mahkeme 2020/300 E. 2024/280 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/300

Karar No

2024/280

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/300 Esas
KARAR NO: 2024/280
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/07/2020
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.07.2018 tarihinde, davalı ---------Ş.'nin kasko / --------, davalı ---------Ş.'nin KZMSS teminatları altında bulunan, davalı --------- sahibi, davalı -------- sürücüsü olduğu -------- plakalı kamyonet ile karşıdan karşıya geçen yaya -------- çarparak sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde sürücü -------- kusurlu olduğu, her iki sigorta şirketine de başvurularak maddi manevi zararların talep edildiği ancak sadece ------- şirketi tarafından 5.000 TL manevi tazminat ödendiği; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 2.000 TL tedavi gideri, 2.000 TL kazanç kaybı, 3.000 TL çalışma gücünün azalması / yitirilmesi, 3.000 TL ekonomik geleceği sarsılmasından doğan kayıplar karşılığı olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminatın, tüm davalılardan 200.000 TL manevi tazminatın ---------Ş.'den, -------- ve --------- sigorta şirketleri yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihi itibariyle avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 27/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, davacı müvekkili için 524,500,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 724.500,00-TL maddi ve manevi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalı -------- ve --------- müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- şirketi Cevap dilekçesinde özetle, Kazaya karışan --------- plakalı kamyonetin KZMSS teminatları altında olduğu, kusur ve zararı bilirkişilerin belirlemesi gerektiği, davacının sunduğu raporun kabul edilmediği, yasal faiz talep edilebileceği açıklanarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------- şirketi Cevap dilekçesinde özetle, Kazaya karışan ---------- plakalı kamyonetin kasko / İMSS teminatları altında olduğu, davacıya 5.000 TL manevi tazminat ödendiği (06.12.2019 tarihli ibraname sunulmuştur), kusur oranını bilirkişinin belirlemesi gerektiği, kaza tarihi itibariyle ve avans faizi talep edilemeyeceği açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle 21/07/2018 günü davalı --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç ile davacının yaya konumunda karıştığı kazada yaralanması sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkememizce maluliyete ilişkin rapor alınmasına karar verilmiş, alınan raporun sonuç kısmında,"-------- ve -------- oğlu --------- doğumlu ---------- 21/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih, ---------- sayılı --------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
Kas İskelet Sistemi: Tablo 3.33b plato kırığı, %5 Tablo 3.2’ye göre %3,Kas İskelet Sistemi: Sağ total brakial pleksus hasarı Tablo 2.13 %100 Tablo 2.3’e göre %60
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %61 (yüzdeatmışbir) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği,
3.Kişinin ekonomik geleceğin sarsılıp sarsılmadığı ve varsa oranının tespiti hususunun kurulumuz görev tanımı içinde yer almadığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce dosyanın kusur ve hesap bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 09/11/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,

  1. Davalı --------- idaresindeki --------- plakalı kamyoneti ile seyrederken kavşaklara yaklaşırken yavaşlamadığı ve kavşak çıkışında karşıdan karşıya geçen yaya -------- ilk geçiş hakkını vermeyerek çarptığı için KTK 52/a — 74 ve KTY 101/a — 109/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve %50 kusurlu olduğu;
    2-------- karşıdan karşıya geçerken yeterince dikkatli tedbirli olmadığı ve kendi güvenliğini emniyet altına almadığı; yaklaşan araçların hızlarını ve mesafelerini dikkate almadığı; ------- plakalı kamyoneti ile kazaya karışarak yaralandığı için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve %50 kusurlu olduğu;
  2. Davalı --------- sahibi olduğu --------- plakalı aracın sürücüsü --------- kusurundan KTK 85/1-5 maddesi gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu;
  3. Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 17.187,32 TL olduğu,
  4. Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 972.320,91 TL olduğu, bu zararın 360.000,00 TL tutarı için davalı ---------Ş.'nin; 56.250,00 TL tutarı için davalı --------Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği,
  5. Davacının talep edebileceği ekonomik geleceğin sarsılması maddi zararının bulunmadığı,
  6. Manevi tazminat yönünden davacı yararına hüküm kurulması halinde manevi tazminatın ZMSS poliçesi teminatı kapsamında olmaması hasebiyle manevi tazminat yönünden davalı --------Ş'nin sorumluluğuna gidilemeyeceği; davalı ---------Ş.'nin ise bakiye teminat limiti olan 13.750,00 TL ile sınırlı olarak sorumluluğuna gidilebileceği,
  7. Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman gerektiğinden heyetimizce bu hususta değerlendirme yapılamadığı,
  8. Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 14.07.2020 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 21/07/2018 kaza tarihi ve faiz nevinin yasal faiz olduğu"
    Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
    Davacı vekili 19/09/2022 tarihli dilekçesinde, ---------- Sigorta'yla yapılan protokol neticesinde ödenen tazminat miktarınca maddi tazminat talebinden ve -------- Sigorta ile karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerimizden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
    Davalı -------- şirketi vekili 28/12/2023 tarihli dilekçesinde, ödeme yapılan ve ibra edilmiş olunan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması mümkün olmamakla birlikte, davacı vekili tarafından da işbu davadan feragat edilmiş olunduğundan davanın reddine karar verilmesini , vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
    Davanın dayanağını haksız fiil sorumluluğu oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
    Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.
    Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır. Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir. Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen ---------- bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir . Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir. Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir.
    Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425/1. maddesine göre; “Sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenir.” ifadesiyle sigorta poliçesinin, mutlaka genel şartları, taraflar isterlerse özel şartları içereceği belirtilmiştir. Bu maddeye göre, her sigorta dalında sigorta poliçesinin temel şartlarını oluşturan genel şartların düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Genel şartların nasıl belirleneceği ise Sigortacılık Kanunu’nun 11/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” ifadesiyle, sigorta sözleşmesinin ana muhtevasını içeren genel şartlar Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenecektir. Ayrıca sigorta sözleşmeleri (poliçeleri) genel şartlara uygun olarak düzenlenecektir. Bir başka deyimle sigorta sözleşmesi (poliçesi) düzenlenecekse mutlaka o dalda --------- tarafından belirlenen ve sözleşmenin ana ilkelerini içeren genel şartlar bulunması zorunludur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinin 4. bendine göre; “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” Bu maddeye göre genel şartlarda sigorta poliçesinin kapsam dahilinde olan rizikolar ile sigorta poliçesi kapsam dışı yani teminat dışı rizikolar açıkça belirtilmek zorundadır. Kapsam dışında sayılmayan rizikolar teminat kapsamında sayılmaktadır. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması emredici bir hükme bağlanmıştır. Sigorta genel şartlarının emredici olduğu, birçok genel şartta da açıkça belirtilir. Aslında diğer bir yorumla, Hazine taraf menfaatlerini genel şartlarla dengelemekte, bu dengenin de özel şartlarla sigorta ettiren aleyhine bozulmasını istememektedir. 01.06.2015 tarihinde ---------- yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 12.08.2003 tarihli Genel Şartları yürürlükten kaldırılmış ve birçok yeni düzenleme getirmiştir. Genel Şartların “Tanımlar” başlıklı A.2. maddesinin (d) bendinde zarar; “Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına veya vücut bütünlüğünde eksilmeye, sürekli sakatlığa veya ölümüne sebebiyet verilmesi nedeniyle ilgililerin uğradıkları bu Genel Şartlar ile içeriği belirlenen maddi kayıpları” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumlu olduğu zarar, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan trafik kazasında üçüncü bir şahsın ölmesi veya bedensel zarara uğraması yahut malına bir zarar gelmesi durumunda ortaya çıkan zarardır. Sigortanın kapsamı ise A.3 maddesinin 1. fıkrasında “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukukî sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” ifadesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya malına zarar gelmesi ile yöneltilecek tazminat talepleri ile sınırlıdır. Ayrıca bu maddeye göre zarar gören üçüncü şahıslar ancak sigortalının KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Bir başka deyimle zarar gören üçüncü şahıslar KTK’nın 85/1. maddesi kapsamında sigortalıya başvurabileceği tazminatları sigortacıya karşı ileri sürebilecekler, sigortalıya karşı ileri süremeyecekleri tazminat taleplerini sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Başka bir ifade ile Sigortacı, kendisinden sigorta tazminatı talep edenlere karşı işletenin yapabileceği tüm savunmaları ileri sürebilir. Yani sigortalı işleten hangi oranda sorumlu ise sigortacıda aynı oranda sorumludur.
    Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri uyarınca somut olay değerlendirildiğinde; 21.07.2018 tarihinde, davalı ----------Ş.’nin kasko / İMSS, davalı --------Ş.’nin
    KZMSS teminatları altında bulunan, davalı ---------- sahibi, davalı ---------- sürücüsü olduğu -------- plakalı kamyonet ile karşıdan karşıya geçen yaya --------- çarparak sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu; kazanın meydana gelmesinde sürücü ---------- %50,yay konumunda bulunan davacının da %50 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının kaza nedeni ile maluliyet durumu tespiti için dosya ---------- kuruluna gönderilmiştir. --------- kurulunun 11/04/2023 tarihli raporuna göre kaza nedeni ile davacının %61 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin ise 18 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Rapor kaza tarihinde yürürlükte olan --------- sayılı -------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olup hükme esas alınmıştır.Diğer taraftan Davacının uğradığı zarar, tek bir olaydan kaynaklanmak olup 2918 sayılı KTK'nun 88 ve TBK'nun 61 ve devamı madde hükümleri ile yine TBK'nun 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlüdürler. Kusursuz veya bir miktar kusurlu olan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe , kendi kusuru dışında kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebilir. Davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranları, zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olup, kusursuz yahut bir miktar kusurlu olan zarar görene karşı ileri sürülemeyen, rücuda dikkate alınabilecek bir durumdur.Bundan ayrı; TBK'nın 165.maddesinde, kanun ve sözleşmeyle aksi belirlenmedikçe, borçlulardan birinin kendi davranışlarıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı düzenlenmiş olup; aynı yasanın 168/2 maddesinde de "Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır." denilmektedir. Davacı hem ZMMS sigortacısı olan ---------Ş' den hemde İMM sigortacası olan ------- şirketine yönelik taleplerinden ibra sulh sağlandığı gerekçesi ile feragat etmiştir. TBK 165 ve 168/2 maddeleri uyarınca kanun ve sözleşmeyle aksi belirlenmedikçe, borçlulardan birinin kendi davranışlarıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramayacağı düzenlenmiş olup; aynı yasanın 168/2 maddesinde de "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bunun sonuçlarına katlanır. Davalılardan doğa sigortanın poliçe limiti 360.000,00 tl sakatlık gideri ve 360.000,00 tl de tedavi giderlerini kapsamaktadır. Geçici iş görmezlik tazminatı tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmekte olup bilirkişi tarafından hesaplanan 17.187,32 tl tutarındaki alacak için davalı sigorta şirketi --------- Sigortayı ibra ettiğinden bu duurm ise diğer davalı gerçek kişilerin durumunu ağırlaştırıldığından davacını geçici iş göremezlik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili davalı sigorta şirketi -------- sigortayı ve gerçek kişileri kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti dahilinde ibra ettiğini 19.09.2022 tarihli dilekçesi ile beyan etmiştir. Islah yaparkende sigorta şirketlerince yapılan ödemeler düştükten sonra dediğinden sigorta şirketlerince yapılan ödemelerin hesaplanan kalıcı iş göremezlik zarar tutarından indirilmesi gereklidir. Davalı ------- Sigortayı ve gerçek kişleri poliçe limit olan 360.000,00 TL ibra etmiş ve davalı IMM sigortacısı --------- Sigortası ile 105.189,66 TL ye anlaştığı yine davacı vekilinin 01.12.2023 tarihli dilekçesinden anlaşılmıştır. Öyleyse bu iki tutar toplamı olan 465.189,66 'nin davacının kalıcı maluliyet zaraından indirlmesi gereklidir. Bu halde davacının talep edebileceği kalıcı maluliyet zararı 972.320,91-465.189,66=507.131,25 tl olacaktır.Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve ---------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Dava konusu trafik kazasında davacının %50 davalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurunun bulunması, davacının %61 maluliyet durumu, davacıya manevi tazminat adı altında yapılan önceki ödemeler ve anlaşma, tarafların sosyal ve mali durumları nazara alınmıştır.Kazaya sebep olan araç hususi olduğunadan yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalılar ------- şirketi ve ------- şirketi bakımından açılan davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Davalılar -------- ve --------- hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A)507.131,25 TL Kalıcı iş göremezlik zararının Davalılar --------- ve --------- haksız fiil tarihi olan 21.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
B) Davacının geçici iş göremezlik zararına yönelik tazminat talebinin REDDİNE
3-Davacının Manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalılar --------- ve --------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,
4-Alınması gerekli 41.473,14-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 9.517,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 31.955,88-TL'nin davalılar -------- ve -------- tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 170,78-TL peşin harç, 9.346,48-TL tamamlama harcı toplamı olan 9.571,66-TL'nin davalılar -------- ve -------- alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından harç dışında harcanan 4.926,50-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%83,80 Kabul %16,20 Ret) 4.128,40-TL'nin davalılar -------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8----------- Başkanlığı'nca düzenlenen 28/04/2023 tarih ve --------- nolu 2.328,00-TL bedelli, 09/12/2021 tarih ve ---------- nolu 820,00-TL bedelli faturalar toplamı olan 3.148,00-TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 2.638,02-TL'lik kısmının davalılar --------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen, 509,98-TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,
9-Maddi Tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 76.998,38-TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve -------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve ---------- alınarak davacıya verilmesine,
11-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalılar --------- ve ---------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.368,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar --------- ve -------- verilmesine,
12-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar --------- ve ----------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar --------- ve --------- verilmesine,
13-Davalılar --------- Şirketi ve ----------- Şirketi yönünden tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
14-Uyapta yapılan sorgulamada sarf kararı bulunmadığı görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
15-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim