Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/818

Karar No

2026/109

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/177
KARAR NO : 2026/110

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkil şirket arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin kullanmış olduğu elektrik bedelini ödemediğini, davalı ----- davalı şirketi münferiden temsile yetkili aynı zamanda müvekkil şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaleti bulunduğunu, davacının davalı taraftan alacağını tahsili için Merkezi Takip Sisteminin ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusunun müvekkillerin sözleşmeyi erken feshi nedeni ile cezai şart alacağından kaynaklandığını, davacı tarafın takip talebinde borcun sebebini fatura alacağı olarak gösterdiğini, bu faturanın müvekkile tebliğ edilmediğini, Cezai şartın fatura olarak düzenlenmesinin de mümkün olmadığını, itirazın iptali davasında ise alacak iddiasının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart olduğu beyan edilmekle takip talebinde açıklanmayan sebeple dava ikame edilmesi ve buna ilişkin belge sunulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın takipte dayanmadığı belge ve sebebe bağlı olarak ikame etmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf icra takibinde imzalandığını söylediği sözleşmeyi ibraz etmediği gibi dava dilekçesine de eklemediğini, davacı taraf yetkili personeli tarafından, elektrik tedarikinin kendi firmaları tarafından yapılmasına ilişkin görüşmeler yapılırken müvekkilin o dönemde sözleşmesinin olduğu dava dışı tedarikçi firmanın sözleşme süresi sona ermesi nedeni kendilerine geçiş yapıldığı takdirde herhangi bir cezai şarta tabi tutulmayacağı, tutulsa dahi kendilerinin karşılayacağına dair görüşme yapılmış, davacı firma çalışanları tarafından geçiş uzun süre yapılamamış, müvekkil firma yetkilisi tarafından işlemlerin iptal edilmesi yönünde beyanda bulunulmuş, uzun bir süre sonra geçtikten sonra davacı firma tarafından işlemler yapılarak tedarikçi firma değişikliği yapıldığını, bu dönemde müvekkil firma, davacı firma tarafından kaynaklanan sorunların, taahhütlerin yerine getirilmediğine ve sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin çok sayıda ------ yazışmalarının mevcut olduğunu, müvekkil tedarikçi firma değişikliğinin geç yapılması üzerine yine davacı firma ile görüşmüş, eski firmadan kaynaklanan bir talepte bulunulması halinde kendilerinin karşılayacağını belirtmesi üzerine davacı firmadan kısa süre elektrik almış, faturalarını ödemiş, eski firmanın müvekkil firmadan talepte bulunması, davacının yükümlülüklerine aykırı davranarak pahalı elektrik vermesi üzerine eski firmasına dönmek durumunda kaldığını, davacı taraf sözleşmenin süresinden önce sebepsiz yere feshedilmesi halinde son bir yıl içerisindeki faturalardan en yüksek bedelli olan iki tanesinin bedeli kadar tutarı cezai şart olarak öder şeklindeki sözleşme hükmüne göre bedel talep edilmekte olduğunu, sözleşme metninden bir yıl dolmadan yapılan fesihlerde bu hükme göre talep edilmesinin mümkün olmadığını, Cezai şartın belirlenmesi için en az bir yıl süre ile fatura düzenlenmesi ve bunun en yüksek iki tanesinin esas alınması gerektiğini ancak müvekkil firma davacı firmadan 8 ay süre ile elektrik tedarik ettiğinden cezai şartın tespiti için gerekli veri ve imkân olmadığından cezai şart tahakkuku söz konusu olamayacağını, iddia edilen alacağın fatura olarak düzenlenerek talep edilmesi ve müvekkil temerrüde düşürülmediğinden takip tarihinden önce faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf müvekkili firmadan başka müteselsil kefil olarak o dönem yetkilisi olan gerçek şahıs müvekkili de müteselsil kefil olarak sorumlu tuttuğunu, müvekkili --- şirket yetkilisi olarak imzalamış olsa dahi müteselsil borçlu olarak imza etmesi söz konusu olmadığını, bu nedenlerde müvekkil ----- açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddini talep ettiklerini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; elektrik fatura alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan abonelik dosyası, icra dosyası celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu Merkezi Takip Sisteminin ----. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 303.000,00 TL asıl alacak ile 130.497,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 433.497,53 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya Elektrik Mühendisi bilirkişi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 10/12/2025 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan elektrik satışına ilişkin sözleşme kapsamında davalının başka bir tedarikçi ile anlaşması kapsamında sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği, davacının sözleşmenin cezai şart 9. hükmü kapsamında davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği, edebilir ise bunun davalı tarafından yapılan tüketime uygun olup olmadığı (en yüksek 2 fatura bedeline ilişkin olup olmadığı) söz konusu cezai şartın TTK m.22 ve BK m.282 hükmüne uygun olup olmadığı bu kapsamda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile icra inkar tazminatı taleplerinin yerinde olup olmadığı, takip ile istenilen akdi faiz oranının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin 15/12/2022 tarihinde 36 ay süreli abonelik sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı-tedarik eden, davalı şirketin alıcı, diğer davalının ise tek yetkili kefil olduğu, dava ve icra takibine konu faturanın, davalının kendisinin de kabul ettiği şekilde tedarikçi değişikliğine gitmesi sebebiyle, portföyden çıkması üzerine tahakkuk ettirilmiş cezai şart faturası olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.3 maddesine göre, sözleşmede alıcı- davalıya belirlenen indirim oranında değişikliğe gidilmesi halinde
yazılı olarak bildirim yapmak şartıyla sözleşmeyi feshetme hakkının tanımlanmış olduğu, tedarikçi değişikliğine gidilmesi halinde ise bunun satıcıya son 1 yıldaki en yüksek iki fatura bedelinin toplamı kadar ceza-i şart faturası tahakkuk ettirme hakkı verdiğinin yazılı olduğu, belirlenen uyuşmazlık noktalarında denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen kullanıma dayalı faturaların sözleşmede tanımlanan yönteme göre doğru şekilde tahakkuk ettirilmiş faturalar olduğu anlaşıldığı gibi, dosyada davalının sözleşmede tanımlandığı şekilde birim fiyatlarda değişikliğe gidildiği gerekçesiyle davacı- satıcıya yazılı bildim yaptığını gösteren bilgi ve belgede bulunmadığı için sözleşmenin davalıya tanınan hak kapsamında feshedildiğinin kabul edilemeyeceği, sözleşmenin davalı-alıcı tarafından süresi içerisinde tedarikçi değişikliğine gidilerek feshedildiği bu kapsamda davacının sözleşmenin anılan hükmü gereğince son 1 yıllık dönem faturalarından en yüksek iki fatura bedeli toplamı kadar ceza-i şart bedeli tahakkuk ettirme hakkı verdiği, davacı tarafından tahakkuk ettirilen 23/01/2024 tarihli 303.000,00.-TL ceza-i şart bedeli faturasının sözleşmeye göre doğru şekilde tahakkuk ettirildiği, davacının takip tarihi itibariyle 134.919,17 TL ve 168.516,45 TL olmak üzere takip tarihi itibariyle 303.435,62 TL davalıdan alacaklı olduğu, davacının takip talebinde asıl alacak tutarını 303.000,00 TL olarak belirttiği ve HMK m.26 hükmü uyarınca bu bedel üzerinden sözleşmenin 7.1 hükmü kapsamında aylık % 5 oranı üzerinden faturada yazılı son ödeme tarihinden (02/02/2024) takip tarihine (21/10/2024) kadar toplam % 60 akdi faiz temerrüt faizi oranı üzerinden davacının davalıdan talep edebileceği işlemiş faiz miktarının da 130.497,53 TL olduğu ve toplam 433.497,53 TL'yi akit borçlusu davalı şirketten ve davalı şirket yetkilisinden sözleşme kapsamında alacaklı olduğu, TBK m.583 vd.hükümleri kapsamında her ne kadar eş rızasına ilişkin bir beyan alınmamış ise de ticaret sicil kayıtları incelendiğinde anılan şirketi münferiden temsile yetkili tek pay sahibi olması sebebiyle kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğu ve kefaletin yazılılık vs. Diğer şartlarının da yer aldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile Merkezi Takip Sisteminin -----. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren itiraza konu alacağın %20'si oranında hesaplanan 86.700,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 29.612,22 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 7.403,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.209,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 7.403,06 TL peşin harç olarak toplam 8.018,46 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 10.545,50 TL masraf olmak üzere toplam 18.563,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 69.359,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim