mahkeme 2023/530 E. 2024/467 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/530
2024/467
6 Haziran 2024
T.C.
İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/530 Esas
KARAR NO: 2024/467
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Dava dışı ---------Ş'nin müvekkili şirket nezdinde ----------- numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Sözleşmesi ile sigortalı olduğunu, sigortalıya muhtelif cins ve ebatta set ürün emtiasının -------- ---------- gönderilmek üzere ---------/--------- plakalı araç ile davalı şirketin sorumluluğu altında taşındığını, emtiaların alıcıya ulaşmasını müteakip yapılan boşaltma işlemleri esnasında ürünlerin hasarlandığının tespit edildiğini ve 06/09/2012 tarihinde tutanak tanzim edildiğini, ayrıca şoförün, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğine dair yazılı beyanda bulunduğunu, söz konusu emtialarda meydana gelen hasara istinaden 22/10/2012 tarih ve ---------- sayılı ekspertiz raporu tanzim edildiğini, rapora göre , davalının sorumluluğu altında yapılan taşıma esnasında hasarlanan emtialarda 33.364,52 Euro'luk zarar tespit edildiğini, hasar ile ilgili gerekli incelemelerin yapıldığını, poliçe kapsamında dava dışı sigortalı -----------Ş'ne 33.364,52 Euro karşılığı olarak 72.837,20 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, 6322 sayılı Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi (CMR)'nin 17.ve devamındaki hükümler, gerekse 6102 sayılı TTK 856.ve devamındaki hükümler dikkate alındığında '' Taşımacı yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur'' denilerek taşıma işini yapan davalı şirketin emtiada meydana gelen hasar nedeniyle sorumlu olduğunun açıkça ortaya konduğunu, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “HALEFİYET” başlıklı 1472. Maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi işpat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” denildiğini, gerçekleşen zarardan dolayı dava dışı sigortalı --------Ş'ne hasar bedeli ödemesi yapıldığını ve sigortalı şirket tarafından -dilekçe ekindeki ibranamede de görüleceği üzere - sorumlulara karşı rücu hakları kayıtsız ve şartsız olarak müvekkili davacı şirkete devredildiğini, böylece sigortalıya ödenen hasar bedeli üzerindeki icra takibi ve dava açma hakkı da halefiyet ilkesi gereği müvekkili şirkete geçtiğini, emtialarda meydana gelen hasara istinaden sigortalıya ödenen bu bedelin rücuen tahsil edilmesi amacıyla davalıya rücu ihtarnamesi gönderilmişse de ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borca ferilerine ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine dosya yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, yetkili ---------- İcra Müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine davalı tarafından yine itiraz edildiğini, bütün bu hususların yanı sıra davalının, dava dışı sigortalı ----------Ş. tarafından gönderilen 20.09.2012 tarihli rücu ihtarnamesine cevaben gönderdiği ve davalı tarafın kaşe ve imzasını içerir yazıda, CMR Konvansiyonu hükümlerince sorumlu olduklarını kabul ettiklerini, davalı-borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu tüm itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle, davalı-borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçluların takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen değişen oranlardaki reeskont avans faizi ile ödemelerine ve davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;
Müvekkilinin dava konusu taşımada üst taşıyıcı olduğunu, dava konusu eşyayı --------- /--------- plakalı araçla fiilen taşıyan firmanın dosyadaki taşıma evrakları ve eksper raporlarından da görüleceği üzere "--------- Şti." olduğunu, davanın söz konusu şirkete ihbar edilmesini talep ettiği, dava dosyasında mübrez mal faturasına göre malın ücretinin peşin ödeneceğinin görüldüğünü, bu durumda davacının sigortalısı ----------Ş.'nin mal bedelini malın alıcısı -------- almış olması-mal bedelinin tam olarak ödenmiş olmasının muhtemel olduğunu, davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyetine sahip olabilmesi için malın satıcı-sigortalı olan firma --------- mal bedelini eksik aldığını ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını ve davanın reddi gerekeceğini, CMR 17/2 ve 17/4-b maddesi gereği malın ambalajından kaynaklanan hasarlarda taşıyıcıya kusur yüklenemeyeceğini, malın tesliminden sonra yerinde yapılan eksper incelemesi neticesinde düzenlenen raporun 9.sayfasındaki tespitlere göre malın ambalajının uluslararası taşımaya göre korunaklı yapılmadığı ve malın hasarlanmasına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, CMR 17/4-c maddesi gereği yükleme ve istiflemenin kanunen göndericiye yüklenmiş görevler olduğunu, hatalı yükleme ve hatalı istiflemeden ötürü taşıyıcı aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini, eksper raporunun 9-10 ve 11.sayfasındaki tespitlere ve bu tespitlerin atıf yapıldığı rapora ait renkli fotoğraflara göre kaynaklamanın yetersiz ve cilalı alan üzerine kaynaklama yapılmasının yeterli sağlamlılık sağlayamadığı, yapılan yüklemenin, sağlanan yük emniyeti ve yapılan istiflemenin uluslararası taşımaya elverişsiz olarak tespit edildiğini, malın kitle kuvvetini karşılayamadığını, bu sebeple taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, CMR senedindeki özel şarta göre taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, Uluslararası Hamule Senedin alt kısmında yer alan 21 numaralı kutudaki sözleşme hükmüne göre '' Yükün ambalajlanması ile araç içine istifi gönderen tarafından yapılmış olup, bu nedenlerden doğacak hasarlardan taşıyıcı sorumlu değildir'' kaydına göre taşıyıcının müterafik kusuruna dahi gidilemeyeceğini, zira yükleme ve ambalajı göndericinin yaptığını, hasarın da yükleme ve ambalaj hatasından doğduğunu, bir an için taşıyıcının hasarda müterafik kusurlu olduğu düşünülürse, bu seferde Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre baskın kusurun göndericide bırakılması gerektiğini, iddia edilen hasarın oluştuğu ve kesinlikle ikrar kabul edilmemekle kaydıyla bir an için müvekkilinin hasar sebebiyle sorumlu olduğu düşünülse dahi hasarda taşıyıcıya rücu meblağının CMR hükümlerine göre hesaplanmadığını, dava değerine itiraz ettiklerini, eksper raporuna göre maldaki hasarın boyutunun dava dilekçesinde belirtildiği kadar yüksek olmadığını, faiz oranının emredici hükme göre %5 olarak belirlenmesi gerektiğini, CMR Konvansiyonunun 27.maddesinde talep edilecek faiz oranının yıllık %5'i geçmeyecek şekilde olması gerektiğinin düzenlendiğini, davacının dava dilekçesinde avans faizi talep etmesinin CMR 27.maddesine aykırı olduğunu, dava konusu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmolunamayacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır
.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 177.754,25-TL Asıl Alacak ve 14.592,79-TL işlemiş faiz, 1.059,38-TL BSMV olmak üzere toplam 193.406,42-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı--------- Şirketi'ne 29/06/2020 tarihinde , davalı ---------- 30/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 02/07/2020 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce aldırılan 07/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile dava dışı ----------Ş arasındaki nakliyat emtia abonman sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalı emtianım davalı tarafın sorumluluğu altında uluslararası taşıması esnasında zarar görüp görmediği; dava dosyasında yer alan iki adet raporda da detaylı olarak belirtildiğine göre meydana gelen hasarların tümünün taşıma esnasında meydana geldiğinin tespit edildiği, dava dosyasında bu konuda yer alan iddialarda güzergahın değiştiği ve güzergahin değişmesinden kaynaklanan yol bozukluklarının sebep olduğu iddiaları bulunduğu, şoförün rapor hazırlayan kurumlara vermiş olduğu bilgiye göre aracın normal boyutlardan farklı olduğu ve bu yüzden---------- kapısından değil de ----------- sınır kapısından giriş yaptığını bu nedenle de hasarın meydana geldiğini, sözleşme ve ekleri incelendiğinde bir güzergah tanımının yapılmadığı, bunun yanında şoförün vermiş olduğu ifadeden anlaşıldığı üzere aracın boyutlarının diğer güzergâhtan geçişinin mümkün olmadığı, bu yüzden kullanılan güzergâhın seçildiği yönünde olduğu, ekspertiz raporları ve dosyaya sunulan deliler incelendiğinde hasarın meydana gelmesinde ana etkenin, taşımanın gerçekleştiği güzergah olmayıp yüklemenin doğru yapılmaması olduğunun tespit edildiğini, ----------- hazırlanan ve çevirisi verilen ---------- şirketinin eksper raporunda “24.831.48EUR” hasar tespit edildiği belirtilirken sonradan hasarlı malzemelerin faturalar ile ilk faturanın karşılaştırılması neticesinde hasarın bu kadar olmadığı, ilk faturada ve ikinci faturada yer alan aynı ürün miktarının “8.954.00EUR” olduğunun belirtildiği, yapılan değerlendirmede ilk ürünlerin faturaları ile sonradan hasar olduğu iddia edilen ürünlerin faturalarının karşılaştırıldiği ve her iki raporda belirtilen sonuçların elde edildiği, hasarlandığı iddia edilen ürünlerin fatura karşılaştırılmasında;
--------- --------Paneller ve Elektrik Tesisatı (ilk faturada yoktur)
--------- --------Paneller ve Elektrik Tesisatı (ilk faturada yoktur)
--------- ---------Paneller ve Elektrik Tesisatı (ilk faturada yoktur)
--------- -------Paneller ve Elektrik Tesisatı (ilk faturada yoktur)
--------- -------- Büyük Giriş Totemi 6400 2.349.50 EUR
--------- -------- Panelleri 2.349.50 EUR
---------- -------- Takımı 234950 EBUR
--------- -------Paneller ve Elektrik Tesisatı (ilk faturada yoktur)
--------- --------Paneller ve Elektrik Tesisatı (ilk faturada yoktur)
Sonuçlarının elde edildiği, bu nedenle hasara uğrayan miktarın --------- & ---------- şirketinin eksper raporunda da belirtildiği gibi “8.954.00EUR” olduğunun tespit edildiği, zarardan davalının sorumlu olup olmadığı hususunda; ilk olarak taşınan ekipmanların tespit edildiği veya sabitlendiği kaynakların boyalı kısımlardan yapılmış olduğu, kaynakların boyalı kısımdan yapılmasının doğru olmaması nedeniyle de yükleme ve istilemede bir hatanın veya ihmalin olduğu, yükleme ve istifleme sorumluluğunun ise sözleşmesi gereği satıcı/üretici ye ait olduğunun tespit edildiği, bunun yanı sıra Uluslararası Ticarette genel teamülün: emtiaların - taşınmasında altenatif yol güzergahlarının mevcut olduğu durumlarda, satıcı tarafından yazılı olarak bir rota tespiti yapılmadığında, yükün ve yolun durumuna göre güzergah tespitinin taşıyıcıda olduğu, mezkur olayda ise güzergahın sözleşme ile belirlenmediğinin tespit edildiği, kullanılan güzergahın belirlenmesinde taşınan emtianın yükleme şekli ile aracın normal boyutlarını aşması nedeniyle ----------- kapısının değil ---------- kapısının kullanıldığı, bu zorunlu rotanın tespitinde de taşıyıcı firmanın bir dahlinin olmadığının tespit edildiği, bu nedenle, davalının zarardan sorumlu olmadığı, İcra takibinde talep edilen tutam fer'ileri ile birlikte yerinde olup olmadığı; zarardan davalının sorumlu olmadığı tespitinden hareketle icra takibinde talep edilen tutar ve fer'ilerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, İtirazın yerinde olup olmadığı hususunda, davalının itirazın yerinde olduğu kanaatine varıldığı, her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile mahkemeye ait olmak üzere; heyetlerince yapılan inceleme ve tespitler sonrasında, dava konusu olayda meydana gelen hasarların emtianın nakliyesi sırasında olduğu, hasar oluşma nedeninin ise emtianının yükleme ve istiflemesinin “doğru ve kurallara” uygun olarak yapılmamasından kaynaklandığı, yükleme ve istiflemede sorumluluğun davalı taşıyıcıda değil, satıcı firmada olduğu, hasar miktarının 8.954,00 EURO olduğu itirazın yerinde olması ile icra takibinde talep edilen tutar ve ferilerinin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İLK KARAR; Mahkememizce 21/06/2016 tarih ve --------- Esas ve ----------- sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI; ----------- sayılı ilamında; '' 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın gönderenin sorumluluğunda kalan yükleme ve istiflemenin gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığı, bu
nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. CMR Konvansiyonunun 17. maddesinde taşımacının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması halinde taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, yüklemenin taşıyıcıya ait olmadığı ve hasarın yükleme hatasından kaynaklandığı hallerde de davalı taşıyıcının işletme güvenliğine aykırı yükleme ve sabitleme yapılıp yapılmadığına nezaret görevi bulunması nedeniyle tali de olsa bir müterafik kusurundan söz etmek mümkündür. Bu itibarla mahkemece, davalı taşıyıcının özellikle aracına gabarisi yüksek eşya yüklenmesine karşı çıkmaması ve bunun sonucu olarak ---------- gümrüğündeki gaberi kontrolünden kaçınmak amacıyla güzergah değiştirerek bozuk yoldan ---------- gümrüğünden geçmesi ve bozuk yol koşullarının da etkisi sebebiyle malların hasarlanmasında nezaret yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle hasarın meydana gelmesindeki müterafik kusur oranının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,'' şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade etmiştir. Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş ve dosya bozma ilamı doğrultusunda davalı taşıyıcının malların hasarlanmasında nezaret yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle hasarın meydana gelmesindeki müterafik kusur oranının belirlenmesi için dosya daha önce dosyada rapor sunmuş bulunan heyete ek rapor için tevdii edilmiştir. Aldırılan 17/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bir malzemenin taşıyıcılık kapasitesinin olup olmadığı hakkında, şayet varsa mukavemeti hakkında yorum yapılabilmesi için malzemenin cinsinin ve muhteviyatının bilinmesi gerektiği, bir kaynağın mukavemetinden bahsedebilmek içinse kaynak yapılacak materyalin cinsi ve içeriği, kaynak kabiliyeti, şekli ve boyutlarıyla birlikte, yapılacak kaynağın yöntemi, sınıflandırması ve cinsi, kaynak yapılacak ortam ve kaynak malzemeleri, emniyetleri gibi birçok unsurun bilinmesi gerektiği, malzemenin taşıyıcı özellik kazanabilmesi için kendi karakteristiğine ve yük miktarına, yükün hangi koşullarda taşınacağına göre projelendirmesinin ve hesaplamalarının yapılması gerektiği, mevcut durumda malzemeye ve kaynağa ait teknik bilgilerin dosya ve eklerinde bulunmadığı, ancak malzeme ve kaynağa ait teknik bilgilerin dosya ve eklerinde bulunsaydı dahi iyi bir yapışma mukavemetinden bahsedebilmek için en önemli unsurlardan birinin kaynaklama öncesi yüzey temizliği olduğu, kaynak yapılacak yüzey boyalı ise boyadan temizlenmesi gerektiği, kaynağın boyalı yüzeye yapılmış olmasının doğru bir uygulama olmadığı ve bu şekilde yapılmış bir uygulamanın kaynağın mukavemetini düşüreceği, kaynaklama işleminin hatalı bir şekilde uygulanmış olmasının , güzergahtan ve dolayısıyla yolun bozukluğundan bağımsız bir durum olduğu sonucuna ulaşılabileceği, güzergahın taşınan yükü yanal ve dikey kuvvetlere maruz bırakmayacak şekilde dahi ve ihtimalen kaynaklar yerinden ayrılmamış ve bu olay yaşanmamış olsaydı dahi, bu ihtimaller silsilesi kaynaklamanın uygun şekilde yapılmadığı gerçeğini değiştiren bir durum olmayacağı, ulaşılan bu sonuçla meydana gelen hasarın gabari dışı yüklemeden değil, gönderenin sorumluluğunda olan, gönderilen metal eşyanın araç üzerinde kaynakla sabitlemesinin yetersizliği sonucu meydana geldiği görüşüne ulaşıldığı, yükleme ve sabitleme için kaynak ameliyesinin sigortalı gönderen tarafından yapıldığı, taşıyıcının adamı konumundaki sürücünün bu kaynağın kalitesini ve onun mukavemet gücünü kontrol edebilme ve denetleyebilme imkanı olamayacağı açık olduğundan, sabitlemenin de sorumluluğunun dava dışı sigortalıda olduğu, Yargıtay'ın bozma ilamında yüke nezaret kuralının ihlali nedeniyle tali de olsa taşıyıcıya müterafik kusur addedilmesi gerektiği yönündeki kararı nedeniyle, taşıma sırasında sabitleme eksikliğinden meydana geldiği subuta eren hasar nedeniyle taşıyıcıya, nezaret etse de anlayamayacağı bu eksiklikten dolayı en fazla %10 oranında müterafik kusur yüklenebileceği, somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasarın uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından, alıcının, gönderenin veya onlardan birinin sigortacısının taşıyıcıya rücu edilebileceği tazminat alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tayininde CMR Konvansiyonunun gözetilmesi gerekeceği, bu bağlamda CMR Konvansiyonu uygulaması bakımından taşıyıcının, çalıştırdığı kişilerinin veya taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yakut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olduğu, ayrıca taşıyıcının Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı eşyayı varma yerinde ''teslim aldığı haliyle'' alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi '' yükün güzergah üzerinde yaptığı aktarmalar dahil olmak üzere '' taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesul olduğu, (CMR md.17/1) bu sorumluluğun gereği olarak CMR Konvansiyonu'nun 34.üncü ve takip eden maddelerindeki düzenlemelere göre taşıyıcılar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu gibi, taşımacılardan biri veya birkaçı aleyhine aynı zamanda dava açılmasının da mümkün olduğu (CMR md.36/son paragraf), taşıyıcının sorumluluğu yönünden, ''uluslararası taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar'' eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşıyıcının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergaha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olmasının, ''yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler'' tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme vb gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacının zarardan sorumlu tutulamayacağı (CMR md.17/4,b-c-d) bu sorumsuzluğu tespitte ölçünün ise ''deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan '' özen olduğu, dava konusu olayda tartışılan yükün komple kamyon hamulesi olarak taşınmakta olduğu, nitekim depoya sunulu olan belgelerden emtianın taşındığı, sadece sigortalıya ait emtianın taşındığının tespit edildiği, emtianın taşıyıcı araç üzerindeki kaynak ameliyesi ile sabitlemesinin dava dışı sigortalının sorumluluğunda olacağının açık olduğu, yapılan teknik değerlendirmede belirtildiği gibi emtiada meydana gelen zararın, gabari dışı yüklemeden değil, gönderenin sorumluluğunda alan, gönderilen metal eşyanın araç üzerine kaynakla sabitlemesinin yetersizliği ve kaynak yerlerinden kırılan metal parçalarının araç içerisindeki diğer eşyaya zarar vermesi nedeniyle meydana gelmiş olabileceği görüşüne ulaşıldığı, bu durumda ağır kusur söz konusu olmadan, yüklemeye nezaret kuralını ihlal eden hem akdi hem de fiili taşıyıcının müştereken ve müteselsilen meydana gelen zararı, CMR Konvansiyonunun 23.maddesinin 3.paragrafı gereği, belirlenecek üst sorumluluk sınırı içinde ve belirlenen müterafik kusur oranında tazmin etmesi gerekeceği, ancak davacının husumetini akdi taşıyıcı konumunda olan davalı firmaya yönelttiği için davalı firmanın bu tazmini üstlenmesi gerekeceği, taşınan malın kısmen veya tamamen nakliye sürecinde hasar gördüğünden kesinlik kazanması ve taşıyıcının da kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerden istifade edemeyeceği ve nakliye sürecinde meydana gelen zarardan dolayı alıcıya ya da göndericiye yahut da akdi veya kendisine taşıma işini devreden üst taşıyıcıya veya onlardan birinin sigortacısına karşı sorumlu tutulabileceği durumlarda; CMR Konvansiyonunun 23/1.maddesinde taşıyıcı yükün ''kısmen veya tamamen kaybından'' dolayı ''eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine'7 göre faiziyle birlikte tazminat ödemekle sorumlu tutulmuş ve aynı zamanda maddenin 3.fıkrasında tazminat miktarının; hasar dolayısıyla ''eksilen ya da zayi olan'' malın brüt ağırlığının kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamayacağı, 23/7.maddesinde de üst sınırın belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurumun taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olması icap ettiğinin hükme bağlandığı, nakliye sürecinde vuku bulan hasar/zarar/kayıp için taşıyıcının hak sahibine ödeyeceği tazminat miktarının ise CMR md,25/2-a ve b'ye göre ''CMR md.23/3.'de ön görülen mesuliyet sınırını aşmaması kaydıyla'', CMR md.23/1-3 ve 4'e göre belirlenen değerin hasar/kayıp nedeniyle azalmış kısmına göre belirleneceği ve bunun için de önce eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız/noksansız değerinin bulunup bu değere hasar/noksan için ödenen navlun ücreti, varsa gümrük vergileri ve taşıma ile ilgili diğer giderlerin ilave edileceği, taşıyıcının hak sahibine bunlar dışında başka bir tazminat ödemeyeceğinin belirtildiği, dava konusu olayda önceki raporda yapılan tespitte ve ekspertiz raporunda hasarlı olanlar için yeniden yapılan gönderimde, ilk faturada yer almayan bir kısım ürünün de gönderildiği ve bunun kabul edilmeyeceği, hesaplanan emtia zararında düşülmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı vekilinin bu konuya itiraz ederek, faturadaki bu durumun dava dışı sigortalının ---------- sisteminden kaynaklandığını, kodların o yüzden farklı olduğunu ileri sürdüğünü, ---------- sisteminde böyle bir şeyin vuku bulmasının mümkün olmadığı gibi ilk giden emtiada kod bir yana bu açıklamalar altında ve bu tutarlarda eşyanın olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin bu konudaki itirazının yerinde olmadığı, bu sonuçla hasarlı olan ürünlerin ikamesi için gönderilen emtianın CMR belgesinde 3.220 kg brüt bilgisi olsa da verilen Gümrük Çıkış Beyannamesinde kabul edilebilir ikame ürünleri için brüt ağırlık 1.157,0 kg olarak verildiği, bu durumda sorumluluk sınırının belirlenmesinde, ekspertiz raporunun ve davacı vekilinin görüşlerinin aksine, CMR Konvansiyonu 23.madde gereği hasar gören parçaların brüt ağırlığı olan 1.157,0 kg 'ın esas alınacağı, sunulan faturadaki hasarlı olduğu için değiştiği kabul edilebilecek kalemlere ait ürün ve tutar bilgisinin aşağıdaki tabloda gösterildiği;
----------- TOTEM Büyük Giriş Totemi 6400
2.349,50 Euro
----------- Logo Panelleri
2.349,50 Euro
---------- Baza Takımı
2.349,50 Euro
TOPLAM
7.048,50 Euro
Hasarlı ürünler için ---------- numaralı dosya üzerinden yapılan ekspertiz raporunda sovtaj değeri için ton başına 150,00 USD takdir edildiğinin belirtildiği, oysa, emtia üzerinde ekspertiz yapan ve dosya tercümesi sunulan ----------- raporunun 4.sayfasında ''hurda için ton başına 65.000,00 KZT kurtarma değeri 430,00 USD tutarına eşittir'' ifadesi bulunduğu, buna göre de sovtaj tenzili için yerinde malzemeyi gören ---------- raporundaki değer takdirinin daha anlamlı olacağının açık olduğu, hasarlı emtia için 1.157,0 kgx430,00USD, bu tutarında Euro Cinsiden 385,76 Euro'ya tekabül ettiğinin tespit edildiği, bu sovtaj tenzilinin düşülmesi sonucunda hasarlanan etmiaya ilşikin olarak net zararın 6.662,74 Euro olarak hesap edileceği, CMR konvansiyonu 23.madde 4.paragraf gereği, taşıyıcının belgelenen diğer giderleri de tazmin etmek zorunda olduğundan, ekspertiz raporunda da kabul gören ve faturası ibraz edilen yeniden gönderme navlununda hasarlı olan ürünlere ait navlun bedeli 1.157,0kg için 4.132,14 USD olarak hesap edilebileceği, fatura tarihinde geçerli olan -------- kurlarına göre USD/EURO kuru olan 1.2897 paritesinden çevrildiğinde 3.2023,96 Euro olarak hesap edilebileceği, ekspertiz raporunda 10 Euro sigorta primi gösterilse de buna ait bir poliçe veya prim tahsilat makbuzu sunulmadığı gibi bu hususta ---------- üzerinde de bir bilgi mevcut olmadığından ve Konvansiyon hükümlerinde açıkça belgelenen giderler ifadesi geçtiğinden gider olarak belirtilen bu kalemin dikkate alınmadığı, poliçede tüm hasar üzerinden %0,05 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının şartlar arasında yer aldığından 49,33 euro muafiyet tenzili sonrası gerçek zarar tutarının 9.817,37 Euro olarak hesap edilebileceği, bu hesaplamalara ait tablonun:
Hasarlı Ürün (İkame Gönderilen) Tutarı
7.048,50
Sovtaj Tenzili (1.157,kg x 430 USD)
385,76
Sovtaj Sonrası Net Zarar
6.662,74
Hasarlı Ürüne Düşen Navlun
3.203,96
Toplam Net Zarar
9.866,70
Muafiyet Tenzili (%0,05)
49,33
Muafiyet Sonrası Gerçek Zarar
9.817,37
Bu tutarın davacı sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 13/11/2012 tarihinde geçerli olan --------- Bülten No:---------- göre 1 Euro=2,2853 TL olduğundan, TL karşılığının (9.817,37Euro x 2,2853 ) = 22.453,62 TL olarak hesap edilebileceği, heyetlerince yapılan değerlendirme sonucunda, davalı taşıyıcıya, meydana gelen gerçek zarar için yüke nezaret etme kuralını ihlali nedeniyle %10 oranında müterafik kusur atfedilebileceği şeklinde ulaşılan ortak görüşü sonrasında, davalının sorumlu olabileceği tutarın 2.245,36 TL olacağının hesap edildiği, CMR md.23/3'e göre davalı taşıyıcının sorumluluk sınırı, hasarlı olan ve değişen ürünlerin brüt ağırlığı ile hesap edilebileceği, CMR md.23/7'de sorumluluk üst sınırının belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun, taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olması gerektiğinin hükme bağlandığını, fikir vermesi açısından raporun hazırlandığı tarihte geçerli olan---------- Bülten----------- göre; 1 SDR= 14,2615 TL olduğundan, (963,87SDRx14,2615 TL) = 13.744,95 TL olarak hesap edileceği, meydana gelen hasar sonrası hesaplanan tazminat tutarının ise, bu sınırın altında olduğundan davacının ödediği tazminatın rücuen davalıdan talep edebileceği, gerçek zarardan belirlenen müterafik kusur oranına isabet eden tutar 2.245,36 TL dikkate alınacağı, davacının ---------- İcra Müdürlüğü nezdinde ---------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından vaki itirazın 2.245,36 TL 'lik kısmının iptalini talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davaya konu olayda meydana gelen hasar nedeninin, gabari dışı yüklemeden bağımsız olarak, dava dışı sigortalının sorumluluğunda olan kaynak ameliyesinin hatalı uygulaması olduğu, davalı taşıyıcının adamı konumunda olan sürücünün, gönderenin sorumluluğunda olan kaynak ameliyesi işleminin doğru yapılıp yapılmadığı, mukavemetinin yol şartlarına uygun olup olmadığını denetleyebilecek bilgi ve donamına sahip olmadığından yüke nezareti sırasında bu kusuru ayırt edemeyecek olsa da Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı taşıyıcıya yüke nezaret kuralını ihlali nedeniyle %10 oranında kusur atfedilebileceği, yukarıda yapılan hesaplama ve belirlenen müterafik kusur oranı sonucunda, davalı akdi taşıyıcı ---------Ş'nin meydana gelen zarardan sorumluluğunun 2.245,36 TL olabileceği, davacının ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile başlattığı takibe davalı tarafından yapılan vaki itirazın 2.245,36 TL kısmının iptalini talep edebileceği, 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi gereğince, davacının alacağı olan 2.245,36TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
2.KARAR; Mahkememizce 03/03/2022 tarih ve--------- Esas ve -------- sayılı kararı ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY BOZMA İLAMI; --------- sayılı ilamında; '' 1. CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinde taşımacının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması halinde taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Ancak,CMR nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bent hükümleri ile Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, yüklemenin taşıyıcıya ait olmadığı ve hasarın yükleme hatasından kaynaklandığı hallerde de davalı taşıyıcının işletme güvenliğine aykırı yükleme ve sabitleme yapılıp yapılmadığına nezaret görevi bulunması nedeniyle tali de olsa bir müterafik kusurundan söz etmek mümkündür.
