'ın genel kurul toplantısına katıldığı ancak alınan kararlara olumsuz oy vermediği ve bu muhalefeti tutanağa geçirtmediği anlaşıldığından iptal davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ...'ın genel kurulun yapıldığı 20/06/2017 tarihi itibariyle pay defterinde kaydı bulunduğundan 20/06/2017 tarihi itibariyle ----- üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davacı ...'ın pay defterinde kaydı bulunduğundan ortak kayıt defterinin yokluğunun tespiti davasının usulden reddine karar verilmiştir. Davacı ...'ın genel kurul toplantısına katıldığı ancak alınan kararlara olumsuz oy vermediği ve bu muhalefeti tutanağa geçirtmediği anlaşıldığından iptal davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Birleşen ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------ Esas sayılı davası yönünden; işbu davanın davacısının ..., davalısının ..., dava tarihinin 19/06/2019 ve dava konusunun 20/06/2017 tarihli genel kurulun butlanı talebi olduğu görülmüştür.Davacı ...'in pay defterinde kaydı bulunduğundan genel kurulun yapıldığı 20/06/2017 tarihi itibariyle kooperatif üyesi olduğunun kabulü gerekeceği anlaşılmıştır.
Davacı ..., 20/06/2017 tarihli genel kurulun butlanının tespiti talep etmektedir. Kanun'un emredici kurallarına aykırı toplantılar bakımından toplantının şekil ve kurucu unsurları açısından emredici kurallara aykırılık hali bulunduğunda yokluk veya butlana karar verilebilmektedir. Dava konusu edilen toplantıda şekil ve kurucu unsurlar yönünden emredici kurallara aykırılık bulunmadığından davacının butlan talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada;
a)Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden DAVANIN ESASTAN REDDİNE,
b)Davacı ... yönünden DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Birleşen ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)Davacılar -------... ve ... yönünden HMK'nın 77 (1) maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
b)Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden HMK'nın 150 (5) maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
c)Davacı ... yönünden DAVANIN ESASTAN REDDİNE,
ç)a-Davacı ...'ın 20/06/2017 tarihi itibariyle ------ üyesi olduğunun TESPİTİNE,
ç)b-Davacı ...'ın ortak kayıt defterinin yokluğunun tespiti DAVASININ USULDEN REDDİNE,
ç)c-
Davacı ...'ın iptal DAVASININ ESASTAN REDDİNE,
d)a-Davacı ...'ın 20/06/2017 tarihi itibariyle ----- üyesi olduğunun TESPİTİNE,
d)b-Davacı ...'ın ortak kayıt defterinin yokluğunun tespiti DAVASININ USULDEN REDDİNE,
d)c-
Davacı ...'ın iptal DAVASININ ESASTAN REDDİNE,
3-Birleşen ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas sayılı davanın REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden
4-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, davacılar tarafından peşin yatırılan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 700,60 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 1.270,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Birleşen ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ------Esas Sayılı Dava Yönünden
9-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, davacılar tarafından peşin yatırılan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 700,60 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
10-Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
11-Davacılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine,
12-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
13-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Birleşen-----Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas Sayılı Dava Yönünden
14-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 44,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 687,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
15-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
16-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
17-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, asıl dava dosyası davacısı ..., birleşen -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası davacısı ... ile birleşen ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası davacısı ... vekili Av. ..., tüm dosyalarda davalı ... vekili Av. ..., asıl dava dosyası davacıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile birleşen --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası davacısı ... vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim