Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/569
2025/134
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/569 Esas
KARAR NO: 2025/134
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/04/2014
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında imzalanan 01/10/2012 tarihli kimyevi deterjan ve ev bakım ürünleri bölümü ticari işbirliği sözleşmesi kapsamında davalıya ait ürünlerin dağıtım ve pazarlama işlerini yaptığını, sözleşmenin bir yıl süreli olduğunu, sözleşmenin davalı tarafından 29/08/2013 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, müvekkilinin bu feshin usulüne uygun fesih olmadığını, feshin geçersiz olduğunu, sözleşmenin feshinden kaynaklı müvekkilinin kar kaybına uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin 01/10/2013 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıyla olan sözleşmesini hukuka uygun olarak feshettiğini, davacının sözleşmeden doğan borçlarını gereği gibi yerine getirmediğini, müşterilere karşı olan tavırlarının müşteri kaybına dolayısıyla zarara yol açtığını, davacının mahrum kalınan kar başlığı altında talep ettiği tazminatın, soyut, sözleşme koşullarına ve gerçeklere aykırı kalemlerden ibaret ve fahiş olduğunu belirterek, haksız olarak açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizin ----------- Esas sırasına kaydedilmiş, yapılan yargılama sonucu 28/09/2017 tarihli ve ---------- Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir. ---------- sayılı ilamı ile aşağıdaki gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir:"6100 sayılı HMK’ nin 353/1-a6 maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. Tarafların davada ileri sürdükleri iddia ve savunmalarının bir kısmının hiç bir şekilde değerlendirilmemiş olması halide HMK' nın 353/1-a6 maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli ve esasa etkili olan delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun HMK' nın 353/1-a6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak ,----------- sayılı kararının HMK' nın 353/1-a6. maddesi uyarınca kaldırılmasına "
Karar verilmiştir.
Mahkememizce yazılan talimat gereğince ------------ Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında,
"a)Davacının, dava konusu işlemlerin olduğu 2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapnış tasdiklerinin TTK hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapıldığı,
Ticari defterlerin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş, defterler üzerinde herhangi bir silinti,kazıntı ve karalama olmadığı,
2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerin T.T.K.83-85 maddesindeki hükümlere ve HMK 222.Maddesi hükümlerine göre sahibinin lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu,
b) Ticari sözleşmenin geçerli olup olmadığı. sözleşmedeki hükümlere uygun davranılıp davranılmadığı, feshin haklı olup olmadığı kararının Yüce Mahkemeye ait olmak üzere,
c)Dâvacı Şirketin satmış olduğu malların tedarikini büyük bir bölümünün (4 67) davalı firmadan sağladığıve sözleşmenin feshinden sonra “4 50 oranlarında hasılat ve hedef gerçekleştirme primi kaybına uğradığı ve fesihten doğan zararın nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiği"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce alınan 06/06/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,"Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ticari defterleri talimatla incelenmiş olup, ------------- Talimat sayılı dosyasına SMMM Bilirkişi ------------- tarafından sunulan 28.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu kanaatlerinin bildirildiği,
Davalı şirketin incelenen 2012-2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 8.1. Taraflar arasındaki sözleşmenin sözleşmeye uygun şekilde feshedilmiş olduğu, BAM kararında yapılan tespitlere katılmanın mümkün olmadığı, sözleşmede her iki tarafının sözleşme devam ederken herhangi bir zamanda bir ay önceden bildirmek koşuluyla fesih hakkını saklı tutmuş olduğu, sözleşmenin 14.3. uyarınca feshedilmiş olduğu, 8.2. Sayın Mahkemece aksi yönde sonuca varılacak olursa, davacı tarafın sadece olumlu zararlarını talep edebileceği,
Davacının Tazminat Alacağı Talebi Yönünden:
Olumlu Zarar Talebi: Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, sözleşme bir yıl daha devam etmiş olsaydı, ortalama yıllık %26,75 büyüme oranının kabul edilmesi halinde, davacı şirketin davalı şirketten KDV hariç 6.922.044,38 TL (5.461.179 x 1,2675), KDV dahil 8.168.012,37 TL mal alımında bulunacağı, bu tutarlara sözleşmede EK-C’de belirlenen %9,16 oranının KDV hariç 634.059,27 TL, KDV dahil 748.189,93 TL BRÜT ıskonto ve prim alacağının uygulandığı, Ancak, bu gelirin idamesi için davacının yapması gereken masraflar, katlanması gereken giderlerin de belirlenmesi gerektiği, dosya kapsamında aldırılan 28.06.2021 tarihli SMMM Bilirkişi---------- tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu davacının bu yöndeki verilerini içermediği, Sayın mahkemenin takdir etmesi halinde, davacı şirketin 2010-2013 yıllarında Ayrıntılı Gelir Tablosunun incelenmesi için aynı bilirkişiden Ek rapor istenebileceği,
Olumlu zarar dışında davacının olumsuz zararlarını (boşa giden masraf) talep etmesinin mümkün olmadığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce alınan 25/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"Taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşme şartlarına uygun şekilde feshedilmiş olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
"Sayın Mahkemece sözleşmenin, sözleşme şartlarına aykırı olarak fesih edildiği yönünde bir kanaate varılması halinde davacı tarafın yukarıda detaylı olarak belirtildiği gibi net 263.137,78 TL +KDV alacağı olabileceği hesap edildiği"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; Hukuki niteliği itibariyle sözleşmenin feshinden kaynaklı alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, fesih hakkının dürüstlük kuralına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı ve fesih süresinin hangi tarihten başlayacağı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında akdedilen ------------ Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalanmıştır.
Sözleşmenin “Sözleşme Süresi ve Feshi” başlıklı 14/1maddesinde; " Bu anlaşma 01/10/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek ve 1 (bir) yıl boyunca geçerli kalacaktır. Bu dönemin sonunda, anlaşmanın taraflarından biri 1 (bir) ay önceden yazılı bildirimde bulunarak anlaşmayı feshetmediği müddetçe, anlaşma birer yıllık dönemlerle otomatik olarak uzayacaktır. Ancak bu otomatik uzama dönemi toplamda 3 (3) yılı geçmeyecektir,'' hükmü düzenlenmiştir.Sözleşmenin 14/3 maddesinde;'' İşbu sözleşme taraflarca herhangi bir neden belirtmeksizin noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektup ile 1 (bir) ay önceden fesih bildirimi gönderilerek gerekçesiz ve tazminatsız olarak sona erdirilecektir,'' hükmü düzenlenmiştir.
Davalı şirket, ----------- Noterliğince tanzim, 29/08/2013 tarih ve ----------- yevmiye no.lu ihtarname ile "1- Sözleşmenin 14.1 'inci ve 14.3'üncü maddeleri uyarınca, sözleşme, bir (1) ay öncesinden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla gerekçesiz ve tazminatsız olarak feshedilebilir.Sözleşmenin, yukarıda belirtilen ilgili hükümleri uyarınca, iş bu fesih bildirimi ile feshedildiğini; yenilenmeyeceğini ve 01/10/2013 tarihi itibariyle sona ereceğini; işbu bildirimin tebliğinden sonra sözleşmenin sona erme tarihi olan 01/10/2013 tarihine dek taraflar arasında vaki olabilecek ticari ilişkinin, sözleşmenin bu tarihten sonra yenilendiği şeklinde yorumlanamayacağını saygılarımızla bildiririz,'' şeklinde davacı muhataba ihtarname çekildiği ve ihtarnamenin davacı muhataba 04/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği tebliğ şerhinden anlaşılmıştır.Taraflar arasında sürekli borç doğuran bir sözleşme akdedilmiştir. Sürekli borç ilişkileri doğuran sözleşmeleri kendiliğinden sona erebileceği gibi bir hukuki işlemle de sona erdirilebilir. Tek taraflı bir hukuki işlemle son erdirilmesi fesih olarak adlandırılır. Fesih beyanının muhataba ulaşması ile sürekli borç ilişkisi sona erer.Davacı dava dilekçesinde, sözleşmenin 14.1 maddesindeki 1 aylık bildirim süresine uyulmadığını, ihtarnamenin 04/09/2013 tarihinde tebliğ edildiğini oysaki sözleşmenin sona ereceği tarih 01/10/2013 tarihinden 1 ay öncesi olan 01/09/2013 tarihinde ve öncesinde taraflarına tebliğ edilmiş fesih iradesinin olmadığını ve sözleşmenin 1 yıl süre ile yenilendiğini iddia etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile feshin sözleşmenin 14.3 maddesine göre yapıldığını belirtmiştir.Sözleşmenin 14/3 maddesinde;'' İşbu sözleşme taraflarca herhangi bir neden belirtmeksizin noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektup ile 1 (bir) ay önceden fesih bildirimi gönderilerek gerekçesiz ve tazminatsız olarak sona erdirilecektir,'' hükmü düzenlenmiştir. Sözleşme ile taraflara, tarafların 1 (bir) ay önceden bildirimde bulunma şartıyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi fesih hakkı tanınmıştır.
İstinaf Kaldırma İlamına göre, Davalı şirketin keşide ettiği ihtarnamenin davacı muhataba 04/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının olağan fesih hakkını kullanırken sözleşmedeki sürelere riayet etmediği ve 01/10/2013 tarihinden 1 ay öncesi olan 01/09/2013 tarihinde ve öncesinde davacı tarafa tebliğ edilmiş fesih ihtarının olmadığı ve 1 aylık sürenin tebliğden itibaren itibaren 04/09/2013 tarihinde başlayacağı ve ihtarnamede belirtilen sözleşmenin sona ereceği tarih olan 01/10/2013 tarihine kadar 1 aylık bildirim süresinin dolmadığı ve buna göre feshin süresinde olmadığı kabul edilmiştir. İstinaf Kaldırma İlamı doğrultusunda Yapılan Bilirkişiler Mali Müşavir ----------- ve ----------- tarafından düzenlenen 06/06/2022 tarihli Bilirkişi Heyet raporuna göre; Feshin süresinde olmadığının kabulü halinde; davacı tarafın sadece olumlu zararlarını talep edebileceği, olumlu zarar dışında davacının olumsuz zararlarını (boşa giden masraf) talep etmesinin mümkün olmadığı, olumlu zararın, sözleşme bir yıl daha devam etmiş olsaydı, ortalama yıllık %26.75 büyüme oranının kabul edilmesi halinde, davacı şirketin davalı şirketten KDV hariç 6.922.044,38 TL (5.461.179 x 1,2675), KDV dahil 8.168.012,37 TL mal alımında bulunacağı, bu tutarlara sözleşmede EK-C'de belirlenen %9,16 oranının KDV hariç 634.059,27 TL, KDV dahil 748.189,93 TL Brüt ıskonto ve prim alacağının uygulandığı,Tarafların Ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi İncelemeleri ve Tüm Dosya Kapsamına Göre; Davacının, dava konusu işlemlerin olduğu 2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin (yevmiye ve defteri kebir) açılış tasdiklerinin TTK hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, kapanış tasdiklerinin TTK hükümlerine uygun olarak yasal süresinde “yaptırılmış olduğu, TTK 83-85 maddesindeki hükümlere ve HMK 222. maddesi hükümlerine göre sahibinin lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu, Taraflar arasındaki ticaretin davaya konu sözleşmeden önce de var olduğu ve uzun yıllara dayandığı, Davalı şirketin incelenen 2012-2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dava tarihi itibariyle, davalı şirketin kendi defterlerinde davacı şirketten alacağının bulunmadığı görülmüştür.Davacının, davada talep etmiş olduğu 01.10.2013- 01.10.2014 tarihleri arasında mahrum kalacağı ticari kâr kaybı tutarının, davacı şirketin, davalı şirketten alımlarına ilişkin miktarlar incelendiğinde bu kapsamda 01.10.2012-30.09.2013 dönemlerinde toplam KDV Hariç 5.461.179,00 TL, KDV dahil 6.444.191,22 TL olarak gerçekleştiği, Eğer sözleşme feshedilmeyip devam etseydi aynı aritmetik artışa göre tahmini olarak 01.10.2013-30.09.2014 aralığında ne kadarlık bir cironun gerçekleşeceğini tahmin etmek için 2010-2013 aralığında önceki yıla göre gerçekleşen %26,75'lik artış oranı esas alındığında, sözleşmenin davalı tarafından haksız yere feshedilmesi sebebiyle tutarlı alım olduğu, yıllara göre artış ortalamasının %26,75 olduğunun hesaplandığı,
Davacının 01.10.2013-30.09.2014 döneminde 616.754,15 TL tutarından 206.485,81 TL net iskonto ve prim alacağının olabileceği değerlendirilmiş, Davacı şirketin, 01.10.2012-30.09.2013 dönemlerinde toplam KDV Hariç 1.456.60,00 TL, olarak gerçekleştiği, Davacının iddiasına göre eğer sözleşme davalı tarafından feshedilmeyip devam etseydi aynı aritmetik artışa göre 1 yıllık (01.10.2013-30.09.2014 aralığında) tahmin cirosu ortalama% 44,36 artış hesaplandığı, Davacının 01.10.2013-30.09.2014 döneminde davalıya fatura edeceği tahmini hizmet ve fiyat farkı fatura tutarı 2.102.757,87 TL olacağı kanaatine ulaşılmış, Davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya mübrez ---------- Talimat sayılı dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda ve eklerindeki 2013 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde faaliyet karının; davacının Hizmet ve Fiyat Farkı faturadan dolayı davalıdan 01.10.2013-30.09.2014 döneminde Net 56.651,97 TL kar kaybı hesaplanmıştır. Bu tutar net olarak hesaplandığından dolayı ayrıca gider hesaplanmasına gerek bulunmadığı, Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin davalı tarafından fesih edilmeyip 1 yıl daha devam etmesi halinde 01.10.2013-30.09.2014 dönemin: İskonto ve prim alacağı 206.485,81 TL, Hizmet ve Fiyat farkı alacağı 56.651,97-TL olmak üzere toplam 263.137,78 TL +KDV olacağının hesaplandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşme şartlarına aykırı olarak fesih edildiği, davacının net 263.137,78 TL +KDV alacaklı olduğu kabul edilmiş, Davacı vekilinin davasını 02/10/2024 tarihinde ıslah ettiği, anlaşılmakla davanın kabulüne; 263.137,78 TL' nin (10.000-TL'sinin 01.10.2013 tarihinden, 253.137,78-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 02/10/2024 tarihinden) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜNE,
- 263.137,78 TL' nin (10.000-TL'sinin 01.10.2013 tarihinden , 253.137,78-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 02/10/2024 tarihinden ) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 17.974,94-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 170,80-TL peşin harç, 4.322,00-TL ıslah harcı toplamı olan 4.492,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.482,14-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 25,20-TL başvurma harcı, 170,80-TL peşin harç, 4.322,00-TL ıslah harcı toplamı olan 4.518,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 11.533,70-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 42.102,04 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu,usulen anlatıldı. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.