Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/123
2024/211
10 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/123 Esas
KARAR NO: 2024/211
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 02/06/2023
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM:Davacı vekili dava dilekçesi ile: Müvekkilinin uzun yıllardan itibaren bu unvanla faaliyet göstermekte olduğunu, ----- yılları arasında gerçek kişi olarak --- yılından sonra ise -----unvanı ile ticari faaliyetlerine devam ettiğini, kuruluşundan günümüze 37 yıldır kesintisiz bir şekille İNŞAAT HİZMETLERİ sektöründe faaliyetini yürütmekte olduğunu ve ------ ibaresinin müvekkili adına marka tescili ile koruma altında olduğunu belirtmiştir. Davalı tarafın ------ kayıtlarında özellikle ----- emtiası için yapılan ısrarlı mükerrer ---- İbaresi geçen marka tescil başvurularının Müvekkili adına tescilli----- markası ile karıştırılma ihtimali oluşturacak düzeyde benzer olduğu, ----- tarafından yapılan değerlendirmelerde marka müracaatlarının reddedilmesine karar verilerek teyit edildiğini beyan etmiştir. Sınai mülkiyet kanunu 6.1 madde gerçek hak sahipliği ve 6.3 madde halk tarafından karıştırılmasının söz konusu olduğunu dolayısıyla müvekkilinin 37 yıllık inşaat sektöründeki tecrübesini ve müşteriler nazarındaki güver algısını olumsuz yönde etkileyeceğini iddia etmekle, Müvekkilinin uzun ve yorucu yıllar boyunca edinmiş olduğu marka itibari değerinin zedelenmesi, güven ve saygınlığının etkilenmesi ve olası bir başarısızlığın müvekkilinin markasına duyulan güvenin azalmasına neden olacağı gibi müvekkilinin ticari hayatını da olumsuz etkileyeceğini ve tarafların aynı sektörde iş yaptığı düşünüldüğünde halk tarafından seri marka olarak ve aynı İşletme olarak algılanacağını bildirmiştir. Davalı tarafın ısrarlı bir şekilde ticaret hayatında 37 yıldır var olan ve güvenilir, başarılı müvekkilinin markasını toplumda ayırt edilmeyecek şekilde küçük değişiklik yaparak ya da başına il ve ilçe isimleri koyarak haksız menfaat elde etmek için girişimlerde bulunmasının hukuka aykırılık oluşturduğunu dile getirmiştir. Müvekkil şirketin "asıl ve ayırt edici unsur” olan ve de -------- İbaresi içeren marka tescilinde bulunduğunu ve söz konusu markayı aktif olarak 37 yıldır kullanmakta olduğu için asıl ve yegâne gerçek hak sahibi olduğu için müvekkili şirkete ait marka ile iltibas oluşturacağını söylemiştir. Davalı şirketin davacının Sınai Mülkiyet Kanunundan doğan haklarına tecavüz ettiği sabit olduğu için ----------davalının başvurusu sonrasında yapılan itirazların davacı lehine sonuçlanmış olması sebebiyle ----ihtarnameye rağmen davalının--------- adıyla konut projesine başladığını bildirmiştir. Asıl ve ayırt edici unsur dikkate alındığında buradaki -----harf karakterlerinin bile müvekkiline ait marka ile birebir aynı olduğunu, Müvekkilinin -------------- hazırda devam eden işleri nedeniyle karıştırılmasının mümkün olduğunu, görsel, işitsel ve bütünsel olarak karıştırılmaya yol açacağını, ortalama tüketici algısında yanılgıya düşülmesine sebebiyet vereceğini iddia etmiştir. Marka Tecavüzü nedeniyle davalı tarafından haksız olarak kullanımı sonucunda müvekki manevi zarar gördüğünü, Marka sal Uzun süre boyunca emek harcayarak bir anlam kati markaya müşteri nezdinde duyulan güvenin, tecavüz fiili sebebiyle zihinlerde tereddüte yol açacağını, marka sahibi açısından manevi acıya sebeyiyet doğduğunu beyan ederek marka tecavüzü yazılı basın da reklamlarda kullanımının engellenmesine, basılı afiş, reklam, broşür ve evrakların toplatılmasına, internet erişim Sağlayıcıları ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, markalarına tecavüz eden bu durumun masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere ülkemizdeki en yüksek tirajlı üç gazetenin birinde ilanına, müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere 100.000 TL manevi tazminatın kendilerini ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekili 06/12/2024 tarihli dilekçesi ile, davalı taraf ile sulh olduklarını, açmış oldukları davadan ve tüm taleplerininden feragat ettiğini, karşı yandan herhangi bir hak ve tazminat talebi olmadığını, davalıdan vaki feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını bildirmiştir. Davalı vekili de 09/12/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafın davadan feragat ettiğinden, davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin olmadığını dilekçesinde belirtmiş ve 10/12/2024 tarihli celsede beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamından; Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine iş bu dava açılmışsa da, davacı vekilinin davasından feragat ettiği, feragatin HMK 309. madde gereği davaya son veren taraf işlemi olduğu bu nedenle HMK' nun 311. Maddesine göre feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince alınması gerekli 285,06 TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 1.422,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgililere iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.