mahkeme 2022/738 E. 2025/475 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/738
2025/475
17 Haziran 2025
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/900 ESAS
KARAR NO : 2025/469
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu ve davalı ile yapılan görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, huzurdaki davanın devam ettiği süreçte davalının malvarlığını azaltma ve elden çıkartma olasılığının yüksek olduğunu, bu durumda müvekkilinin dava sonuçlansa dahi alacağına kavuşamayacağını, bu nedenle ileride doğacak telafisi güç durumlar ortaya çıkabileceğını, bu sebeplerle mahkemece gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, İhtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğni, hasarın meydana gelmesi ile alacağın muaccel hale geldiğini, haksız fiil tarihinde muaccel hale gelen alacağın rehinle teminat altına alınmadığından ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, müvekkili şirket nezdinde yangın sigortası ile sigortalı bulunan --------- Mah. -------- Cd. No:------- --------- adresli işyerinde 01.10.2019 tarihinde 4:30 sıralarında davalıya ait dikey tip soğutucu dolabının fan bölümünde oluşan elektrik arızası sonucunda yangının başlamış olduğunu, alevlerin tekel bölümüne sirayet ederek muhtelif içki ve sigara emtiasında zarara sebebiyet vermiş olduğunu ayrıca işyerinin asma tavanında ve spot lambalarında kararmalar oluştuğunu, iş yerinin tamamında is ve kurum kirlenmesinin oluştuğunun anlaşıldığını, müvekkili sigorta şirketinin TTK m. 1481 hükmü uyarınca zarar gören sigortalının haklarına halef olduğunu, 12.12.2019 tarihinde sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen 145.808,39 TL tutarındaki tazminatın kaza tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile rücuen tazminini talep ettiklerini, taraflar arasındaki alacağın likit olduğunu, zarar neticesinde ödenen tazminatın ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, İtirazın İptali davasını açarak dava konusu ettikleri alacaklarının tahsiline ve yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK'nın 3. ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğuna göre somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle alacağa ticari faiz uygulanmasını talep ettiklerini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, davalı tarafın itirazının iptali ile 145.808,39 TL asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte İhtiyati Haciz Talebinin kabulü ile davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davaya konu olduğu iddia edilen yangının, müvekkili Şirket'e ait soğutucu dolaptan çıktığını iddia etmekte ise de, işbu hususa ilişkin kesin bir tespit yapılamadığını, kaldı ki, yangına sebebiyet verdiği iddia edilen dolabın üretimi/satışının müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, müvekkili şirketin işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını bu nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, eksper raporunda dahi yangına sebep olduğu iddia edilen dolabın müvekkili Şirket'e değil ----------Ş.'ne ait olduğunun beyan edildiğini, hatta daha da önemlisi yangına sebep olduğu iddia ve beyan edilen dolabın seri no.su ve etiketinin olmadığı belirtilmekle davacı tarafın kime ait olduğu dahi bilinmeyen bir dolap için müvekkili şirkete husumet yöneltmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, diğer yandan davacının sigortalısının halefi olmakla davacının sigortalısı ---------- tarafından verilen ve davacı tarafça dosyaya sunulan 01.10.2019 tarihli beyan dilekçesinde yangının ----------- firmasına ait buzdolabından çıktığı beyan edildiğini, buna rağmen eksper raporunda yukarıda belirtilen ekspertiz bulgularından sonra dolabın müvekkili --------- dağıtımcısı ----------- tarafından verildiği şeklinde çelişkili rapor verildiği görülmekte olduğunu, müvekkili Şirket'in ----------Ş. olarak bir bayisi ya da dağıtıcısı bulunmadığını, ----------Ş. --------- ---------- gibi büyük içki markalarının sahibi, üreticisi ve dağıtıcısı olduğunu, müvekkili şirket ile ----------Ş. Arasında hiçbir ticari ilişki ya da bağ bulunmadığını dolayısıyla anılan hasarın sorumluluğunun müvekkili Şirket'e yüklenmesinin hukuken de mümkün olmadığını, davaya konu olay kapsamında soğutucu dolabın bakımlarının davacının sigortalısı --------- tarafından düzenli periyotlar ile yetkili servis tarafından yaptırılıp yaptırılmadığı, soğutucu dolapların talimatlara uygun kullanılıp kullanılmadığı dahi tespit edilmemiş iken davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili şirketten tahsil etmeye çalışmasının kabul edilemeyeceğini yangının kaynaklandığı iddia edilen buzdolabının müvekkili şirkete ait olduğu dahi ispatlanmadığı gibi ariyet sözleşmesi ile buzdolabının bakımı, kullanımı, bulundurulduğu yer, buzdolabına bağlı elektrik tesisatı ve bağlantı gibi hususlar veya bunların kullanımından kaynaklanan tüm sorumlulukların davacının sigortalısı ---------- ait olduğundan müvekkili Şirket'e yöneltilen davanın öncelikle müvekkili Şirket'in taraf sıfatı bulunmamasından dolayı usulden ve esastan reddi gerekmekte olduğunu, ekspertiz raporunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile 10.10.2019 tarihli ekspertiz raporunda sigortalının yani -------, anılan soğutucu dolabının bakım ve onarımını yapıp yapmadığına ilişkin de herhangi bir bilgi de bulunmadığını, dava dosyasına sunulan ariyet sözleşmesinde müvekkili şirketin kaşe ve imzası bulunmadığı gibi dolabın müvekkili şirket tarafından verilen dolap olup olmadığı dahi ispatlanmamışken ve dahi ekspertiz raporunda dolabın -----------Ş.'ne ait olduğu belirtilmişken Müvekkili Şirket'e kusur ile aidiyetten bahisle husumet atfedilmesi sebebiyle davanın esastan ve usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından talep edilen tazminat bedeli fahiş olmakla dava yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, öncelikle gerçek anlamda kusur sorumluluğunun kimde olduğu tespit edilmesi akabinde zarar miktarının gerçek anlamda tespitinin yapılması gerekmekte olduğunu beyan ederek öncelikle davanın müvekkil şirket yönünden pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle husumetten reddine, haksız, hukuki ve maddi mesnetten yoksun ispatlanamayan davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli dava nedeniyle davacı şirketin müvekkili Şirket'e %100 kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas nolu dosyasında icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas nolu dosyasının Uyap sureti, ---------- Merkezine ve ---------- Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.Davanın ---------- Şirketine ihbarına karar verildiği, tebligat yapıldığı görülmüştür.Ekspertiz raporunda: Ekomini market olarak faaliyet gösteren sigortalı işyerinde 01.10.2019 tarihinde 4:30 sıralarında muhtemel ---------- ait dikey tip soğutucu dolabının fan bölümünde oluşan elektrik arızası sonucunda yangının başlamış olduğu, alevlerin tekel bölümüne sirayet ederek muhtelif içki ve sigara emtiasında zarara sebebiyet vermiş olduğu ayrıca işyerinin asma tavanında ve spot lambalarında kararmalar oluştuğu, işyerinin tamamında is ve kurum kirlenmesinin oluştuğu anlaşılmıştır. Sigortalı işyerine gidildiğinde onarımların tamamlanmak üzere olduğu, yeni emtianın yerleştirilmiş olduğu ancak henüz satışa başlanmadığı görülmüştür. Dikey soğutucu dolabında yaptığımız incelemelerde dolabın enerji kablosunda herhangi bir yanma emaresinin olmadığı, ancak fan motoru Kablosunun yanmış olduğu görülmüştür.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere Yangın ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinden alanın tarihli raporda özetle;"1. Dosya incelemesinden anlaşılan bu yangının dikey soğutucusundan çıktığına dair kanaatine vardığımız tespitler kapsamında 2. Sigorta ekspertiz raporuna göre, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 12.12.2019 tarihinde teminat dahilinde 145.808,39 TL hasar ödemesi gerçekleştirdiği, dekont kopyasının dosya sunulmuş olduğu, 3. Davacı Sigorta Şirketi tarafından sigortalı işyeri hasar bedelini ödemek suretiyle TTK 1472 maddesi gereği sigortalının haklarına halef olacağı, Halefiyet gereği zarar veren üçüncü kişilerden hasar bedelini dava tarihi itibarıyla talep hakkına sahip olacağı" şeklinde sunmuşlardır. Celse arasında bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görüldü. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından; davacı sigorta şirketine yangın sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinde 01.10.2019 tarihinde meydana gelen yangının işyerinde bulunan dikey tip soğutucu dolabının fan bölümünde oluşan elektrik arızası sonucunda yangın meydana geldiği, 12.12.2019 tarihinde sigortalısına 145.808,39 TL tazminat ödediği, --------- E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali talep edildiği görülmektedir.Davacı tarafın delil listesinin ekinde sunduğu Kullanım Ödüncü (Ariyet) Sözleşmesi başlıklı sözleşme her ne kadar imzası bulunmasa da davalı ---------Ş. ile imzası bulunan sigortalı arasında düzenlenmiştir. Sözleşme, soğutucu teslimine ilişkindir. Sözleşme içeriğinin incelenmesinde 01/04/2016 tarihinde imzalanmıştır.TBK. m. 379 da; “ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde kullanım ödüncü sözleşmesinin tanımı yapılmaktadır. TBK. m. 380 f. 1’e göre “Ödünç alan, ödünç konusunu ancak sözleşmede kararlaştırılan şekilde, sözleşmede hüküm yoksa niteliğine veya özgülendiği amaca göre kullanabilir”. Yasada ifade edildiği gibi, ödünç alan, ödünç aldığı şeyi sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde kullanmalıdır. Ödünç alan, kullanım ödüncü konusunu sözleşmede nasıl kullanılacağı açıkça belirtilmediği hallerde örfe uygun olarak, ödünç aldığı şeyi özenle kullanmalıdır. Özenle kullanmanın ölçüsü de kendi malını nasıl kullanıyorsa ve kendi malını nasıl muhafaza ediyorsa ödünç aldığı şeye de aynı özeni göstermesidir. TBK. m. 380 f. 3 gereğince “Ödünç alan, bu hükümlere aykırı davrandığı durumlarda, beklenmedik hallerden (kazalardan) doğan zararlardan da sorumludur. Ancak, bu hükümlere uymuş olsaydı bile zararın doğacağını ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” Ayrıca ödünç alan, şeyi karşılıksız kullanmakta ve ondan faydalanmaktadır. Ödünç verene herhangi bir bedel ödeme borcu yoktur. Ancak ödünç aldığı şeyin de bakım ve muhafaza masraflarını karşılamak zorundadır. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dava dışı sigortalı iş yerinde bulunan yangının çıkış sebebi olarak gösterilen buzdolabının ariyet olarak verildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur.
6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır.Tüm dosya kapsamından; davalının yangına sebep olduğu iddia edilen buzdolabını sigortalıya teslim eden şirket olduğu, ödenen bedelin bilirkişiler tarafından yapılan incelemede makul olduğu anlaşılmış, faiz başlangıç tarihi ödeme tarihi olan 12/12/2019 tarihi kabul edilerek, 20/01/2020 tarihine kadar faiz hesaplanmış, faiz yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin 145.808,39-TL asıl alacak, 1.421,63-TL işlemiş faiz ve ferileri üzerinden devamına, fazlaya ilişkin faiz talebinin REDDİNE,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 145.808,39-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-) Alınması gerekli 10.057,28-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.741,05-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.316,23-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.741,05-TL peşin harcın toplamı olan 1.821,75-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.109,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%97,34-%2,66) göre hesaplanan 6.919,61-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 2.569,13 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 2.569,13 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
9-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%97,34-%2,66) göre hesaplanan 3.037,01-TL'sinin davalıdan, bakiye 83,01-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.