mahkeme 2021/28 E. 2026/2 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/28

Karar No

2026/2

Karar Tarihi

6 Ocak 2026

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/28
KARAR NO : 2026/2

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2021
KARAR TARİHİ : 06/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.09.2019 tarihinde müvekkili ----- sevk ve yönetiminde----- plaka nolu araca, ----- sevk ve yönetimindeki-----plaka nolu araç ile arkadan çarparak kazaya neden olduğunu ve müvekkilinin bu kazada yaralandığını, sürücü ----- kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, kazaya karışan---- plaka nolu aracın davalı ----- adına kayıtlı olduğunu ve -----ise trafik sigortalı olduğunu, dava açmadan önce -----müracaat edildiğini, sigorta şirketinin maruriyet raporu talep ettiğini, ancak maruriyet raporu almak için hastaneye başvurulduğunda bu raporun verilemeyeceğinin söylendiğini, müvekkilinin önce olayın sıcaklığı ile birşey anlamadığını, sadece aracında hasar meydana geldiğini düşündüğünü ve bunun için ekspertiz raporu alarak sigorta şirketine başvurduğunu, sigorta şirketi tarafından araçta meydana gelen maddi hasarın karşılanmış olduğundan bu yönde bir taleplerinin bulunmadığını, ancak bu olaydan sonra sürekli baş ağrısı nedeni ile ---- Devlet Hastanesi'ne başvurduğunda ise kendisine beyin kanaması teşhisi konduğunu, çarpmanın etkisi ile müvekkilinin damarının çatladığını ve sol tarafta damla yoluyla kan biriktiğini, müvekkilinin 7 gün yoğun bakımda kaldığını ve iki kez ameliyat olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle iş yapamaz duruma geldiğini ve kaza sebebi ile yaşam kalitesinin oldukça azaldığını, beden gücü kaybına uğradığının sabit olduğunu, davalı sürücünün tamamen kendi kusuruyla sebep olduğu bu talihsiz kazanın getirmiş olduğu maruriyet nedeniyle müvekkilinin çekmiş olduğu acı ve ızdıraplar yanında müvekkilinin eski haline dönüşünün mümkün olmamasının yarattığı endişenin manevi zarara sebep olduğunu, bütün bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mahkemede açmış oldukları dava neticesinde verilecek olan hüküm kesinleşmesine kadar davalı --- - maliki olduğu ----- plaka nolu araca ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 1.000.00-TL maddi tazminatın araç maliki ve sürücü yönünden olay tarihinden Sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesini, ayrıca 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç diğer davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını taleple dava etmiştir.
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zarar görene vekaleten şirkete yazılı olarak başvuruda bulunarak kaza neticesinde oluşan zarara ilişkin hesaplanacak tazminat tutarının kendilerine ödenmesinin talep edildiğini ancak başvuru kapsamında yer alan mevzuata uygun sağlık raporu karşı tarafca sunulmadığından değerlendirilme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından medikale gönderilmiş oran belirlenmemiş ancak eksik evrak talebine ilişkin geri dönüş yapılarak açılan iş bu davanın reddi gerektiğini, öncelikle davacı kusur durumunu tespit edebilmek adına ve ceza dosyasında uzlaşma mevcutsa müvekkili şirket sorumluluğu olmayacağını ve bu nedenle ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, kaza tarihi itibari ile müvekkili şirketin poliçe vadesinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibari ile yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik- bakıcılık ve tedavi giderleri- yol masrafı sorumluluk kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin iş bu sorumluluk için üretmiş olduğu trafik sigortası priminden bir kısmını sorumlu olan SGK'ya devrettiğini, hal böyle olunca ilgili taleplerin SGK yerine müvekkili kuruma yöneltilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının maruriyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maruriyet oranını ve malul kaldığını, tam teşekkürlü hastane raporu ile belgelendirilmesi gerektiğini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ----- Adli Tıp Trafik İhtisas dairesi tarafından kusur raporu düzenlemesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun tazminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, ayrıca müvekkilinin temerrüde düşmediğini, bütün bu nedenlerle haksız mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, kusur durumu için dosyanın kül halinde ----- Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine sevkine karar verilmesine, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maruriyet raporu alınması için ---- Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevkine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kasko sigorta şirketi olan ----- ihbarı gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazada müvekkili ---- sevk ve yönetimindeki----- plaka nolu aracın maliki diğer davalı --- olduğunu. müvekkili ---- ile----- arasında imzalanan ---- Kasko Sigorta poliçesi bulunduğunu, bu nedenle davanın ------ ihbar edilmesini talep ettiklerini. müvekkilinin iş bu kazada “6100 kusurlu olduğu iddiası doğru olmamak ile birlikte, davacının da kurallara aykırı hareket etmesinden kaynaklı karayolları trafik kanunun 84/D maddesi uyarınca kusurlu bulunduğu gözetilerek Adli Tıp Trafik İhtisas dairesi tarafından kusur raporu düzenlenmesi gerektiğini, davacının geçirdiği beyin kanamasının 27.09.2019 tarihinde yaşanan kaza ile herhangi bir illiyet bağı olmadığını, diğer taraftan davacının sunmuş olduğu deliller arasında bulunan davacıya ait epikriz raporları ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde davacı hastada hipertansiyonun seyrettiğini ve hipertansiyona yönelik tedavi yöntemlerinin uygulandığının görüleceğini, davacının maruriyet raporu olmaksızın sürekli sakatlıktan kaynaklı zararına ilişkin tazminat istemi yerinde olmayıp adli tıptan maruriyet raporu aldıktan sonra sayın mahkemece iş bu zarara ilişkin hesaplama yapılması gerektiğini, davacının maddi tazminat taleplerini müvekkiller yönünden avans faizi uygulanmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının manevi tazminat talebinin fahiş olup reddi gerektiğini, bütün bu nedenlerle davanın-----plaka nolu aracın kasko sigortacısı ----- ihbarını, meydana gelen kaza ile davacının geçirdiği sağlık sorunları arasında illiyet bağı bulunmadığından ve diğer sebeplerden davanın reddine, yargılama giderleri ve velaket ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu kazaya ilişkin olarak müvekkilİ şirkete işbu ihbar dilekçesi öncesinde herhangi bir başvuru yapılmamış olmakla, öncelikle sorumluluklarına ilişkin olarak beyanda bulunabilmek için dosyadaki diğer tüm evrakların taraflarına tebliğ edilmesini talep ettiklerini, davacı sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve oluşan zararı ispat etmek zorunda olduğunu, kabul anlamında olmamakla kusur oranlarının tespiti bakımından sayın mahkemece dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının 30/3/2013 tarihli ve ---- sayılı ---- gazete’de yayımlanan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik kapsamında tespit edilmesi için dosyanın adli tıp 3. ihtisas kuruluna sevki gerektiğini, manevi tazminata ilişkin taleplerin kanuna ve yerleşik ihtiyaçlara uygun olarak takdir edilmesi gerekmekle, davacı tarafın talepleri fahiş olduğunu, sigortalı müvekkili şirketin yazılı onayı olmaksızın üçüncü şahıslarla uzlaşamayacağını, manevi tazminata ilişkin taleplerin kanuna ve yerleşik ihtiyaçlara uygun olarak takdir edilmesi gerekmekle, davacı tarafın talepleri fahiş olduğunu birçok Yargıtay kararında belirtildiği üzere müvekkili şirketin işbu davada taraf olmadığından aleyhine bir hüküm tesis edilemeyeceğini beyan ederek reddini talep etmiştir.
Davalı ----- 21/02/2023 tarihli duruşmaya katılarak beyanında; " olay günü davacı sinyal vermemiştir, bende arkadan çarptığım için kusurlu sayılıyorum, kazadan sonra bir arkadaşım davacı ile bizzat ilgilenmiştir, hastaneye götürmeyi teklif etmiştir, ancak kendisi birşeyim yoktur, diye red etmiştir, 2,5 ay geçtikten sonra böyle bir sağlık sorunu yaşadığını ileri sürerek, bu davayı açmıştır, bu süreçte ben ona gerekli desteği olmak ve tedavisini yaptırmak adına sürekli iletişim kurdum, kendisi, hiçbir şikayetinin olmadığını belirtti, ben o gün çocuğumu okula götürüyordum, hızım düşüktü " demiştir.
Davalı ----- 21/02/2023 tarihli duruşmaya katılarak beyanında; " Olay maddi hasarsız ağır olmayan bir trafik kazası idi, polis geldi, baktı,davacı bir sorun olmadığını söyledi, kendisi arabasını kullanarak, gitti başına çarptığına ilişkin bir beyanı olmadı, biz de elimizden geleni yaptık, bu nedenle daha sonra yaşadığı sağlık sorunlarından kaynaklı zararının bize mal edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz, hayatın olağan akışını düşünüyorum, benim maddi anlamda mahvıma sebep olacak niteliktedir," demiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; 27/09/2019 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralanmasına bağlı olarak geçici ve kalıcı maluliyete ve ekonomik geleceğinin sarsılmasına dayalı maddi tazminat isteminin ve manevi tazminat isteminin şartlarının bulunup bulunmadığı, Maluliyet ve kusur durumunun tespiti ve davacıda meydana gelen zararın kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve zarar hesabının yapılmasına ilişkindir.
Mahkememizce araç tescil bilgileri, hasar dosyası, sigorta poliçesine ve ödemelere ilişkin kayıtlar, ----- Devlet Hastanesine, Emniyet Müdürlüğüne, Kamu Hastaneler Birliğine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 18/03/2022 tarihli raporda: "Mevcut belgelere göre; ’-----27.09.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği dikkate alındığında; I. Sinir Sistemi, Epilepsi, engel oranı %20, Sol periferik fasiyal parezisi, engel oranı %15 olup, Balthazard formülü ile %32 olduğu, II. KBB, İşitme kaybı, Tablo 1a’ya göre %0,6 olup, Tablo2’ye göre, %0 olduğu, III. KBB, D-Yüz, frontal kemikte çökme, engel oranı %5 olduğu, Balthazard formülüne göre: %35 olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %35 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği
" tespitinde bulunulmuştur.
Adli Tıp Kurumu tarafından kaza ile maluliyet oranı arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda hazırlanan 07/01/2025 tarihli raporda:" Kişinin olaydan 2 ay kadar sonra çekilmiş kranial BT incelemesinde geçirilmiş bir travmaya bağlı kronikleşmiş beyin kanaması bulgusunun bulunduğu, Mahkemesince kişinin 27.09.2019 kaza tarihi ile 25.11.2019 kranial BT çekim tarihleri arasında başka bir travmaya maruz kalmadığının kabulü halinde bulguların trafik kazası ile illiyetli olduğu cihetle Kurulumuzun 14.03.2022 tarih ---- karar nolu mütalaasında eklenecek ya da değişecek husus bulunmadığı, bu duruma göre; Mevcut belgelere göre; ---- oğlu, 26.02.1961 doğumlu, -----27.09.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve --- sayılı ---- gazetede yayımlanan 20/02/2019 tarih ve --- sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği dikkate alındığında I.Sinir Sistemi, Sol periferik fasiyal parezisi, engel oranı %15, II.KBB, İşitme kaybı, Tablo 1a’ya göre %0,6 olup, Tablo 2’ye göre, %0 olduğu, III.KBB, D-Yüz, frontal kemikte çökme, engel oranı %5 olduğu, Balthazard formülüne göre: %19.25 olduğuna göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %19(yüzdeondokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği" tespitinde bulunulmuştur.
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 08/08/2025 tarihli raporda:" Davalı sürücü ------, idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurup önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan araçlarla arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakarak müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde önünde aynı istikamete doğru seyir halindeyken sola manevra yapmak üzere duraksamakta olan davacı sürücü idaresindeki otomobile zamanında etkin tedbir almaksızın arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davacı sürücü -----, idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde sola manevra yapmak üzere duraksadığı sırada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda olayın oluş şekli itibari ile atfı kabil kusuru bulunmadığı, olayda; davalı sürücü --- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ------- kusursuz olduğu" tespitinde bulunulmuştur.
Mahkememizce dosya bir kusur uzmanı trafik bilirkişi bir hesap bilirkişi heyetine tevdii edilerek alınan 03/01/2023 tarihli raporda özetle; " Olay, ---- ili, ---- ilçesi, ----- caddesinde, gündüz, hava açık, meskun mahaldeki, yol yüzeyi kuru ve asfalt kaplı.yol şerit çizgisi ve yaya kaldırımı olan, düz ve çift yönlü caddede seyreden sürücünü aracı ile, önünde aynı istikamette seyreden ve sola dönüş için yavaşlayan sürücünün aracına arkadan çarpması biçiminde meydana gelmiştir. Olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davalılardan ---- maliki olduğu ve ----- trafik sigortalı ---- plaka nolu otomobil sürücüsü davalı ------, meskun mahaldeki çift yönlü caddede, caddeyi ve caddedeki araç trafiğini dikkate almadan oldukça hızlı ve önündeki aracı yakın mesafeden seyrettiği, olay yerine geldiğinde önünde seyreden ve sola dönüş için yavaşlayan sürücünün aracına duramayıp arkadan çarparak, kazaya neden olduğu sabit olup, bu duruma göre meskun mahalde hız kuralını ve emniyetli takip mesafesi kuralını ihlal etmesi, dalgın. dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle, olayda birinci derecede ve tam kusurlu olduğu, olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre, davacı ---- maliki ve sürücüsü olduğu ----- plaka nolu otomobil ile, meskun mahaldeki çift yönlü caddede, caddeyi ve caddedeki araç trafiğini dikkate alıp kurallara uygun olarak seyrettiği ve kavşakta sola dönüş için yavaşladığı sırada, arkadan gelen sürücünün aracı ile aracına çarpması olayında. alabileceği bir tedbir olmadığından kusursuz olduğu, davalılardan ----- maliki olduğu ve-----trafik sigortalı--- plaka nolu otomobil sürücüsü davalı ----- olayda “%100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ---- plaka nolu otomobil sürücüsü ----- kusursuz olduğu, davacının TRH-2010 yaşam tablosuna göre 60 yaşına kadar aktif dönem sonrasında pasif dönem içerisinde olduğu , kusur Durumu: Kaza olayında davalı ---- plaka nolu otomobil sürücüsü davalı ---- olayda %100. Davacı tarafa ait ----- plaka nolu otomobil sürücüsü ------ kusursuz olduğu, ATK 2. Adli İhtisas Kurulu'nun 14.03.2022 tarihli raporunda maluliyetin %35 olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği hususları belirtildiği, davacının vergi beyanlarına dair miktarlar incelendiğinde kaza yılında ve diğer yıllarda karlılığa, aylık belli miktarlarda gelir elde ettiğine dair somut bir veri vb. görülmediği, davacının elde ettiği gelir miktarına ulaşılamadığından davacının gelirinin asgari ücret olarak hesaplanmasının uygun olacağı, davacı kendi işini yaptığı beyan edildiği, dava dilekçesinde kazanca dair beyan olmadığı, davacının kendi işini yaptığı hususları belirtildiği, zarar:24.386,22 TL X %100 geçici iş göremezlik x %100 kusur = 24.386,22 TL, Zarar: 360.310,68 TL X %35 iş görmezlik X %100 kusur = 126.108,74 TL, toplam bilinen dönem zararı: 24.386,22 TL + 150.494,96 TL, bilinmeyen dönem; Teknik faiz komütasyon sayıları ile yapılan hesaplama ile %25 maluliyet ve %100 kusura göre toplam kazançtan toplam tazminata ulaşıldığı, toplam tazminatın bilinen dönem + bilinmeyen dönem olmak üzere 150.494,96 + 395.672,90 = 546.167,86 TL, Bu durumda davacının kazadan kaynaklanan maddi zararının 546.167,86 TL olduğu" tespitinde bulunmuşlardır.
Tarafların beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilerek bilirkişiden alınan 25/11/2025 tarihli raporda özetle; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 26.954,71 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 722.555,58 TL olduğu, ancak; bu zararın 390,000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 24.11.2020 tarihi; davalı sürücü yönünden 27.09.2019 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, her ne kadar davacının ekonomik geleceğinin sarsılması maddi zararı talep edilmiş ise de; davacının hesaba esas gelirinin asgari ücret olduğu, sürekli iş göremezlik başlangıç tarihi itibarı ile pasif döneme geçtiği hususları birlikte değerlendirilerek davacı yönünden ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar şartlarının oluşmadığı, hal böyle olunca; davacı yönünden ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabına yer olmadığı" tespitinde bulunmuştur.
