mahkeme 2023/578 E. 2025/470 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/578
2025/470
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/578 ESAS
KARAR NO : 2025/470
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ---------- Şirketi nezdinde ----------- poliçe numarası ile sigortalanmış sürücü --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı aracın 29.01.2023 tarihinde müvekkilinin park halindeki ------------ plakalı aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, 29.01.2023 tarihinde yaşanan kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin arabasına çarpan sürücü ------------ ise alkollü ve tam kusurlu olarak belirlendiğini, müvekkiline ait olan aracın --------- model ---------- marka araç olup kaza tarihine kadar sıfır hatalı ve hiçbir kazaya karışmadığını, 21.07.2023 tarihi itibariyle araç satış sitelerinde hatasız muadil araçların piyasa değerinin 1.600.000,00 TL civarında gözükmekte olduğunu, aynı sitelerde kazaya karışmış olan muadil araçların değerlerine bakıldığında ise fiyatların 1.000.000,00-TL civarlarına düştüğünü, oran olarak değer kaybını hesapladıkları zaman aracın değerinin 35%-%40 bandında düştüğünün görülmekte olduğunu, açıkça görüleceği üzere davalı sigorta tarafından taraflarına ödenen 24.926,27 TL değer kaybının yanında çok düşük bir miktar olarak kalmakta olduğunu, bu durumun davalı tarafın iyi niyetli olmadığını göstermekte olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının ödenmesi için 23.02.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 15.03.2023 tarihinde taraflarına sadece 24.926,27 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının sigorta şirketi tarafından tam olarak ödenmesi için 24.05.2023 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, 2918 sayılı KTK'nın 97'nci maddesi ''zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden öne ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.'' hükmü yer aldığını, Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi ve gerçek zarar ilkesi gereği davalı şirket sigortalısının araç sürücüsünün kusurunun tam olarak tespit edilmesi ve müvekkilinin uğramış olduğu toplam zararın davalıdan tahsili gerekmekte olduğunu, Yargıtay karar ve içtihatlarında da aracın kaza öncesi ve sonrası değerinin hesaplanarak aradaki farkın ödenmesi yönünde karar bulunduğunu beyan ederek haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının şimdilik 50.000,00 Türk Lirasının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ----------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ------------ numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 19/10/2022 - 19/10/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti araç başına 120.000 TL olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacı tarafa ait ----------- plakalı aracı onaran kasko sigortacısı ----------Ş.'ye 31.3.2023 tarihinde 95.073,73 TL rücu tediye, davacı ---------- 15.3.2023 tarihinde 24.926,27 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL ödendiğini böylelikle trafik poliçesi teminat limitinin tükendiğini, bu bağlamda davacı tarafın araç onarım ve değer kaybı bedelinin tazmini ile müvekkili şirket nezdindeki poliçenin teminat limiti sona erdiğinden ve müvekkili şirket tarafından sorumluluk yerine getirildiğinden davanın müvekkili şirkete karşı açılmasına itiraz ederek davanın reddedilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın işbu davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini, dava türünün değiştirilmesinin mümkün olmayıp bu hususun gözetilerek yapılama yapılması gerektiğini, ikrar anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun ------------ dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, müvekkili ----------- Şirketi'nin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olup tüm sorumluluk yerine getirilmiş ve yapılan ödemeler ile araç başı teminat limitinin sona erdiğini, işbu sebeple davanın müvekkili şirkete ihbar edilmesine itiraz ettiklerini, Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ek 1'de belirtilen kurallar çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, her ne kadar ----------- Sayılı ilamı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan bazı hükümler iptal edilmişse de konu dosyada ilgili iptal kararından önceki hükümlerin uygulanması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu iptal kararı öncesi dönemde poliçeyi tanzim ettiğini, Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan formul çerçevesinde hesaplama yapmak yerine başkaca bir yöntemin uygulanması hukuk devletinde var olması gereken hukuki güvenlik ilkesinin bir yansıması olarak ortaya çıkan öngörülebilirlik kavramına aykırılık teşkil edeceğini, piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, nitekim davacı yana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması veya araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybının oluşmayacağını, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ağır hasar kaydının bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın kilometre ve tescil bilgilerinin celp edilmesini talep ettiklerini, nitekim aracın kilometre ve yaş bilgisinin davaya konu taleplerinin tespiti için önem arz ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu md. 99 uyarınca müvekkili şirketin kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğu da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulmasına itiraz ettiklerini, Sigorta şirketine başvuru şartı Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü ve HMK 114/2 hükmü gereği dava şartı olduğunu, Hukuki yarar da HMK 114 hükmü gereği dava şartlarından olduğunu, ---------- sayılı içtihadında, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin yapılan başvurularda sigorta şirketlerinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğine karar verildiğini beyan ederek müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azamı poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama gideri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, --------- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına kazandırılmıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 16/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Sürücü ---------- idaresindeki ------------ plakalı otomobili ile seyrederken hızını aracının teknik özelliklerine göre ayarlamadığı ve kontrolünü kaybederek yolun karşı tarafında taşıt yolu ve kaldırım üzerinde park halindeki ----------- plakalı otomobile çarptığı için KTK 52/b ve KTY 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; ----------- plakalı otomobil taşıt yolu ve kaldırım üzerinde normal park halindeyken --------- plakalı otomobilin çarpması sonucu kazaya karıştığı için sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı; tazminata konu----------- plakalı, ---------- marka tipi, --------- model, 113.035 km kullanılmış, 29.01.2023 tarihinde kazaya karışmış, ------------ adına tescilli hususi otomobilin rayiç değerinin kaza öncesinde hasarsız 828.000 TL, onarıldıktan sonra 793.000 TL ve piyasa şartlarında değer kaybının 828.000 – 793.000 = 35.000 TL olduğu; Anadolu Sigorta tarafından 15.03.2023 tarihinde ödenen 24.926,27 TL değer kaybının mahsubundan sonra bakiye ödenmemiş değer kaybının 35.000,00 – 24.926,27 = 10.073,73 TL kaldığı; ------------ Şirketi’nin ------------ numaralı KZMSS poliçesiyle ---------- plakalı, ----------- adına tescilli otomobilin 19.10.2022 – 19.10.2023 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 29.01.2023 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve maddi teminat limitinin araç başına 120.000,00 TL olduğu; KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının ve değer kaybının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu; ---------- Şirketi tarafından ----------- plakalı otomobilin değer kaybı karşılığı davacıya 15.03.2023 tarihinde 24.926,27 TL ve onarım bedeli karşılığı kasko sigortacısı ----------Ş.’ye rücuen 31.03.2023 tarihinde 95.073,73 TL olmak üzere toplam 24.926,27 + 95.073,73 = 120.000,00TL ödenerek KZMSS teminatı tüketildiği için sorumluluğunun kalmadığı; kazaya karışan araçlar hususi ve sahipleri de gerçek kişi olduğu için davacının tazminat talep etme hakkı olsa kısmi değer kaybı ödenme tarihi 15.03.2023 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği ancak KZMSS teminatı tükendiği için davacının tazminat talep edemeyeceği" tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili beyan dilekçesi ve başvuruya dair belgeleri sunmuştur. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: 29.01.2023 tarihinde davacı tarafa ait park halindeki ------------ plakalı otomobile davalı sigortalısı dava dışı sürücünün kullandığı ----------- plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasının davacı tarafa ait ---------- plakalı araçta değer kaybına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davacının maddi tazminatın talebi yönünden bilirkişiden alınan kusur raporu doğrultusunda davalı taraf sigortalısı ------------ plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ----------- plakalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, davalı tarafın, sigortalısının %100 kusuru nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğuna kanaat edilmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda kaza neticesinde, toplam hasar bedeli 35.000,00 TL olup, ------------ tarafından 15.03.2023 tarihinde ödenen 24.926,27 TL değer kaybının mahsubundan sonra bakiye 10.073,73 TL değer kaybı alacağı kaldığı; davalı sigorta şirketi tarafından aracın Kasko sigortacısına 95.073,73 TL onarım bedeli ödediği, bu nedenle teminat limitinin tüketildiği anlaşılmış, onarım bedeline ilişkin yapılan ödemenin davacının yararına olduğu, onarım bedelinin eksik ödenmesi durumunda, davacı araç sahibi tarafından ödenmek zorunda kalınacağı ve davacı yönünden sonucu değiştirmeyeceğine, davalının teminat tüketildiği için sorumluluğu kalmadığına kanaat edilmiş, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile fazlana yatırılan 238,48-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-)Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı taraf için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
6-)6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.