mahkeme 2023/980 E. 2025/467 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/980

Karar No

2025/467

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/980 ESAS
KARAR NO : 2025/467
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalıdan olan alacağına ilişkin ----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, İtiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazında haksız olup itirazın kötü niyetli olduğunu, daha önce müvekkili şirketin alacaklarına ilişkin ----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının işbu takibe "Müvekkil firmanın dosya alacaklısına borcu yoktur. Ayrıca takip tarihi itibariyle müvekkil firmanın adresi ----------- sınırları dahilinde olduğundan yetkili icra dairesi ------------ İcra Dairesidir, ----------- İcra Dairesi yetkisizdir." diyerek itiraz ettiğini, İşbu yapılan itiraz sonrası itirazın iptali davası açıldığını ve ---------- Esas sayılı dosyası ile ----------- İcra Dairelerinin yetkili olduğu kanaatine varılarak davanın ret olduğunu, İşbu kararın kesinleştiğini, daha sonradan taraflarınca karar doğrultusunda ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat davalı tarafından işbu icra takibine "--------- Mah., --------- Sk. No:-------- Kat: ----------, ------------- ve yetkili icra dairesi----------- İcra Dairesidir." denilerek yetki itirazında bulunulduğunu, devamında taraflarınca ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---------- Esas,---------- Karar sayılı itirazın iptali davası açıldığını, yetkili olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verildiğini, taraflarınca bu sefer yine karar doğrultusunda -----------İcra Müdürlüğünün----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz etttiğini, arabuluculuk yoluna başvurusu sonrası tarafların anlaşamadığını ve işbu huzurdaki davanın açıldığını, müvekkilinin davalı şirket ile 12.12.2014 tarihli bir hizmet sözleşmesi imzaladığını, hizmet sözleşmesi imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca geçerli olacağını, işbu sözleşmesi bağlamında yüklenici olan müvekkilinin hizmetlerin alınacağı işyerlerinde hizmet verecek ve hak ediş halinde tarafına ücret ödemesi yapılacağını, bu ticari ilişki nedeniyle davalıya 31.01.2019 ve 05.02.2019 tarihli toplam 50.172,52 bedelli fatura kesildiğini, işbu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, fakat davalı tarafın yapılan tüm uyarılara rağmen ödeme yapmamış olup borcu da kabul etmediğini, müvekkilinin ise sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, Türk Ticaret Yasası’nın 21/2 maddesi hükümlerinde bulunan “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” Söz konusu hüküm gereğince davalının itiraz etmediği faturanın borçlusu olduğu aşikar olduğunu, kendisine tebliğ edilmiş faturaya itiraz etmeyen davalı tarafın adlığı hizmet sonucu tarafına kesilen faturanın borçlusu olduğu ve takibe yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu beyan ederek borçlunun -----------icra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve sonrasında müvekkiline yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğundan cevap dilekçemizin kabulü ile tüm usuli işlemlerin yenilenerek dosyanın bilirkişiye tevdii vs. tüm ara kararlarından dönülmesini, ön incelemenin yeniden yapılmasını ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili firmaya gönderilen ---------- barkod nolu dava dilekçesi tebligatı ve sonraki tarihlerde göndeirlen tüm tebligatların "--------- Mahallesi --------- Sk ----------" adresine gönderildiğini, sözkonusu adresin şirketin ne idari merkezi ne şubesidir olduğunu sadece bir şantiye adresi olduğunu, müvekkili firmaya gönderilen tebligatların tebliğ mazbataları dosyada bulunmadığından taraflarınca incelenemediğini ama zaten şantiyede tebligat teslim almaya yetkili hiç kimse bulunmadığını, sadece şantiye çalışanları olduğunu, müvekkili şirketin tek adresinn "-------- Mh. ---------- Sk. No:--------- K:--------- ----------" olduğunu ve şubesi'nin olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin UETS adresi bulunduğundan tüm tebligatların sisteme kayıtlı UETS adresine gönderilmesi gerektiğini, usulüne uygun yapılmayan tebligat nedeniyle taraflarınca davaya cevap verilememiş, duruşmalara katılınamadığını, dosyaya sunmuş oldukları vekaletname gereği 07.07.2024 tarihinden itibaren tüm tebligatların vekil olarak taraflarına yapılması gerekirken 01.12.2024 tarihli bilirkişi raporu asile tebliğe çıkarılmış, üstelik UETS adresi yerine müvekkilinin şantiyesine tebligat alma yetkisi olmayan bilinmeyen bir kişiye teslim edilmek suretiyle usulsüz şekilde yapıldığını, bu nedenle rapora itiraz hakkının kullanılamadığını, vekil olarak UYAP kaydı yapılmadığı için dosyadaki gelişmeleri takip edebilme imkanlarının da olmadığını, tüm usuli işlemlerin yeniden yerine getirilmesini talep ettiklerini, müvekkili firma aleyhine başlatılan icra takibiyle davacının bünyesinde çalışan işçilerin işçilik alacaklarının müvekkili firma tarafından ödenmesi talep edildiğini, halbuki taraflar arasında davacının çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarının müvekkili firma tarafından ödeneceğine dair bir sözleşme olmadığını, davacı firmanın tek taraflı faturalar tanzim ederek müvekkili firmaya gönderdiğini, mesnedi olamayan faturaları ve icra takibini kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacının alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas nolu dosyasında icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, ba-bs formları dosyamız arasına alınmıştır.Borçlu vekili tarafından icra dosyasına sunulan bila tarihli dilekçe ile “müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını" beyanla, süresi içerisinde takibe, borca ve tüm fer'ilerine itiraz etmiştir.14/01/2025 tarihli ticari defterlerin incelenmesi ihtarlı duruşma tutanağı davalı tarafa 19/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir.Talimat Mahkemesi tarafından davalı defterleri üzerinden yapılan inceleme mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 02.12.2024 tarihli raporda; Davacının 2019 hesap döneminde kullandığı Kanuni Defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırdığı, kapanış tasdikini ise yaptırmadığı, davalı tarafından, davacının düzenlediği 31.01 .2019/---------ve 05.02.2019/--------- nolu faturaların Ba bildirim formunda beyan edilmediği, davacı tarafından ise 31.01.2019/--------- ve 05.02.2019/----------- nolu faturaların Bs bildirim formu ile beyan edildiği, davacının, davalıdan 2019 hesap döneminde (8.927,76TL*41.244,76=) 50.172,52 - TL alacaklı olduğu, tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı görülmekle, 2019 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve Bs bildirim formunda 2 adet davalı adına düzenlenen faturaların (8.769,90434.953,19-)43.723,09 TL nin beyan edilen faturaların davalı şirketçe BA formu ile bildirilmediği, dava dilekçesinin ekinde yer alan dava konusu faturanın teslim alan kısmının boş olduğu, yine sözleşmenin davalı taraf imzasına havi olmadığı, söz konusu faturaların içeriğinin davacıya teslim edildiği irsaliye ve benzeri yazılı delille ispat edilememiş, dolayısıyla davacı şirketin bu faturalara dayanan alacağının ispata muhtaç kaldığı, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davacı taraf aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.579,58-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 964,18‬ -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim