mahkeme 2024/103 E. 2025/131 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/103
2025/131
16 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/103 Esas
KARAR NO: 2025/131
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 29/12/2020
KARAR TARİHİ: 16/09/2025
Mahkememizden verilen ---- sayılı kararı------ Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmakla, Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ----- marka numaralı ve -------- markasının sahibi olduğunu, yenilendiğini, davacının markası ile süt ve süt ürünlerinin üretimi, pazarlaması ve satışını yaptığını, davacının şüphelinin ----- şubelerini ziyaret ettiğinde şüphelinin ----- mağazalarını raflarında ------- ürünün bulunduğunu ancak yapılan incelemede mağazalarda bulunan bu ürünün müvekkil şirket tarafından üretilmediğinin tespit edildiğini, davacının davalının şubelerinden ------- tarihlerinde davaya konu sahte ürünler satın alarak alınan sahte ürünlere ilişkin faturaları sunduğunu, davalının deposunda bu ürünlerden ne miktarda bulunduğu konusunda müvekkilinin herhangi bir tespit yapamadığını, davalının mağazalarında bulunan bu ürünlerin davacı tarafından üretilmediğini, davacı tarafından davalı şirket yetkilisinin ürünlerin raflardan kaldırılması konusunda uyarılmışsa da bu talebin yerine getirilmediğini, ürünlerin satışına devam edildiğini, davalının ----- şubelerine yapılan ziyaret esnasında davacı tarafından davalıya hiçbir biçimde satışı yapılmayan, ----- isimli ürünlerin de üzerine --------- marka etiketinin yapıştırılarak satışının yapıldığı ve bununla beraber söz konusu ürünlerin aslında davacı tarafından üretilmediğinin tespit edildiğini, Davalının mağazalarında müvekkili tarafından üretilmeyen sahte ürünlere davacının markasını ve marka logosunu basmak ve davacının nam ve itibarını kullanmak suretiyle satış yaptığını, davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının davacı tanınmış markalarını bilmesine/bilmesi gerekmesine rağmen, birebir aynısını ve tüketici tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini haksız ve hukuka aykırı surette kullanarak davacının marka haklarını ihlal ettiğini, davacının tanınmış markasının itibarından haksız olarak yararlanarak, davacının temsil ettiği imaj ve güveni kendi işletmesi için kullandığını, ----- Soruşturma numaralı dosyası kapsamında verilen arama ve el koyma kararı üzerine davalı şirketin -------- arama yapılarak bu şubelerde davacı tarafından üretilmemiş olan ancak davacıya ait marka adı altında satışı yapılan sahte ürünlere ulaşılarak bu ürünlere el koyulduğunu, bilirkişi incelemesi yapıldığını, --------- tarihli bilirkişi raporunda, davalının müvekkiline ait markaları taklit etmek sureti ile davacı marka haklarına tecavüz etmekte ve haksız rekabet yaptığını tespit ettiğini, davalının kötü niyetli olarak davacıya ait tescilli ürünleri taklit ederek davacının piyasada elde ettiği itibar, marka değeri ve müşteri kitlesinden haksız kazanç sağlayarak haksız rekabet yarattığını, ait tescilli markaya, ticaret unvanı ve işletme adına yönelik haksız rekabetin durdurulmasını, 10.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminat, hükmün ilanını talep ettiklerini beyan ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile; aramanın usule uygun olmadığını, el konulan ürünlerin dava dışı ----- satın alındığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, ürünü taklit etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davacı adına tescilli -----markasına, davalı tarafından taklit ve sahte ürün yapılmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin olup olmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; ------başvuru tarihli ---- markasının davacı adına tescilli olduğu, davalının --------marka kullanımının kebir, davacının tescilli ---------- markası ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalı şirketin tasfiye ile sonuçlanıp ticari faaliyetini bitirse de TTK” nın zamanaşımı hükümleri gereği 10 yıl ticari defter ve belgelerini saklaması gereği bunları ibraz edebileceği halde mali bilirkişiye ibraz etmediği, dava konusu ürünlerin üreticisinin ----- olmadığı, bu firmanın------- nedeniyle hammadde temini için davaya konu emtiayı dava dışı fakat davalı şirketin ---- olduğu ----- tedarik ettiği, dolayısıyla üretici firmanın veya ana tedarikçinin -------Olabileceği, 6. Davalı şirketin işyerlerinde ele geçirilen ürün miktarı ile davalı vekilinin delil dilekçesi ekinde sunduğu faturaların karşılaştırılması ile ele geçirilen tutardan fazlasının davalı ----- satıldığı, hatta dava dışı --------------iade ettiği faturadaki ürünlerin markasının anlaşılamasa da hem içerikleri dolayısıyla hem de davalı vekilince delil olarak sunulmasından dolayı daha da fazla dava konusu ürünün ticari alana sunulmuş olabileceği, dosya kapsamındaki belgelerden dava konusu ürünlerin miktarları üzerinden yapılan hesaplamada davalı şirketin alım fiyatının altında ürünleri satarak zarar elde ettiği dolayısıyla kazanç hesaplanamadığı, yoksun kalınan kazanç / tazminat miktarı tespit edilemediğinden nihai takdir ve hukuki değerlendirme mahkemede olduğu, mütecavizin kusurlu bulunduğunun kabulü halinde TBK 50 ve 51 maddelerince yoksun kalınan kazancın takdir edilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ------- bilirkişi raporunda; Bilirkişi Kök raporu sonrası tarafların itirazları ve Davalı şirket vekilince beyan edilen ----- tarihli dilekçe ekindeki belgelerin incelenmesi neticesinde; dava dışı ----, dava dışı---- firmasına kestiği-----üzerinden incelendiği, İncelenen faturalar içerisinde Dava dışı ---- dava dışı -----olarak aldığı Kök rapora konu olan----- numaralı faturadaki ürünleri,----- sonra bire bir olarak ---- tarihinde geri İADE ettiği, İncelenen faturalar içerisinde Dava dışı -------- kesmiş olduğu dava konusu marka ile ilgili diğer faturalardaki ürünler ile ilgili tespitlerin rapor içeriğinde detaylı olarak yer aldığı, davalı ------ incelemeye esas bilgi ve belgeleri sunmadığından dosya kapsamındaki deliller üzerinden Kök raporda hesaplama yapıldığı, bu hesaplama sonucu dava konusu ürünlerin tespiti yapılan miktarlar üzerinden satışı sonucu zararına mal sattığı, Davalı şirketin kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden yapılan tespit ile tüm ticari faaliyetinden dolayı ---------- kar beyan etttiği, davacı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki tazminat hesaplama taleplerine ilişkin Dava Dışı firmaların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemede olduğu, kök rapordaki tespitleri ve hesaplamayı değiştirecek bir husus olmadığından ve yoksun kalınan kazanç/ maddi tazminat miktarı tespit edilemediğinden takdirin mahkemeye ait olduğunu ve davalının kusurlu bulunduğunun kabulü halinde TBK 50 ve 51 maddelerince yoksun kalınan kazancın takdir edilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizden verilen ----- Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmış olmakla, Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu ve ------- sayılı ilamıyla birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle yargılama devam ederken davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği, davacı tarafından ------Esas sayılı dosyası ile ihya davası açıldığı , davalı şirketin dava konumuz ile ilgili olarak------sayılı kararı ile kesinleştiği, bu şekilde davalı şirketin davamız yönünden tüzel kişiliğini kazandığının anlaşıldığı buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava davalı adına tescilli ------ markasına yönelik tecavüzün tespiti ve meni ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı tarafından ----- ibareli markanın ------- Sınıflarda tescilli sahibi oldukları belirtilerek davalı tarafça işyerlerinde ----- tereyağı ürününün satıldığının tespit edildiğini, bu ürünlerin davacı tarafından üretilmediğini, taklit ürünler olduğunu, daha sonra --------aracılığıyla taklit olduğu değerlendirileren ürünlere el konulduğu bu durumun marka hakkına tecavüz ettiği teşkil ettiği bildirilerek tecavüzün tespiti ve meni ile maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalı tarafından beyan dilekçesi ile ürünlerin dava dışı --------- satın alındığını, davalının iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce deliller toplandıktan sonra aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan --------markasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının dava konusu ürünlerden zarar elde ettiği, bu sebeple maddi tazminat hesaplanamadığı yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aldırılan ------ tarihli bilirkişi ek raporunda davalı şirketin davaya konu ürünler ile ilgili olarak zarar elde ettiği bu sebeple tazminat hesabının yapılamadığı, bu sebeple tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı şirketin ---- markası ile yiyecek içecek alanında ---- Sınıflarda ticari faaliyette bulunduğu ve ----- numaralı markanın -------- Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalıya ait işyerinde tespiti yapılan ---------- başlıklı tereyağı ürünlerinin davacı şirketçe üretilmediği, tereyağı üzerindeki markanın davacının tescilli markası ile şekil unsuru da benzemek suretiyle ayniyet derecesinde benzer olduğu, yine markanın kullanıldığı tereyağının da -----tescilli davacı markaları ile benzer olduğu, davalı tarafından kullanılan --------ibaresinin davacı markasına ayniyet derecesinde benzer olması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde davalı tarafından satılan------ ürünlerini alanların bu ürünün davacı firma tarafından üretilmiş olduğu algısına kapılabileceği, bu şekilde karışıklığa sebebiyet verdiği, davalı tarafından kullanılan ---------- markasının davacıdan izin alınmaksızın haksız bir kullanım olduğu, bu sebeple bu durumun SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ayrıca TTK nun 55/1a 4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, bu sebeple marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve meni bakımından davanın kabulüne karar vermek gerektiği, buna göre de davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği, davacı tarafından SMK 151/2b maddesi uyarınca davalının davaya konu marka ihlali sebebiyle elde ettiği kazanç üzerinden maddi tazminat talep edildiği, fakat davalının ticari defter ve vergi kayıtlarına göre davaya konu --------- ibareli markalarından zarar ettiğiini bu sebeple de maddi tazminat hesabının yapılamadığını maddi zararın tespit edilememesi sebebiyle tecavüzün ve haksız rekabetin varlığı da dikkate alınarak mahkememizce borçlar kanunu 50 ve 51. Maddeleri uyarınca resen maddi tazminat takdir edilmesi gerektiği, buna göre de incelenen davalı ticari defterlerine göre davalının dava dışı------firmasına çeşitli faturalar ile ürün sattığı daha sonra bu ürünlerden bir kısmının iade faturası ile iade edildiğinin tespit edildiği, incelenen satış miktarlarına göre davalı tarafından davaya konu -------- markasının yer aldığı ürünlerden yüzlerce satış yapıldığının tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça ürünlerin bir kısmının iadesi sebebiyle davaya konu markadan herhangi bir gelir elde etmeyip zarar ettiği tespit edilmiş ise de davalının davaya konu markasının yer aldığı ürünler ile ilgili mağazalarında da satış yaptığının tespit edilmesi yine buna ilişkin çok sayıdaki alım ve satım faturalarıda mevcut olduğundan ayrıca markaların kullanıldığı ürünlerin süt ve süt ürünlerinde kullanılması sebebiyle taklit olması sebebiyle insan sağlığı yönünden de zararlı olabileceği bu sebeple mahkememizce takdiren 100.000 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, yine davaya konu ürünlerin gıda sektörüne ilişkin olması ürünlerin bozulabilir ürünlerden olması bu sebeple kullanım halinde davacının markasına zarar verebileceği, davacının 2006 yılından beri tescilli işbu markası ile davalı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği markanın tescil tarihinin de eski olduğu dikkate alınarak 50.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davanın tümden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile;
1-Davalı tarafından davacının ---------markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, davalının---------markasını ürünlerde tabela, iş evrakı vs. Her türlü materyalde kullanımının her türlü fiziki ve internet ortamında kullanımının bu marka adı altında ürün tanıtımı ve satışının yasaklanmasına, bu şekilde tespit edilen her türlü ürün vs. Materyale el konulmasına,
2-Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hükmün kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan trajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,
5-Alınması gereken 10.246,50 TL harçtan alınan 1.024,65 TL peşin harç, 1.536,98 TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 7.684,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 3.650,00 TL yargılama gideri ve 2.561,63 TL harç toplamı olan 6.211,63 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.