Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/368
2024/979
10 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/368 Esas
KARAR NO: 2024/979
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 17/05/2023
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunmakta olup müvekkilinin davalıya ambalaj malzemeleri sattığını, bu alım satımdan kaynaklı olarak müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından satılan ürünlerin neticesinde davalı şirkete ekte sunulu olan muhtelif tarihlerde faturalar kesildiğini, bu faturaların davalıya teslim edilmiş olup davalının ticari defterlerine işlendiğini, davalı şirketin bu faturalara herhangi bir itirazı da bulunmadığını, bu hususun -------- müzekkere yazılarak anlaşılabileceğini, davalının bu faturalara dayanan alacağı bir süre ödeyeceği şeklinde müvekkiline telkinlerde bulunarak ödemeyi uzunca bir süre geciktirdiğini, davalının ticari defterleri incelendiğinde bu faturaların olduğunun açıkça görüleceğini, davalının ticari defterlerinde bu kaydın olmasından ve davalının basiretli bir tacir olması gerektiğinden ötürü faturalara itirazı da olmaması düşünüldüğünde davalının kötü niyetli olarak bu zamana kadar ödemeleri yapmadığını, müvekkili ile davalı arasında ekte sunulu olan ---------- görüşmeleri de incelendiğinde müvekkili tarafından cari hesabın gönderildiği davalı tarafından da cari hesap gönderildiği bu şekilde mutabık oldukları, görüşmek için birbirlerine konum gönderdikleri, ödeme mahiyetinde verdiği çeklerin kasten hatalı olarak verildiği ve müvekkili mağdur ettiği, müvekkilinin faturaları ve cari hesapları devamlı olarak göndermiş olduğu ve davalının --------- üzerinden de bunlara itiraz etmediği ve müvekkilini devamlı oyaladığının görüleceğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ---------- Esas sayılı dosyasında faturalara dayanan icra takibi başlatıldığını, davalının ise bu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine TTK m. 5/A maddesi gereğince zorunlu arabulucuğa başvurulduğunu ve anlaşamama şeklinde sonuçlandığını beyan ederek --------- İcra Dairesi --------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden ötürü %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu davanın görev yönünden reddedilmesi gereken usulsüz bir dava olduğunu, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, daha önce ---------İcra Dairesi'nin ---------- Esas numaralı dosyasından ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmiş ve yasal itiraz süresi içerisinde hem dosya borcuna hem de yetkiye itiraz ettiklerini, ----------İcra Dairesi'nin ---------- Esas numaralı dosyası kapsamında yapmış oldukları itiraz neticesinde dosya hakkında durdurma kararı verilmiş ve davacı tarafın bu davayı açtığını, Müvekkilinin ikamet adresinin ''---------- Mah. ---------- Sok. No:--------- ---------'' olup davanın ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edildiğini, oysa ki davanın yetkili mahkemesinin --------- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin aleyhinde açılan bu davanın yetki yönünden de reddi gerektiğini, davacı tarafça açılan davanın görev ve yetki yönünden reddedilmesi gereken mesnetsiz bir dava olduğu gibi zamanaşımı yönünde de reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında yazılı veya sözlü olarak mal alım satımına ilişkin bahse konu faturalarla alakalı sözleşme yapılmadığını, bunun yanında davacı tarafın iddia ettiği üzere faturalara konu malların tesliminin de müvekkiline yapılmamış olup davacı tarafça dava dilekçesi ekinde veya ayrıca bahse konu malların müvekkiline teslim edildiğine dair herhangi bir teslim belgesi veya mazbatası da dosya kapsamında yer almadığını, taraflar arasında ambalaj malzemesi alım satımına ilişkin yazılı veya sözlü herhangi bir sözleşme olmadığı gibi bu türden malzemelerin müvekkiline asla teslim edilmediğini, bunun yanında davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan --------- isimli uygulamanın ekran görüntüsü olduğu iddia edilen birtakım fotoğraflarda müvekkilini bağlamayan, kimler arasında geçtiği belli olmayan hukuksuz ve usulsüz kağıtlar olduğunu, dolayısıyla davacı tarafından açılan haksız ve hukuksuz davanın bu yönden de reddi gerektiğini, davacı tarafından davaya dayanak yapılan faturalara karşı iade faturaları düzenlenmiş olup mahkemeye sunulduğunu beyan ederek davacı tarafından açılmış olan haksız ve hukuksuz davanın reddine, davacı taraf aleyhine olmak üzere davakonusu alacağın en az %20 ' si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; ---------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ---------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı icra dosyasının Uyap sureti dosyamız arasına alınmıştır.Talimat Mahkemesi tarafından davalı defterleri üzerinden yapılan inceleme mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 03.05.2023 tarihli raporda; taraflar arasında geçmişten gelen ve cari hesaba dayanan ticari bir borç-alacak ilişkisinin mevcut olduğu, dava konusu olan toplam 315.985,06 TL tutarındaki faturaların tamamının davalı yana ait işletmenin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturalardan toplam 79.450,27 TL tutarlı ürünlerin karşılıklı olarak iade faturasına konu olduğu, davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre 01.01.2022 tarihi itibariyle davacı lehine 27.362,18 TL borç bakiyesinin mevcut olduğu (31.12.2021 tarihinden devreden) ; söz konusu tutarın 28.02.2023 tarihi itibariyle azalmış olarak 10.362,18 TL tutarında borç bakiyesi şeklinde mevcut olduğu; bir nüshası dava dosyası kapsamında da bulunan davacı yana ait cari hesap dökümünde de ver aldığı üzere (davalı yan ticari defter kayıtlarında yer almayan) geçmişte davacıya ait işletmede çalıştığı ve mal alımlarında kendilerine de aracılık ettiği davalı işletme yetkililerince belirtilen ---------- adlı kişiye 26.09.2022 tarihinde elden nakit 10.000,00 TL verilmiş olduğu, bu tutarda dahil edildiğinde davalı yana ait işletmenin, davacı yana ait işletmeye 362,18 TL borç bakiyesinin bulunduğu (dava dosyasında bir nüshası bulunan davacıya ait işletmenin cari hesap dökümüne göre 11.11.2023 tarihi itibariyle 362,24 TL); ancak yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere bu tutarın davalı yanın ticari defter kayıtlarında yer almadığı, bu çerçevede birer nüshası dava dosyası kapsamına dahil edilmiş olduğu üzere davalı yan ticari defter kayıtlarına göre davalıya âit işletmenin, davacıya ait işletmeye 10.362,18 TL tutarında borcunun bulunduğu, tespit edilmiştir.Dosya konusunda uzman Mali Müşavir bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi 25/09/2024 tarihli raporunda özetle;" Davacı şirketin 2022 yılında defter beyan sistemine tabi olduğu, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirkete ait defterler SMMM Bilirkişi ---------- tarafından --------- sayılı dosyasına sunulan 03.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda incelenmiş olup, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tutulduğu yönünde tespitlerin sunulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkide vade farkı düzenleneceğine dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, ticari teamülün de bulunmaması nedeniyle, davacı şirketin 30.01.2023 tarihli 15.439,51 TL tutarlı vade farkı faturasının ispata muhtaç kaldığı, Raporumuzun 4.c Fatura İncelemesi bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 30.01.2023 tarihli 32.005,38 TL tutarlı iade faturasının davalı şirket defterlerine kaydedilmiş olduğu, bu faturaya karşılık davalı şirket tarafından süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlendiği, İade faturalarında fiziki olarak mal alışverişi olup olmadığının dosya kapsamında anlaşılamadığı, sürelerine riayet edilmeksizin tanzim edilen iade faturalarının, en son davalının kayıtlarında kaldığı, davalının 28.02.2023 tarihli iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle, davalının 28.02.2023 tarihli, 32.005,38 TL tutarlı iade faturasını ispat etmesi gerektiği, bu hususa ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, Davacı şirketin alacaklı gözüktüğü 43.099,32 TL’lik tutardan, ispata muhtaç olan 15.439,51 TL tutarlı vade farkı faturasının düşümü yapıldığında, davacı şirketin 27.659,81 TL (43.099,32-15.439,51) tutarlı alacağını talep edebileceği, tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında reeskont avans faiz talebinin yerinde olduğu" tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görüldü. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu,Verilen yetki ile tacir olan davacı şirketin ticari defterleri incelenmiş olup, 2022 yılında defter beyan sistemine tabi olduğu (bilanço değil, işletme defteri mükellefi olduğu), 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, taraflarca sunulan faturaların incelenmesinde, davacı şirket tarafından, davalı şirkete teslim edilen mallara ilişkin düzenlenen 10 adet toplam 347.700,36 TL tutarlı e-arşiv faturalara ilişkin olduğu, faturaların hepsinin davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin, takip dayanağı olarak gösterilen ve dosyaya sunulan hesap ekstresinin incelenmesinde, 395.145,25 TL borç kaydettiği, karşılığında 352.045,93 TL alacak kaydı girmek suretiyle, davacı şirketin 43.099,32 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. 2022 yılına ait BS-BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davalı tarafından 10 adet fatura karşılığı toplamda 294.661,32 TL (KDV Hariç) alım olarak bildirildiği, davalı şirketçe iade edilen 22.923,20 TL tutarlı faturaların BS formu ile bildirildiği görülmüştür.Talimat bilirkişi raporunda her ne kadar davalı şirketin kendi defterlerinde 10.362,18 TL tutarında borçlu gözüktüğü yönünde tespitler yapılmış ise de talimat raporu ekinde sunulan, davalı şirket kayıtlarında davacı şirkete ait hesap hareketlerinin incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edilen 19.11.2022 vadeli 15.000,00 TL tutarlı çekin 5.000,00 TL olarak kaydedilmesi sebebiyle, davalı şirketin kendi defterlerinde 10.000 TL eksik ödeme kaydı girmiş olduğu tespit edilmiş olup, bu kaydın davalı şirket defterlerinde düzeltme işlemi yapıldığında, davalı şirketin kendi defterlerinde 362,18 TL (10.362,18-10.000) borçlu duruma geçeceği tespit edilmiştir.Tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasında, icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 43.099,32 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin defterlerinde 362,18 TL borçlu gözükeceği, ticari defterler arasında 42.737,14 TL (43.099,32-362,18)'lik farkın bulunduğu görülmüştür. Davacı şirketin sunmuş olduğu ekstrede kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 16.11.2022 tarihli ---------- İade Fat. açıklamalı 7.977,20 TL ve 17.11.2022 tarihli --------- İade Fat. açıklamalı 3.730,65 TL olmak üzere toplam 11.707,85 TL'lik alacak kaydının, davalı şirket defterlerinde borç olarak kaydedilmediği, işbu tutar yönünden davacı şirketin kendi aleyhine, davalı lehine kabulünde olması nedeniyle davalı şirket defterlerinde davacı aleyhine işleme alındığı tespit edilmiştir.Davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 01.01.2023 tarihli “17.12.2022 işlenmeyen nakit ödeme” açıklamalı 4.000,00 TL tutarlı ödeme ile 20.01.2023 tarihli “11.01.2023 nakit ödeme” açıklamalı 3.000,00 TL tutarlı ödeme kaydı olmak üzere toplam 7.000,00 TL'lik kaydının davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, İşbu ödemelerin davalı şirket tarafından davacı şirkete yapıldığına ilişkin dosyaya 08.07.2022 tarihli ----------- no.lu 4.000,00 TL tutarlı ---------- imzalı ve 07.07.2022 tarihli ----------- no.lu 1.250,00 TL tutarlı ---------- imzalı tahsilat makbuzları sunulmuş olsa da, davalının ticari defterlerinde kaydedilen açıklamada belirtilen tarihler ile tahsilat makbuzu tarihlerinin eşleşmediği, --------- isimli kişinin davacı şirket adına hareket eden kişi olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığından işbu tutarın dosya kapsamına göre ispata muhtaç kaldığı ve davalı defterlerinden düşümünün yapılması gerekeceği, işbu kayıtların, davalı şirket defterlerine eklenmesi ve çıkarılması sonucu davalı şirketin kendi defterlerinde 4.345,67 TL (362,18-7.000,004-11.707,85) tutarında alacaklı duruma geçeceği anlaşılmıştır.Davacı şirketin alacaklı göründüğü 43.099,32 TL'lik tutardan, davacı tarafından düzenlenen ispata muhtaç olan 15.439,51 TL tutarlı vade farkı faturasının düşümü yapıldığında, davacı şirketin 27.659,81 TL (43.099,32- 15.439,51) tutarlı alacağını talep edebileceği kanaat edilmiştir. Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, davacı tarafın davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin delil olmadığı anlaşılmakla takipten önce işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine
dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile;--------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 27.659,81-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-) İşlemiş faiz talebinin reddine,
3-) Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 27.659,81-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-) Reddedilen tutar yönünden şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
5-) Alınması gerekli 1.889,44-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 746,01-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.143,43-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 746,01-TL peşin harcın toplamı olan 925,91-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.090,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%63,32-36,68) göre hesaplanan 5.122,59-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Davalı tarafından sarfedilen toplam 210,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%63,32-36,68) göre hesaplanan 77,03-TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 27.659,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 16.023,42 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 16.023,42 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
11-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin 1.444,42-TL'sinin davacıdan, 1.975,58-TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.