mahkeme 2023/752 E. 2025/698 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/752
2025/698
16 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/752 Esas
KARAR NO : 2025/698
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 22.01.2021 tarihinde davalı şirketten “--------” --------- ürün bilgisayarı 572.85 USD (4.999,99 TL) karşılığında satın aldığını, bilgisayarın alınmasının ardından ürün üzerinde çok sayıda arıza meydana geldiğini, ürünün garanti kapsamında yer aldığından incelenmek üzere yetkili firmaya gönderildiğini, yetkili firmanın ise ürünün tamir edildiğini iddia ederek müvekkili şirkete iade ettiğini, ancak ürünün satın alındığı 22.01.2021 tarihinden itibaren sürekli arızalı olmasından ötürü uzun bir süre müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını ve mağduriyet yaşandığını, ürünün tekrar arıza vermesinin ardından garanti kapsamında yeniden davalı yetkili firmaya gönderildiğini, servis tarafından yapılan incelemede ayıplı mal olduğu ve iadesinin mümkün olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kanuni haklara dayanarak ürünün aynı veya benzer özelliklere sahip başka bir bilgisayar ile talep ettiğini, ancak davalı şirketin daha düşük özelliklere sahip bilgisayarları müvekkiline gönderebileceğini ilettiğini, davalının ürünün TL karşılığı tutarı müvekkiline ödemeyi ret ettiğini, davalı şirketin satın alma tarihinden bir buçuk yıl sonra 10.03.2022 tarihinde ürün bedelinin yarı tutarı dahi etmeyen 4.999,00 TL ödeme yaptığını, davalı şirkete defalarca kez iletilmesine rağmen kur farkı üzerinden kaynaklanan zararı müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin 3.671,16 TL kur farkı alacağından kaynaklı alacağının tahsili için -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerinde takibin durduğunu, ödeme tarihindeki kur farkı hesaplanması gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile, davalının -------- İcra Müdürlüğü’nün-------- Esas dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu --------- isimli e ticaret sitesinden “--------” -------- ürün bilgisayarı satın aldığını, müvekkili tarafından 22.01.2021 tarihli --------- numaralı 4.999,99 TL tutarlı fatura kesildiğini, davacı şirket arıza verdiğinden bahisle ürünü inceleme için 21.02.2022 tarihinde yetkili teknik servise gönderdiğini ve ------- raporu çıktığını davacı ile iletişime geçilerek aynı üründen stoklarda olmadığını ve yerine alternatif ürün önerisinde bulunulduğunu ancak davacının önerilen ürünleri kabul etmediğini ve iade istediğini, bunun üzerine davacıya ---------- sitesi üzerinden iade talebinin girilmesi gerektiği bilgisinin verildiğini, e ticaret siteleri ile yapılan anlaşmalar gereği işlemlerin sistem üzerinden yürüdüğünü, davacı iade talebini ---------- sitesine girmesinin ve -------- sitesinin iadeyi müvekkili şirkete iletmesinin ardından müvekkilinin davacıya ödeme iade işleminin yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının TL ile ödeme yaptığını, müvekkilinin de TL iade ettiğini, davalının kötü niyetli olarak kur farkı talep ettiğini, müvekkilinin kur farkından kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını belirtmiş olup açıklanan nedenlerle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İcra Dosyası: Davacı taraf 01.09.2022 tarihinde, 22.01.2021 tarihinde 572,85- USD * KDV (4.999,99 TL) bedelli alınan ürün karşılığının 10.03.2022 tarihinde gönderilen bedel arasındaki kur farkının TL karşılığı olan 3.443,80 TL asıl alacak, 227,36 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.671,16 TL tutarlı alacağının tahsiline ilişkin--------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, borçlu vekilinin Örnek No:7 Ödeme Emrine 02.10.2022 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin kur farkından kaynaklı herhangi bir borcunun da bulunmadığını, ürün bedelinin sistem üzerinden alacaklı olduğu iddia edilene çoktan ödendiğini belirtmiş olup, icra takibine, ödeme emrine, işlemiş faize ve takibe ilişkin diğer tüm ferilere itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur.Bilirkişi Raporu:Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, alınan 14/04/2025 tarihli raporun sonuç kısmında," A- Davacının Alacak Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;
Davalı şirketin keşide faturasında ürün bedelinin hem yabancı para karşılığı KDV dahil 675,96 USD tutarında hem de TL karşılığının 4.999,99 TL olarak yer aldığı, 21.01.2021 tarihinde satın alınıp ayıplı çıkması sebebiyle 10.03.2022 tarihinde TL tutarı kadar iade edildiği, eş deşişle USD karşılığının ödenmediği, Davacı şirketin kur farkı alacağını talep edip edemeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin talebinin yerinde görülmesi halinde 10.03.2022 iade tarihi itibariyle davacı şirketin 4.890,93 TL kur farkı alacağının hesaplandığı, ancak taleple bağlılık gereği 3.443,80 TL’lik kısmının talep edilebileceği, B- FAİZ: davacı şirketin TL olarak ürün bedelini iade ettiği 10.03.2022 tarihinin kur farkının da temerrüt tarihi olduğu, buna göre 01.09.2022 takip tarihine kadar hesaplanan faizin 260,05 TL olarak hesaplandığı ancak iş bu davada taleple bağlılık gereği 227,36 TL’nin talep edilebileceği, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; hukuki niteliği itibariyle alacağın tahsili için --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E sayılı takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davacı şirketin, ---------- alışveriş sitesi üzerinden davalı şirketten 22.01.2021 tarihinde --------- ürünü satın aldığı, işbu ürün karşılığı davalı şirket tarafından davacı şirket adına KDV dahil 675,96 USD karşılığı 4.999,99 TL tutarlı fatura düzenlediği, işbu fatura bedelinin davacı şirket tarafından 4.999,99 TL olarak ödendiği, sonrasında satılan ürünün ayıplı olması nedeniyle ---------- servisi tarafından 28.02.2022 tarihinde Ürün Değişim Formu düzenlendiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. ihtilafın, davalı şirket tarafından, ürün değişimi yapmayıp, kendisine 22.01.2021 tarihinde düzenlenen KDV dahil 675,96 USD karşılığında ödediği 4.999,99 TL tutarın, 10.03.2022 tarihinde davalı şirket tarafından 675,96 USD karşılığı olarak değil de ilk tutar üzerinden 4.999,99 TL olarak iade bedeli ödenmesinden kaynaklı kur farkı alacağına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Davalı şirketin keşide ettiği fatura içeriğine bakıldığında, KDV dahil 675,96 USD tutarında TL karşılığının 4.999,99 TL olarak yer aldığı, taraflar arasında ödemenin ödendiği tarihteki -------- kuru üzerinden yapılacağına dair yazılı sözleşme bulunmasa da, fatura içeriğinde faturanın döviz karşılığının da yer aldığı, düzenlenen yazılı bir sözleşme olmasa 21.01.2021 tarihinde satın alınıp ayıplı çıkması sebebiyle 10.03.2022 tarihinde TL tutarı kadar iade edildiği,Davalı şirketin keşide faturasında ürün bedelinin hem yabancı para karşılığı KDV dahil 675,96 USD tutarında hem de TL karşılığının 4.999,99 TL olarak yer aldığı, 21.01.2021 tarihinde satın alınıp ayıplı çıkması sebebiyle 10.03.2022 tarihinde TL tutarı kadar iade edildiği, eş deşişle USD karşılığının ödenmediği,
Davacı şirketin kur farkı alacağını talep edip edemeyeceği yapılan incelemede, ------- E. --------K 05/12/2019 Tarihli İlam"... İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ticari ilişki bulunmakla birlikte, davacının davalıdan kur farkından doğan alacak talep edebileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi taraflar arasında kur farkıyla ilgili bir uygulamada bulunmadığı, davacı tarafından kur farkı alacağından dolayı davalıya ihtarname gönderilmediği, davaya konu kur farkı faturasının tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, davacının BK'nun 83. maddesi uyarınca alacağını yabancı para üzerinden isteme hakkına sahip iken, dövizle yapılan satışların TL'ye çevrilerek faturaların düzenlendiği, ödemelerin de TL olarak yapıldığı ve bu ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği, böylece davacının tercih hakkını Türk Lirası üzerinden kullandığı, bu halde davacının kur farkı talebinde bulunamayacağı, davacı tarafın tahsilatı yaptığında kur farkından doğan fazlaya ilişkin alacağını saklı tuttuğunu da bildirmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme veya daha önce davacı tarafça davalı tarafa kesilmiş kur farkı faturası da bulunmadığı, kur farkı ödeneceğine ilişkin taraflar arasında teamül olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Kur farkına esas olan faturalar incelendiğinde, satılan malların döviz karşılığının gösterildiği ve bu nedenle ödeme tarihlerine göre kur farkı istenebileceği anlaşılmaktadır. Ancak malın geri iadesi suretiyle yapılan ödemeler ile çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez. Bono ile yapılan ödemelerde ödeme tarihi, havale ve elden yapılan ödemelerde ise makbuz ve havale tarihi itibariyle kur farkı doğuyorsa bu fark istenebilir. Bu durumda mahkemece bu ilkeye göre yaptırılacak bir hesaba göre karar verilmesi gerekirken tüm ödemeler yönünden kur farkı doğacağına dair bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.... "Emsal ilamda dikkate alındığında davacının kur farkı nedeniyle alacak talep edebileceği, Davacı şirketin 10.03.2022 iade tarihi itibariyle davacı şirketin 4.890,93 TL kur farkı alacağının hesaplandığı, ancak taleple bağlılık gereği 3.443,80 TL'lik kısmının talep edilebileceği,Davacı şirketin TL olarak ürün bedelini iade ettiği 10.03.2022 tarihinin kur farkının da temerrüt tarihi olduğu, buna göre 01.09.2022 takip tarihine kadar hesaplanan faizin 260,05 TL olarak hesaplandığı ancak iş bu davada taleple bağlılık gereği 227,36 TL'nin talep edilebileceği,01.09.2022 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 3.443,80 TL asıl alacak , 227,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.671,16- TL olacağı, davacının taleplerinin doğrultusunda avans faizi uygulanması gerektiği kanaatine varılmış, -------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 3.443,80-TL asıl alacak, 227,36-TL olmak üzere toplam 3.671,16- TL üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz işletilmesine, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 3.671,16- TL' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 3.443,80-TL asıl alacak, 227,36-TL olmak üzere toplam 3.671,16- TL üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz işletilmesine,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 3.671,16- TL' nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç toplamı olan 539,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.158,50-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 4.318,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.