Bilirkişi raporunun ve davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinin taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava yaralanmaya sebebiyet verme nedeniyle trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
27.09.2019 tarihinde davalı sigortası olan davalı -----ait ve diğer davalı sürücü---- sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken hızını teknik özelliklerine, göre ayarlamaması, güvenli takip mesafesi bırakmaması sonucu davacı idaresindeki araca arkadan çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, mahkememize ibraz edilen 03/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 08/08/2025 tarihli ATK kusur raporuna göre; davaya konu kazada davacı ---- idaresindeki ----- plakalı otomobil ile sol dönüş manevrası yapacağı sırada idaresindeki otomobilin arka kısımlarına, aynı istikamette gerisinden seyirle gelen davalı sürücü --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpması neticesinde davacının yaralanmasına neden olduğu için %100 kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumunun 13/08/2024 tarihli raporuna göre, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 19, geçici iş göremezlik süresinin ise 12 ay olduğu, mahkememize ibraz edilen 25/11/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş göremezlik zararının 26.954,71 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 722.555,58 TL olduğu saptanmıştır. Mahkememizce ibraz edilen raporlar hukuka uygun ve hüküm kurmak için yeterli görülmüştür.
Ekonomik geleceğin sarsılması talebi yönünden zararın sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile karşılandığı başkaca bir tazminat talebinin şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.Davacının yaralanması nedeniyle üzüntü duyduğu ve manevi zarara uğradığının sabit olduğu, davalı ------ 2918 Sayılı Yasanın 85.maddesi gereğince sürücü / işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan ve manevi tazminattan sorumlu olduğu, olayın oluş şekli, maluliyet oranı, tarafların kusur durumu, mahkememizce yaptırılan araştırma ile tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları da göz önüne alınarak 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, davalılar gerçek kişi olduğu ve ----- plakalı otomobil hususi araç olduğundan yasal faiz işletilerek talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın Maddi tazminat yönünden KISMEN KABULÜNE, manevi tazminat yönünden KABULÜNE,
1-) 26.954,71 TL geçici iş göremezlik ve 722.555,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının toplamı 749.510,29 TL'nin (sigorta şirketi yönünden teminat limiti 390.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden 24.11.2020 tarihinden, davalı----- yönünden kaza tarihi olan 27.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-) Davacının ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat talebinin REDDİNE,
3-) 50.000,00 TL Manevi tazminatın davalı ------ yönünden kaza tarihi olan 27.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-a) Maddi tazminat davası yönünden; alınması gerekli 51.199,05-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 12.853,31-TL peşin(ıslah dahil) harçtan mahsubu ile bakiye 38.345,74-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

b-) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 68,31-TL peşin harç, 12.785,00-TL tamamlama harcı toplamı olan ‬‬12.912,61-‬TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-a) Manevi tazminat yönünden, alınması gerekli 3.415,50-TL harçtan peşin alınan 85,39-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.330,11-TL harcın davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
b) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 85,39-TL peşin harcın davalılar ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-) Davacı tarafından sarfedilen toplam 16.871,80 yargılama gideri ve 3.900,00 TL ATK faturası bedeli toplamı 20.771,80 TL'nin davanın kabul ve red oranına (%99,97-% 0,03) göre hesaplanan 20.765,57-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-) Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-) Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 118.426,54-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi yönünden 62.400,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-) Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar için takdir olunan 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine,
11-) Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-)Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 06/03/2025 tarihli ve -----nolu 4.650,00TL ve 29/04/2022 tarihli ve -------nolu 1.070,00 TL olmak üzere toplam 5.720,00 TL fatura bedelinin davanın kabul ve red oranına (%99,97-% 0,03) göre hesaplanan 5.718,28-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1,71-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
13-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%99,97-% 0,03) göre hesaplanan 1.319,60-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 0,40-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı -----vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı ----- vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim