mahkeme 2024/486 E. 2026/4 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/486
2026/4
6 Ocak 2026
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/486
KARAR NO : 2026/4
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı --- asıllı ------ Şirketi ile 08.11.2023 tarihinde 14.100 kg "çiğ yer fıstığı" ürünü satın alma konusunda anlaştığını, davacının sözleşmede belirlenen %15 avans ödemesi olan 14.600 USD yi satıcı firmaya ödediğini ve ---- Konşimento ------konteyner numaralı konteynerlere çiğ yer fıstığının yüklendiğini, davacı tarafından satın alınan ürünlerin, varış limanına vardığını ancak dava dışı satıcı firmanın davacı müvekkilin beklediği evrakları bankaya göndermediğini ve davacı ile iletişime de geçmediğini, bunun üzerine davacının ----- Gümrük Müdürlüğü'ne temsilcisini gönderdiğini ve dava dışı ----- Gümrükleme isimli bir şirket tarafından sadece Konşimentonun daha sonradan satıcı firma tarafından dava dışı şirket adına düzenlenmek sureti ile teslim alındığının öğrenildiğini, davalı taşıyıcı ---- Firmasına da ---- Noterliği 16.02.2024 tarih ve ----- yevmiye numaralı İhtarnamesi ile tazmin sorumluluğuna ilişkin olarak İhtarname gönderildiğini, davacının aynı zamanda 19.02.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine de mail yolu ile yazılı olarak bildirimde bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin tazminat taleplerini reddettiğini, sonuç olarak; davanın kabulünü, 10.000 USD maddi zarar tazminatının TTK 1427/2'ye istinaden 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan müteselsil sorumluluk ilkelerince tahsiline karar verilmesini, .000USD mahrum kalınan kar tazminatının,TTK 1427/2'ye istinaden 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini, 1.000USD mahrum kalınan kar tazminatının, zararın oluştuğu tarih olan 3. Kişiye teslim tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile Davalı ----- tahsiline karar verilmesini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan taşımanın CFR teslim şekline göre yapıldığı, zarara ilişkin olarak davacı tarafça söz konusu zararlar için dava dışı göndericiden bir talepte bulunmuş olduğuna ilişkin hiçbir beyanının bulunmadığını, CFR teslim şekline göre emtianın paketlenmesi, yüklemesi, iç taşıması, ihracat gümrüğü, gemiye yüklenmesi ve gemi taşıması işlemleri dava dışı satıcı şirkette olup dava konusu hasarın dava dışı şirketten değil de davacı alıcı şirketin nakliyat sigortacısı olan müvekkili şirketten talep edilmesi husumeten yerinde olmadığını, bu hususta pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkili şirketin sorumluluğunun, poliçe özel ve genel şartları kapsamında ve poliçe limiti olduğunu, davacı tarafça malların yükleneceği gemi bilgisinin müvekkili şirkete bildirilmediğini, sigortacı müvekkili şirketin dava konusu taşımadan, kendisine hasarın ihbar edildiği 23.02.2024 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu taşımaya dair tanzim edilen poliçenin gemi bilgileri kısmında yalnızca '' -----'' isimli geminin yazılı olduğunu, diğer davalı konumunda bulunan ---- tarafından düzenlenen ---- numaralı konşimento ile ----- rezervasyon numaralı taşıma belgesi incelendiğinde, taşımayı gerçekleştiren gemilerden birinin isminin ''-----'' olduğu ancak işbu gemiye ve bu gemiyle taşınan konteynerlere dair bilgiler davacı tarafça müvekkili şirkete bildirilmediğini, müvekkili şirket tarafından dava konusu hasara dair açılan -----hasar dosyası üzerinden alınan ve 20.03.2024 tarihli ekspertiz raporunda, geminin 03.02.2024 tarihinde limana ulaştığını, bizzat davacı şirket vekilinin beyanı ve kabulü doğrultusunda tespit edildiğini, buradan hareketle dava konusu hasara ilişkin bildirimin 03.02.2024 tarihinde yapılması gerekmekte iken hasar ihbarının müvekkili şirkete 23.02.2024 tarihinde yapıldığını, zamanında yapılmayan hasar ihbarı nedeniyle----klozu kapsamında da sigortanın sona erdiğini, sonuç olarak; davanın husumet sebebi ile reddini, mahkemenin aksi kanaatte olunması halinde davalı müvekkili yönünden davanın esastan reddini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın --- ili sınırları içinde TTK 'nın 5. kitabından kaynaklanan deniz ticareti hukuku ve deniz sigortaları hukuku davalarına bakmaya TTK m.5/2 delaleti ile HSYK tarafından ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle davanın görev yönünden reddini, davanın yetki yönünden reddini, müvekkili yönünden pasif husumet yönünden reddini tam yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, fiili taşıyanın, taşınanı hiç teslim etmediği iddiasına dayalı olarak 6102 sayılı Yasa'nın 1191 ve 1472 nci maddelerine göre sigorta şirketi ve fiili taşıyan şirkete açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin fıstık ithalat ve ihracatıyla iştigal eden bir şirket olduğunu, fıstık ihracatı ile ilgili dava dışı -----şirketi ile 8/11/2023 tarihinde 114.100 kg “çiğ yer fıstığı” satışı hususunda sözleşme akdedildiğini, sözleşme doğrultusunda alıcı konumda bulunan müvekkili şirketin %15 avans ödeme adı altında 20/11/2023 tarihinde satıcı (dava dışı) ----adlı şirkete 14600,00 USD ödeme yaptığını; satıcı şirketin, sözleşmeye konu ürünlerin davalı taşıyan ----- firmasına ait gemi ile taşınması için konşimento düzenlendiğini, ürünlerin davacı müvekkilinin varış limanına vardığında kalan meblağın ödeneceğini; davalı fiili taşıyan firmanın, geminin varış bilgilendirmesi ve özet beyan evraklarının davacı müvekkilinde bulunmasına rağmen ürünleri dava dışı ----- Gümrükleme isimli bir şirkete teslim ettiği bilgisinin elde edildiğini, taşıyan şirket olan davalı ----- ihtarname gönderildiğini, aynı zamanda 19/2/2024 tarihinde sigorta şirketine de yazılı bildirimde bulunulduğunu, her iki tazminat başvurusu talebinin reddedildiğini, hasarın poliçe kapsamında bulunduğunu, arabuluculuk sürecinin olumlu neticelenmediği belirterek davanın kabulü ile,
- Fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 USD maddi zarar tazminatının TTK 1427/2'ye istinaden 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile Davalılardan müteselsil sorumluluk ilkelerince tahsiline karar verilmesini,
- HMK madde 107 uyarınca, fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydı ile 1.000 USD mahrum kalınan kar tazminatının TTK 1427/2'ye istinaden 04.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile Davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçe ekinde, dekont, konşimento, sözleşme (Türkçesi mevcut değil), mail kayıtları, ---.Noterliğinin 6/2/2024 tarihli ---- numaralı ihtarnamesi (davacıdan, davalı ---- gönderilen), nakliyat abonman sözleşmesi, davalı sigorta şirketi hasar dosyasındaki eksper raporu mevcuttur.Mahkememiz 03/12/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, davacı ile dava dışı şirket arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkide, sözleşme konusu edim olan “114.100 kg yer fıstığının teslimi” nin yerine getirilmemesinde sözleşmenin taraflarının yahut davalılardan ------ sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalılardan sigorta şirketi ile davacı arasında akdolunan Abonman Sözleşmesi doğrultusunda tanzim edilen poliçenin, ürünün teslim edilmemesinden kaynaklı zararı teminat altına alıp almadığı (malın teslim edilmemesi riskini satın alıp almadığı), konşimentodan kaynaklı davalı ----- teslim borcunun bulunup bulunmadığı ve bu borcun gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, davalılar sorumlu iseler bunun miktarı ve sorumluluğun kapsamı noktalarında toplandığı anlaşılmış mahkememiz 09/12/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyanın, taşıma (lojistik) sektöründe deneyimli hesap uzmanı, sigortacı ve gümrük uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete ( bilirkişi heyetine deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarında uzman bilirkişinin de eklenerek) tevdi ile; hasar dosyası ve tarafların sundukları taşıma, ödeme, gümrük ve sair ilgili kayıtların tetkiki suretiyle davacı sigorta şirketinin ödediği hasar tazminatının Nakliyat Abonman Sigorta Sözleşmesine bağlı olarak tanzim olunan ----- numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, ödenen tutarın rücu şartlarının oluşup oluşmadığı ve sair uyuşmazlık konularında rapor (gerekli görülürse ön rapor) tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Temin edilen 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"Türkiye gümrük giriş bölgesine eşya vardıktan sonraki durum değerlendirmesi yapıldığında; ----- numara ile tescil olan özet beyan evrağındaki davaya konu emtianın alıcı firmanın (dava dışı ---- Müşavirliği) malzemenin sahibi olduğu düşünülmekte olup karar Sayın Mahkeme makamının takdirinde olduğu,
Özet beyan, konişmento beyanı olup, konişmento bilgilerine göre davacının alıcı olmasına karşın, malı alabilmesi için konişmento meşru hamili olması gerektiği, özet beyanın davacıyı hak sahibi yapmayacağı,
Konişmentoda gönderilen-alıcı olmasına karşın, davacının malı çekmeden önce malın alıcısının değiştirilmesi bakımından yükleten-taşıtanın emir ve talimatı ile alıcının değiştirilmesinin TTK m.1232 manasında mümkün olduğu,
Somut olayda, davacı için gelen malı alabilmek için davacının malın konişmentosunu ve kendi meşru hamil sıfatını ortaya koyamadığı,
Davalı taşıyana karşı davacının mal üzerinde hak sahipliği ve meşru konişmento hamilliği sabit olmadığı için aktif husumet ehliyeti olmadığı,
Davalı sigortacının sorumluluğunda olan risk gerçekleşmediği, davalıya pasif husumet yöneltilemeyeceği" belirlemelerine yer verilmiştir.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile sınırlı olmak üzere dosya ek rapor tanzimi için önceki bilirkişilere tevdi edilmiş, ek raporda ise,
"... Gümrük İşlemleri açısından Türkiye gümrük giriş bölgesine eşya vardıktan sonraki durum değerlendirmesi yapıldığında; davaya konu emtianın sahibi yük teslim belgesinde yer alan firma gümrük idaresi nezdinde “alıcı firma” olarak değerlendirilmekte ve dava dışı ----- Gümrük Müşavirliği malzemenin sahibi olduğu düşünülmekte olup karar Sayın Mahkeme makamının takdirinde olduğu,
Kök rapor sonuç ve değerlendirmelerini değiştirecek yeni bir sonuç hasıl olmadığı," tespitlerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davalılardan sigorta şirketi yönünden, dava konusu taşımada, malın zayi, hasar veya gecikme sebebi ile zarar görmediği, malın zayii, hasarı veya gecikmesi şeklinde bir nakliyat emtia sigorta riskinin gerçekleşmediği, davacının malda sigortalanabilir menfaatini ortaya koyamadığı, malın başkaca bir hak sahibi tarafından teslim alındığı anlaşıldığından sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan bir tazmin sorumluluğunun doğmadığı; diğer davalı ----- bakımından ise; davacı malın maliki ve tüm mal bedelini ödemiş de olsa, taşıma sözleşmesinin ayrı satış sözleşmesi ayrı bir sözleşme olduğu, taşıma/navlun sözleşmelerinde nispilik ilkesi gereği, taşıyanın akdi ilişkisinin gönderen-taşıtan ile olduğu, konişmentoyu yükletene verdikten sonra, konişmento meşru hamilinin yükleten olacağı, davacının alıcı-gönderilen olarak gösterilmesinin, konişmento meşru hamili olmadığı sürece mallara ilişkin taşıma sürecine müdahale edebileceği anlamına gelmediği; davacının özet beyanla malı çekmesinin (teslim almasının) söz konusu olamayacağı, malı çekebilecek olanın, konişmento meşru hamili olduğu; davacı hiçbir aşamada konişmento meşru hamili konumuna gelmediği, taşıma sürecinde alıcının değiştirildiği; davalı ----- firmasının sorumluluğunun konişmento merşru hamiline karşı olduğu, ayrıca navlun sözleşmesi gereği de taşıtana karşı sorumlu olacağı; somut olayda davacının, alıcı/gönderilen konumunda olup buna ek olarak konişmento meşru hamili olmadığından mal üzerinde hak sahipliğini iddia edemeyeceği anlaşıldığından her iki davalı bakımından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın her iki dava bakımından reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 6.142,78 TL peşin harcından mahsubu ile fazla yatırılan 5.410,78 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar için takdir olunan 57.552,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı ----- Şirketi tarafından sarf edilen 13.400,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketine verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davalı ---- vekili ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.