mahkeme 2023/204 E. 2025/132 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/204

Karar No

2025/132

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/204 Esas
KARAR NO:2025/132
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/10/2023
KARAR TARİHİ: 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket,----- internet sitesi ve aynı isimli mobil uygulamalar üzerinden elektronik ortamda faaliyet göstermekte olup ---- ibareli markaları ile uzun yıllardır e-ticaret faaliyetlerini gerçekleştirmekte olduğunu, e-ticarette komisyon teamülünü kıran müvekkil şirket büyük bir sükse yapmış ve ticari hayatın basamaklarını hızla tırmanarak zirvedeki e-ticaret firmalarından biri haline geldiğini, davalı tarafın çevrimiçi ortamda erişilebilen -----isimli yeni bir dijital yayın platformu kullanıma sunduğunu (tescil başvurumuzdan sonra), ----- farklı marka tescil başvurusunda bulunmuş ve bu başvurularının tamamı hakkında tescil kararı verildiğini, Davalı adına tescilli ---ibareli bu markalar --sınıf hizmetler bakımından müvekkil adına tescilli markalarla SMK m.6/1 hükmü kapsamında karıştırmaya ve haksız rekabete neden olduğunu, Davalı oluşturduğu dijital platformda müvekkilin markasının aynısını kullanmakta, bu suretle müvekkilin markasıyla karışıklığa yol açmakta ve ayrıca müvekkilin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterine zedelemekte olduğunu belirterek; Yapılacak yargılama neticesinde davalı tarafça yapılan ve aşağıda numaraları ile tescil tarihleri yazılı/------------------ Sınıftaki tüm hizmetler için HÜKÜMSÜZLÜĞÜNÜN TESPİTİNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, Davalının, müvekkilin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulan eylemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespiti, tecavüzün önlenmesi, men ve ref'ine; davalının ---- isimli tescilli markalarının kullanımının gerçekleştiği -------erişiminin engellenmesine, alan adının iptal ve terkinine, Davalının ------ isimli tescilli markalarının kullanımının gerçekleştiği ----- erişiminin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilme talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davalı kurumun ------- yayın kuruluşları arasında en büyük yayıncılık hacmine sahip kuruluş olduğunu, televizyon, radyo, internet, sinema, habercilik, dergicilik, dijital uygulamalar, sempozyumlar başta olmak üzere çok geniş bir yelpazede kamu hizmeti sunmakta olduğunu, bunun yanı sıra oluşturduğu dizi film, belgesel, drama ve televizyon yapımları ile dünyanın sayılı yayın kuruluşları arasında yer aldığını, ileri ölçüde yetişmiş yayıncı ve yapımcı kapasitesi ile özel yayın kuruluşlarını da desteklemiş olduğunu, bu kapsamda, ---- ve dünyada radyo-televizyon ve internet yayıncılığı gibi hizmetleri sürdüren, -----kamu yayıncılığı yapmak ile görevli tek kuruluşu olan ve birçok dizi ve programa sahip bir kurum olduğunu, müvekkil kuruma ait-------tarihinde yapılan lansmanda tanıtılmış olduğunu, platformun, 5 farklı dil seçeneği ile 7 mayıs 2023 tarihinde yayın hayatına başlamış olduğunu, davacının, açıkça müvekkil kurumun faaliyetlerini engellemeye, müvekkil kuruma dava açarak kendi tanınırlığını artırmaya ve bu durumdan açıkça haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacı yasal zorunluluk olan arabuluculuk şartını yerine getirmediğini, bu nedenle işbu davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, işbu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı kurumun ----- ibaresini içeren markaları ile davacının ---------- ibaresi içeren markaları iltibas içerisinde olmadığını, bu nedenle davacının hükümsüzlük, tecavüzün men'i, ref'i ve diğer taleplerinin reddinin gerektiğini, firma markaları davalı kurum markalarından görsel, işitsel ve anlamsal açıdan tamamen farklı olduğunu, davalı kurumun ----- ibaresini içeren markaları ile firmanın ------ markası görsel olarak benzememekte olup firmanın bahsi geçen markası logo ile birlikte kelime -------- tescil edildiğini, davalı kuruma ait ------------- platformunda dizi film yayını yapılmaktayken davacının ------ sitesinde çeşitli ürünlerin satıldığını, davacının internet sayfasının alışveriş sitesi olduğu aşikarken davalı kuruma ait ------- platformu yerli içerikler üreterek kamu yayıncılığı kapsamında -------- yayını yaptığını, kurumunun sektörde öncü ve tanınmış bir kurum olup davacı müvekkil kurumun faaliyetlerini engellemeye, davalı kuruma dava açarak kendi tanınırlığını artırmaya ve bu durumdan açıkça haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davalı kurum markaları ile firma markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dosya kapsamında davacı firmanın; müvekkil kurumun ------- kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği iddiası haksız ve hukuka aykırı olup SMK kapsamında marka hakkına tecavüz talepleri ile haksız rekabet talepleri aynı davada ileri sürülemediğini, müvekkili kurum ve davacı dışında birçok şahıs ve firma adına --------- ibareli marka tescili bulunduğunu, alan adının iptal ve terkini talebinin reddinin gerektiğini, huzurdaki dava kapsamında erişimin engellenmesinin talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek; Öncelikle, davacının ihtiyati tedbir talebi kötü niyetli olup, davalı kurumun ticari faaliyetine kamu yayıncılığına engel olma amacı taşıdığından ve neticeten kamu yararına aykırı olduğundan davacının tedbir talebinin reddine, davalı kuruma karşı dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmaksızın huzurdaki dava açıldığından davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğundan usulden reddine, Davanın esasına girildiği takdirde, davacının tüm talepleri hukuka aykırı olduğundan davanın esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E :Dava, Davalı adına tescilli ------ numaralı markaların tanınmışlık, iltibas ve kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğü ayrıca marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve giderilmesi konusuna ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; İşaretlerin görsel işitsel, anlamsal kıyaslanmasında ve bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim değerlendirmesinde; her ne kadar ortak hizmet sınıfına sahip olsalar da davalıya ve davacı tarafa ait markaların esas ve baskın unsurlarının farklılık arz etmesi nedeniyle iltibas koşullarının gerçekleşmediği ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı ve anılan nedenlerle davalı markalarının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, marka ihlalinin de mevcut olmadığı, davacının tanınmışlık ile ilgili talepleri de bulunmakta olup, dosyadaki mübrez delillerin davacı Markasının tanınmış marka niteliği bakımından yeterli olmadığı kanaatine hukuki takdiri mahkeme'ye ait olmak üzere varılmış olup, diğer yandan bu hususun tespiti halinde dahi bu durumun varılan sonuca etki edemeyeceği, zira tanınmışlık nedeniyle dahi ön şart olarak; ortalama tüketicinin markalar arasında iltibas yoğunluğunda olmasa dahi yine de davalı markalarını görünce refleks olarak davacı markalarını hatırlamasına yol açacak nitelikte markalar arasında bir bağlantı kurması ve davacı markalarını hatırlaması gerekmekte olup, dava taraflarına ait markalar arasında bu yönde bir bağlantı kurulmasını sağlayacak nitelikte benzerlik ya da çağrışımsal ilişki bulunmamakta olduğu, davacının haksız rekabet iddiaları da bulunmakta olup, haksız rekabet bakımından işaretlerin benzerliği ön şart olup, işaretlerin benzer olmadığı kanaatine varılmakla birlikte haksız rekabetin hukuki takdiri Mahkemeye ait olduğunu, davacı tarafın, -------- kurumsal yönetimi ve sürdürülebilir karlılığı oluşturmak ve Müşterilerine güven odaklı satış yapmak olduğu, Davalıya ait olduğu belirtilen ---------içeriğin izlenebilmesi küresel çevrimiçi yayın hizmeti verdiği, davalıya ve davacı tarafa ait markaların ayırt edici nitelikleri, ortak unsurun baskın ve ayırt edici olup olmaması buna göre görsel, işitsel, telaffuz olarak genel izlenim itibariyle bütünsel olarak benzer olmadıkları esas ve baskın unsurlarının farklılık arz etmesi nedeniyle, iltibas koşullarının gerçekleşmediği ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı ve anılan nedenlerle davalı markalarının hükümsüzlük ve ihlal koşullarının oluşmadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Mahkemenizde aldırılan -------- tarihli bilirkişi raporunda; Sektör Yönünde İncelemeler Sonucunda: Davacının sunmakta olduğu hizmetin e-ticaret üstüne olduğu, davalının sunmakta olduğu hizmetin ------ olduğu, tarafların sunmuş oldukları hizmetlerin birbirlerinden farklı olduğu tespit edildiği, Reklamcılık Yönünden İnceleme Sonucunda: İki marka sektörel olarak tamamen farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, Reklamcılık ve görsel kimlik açısından benzerlik bulunmamaktadır. Logoların -------- ve sembol kullanımı açısından ayrıştığı görülmektedir. Tüketici algısı bakımından her iki marka farklı mesajlar vermektedir. Marka Yönünde İncelemeler Sonucunda: Raporda detaylarına yer verildiği üzere taraf markaları arasında ortalama tüketici nazarında ayırt edilmesini sağlayacak düzeyde kuvvetli farklılıklar bulunması, taraflar açısından incelenen markaların farklı olduklarını belli edecek şekilde ayırt edici bir renklendirme, şekil ya da görsel bulunması sebebiyle davaya konu markalar açısından karıştırılma ihtimali olmadığı için marka hakkı ihlalinden ve marka hükümsüzlüğünden söz edilemeyeceği, dosyadaki mübrez delillerin davacı markasının tanınmış marka niteliği bakımından yeterli olmadığı sonucuna -hukuki takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere- varılmıştır. Aksi yönde kanaat oluşması durumunda da, tanınmış marka ile sonraki marka arasında ilgili toplum kesimi nezdinde bir bağlantının kurulabiliyor olması koşulunun davaya konu markalar için söz konusu olmadığı ayrıca diğer sulandırma, haksız yararlanma ve itibara zarar verme hallerine ilişkin olarak da bir veri yer almadığından davacı markasının bu kapsamda yer alan koruma imkanından istifade edemeyeceği, marka hakkının ihlali durumunda doğrudan haksız rekabetten ya da ihlalin olmadığı durumda ise haksız rekabetin olmadığından söz edilmesinin mümkün olmadığı yönündeki Yargıtay kararlarına paralel olarak işbu kapsamdaki talepler bakımından tüm takdir hakkı mahkemeye ait olduğuna dair rapor sunuldu.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı ------- esas unsurlu markaların benzerlik tanınmışlık ve haksız eylem nedeniyle hükümsüzlüğü nedeniyle marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refine ilişkin olup davacı şirketin ------ numaralı ve ----- numaralı markaların ---- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ------ esas unsurlu çok sayıda markanın ----Sınıfta tescilli sahibi olduğu, ----- tarihli bilirkişi raporuna göre markalar arasında iltibas mevcut olmadığı, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, tarafların ticari faaliyetlerinin benzer olmadığı yönünde görüş bildirildiği, davanın esası bakımından aldırılan 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise davacı markasının tanınmış marka olmadığı, taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı markalarının ---- şeklinde tescilli olduğu, davalı markalarının ise esas unsurunun ----- şeklinde olduğu, bazı markalarda --- ibaresinin önüne ve arkasına ---- ibaresinin eklendiği, özellikle --- ibaresinin eklendiği ----- numaralı markalar bakımından ----- ibaresi eklenmek suretiyle markanın esas unsurunun tek başına ------ibaresi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden bu markalar yönünden benzerlik olmadığı kanaatine ulaşıldığı, tek başına ----- ibaresini içeren markalar yönünden ise davacı markasında yer alan -----ibaresi ile davalı markalarında yer alan ----- ibaresinde kısmi olarak benzerlik var ise de davacı markalarının ---- şeklinde olduğu, tek başına ------ ibaresini içermediği, bu yönüyle de taraf markaları arasında tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verecek düzeyde benzerlik olmadığının anlaşıldığı, yine taraf markalarının------- Sınıfta benzer olarak tescil edilmiş ise de taraf markaları arasında benzerlik olmadığından sınıfsal benzerlik olsa dahi karıştırılma ihtimali mevcut olmadığından iltibas nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, yine davacı markalarının tanınmış olduğu iddiasına dayanılmış ise de dosya içerisine konulan deliller içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu iki heyet tarafından değerlendirilmiş davacı markasının tanınmış olmadığı, yönünde görüş bildirildiği, bu nedenle mahkememizce de davacı markasının tanınmış olmadığı kanaatine ulaşıldığından tanınmışlık iddiasına dayalı hükümsüzlük talebinin de reddine karar vermek gerektiği, kaldı ki davalı markasının kullanıldığı alanların ------- platformu olduğu hususu da dikkate alındığında kullanıcı kitlesinin bilinçli tüketiciler olduğu, değerlendirmenin de buna göre yapılması gerektiği, bu yönüyle de markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı bu nedenle hükümsüzlük talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, markalar arasında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması tarafların markayı kullandıkları ticari alanların farklı olması, kullanıcıların ortalama tüketiciden ziyade bilinçli tüketiciler olacağı hususları da dikkate alındığında markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik olmadığından davalı kullanımlarının tescilli marka kapsamında kaldığı anlaşıldığından tecavüz iddiası yönünden ayrıca haksız rekabet iddiası yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş neticeten SMK 6/1 ve 6/5. Maddeye dayalı hükümsüzlük talepleri ile SMK 29. Maddeye dayalı tecavüz iddiaları ve TTK 55. Maddesi kapsamındaki haksız rekabet taleplerinin koşulları oluşmadığından davanın tüm talepler yönünden reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı tarafından yapılan toplam 310,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Hükümsüzlük talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim