Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/641
2024/1032
11 Aralık 2024
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/608 Esas
KARAR NO: 2024/1034
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesi özetle ; davacı şirketin döviz alım satımı işi ile uğraştığını, davalının davacı şirkette belli bir süre çalışmış olan dava dışı ----- davacı şirketi borçlandıracak şekilde --- tanzim tarihli ve ----bedelli bono imzaladığını, ancak ---- davacı şirketi borçlandırmaya yetkisinin bulunmadığını, davalı tarafın ---- tarafından imzalanan bononun tahsil edilmesi için ------- esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, bir döviz bürosunun sermayesi olan nakit paraların haksız ve hukuka aykırı bir şekilde haczedildiğini, davacı şirketin kendisine yapılan bu haksız hacizde el konulan paralarını geri alabilmek için----- sayılı dosyası ile istihkak davası açtığını, mahkemenin ----sayılı kararı ile davacı şirketin istihkak iddiasının kabulüne karar verildiğini, kötü niyetli davalının daha sonra----- sayılı dosyasında haczedilen davacı şirkete ait paraların -----esas sayılı dosyasına yatırılmasını talep ettiğini, dava konusu senedin sahte olduğunu, davalı takip alacaklısına böyle bir borcun bulunmadığı beyanında bulunarak takip alacaklısı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin sahte olduğunun ve hiç bir işleme esas alınmamasının tespitine karar verilmesi yönünde dava açıldığını, açılan davanın --------- sayılı kararı ile davacı şirketin davasının kabulüne karar verildiğini, davacı şirketin ticari bir işletme olduğunu, haciz tarihinde haczedilen paranın alım gücü ile şu andaki alım gücü arasında büyük bir fark olduğunu belirterek HMK 107 madde belirsiz davası kapsamında 2.500.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın haksız haciz tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; kandırıla ve zarara uğratılan kişinin davalı müvekkili olduğunu, zira hem alacağını tahsil edememiş hem de yıllardır bu sebeple açılan davalar sebebiyle manevi olarak ta yıprandığını, organize bir şekilde hareket eden davacı iddiasının aksine davacı firmanın eski yöneticileri olan ----- olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava ; davacının haksız hacizden kaynaklı maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Davalı ---- tarafından, davacı borçlu ------ esas sayılı takip dosyasından 23.05.2014 tarihinde 200.000,00 TL asıl alacak, 37.453,42 TL işlemiş faiz, 600 TL komisyon olmak üzere toplam 238.053,42 TL alacağın tahsili konusunda 25.05.2012 tanzim 23.12.2012 vade tarihli 3000.000 TL lik bono mesnet kılınmak suretiyle icra takibi başlatıldığı, başlayan icra takibi nedeniyle borçlu davacı şirketin menkul mallarına haciz konulduğu, daha sonra ------ kararı ile takibe konu yapılan bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemi ile iş bu davanın açıldığı,Mahkememizce yapılan araştırma da davalı---- gerçek kişi tacir olmadığının belirlendiği, HMK.nun 115/1.maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenleniniş olup ; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/11. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu,'kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Davalının tacir olup olmadığı hususu araştırılarak tacir olması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu işin her iki taraf açısından ticari nitelikte olması halinde uyuşmazlığın, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince ticari dava niteliği taşıması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı, davalının tacir olmaması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacaktır.Bu açıklamalar ışığında, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirketin haksız haciz nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, davaya bakmakla görevli Mahkemenin genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bununla birlikte İİK.nun 259/2 madde hükümlerine göre tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkeme de dahi görülebileceği belirlenmekle; HMK.nun 114/c ve HMK.nun 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ---------
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-TTK 5/3. ve HMK.114/c maddeleri uyarınca mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde, dava dosyasının GÖREVLİ------NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davada ilgili mahkemede devam edilmediği durumunda talep halinde bu konuda karar verilmesine,
4-Kararın taraflara tebliğine,
HMK 138 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.12/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.