mahkeme 2019/303 E. 2024/398 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/303

Karar No

2024/398

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/303 Esas
KARAR NO: 2024/398
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/05/2019
KARAR TARİHİ: 21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı; -------- şirketi --------- Şubesi tarafından 12.06.2009 tarihinde ---------- Şti.'ne kullandırılan nakit --------- Kredinin teminatını teşkil eden davalı lehine 2. Derece ve 1.000.000.-TL. bedelle, maliki --------- Şti. olan, --------- İli,--------- ilçesi, ---------- Pafta, ---------- Parsel,--------- Cilt, -------- Sahife numaralı taşınmaz üzerindeki ipoteği müvekkile temlik edileceği vaadi ile 19.03.2012 tarihinde anapara bakiyesi, faizleri ile birlikte 470.000.-TL olarak davalı bankaya ödendiğini, davalı banka tarafından, müvekkiline vaad edilen ipoteğin devri için 16.05.2012 tarihli Temlikname düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin ipotek borç ilişkisi dışında üçüncü kişi olarak, ipotek borcunu ödediğini, ipotekten doğan alacak hakkını da temlik almış bulunduğunu, davalı banka tarafından düzenlenen 16.05.2012 tarihli temlikname ile ilgili tapuya giden müvekkiline ipotek temliknamesinin hatalı düzenlendiği ve ipoteğin bu şekilde bölünemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin bu süreçte ilgili ipotekten doğan alacak hakkını banka ile görüştüğünü ancak netice alamadığını, müvekkilinin lehine doğan, ipotekten doğan alacak hakkının adına tescili hakkının her ne kadar temlikname ile taraflar arasında yazılı hale getirilmiş olsa da davalı bankanın , hatalı olarak düzenlenen temliknameye yönelik olarak müvekkile dönüş yapmadığını, temliknameden ve ipotek alacağının ödenmesinden doğan borcunu ifa etmediğini, işbu yükümlülüğü -----------ncü Noterliğince gönderimi sağlanan 16 Mayıs 2018 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile yerine getirilmesi ihtaren talep edildiğini ancak davalı bankanın iş bu ihtarnameye cevap vermediği gibi herhangi bir bildirimde de bulunulmadığını, davalı, müvekkili tarafından tüm borcun kendisine ödenmesi ve bu alacaktan doğan ipotek hakkının müvekkiline devredilmesi gerekmekte iken, davalı tarafça hatalı düzenlenen temliknamenin düzeltilmemesi dolayısıyla bu alacağını tahsil olanağı elinden alındığını, üst sınır ipoteği ile rehin altına alınan taşınmazda kısmi ipotek kurulması mümkün olmadığından, ipoteğin müvekkili lehine tescil edilmediğini, zararın tazmini için davalı bankaya yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, davalı bankanın ifadan kaçınması sebebi ile müvekkili nezdinde telafisi güç zararlar doğduğunu açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, müvekkili tarafından üçüncü kişi olarak davalıya ödenen 470.000 TL'nin ödeme tarihi olan 19.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi le birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kefil sıfatıyla ödeme yaptığını, müvekkili bankanın ----------- şubesi tarafından 03/09/2008 tarihinde ----------- Şti.'ne kullandırılan nakit ----------- Kredinin teminatını teşkil eden müvekkili banka lehine 27.02.2009 tarihinde 2.derece ve 1.000.000 TL bedelle, maliki ---------- Şti. Olan, -------- İli, ---------- ilçesi, ---------- pafta, --------- parsel, ---------- cilt, ----------- Sahife numaralı taşınmazın ipotek edildiğini, davacı ---------- 03.09.2008 tarihinde müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet şerhi imzalayarak 1.000.000 TL tutarındaki kredi için borçlu ile birlikte müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla kefil ve sorumlu olduğunu kabul ve beyan ettiğini, davacının 03.09.2008 tarihinde kefil sıfatına haiz olmuşken, 21.02.2009 tarihinde ipotek tesis edildiğinden kanunun açık hükmü gereğince, kefaletin anında davaya konu ipotek tesis edilmemiş olduğundan kefilin hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, şayet kefaletten önce ipotek tesis edilseydi asıl borçlunun başka bir alacak için verdiği, ancak genel teminat kaydı sayesinde kefalete konu alacak için de başvurulabilecek teminatların alacaklının temlik yükümlülüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu türden teminatların da TBK. m. 596 f. 2 gereğince halefiyet kapsamın da kefile geçemeyeceği hususlarının düzenlendiği göz önüne tutulduğunda huzurdaki davanın reddi gerektiğini, 16.05.2012 tarihinde davacı ile müvekkili banka arasında temlikname düzenlendiğini, müvekkili banka tarafından ---------Şti'ne kullandırılan kredilerin teminatı olarak alınan 1.000.000 TL 2.derece ipotek, risklerin kefil ----------- tarafından kapanması nedeni ile kısmen (530.000) edilmiş, kalan 470.000 TL 2.derece ipotek ise kefil sıfatı ile ödeme yapan --------- temlikname düzenlendiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili bankanın ipoteği devretmek için ayrıca bir işlem yapmasına esasen ve yasal olarak gerek bulunmadığını, temlik işleminin geçerli olması için tapuya tescil şartı aranmadığını, davacının temliknameyi kaybettiğini bizzat müvekkili bankaya yazılı başvuru yaparak beyan ettiğini ve bu sebeple temlik işlemini 6 yıl boyunca tapuya beyan etmediğini açıklanan nedenlerle müvekkili banka aleyhine ikame edilen davaya karşı cevapların kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun öncelikle husumet yönünden reddine ve ilgili Tapu Müdürlüğü'ne yöneltilmesine, hiç bir suretle kabul anlamına gelmemekle beraber Mahkeme aksi görüşte ise, esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle ipoteğin temliki vaadiyle ödendiği ileri sürülen paranın iadesi talepli istirdat davasıdır.Mahkememizce resen seçilen bankacı ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporun sonuç kısmında,"Somut olayda davacı tarafından yapılan ödemenin ticari faiziyle birlikte iadesi istenmiş olup, kanun hükmü ile öngörülen ödediği 470.000 TL bedelin geri verilmesini isteme imkanına sahiptir.Davalının ödeme ile birlikte ipoteği geçirme yükümlülüğü bulunduğundan, ve sözleşme aykırılık bakımından davacının ek zararlarının da talep edilmesine olanak sağlayan kanun hükmü karşısında, ödeme tarihi olan 19.03.2012 itibariyle davalının ticari faiz talep etmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı bankanın hipotekli alacağında kefil olduğu ve bu sıfatla bankaya 470.000-TL ödeme yaptığı, davalı bankaca ödeme oranında hipotek ve diğer rehinlerin davacıya verilmesi gerekirken bu edimi yerine getirmediği gibi kendi kusuru ile hipotekli taşınmazın satılmasına neden olduğu, aldırılan bilirkişi raporuna göre de davacının yapmış olduğu ödeme tutarı olan 470.000-TL'yi davalıdan isteyebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; 470.000,00 TL nin 19.03.2012 Tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 32.105,70-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.026,43-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.079,27-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 8.026,43-TL peşin harç toplamı olan 8.070,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.244,15-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 71.800,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.21/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim