mahkeme 2024/57 E. 2025/128 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/57

Karar No

2025/128

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/57 Esas
KARAR NO: 2025/128
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/03/2024
KARAR TARİHİ: 11/09/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin-------- tarihinde kurulduğunu, faaliyet alanının cam üretimi olduğunu, ---- tescil numaralı ----ibareli markasının ----- tarihinden bu yana ---- sınıflarında tescilli olduğunu, Davalı şirketin --- tescil numaralı ---- tarihinde ------------ tescil edildiğini, söz konusu markanın müvekkili şirketin markasına tecavüz oluşturduğunu, davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, mal ve hizmet sınıflarının ayniyet içerdiğini, her iki markanın tescilli olduğu emtia grubunun tüketici kitlesinin yüksek dikkat düzeyi bulunmayan ortalama tüketici olduğunu, Davalı markasının SMK'nun 5/1-ç maddesine göre hükümsüz kılınması gerektiği, aynı zamanda davalının markasının müvekkili şirketin ticaret unvanını içerdiği ve bu nedenle SMK'nun 6/6 maddesine göre hükümsüz kılınması gerektiği, Davalı tarafın yapmış olduğu marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, Davalı tarafından, davalıya ait bir kase tasarımı ile müvekkili şirkete ait bir kasenin benzer olduğu iddiası ile müvekkili şirkete ------------- tarihli ihtarnamesi gönderildiği,----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi İle cevap verildiği, akabinde davalı tarafça --------------D. İş sayılı dosyası ile delil tespit talebinde bulunulduğu, Delil tespit dosyasında ----------tarihli bilirkişi raporuna göre, tespit isteyen davalıya ait kase ile müvekkili şirkete ait kase ve kaseler arasında benzerlik ya da karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tasarım tecavüzünün oluşmadığı ve davacının iddialarının mesnetsizliğinin tespit edildiğini, Tasarım tecavüzünün oluşmadığına ve kaseler arasında benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlenme tarihi ----- davalı tarafından -----------markasının tescil başvuru tarihi ise -------- olduğunu, başvuru tarihinden önce müvekkili şirketin markasından faaliyet alanlarından haberdar olan davalının hemen ardından davaya konu marka başvurusunu yapmış olmasının davalının kötü niyetini gösterdiğini, Davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, SMK 159.maddesi uyarınca --------- markasının kullanımının yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren önlenmesi ve durdurulması gerektiği hususlarını beyanla ; Davalı tarafça tescil edilen -------------Tescil numaralı markanın tescilli olduğu bütün emtialar bakımından hükümsüzlüğüne, Davalı tarafça tescil edilen ------- tescil numaralı markan müvekkil şirkete ait--------------- tescil numaralı markaya ve müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğundan, tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve davalın haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, Kararın ------tirajı en yüksek gazeteler vasıtasıyla ilan edilmesine, Davalı tarafça tescil edilen --------------- tescil numaralı markanın kullanımının SMK 159 uyarınca yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbiren önlenmesine ve durdurulmasına Vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

KARŞI İDDİA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın----olduğunu, müvekkili firmanın üretimini ------------- gerçekleştirdiğini, ---------tanınmış markası altında 2 milyon adede ulaşan üretimi bulunduğunu, SMK'nun 156.maddesi gereğince marka sahibine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin Marka sahibinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, ----- göre de hükümsüzlük ve tecavüz msüzlük davasına göre belirleneceğini öngördüğünü ve huzurdaki davada yetkili mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla -----------Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Müvekkili firmanın tüm faaliyetlerinin basiretli bir tacir olarak kendi adına tescilli markalar davalarının birlikte açıldığı durumlarda yetkili mahkemenin nezdinde gerçekleştiğini, taraf markalarının aynı olmadığını, markalar arasında ayniyet derecesinde benzerliğin de bulunmadığını, ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında benzerlik ya da ilişki kurulmasının mümkün olmadığını, Müvekkil markasında yer alan kelime unsurlarının ----------- olduğu, davacı markasında------- yerlan alan kelime unsurunun ---------- olduğu, müvekkil markasında ---------- harfler ile ------ ibaresinin yer aldığı, davacı markasında ise --------- kullanılığı,------- harflerinde ------ kullanılan ------------- ibaresinin solunda ----------- şeklin altında, ------- taban genişliğinin yaklaşık iki katı genişlikte ve ---- yüksekliğinin yaklaşık ------yükseklikte ----- bir şekil bulunduğu, markaların bütünsel olarak ele alındığında benzer olmadığını, Davacının markasının zayıf marka niteliğinde olduğunu, Zayıf bir marka tescil ettiren kişi, o marka ile normal koşullarda karıştırılma ihtimali oluşturabilecek benzer işaretlerin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına katlanmak durumunda olduğunu, -----------anlamına gelmektedir. ---------- sözcüğü ise kullanılmış olduğu sınıf bakımdan ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, -------- uygulamasına göre tek başına renk adlarının marka olarak tescil edilmesi mümkün olmadığını, bir rengin yanına ayırt ediciliği bulunan ya da bulunmayan sözcük ya da şekil unsuru eklenerek markanın tescil edilmesinde bir engel bulunmasa da bu şekilde tescil edilmiş markaların içerisinde geçen renk adı markanın zayıf unsuru niteliğinde olduğunu, Yargıtay kararında da görüleceği üzere, renk adı ayırt edici olmayan başka bir sözcük biçiminde tescil edilmiş markaların ayırt edicilik özelliklerinin düşük olduğu kabul edilmesi gerektiğini, Davacının kötü niyetli tescil iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin geniş hacimli ve ---- nezdinde de tanınmış marka olarak tescilli -----markasıyla faaliyette bulunduğunu, üretilen ürünlerin ----- ülkeye ihraç edildiğini, yurt içi ve yurt dışında ---- fazla marka tescilinin olduğunu, bu nedenlerle sırf hukuki ihtilafa dayanan kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu, belirterek huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davalı tarafından kullanılan ----------- ibareli markanın hükümsüzlüğünü aynı zamanda marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve refi taleplidir. Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda; Davacı markasının ------- tarihli başvuru sonucunda tescil edildiği, davaya konu hükümsüzlüğü istenen davalı markasının ise --------- başvuru tarihinin -------- olduğu, davacı markasının önceki tarihte tescil edilmiş bir marka olduğu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, markaların kapsadığı mal ve hizmet sınıfları yönünden benzerlik bulunduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunması nedenlerinden dolayı SMK'nun 25 ve 6/1 maddesi hükmüne göre hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, Davalı markasının asli unsuru olan akcam ibaresinin davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını içermesi nedeniyle SMK'nun 25 ve 6/6 maddesi hükmüne göre hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, Davacının dayanak gösterdiği ve davalının ikame etmiş olduğu --------------D. İş delil tespit dosyasının tasarım tecavüzüne ilişkin olduğu, marka tecavüzüne ilişkin olmadığı, ancak davalının davacıya karşı tasarım tecavüzüne kin delil tespit davasını ikame etmiş olması, davacının markasından da haberdar olduğu ve buna rağmen marka başvurusunda bulunmuş olması hususları, yukarıdaki bilgiler ışığında kötü niyetin varlığını gösterme hususunda Sayın Mahkemenizde yeterli kanaat oluşturması halinde, SMK'nun 6/9 hükmüne göre kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük şartının oluşabileceği, Davacı markasının önceki tarihte tescil edilmiş bir marka olduğu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, markaların kapsadığı mal ve hizmet sınıfları yönünden benzerlik bulunduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu hususları tespit edildiğinden, SMK'nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre marka tecavüz şartlarının oluştuğu, Hususlarının değerlendirilebileceği yönünde raporunu sunmuşlardır.
Mahkememizde aldırılan -------------tarihli bilirkişi raporunda; Davacının---------no ile tescilli markanın hak sahibi olduğu, Davalının ------- no ile tescilli markanın hak sahibi olduğu, Davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan ---- no ile tescilli markasının ------- Sınıfta yer alan emtialar açısından SMK 6/1, 6/6 ve 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan ----------- no ile tescilli markasına ilişkin başvurunun kötüniyetle yapılmış olduğu, bu hususta nihai takdir ve değerlendirmenin Sayın mahkemenize ait olduğu, Dosya kapsamında yer alan belgeler ile tarafımıza yapılmış olan incelemelerden davalı adına ------ ibaresinin fiili kullanımının tespit edilemediği, ancak davalının yukarıda detaylıca incelediğimiz üzere davacının --------no ile tescilli markası ile hem tescil kapsamı hem de görsel, kavramsal ve sessel olarak benzer olan ---- nolu markayı dosyalaması ve tescil ettirmesinin davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz eder mahiyette olduğuna dair raporunu sunmuşlardır .Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli -------- ibareli markanın hükümsülüğü ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve refi olduğu, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, davacının ---------- isimli markanın --------Sınıfta davalının ise davaya konu ---------- ibareli markanın ---- tescilli sahibi olduğu, aldırılan ---------- tarihli bilirkişi raporunda marka hükümsüzlük koşularının oluştuğu ve marka hakkına tecavüz olduğunun belirtildiği, heyet olarak aldırılan -------- tarihli bilirkişi raporunda hükümsüzlük koşullarının oluştuğu ve aynı zamanda marka hakkına tecavüzün de mevcut olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, öncelikle hükümsüzlük yönünden yapılan değerlendirmede, davacının ----- isimli markanın ----- tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ----markanın tescilli sahibi olduğu, markalar karşılaştırıldığında ---------- ibaresinin her iki markada da aynen kullanıldığı, davalı tarafından markaya eklenen ----- ibaresinin markayı ayırt edici kılmadığı, bu yönüyle markaların benzer olduğu, her iki markanın da ----------- tescilli olduğu, tarafların benzer olarak camdan yapılan bardak, tabak v.s. Alanında faaliyette bulunduğu, her iki firmanın da çok uzun yıllardır bu alanda faaliyette bulundukları, bu şekilde markaların kullanıldığı ürünlerin niteliği de dikkate alınarak kullanıcıların ortalama tüketici olduğu, bu sebeple karıştırılma ihtimalinin olduğu anlaşıldığından SMK 6/1. Maddesi uyarınca davalı markasının --------- Sınıftaki emtialarının aynı zamanda davacı markasının ----- emtialar ile de benzer olduğu anlaşıldığından hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, yine davacı şirketin -------- ticari unvanı ile ticari faaliyette bulunduğu, davalı markasında yer alan ----- ibaresinin davacının ticari unvanının esas unsuru olan ------------ ibaresi ile birebir aynı olduğu SMK 6/6. Maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, kötü niyetli tescil sebebiyle yapılan değerlendirmede ise asıl olan iyi niyet olup kötü niyet iddiasının ispatlanması gerekmekte yönündeki --------- dikkate alındığında tarafların çok uzun yıllardır aynı alanda ticari faaliyette bulundukları, birbirlerinin ticari unvan ve markalarından haberdar oldukları, birbirleri aleyhine dava açtıkları, ihtarname gönderdikleri, buna rağmen davalı tarafından davacı markasını ve ticari unvanını içerir marka tescilinde bulunup markayı davacının ticari faaliyet alanı ile ve aynı sınıf ve emtialarda tescil ettirmesinin kötü niyetli tescil olduğu kanaatine ulaşıldığından SMK 6/9. Maddesi uyarıca hükümsüzlük talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz iddiası yönünden ise markaların ortak olarak tarafların ticari faaliyet alanında kullanılmak üzere tescil edilmesi, ortalama tüketicinin taraf markalarının yer aldığı ürünleri gördüğünde, markaları karıştırabileceği bu durumun SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, bu nedenle marka hakkına tecavüz iddiası yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği, haksız rekabet iddiası yönünden ise -----yeni ve istikrarlı içtihatlarında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin birlikte talep edilemeyeceğinin belirtildiği, haksız rekabet talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden mahkememizce ---- yöndeki yeni içtihatları da dikkate alınarak haksız rekabet yönünden davanın reddine, neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Davalı adına tescilli ----------numaralı markanın hükümsüzlüğüne,
Davalı tarafından davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına,
Haksız rekabet yönünden davanın reddine,
Hükmün karar kesinleştiğinde --------- yayın yapan 5 büyük gazeteden birinde masrafı davalıdan alınmak üzere ilanına,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL mahsubu ile kalan 229,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, peşin yatırılan 427,60 TL Harcın davalıdan tahsiline davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 18.392,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
3-Hükümsüzlük talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Marka Hakkına tecavüz talebi yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5--Haksız rekabet yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim