Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/382

Karar No

2024/989

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/382 Esas
KARAR NO: 2024/989
DAVA: Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/05/2024
KARAR TARİHİ: 10/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklının ... aleyhine aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle elektrik sayacını endeksini saatte ki endeksten fazla yazarak paranın ödenmemesi nedeniyle de iş yeri elektriğini kestiğini, elektrik kesildiği için borcunu icra tehdidi altında ödediklerini, dava konusu borcun borç unsurları taşımaması nedeniyle borç unsurlarını kazanmadığını, bu sözde borcun yasaya ve usule aykırı olduğunu, elektriğini kesilerek ticari hayatlarının kısıtlanması ve borcun zorla ödettirilmesinin hukuka uygun olmadan tahsil edildiğini açıklanan nedenlerle davalı alacaklıya gönderdiği tutarda borçlu bulunmadığının tespitine, iş yerinin elektriğinin kesilerek borçlu olmadığı halde ödeme zorunda kalınan ve fazladan ödeme yapılan tutarın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istirdadına, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın , taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı olup 6100 sayılı HMK madde 4'e göre, kiralanan taşınmazların, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarında sulh hukuk mahkemeleri görevli olduğundan görevsizliğine karar verilmesini, istirdat davasının ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, dava dilekçesinde davacının tam olarak hangi ödemelerden bahsedildiği anlaşılmamaktaysa da taraflar arasındaki sözleşme ve protokollere göre hak düşürücü süre içerisinde açılmayan istirdat davasının reddine karar verilmesini, davacı kiracının , müvekkili şirketten kiralamış olduğu mağaza alanı bakımından, 2024 yılı şubat ayına kadar peşin kWh sistemi ile elektrik tüketimi sağlamakta olup 2024 yılının şubat ayından itibaren ise sayaç okuma sistemine geçildiğini, 2024 yılı şubat ayından itibaren ise peşin kWh sistemine göre elektrik sağlanması sistemine son verilmiş olup bu dönemden itibaren sayaç okuma sistemine göre davacının elektriğinin sağlandığını, peşin kwh sistemine göre, kontör karşılığı elektrik kullanımı söz konusu olup fazla ödeme yapılmasının madden mümkün olmadığını, davacı kiracıya karşı, 2023 yılı mart ayından, 2024 yılı şubat ayında kadar ödenmemiş olan tüketim bedelleri, ortak gider ve kira bedellerine yönelik olarak ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasından 14.02.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davacı kiracının haksız ve hukuka aykırı şekilde takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulğunu, davacı kiracının takibe itiraz ettikten sonra ise birkısım ödemelerin yapıldığını ancak icra dosyasına konu edilen tüm tutarın tahsil edilemediğini, akabinde de davacı kiracı tarafından ödemelerin yapılmamaya devam edilmiş olup bu defa da huzurdaki davadan sonra 06.06.2024 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasından İİK madde 270 ve TBK madde 336 gereği kiraya verenin hapis hakkı kullanıldığını, davacının haciz tehdidi altında ödemiş olduğu herhangi bir bedel bulunmadığını, müvekkili şirketçe başlatılan takibe davacı kiracı tarafından itiraz edilmiş olduğu, herhangi bir haciz işlemi uygulanmadığını açıklanan nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme --------- Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğundan Sayın Mahkemenin görevsizliğine, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı her halükarda davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava;Dava;İİK 72. Maddesine dayanan menfi tespit ve istirdat davasıdır. 6335 sayılı kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen değerlendirilir.HMK'nın 4.maddesinde "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a)Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b)Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c)Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç)Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlığın, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibinde borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit ve istirdat davası olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı açık ve ihtilafsızdır.
Dosyanın incelenmesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir.Bu sebeple HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının da davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, HMK'nun 4/1-a, 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde gönderilme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli ---------- Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim