mahkeme 2024/179 E. 2025/474 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/179
2025/474
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/179 ESAS
KARAR NO : 2025/474
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------- ------------ doğumlu olup, 09.09.2023 tarihinde ikamet ettikleri ---------- Mah. ----------- Sok.No: ----------- ------------ adresindeki evinin önünde oynarken davalı şirket sigortalısı ------------ sevk ve idaresinde olan araç ile küçük ------------ çarpması sonucunda müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, şehir içi sokak arasında hız kurallarına uymayan sigortalının sebep olduğu kaza sonucunda müvekkillinin mağdur olduğunu, maddi ve manevi zarar meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkilinin yaralanması neticesinde vücudunda kırıklar oluştuğunu, kaza sonra ------------ Merkezi'ne kaldırıldığını daha sonra---------- Hastanesinde tedavisine devam edildiğini, küçük ------------ yaşı itibariyle zaten bakıma ve gözetime muhtaçken kaza sonrası gündelik ihtiyaçlarını dahi gidermekte sıkıntı çektiğini, hareket kabiliyeti sınırlandığını, bu durum çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimine de olumsuz etki ettiğini, müvekkillerinin hem maddi hem de manevi olarak büyük zararlar gördüğünü, sigortalıya ait araçla meydana gelen kaza neticesinde oluşan zararı tazmin yükü sigorta şirketi, şoför ve ruhsat sahibine ait olduğunu, ayrıca araç şoförünün hız sınırlarına uymamış olduğu da göz önüne alındığında kazanın oluşumunun önlenebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri meydana getirmekle birlikte, sigortalı aracın kusurlu olduğu da kuşkusuz olduğunu, Borçlar Kanununun 41.maddesinde: ‘‘Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.’’ Bununla beraber sürekli sakatlık yani beden gücünde azalmaya ilişkin ise Borçlar Kanunu 46. Maddesinde “Bedensel bir zarara uğrayan kimse, çalışma gücünün tamamını veya bir kısmını yitirmekten ve ilerde iktisadi yönden karşılaşacağı yoksulluktan doğan zararını ve bütün masraflarını isteyebilir” denilmiştir.’’ bu nedenle müvekkillerinin uğradığı tazmin yükümlülüğü sigortalıya, şoföre ve davalı sigorta şirketine ait olduğunu, davalı şirket sigortalısının kusurundan ötürü meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin ciddi sağlık sorunları yaşadığı maddi zarara uğradığı gibi, manevi olarak da acı ve ıstırap çektiğini, müvekkilinin sigortalının kusuru sebebiyle meydana gelen kazada ciddi bir şekilde yaralanması sebebiyle oluşan maddi ve manevi zararların davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, zorunlu dava şartı olarak taraflarınca arabuluculuğa müracaat edilmiş olup davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını beyan ederek müvekkilinin görmüş olduğu tedavi sebebiyle 100,00- TL Hastane masraflarının, meydana gelen çalışma gücü kaybı sebebiyle 100,00- TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100.00-TL bakım ve bakıcı gideri, 100-TL de diğer maddi kayıplar olmak üzere toplam 500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketinin merkezinin ------------ adresinde bulunduğunu, İkame edilmiş bulunan davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, Görevli ve yetkili mahkemelerin ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, İşbu sebeple görev ve yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu, ayrıca davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı yönünden de itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, dava konusu 09.09.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ve plaka numarası belirtilmeyen araca ilişkin müvekkili kuruma usulune uygun başvuru yapılmadığını, İşbu sebeple hasar dosyası oluşturalamamış ve poliçe belirlenemediğini, yani hasar dosyası açılamamış poliçe bilgileri de tespit edilemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu plakalı aracın trafik sigorta poliçesi müvekkili şirketçe temin edilmiş olsa dahi trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarının sınırlandırılmakta olduğunu, müvekkili sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutarın görüleceğini, ayrıca poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri meblağ sigortası niteliğinde olmayıp, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinin göndermesiyle aynı yasanın 85. Maddesine göre "karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle 3. Kişilere verilen bedensel veya eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu 3. Kişilere karşı güvenceye alan bir zarar sigortası niteliğinde olduğunu, her ne kadar davacı karşı tarafın Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da davacıların bu iddiasının yalnızca olay yerinde düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanmakta olduğunu, Kaza tespit tutanağının ise, mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmediğini, zira Kaza Tespit Tutanağının geçerliliği, aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olup Mahkemece aldırılacak bilirkişi raporu tespitleri ile sona ereceğini, bu nedenle davacılar tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir maddi değer kaybı oluştuysa gerekli incelemelerin yapılarak uygun olup olmadığı noktasında hukuki uzman görüşü gerektiğini, 2918 Sayılı Kanunun 90. Maddesi ile zararın bu kanun kapsamında ve ilgili trafik sigortası genel şartlarına göre tazmin edileceği belirlenmek sureti ile sigorta şirketinin sorumluluğunun da Trafik Sigortası Genel Şartları dahilinde sınırlandırıldığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirket uhdesinde bulunan poliçenin tek ve limitli bir poliçe olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili sigorta şirketine yapılmış bulunan tam ve eksiksiz bir başvurudan söz edilemediğini, müvekkili sigorta şirketinin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, bedeni zarara ilişkin olarak Mahkeme tarafından dosyanın kusur yönünden Adli Tıp kurumuna sevkedildiğinde ayrıca davacı yan tarafından delilleri içerisinde sunmuş olduğu hastane kayıtlarının da dosyaya eklenmesi ile kaza ile iddia edilen sakat kalma/yaralanma arasında nedenselliğin olup olmadığının tespitinin de çok önemli olduğunu, işbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini, dava dosyasında 13.12.2011 tarihli 6111 sayılı yasa gereğince "bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmeti bedelleri ---------- tarafından karşılanır " hükmü getirilmiş olup kanunun yayım tarihinden önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmeti bedellerinin karşılanma yükümlülüğü ------------ verilmiş durumda olduğunu, davacı yanın artık tedavi giderleri açısından ve sağlık hizmetleri bedelleri açısından müvekkili sigorta şirketinden değil ----------- istemek zorunda olduğunu, ayrıca ekspertiz ücretine ilişkin dekont sunulması gerekmekte olup ekspertiz ücretine ve KDV'ye ilişkin de itirazda bulunduklarını, poliçenin sigorta şirketi tarafından celbinden sonra ayrıntılı beyanda bulunacaklarını, buna ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, manevi tazminatın ancak haksız fiile neden olan araç sürücüsünden talep edilebileceğini, müvekkili şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, davacının maluliyet oranın belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan kati raporunun alınmasına ve sakatlıktan kaynaklı sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanması için aktüer sıfatına sahip bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle trafik kazası nedeniyle cismani zarardan kaynaklanan tazminat isteminden ibarettir.
Celse arasında soruşturma dosyasının, araç tescil bilgilerinin, ---------- Hastanesine ve --------- Merkezine yazılan müzekkere cevaplarının dosyamız arasına alındığı, ATK raporunun işlem yapılmaksızın gönderildiği görüldü. Davacı vekilinin 25/02/2025 tarihli dilekçe ile dosyaya anlaşma tutanağını sunduğu ve 25/02/2025 tarihli duruşmada karşılıklı olarak anlaşarak sulh olduklarını, karşılıklı olarak ücret ve masraf talebi bulunmadıkları sulh çerçevesinde işlem yapılarak dosyanın sonlandırılmasını talep ettikleri görülmüştür.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; borcun sona erdiği ve davanın esasının konusuz kaldığı anlaşılmakla; HMK 326/1 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin, kural olarak davada haksız çıkan aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceği, aynı Kanunun 330/1 maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden de haksız çıkan taraf aleyhine hüküm kurulacağı anlaşıldığından, dava tarihinde haklılık durumuna ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği hususuna bakılmıştır. Sulh protokolünde davacıya davalı tarafından ödeme yapılacağı kararlaştırıldığı görülmekle davacının dava açılmasına sebebiyet vermediğine dair Mahkememizce edinilen kanaat neticesinde arabuluculuk ücreti davalılar üzerinde bırakılmış tarafların birbirlerinden başkaca yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,8-TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4- Tarafların birbirinden karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.