2. Mahkemece, Dairemizin 25.04.2018 tarihli bozma ilamına uyularak ve müterafik kusur oranı belirlenerek karar verilmişse de, 6098 sayılı Kanun'ın 51 inci maddesi uyarınca tazminat, zarar verenin kusurunun ağırlığına göre belirlenmektedir. Somut olay, davalı taşıyıcının aracına gabarisi yüksek eşya yüklenmesine karşı çıkmaması ve bunun sonucu olarak -------- gümrüğündeki gaberi kontrolünden kaçınmak amacıyla güzergâh değiştirerek bozuk yolu takip ederek ----------- gümrüğünden geçmesi ve bozuk yol koşullarının da etkisi sebebiyle malların hasarlanması şeklinde meydana gelmiştir. Bu durumda davalının nezaret yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle hasarın meydana gelmesindeki müterafik kusur oranı somut olaya uygun düşmemektedir.
3.Bu durumda, somut olayın özelliğine göre zararın meydana gelmesinde davalının müterafik kusur oranı yeninden belirlenerek bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. '' şeklinde karar vererek mahkememiz dosyasını iade etmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın karayolu taşıması sebebiyle meydana gelen hasardan kaynaklı hasarın davacı tarafından sigortalısına ödenmekle rücu talepli itirazın iptali istemli olduğu, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davalının taşıyıcı olarak sorumlu olduğu iddia edilerek başlatılan takibin davalının itirazı neticesinde durduğu, mahkememizce yapılan ilk yargılamada davalının meydana gelen hasarda kusurunun bulunmaması sebebiyle davanın reddedildiği, verilen kararın ---------- sayılı ilamı ile davalının müterafık kusurunun oran olarak tesbiti ve sonucuna göre karar verilmesi için bozulduğu, mahkememizce bozmaya uyulduğu ve dosyanın önceki bilirkişi heyetine bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılması , davalının meydana gelen hasardan sorumluluk oranının belirlenmesi ve varsa sorumlu olduğu bedelin tesbiti için ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, sunulan 17/11/2021 tarihli ek raporda bilirkişi heyetinin meydana gelen hasarda davalının %10 oranında müterafık kusurunun bulunduğu ve toplam 2.245,36-TL asıl alacak yönünden davalının sorumlu olduğunun rapor edildiği anlaşılmakla mahkememizce bu kez ---------Esas----------Karar sayılı ilamla davalının hasarın meydana gelmesinde %10 oranında müterafık kusurunun bulunduğundan bahisle davanın 2.245,36-TL asıl alacak üzerinden kabul edildiği, hükmün temyizi üzerine bu kez ---------- sayılı ilamla davalının hasarın meydana gelmesindeki müterafık kusur oranının somut olaya uyumadığı ve yeniden belirlenmesi gerekçesi ile bozulduğu, mahkememizce de bozma ilamına uyulmakla yargılamanın bozma ilamı doğrultusunda sevk edildiği, kusurun derecelendirilmesinin kusurun varlığı/tespiti durumundan farklı olarak münhasıran hakimin yetkisinde olduğu nitekim 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereği kusurun varlığı konusunda araştırma yetkileri sınırlı olan hukuk hakimlerine maddenin ikinci cümlesinde, kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemede muhtariyet verildiği, medeni yargılamada aslolanın en az giderle yargılamanın sevk ve idare edilmesi olduğu, mahkememizce de usul ekonomisi ilkesi gereğince kusurun derecelendirilmesi münhasıran hakimin görevi olmakla bozma ilamı doğrultusunda tekrar bilirkişiye müracaat edilmediği, bu doğrultuda davalı taşıyıcının aracına gabarisi yüksek eşya yüklenmesine karşı çıkmaması ve bunun sonucu olarak--------- gümrüğündeki gaberi kontrolünden kaçınmak amacıyla güzergâh değiştirerek bozuk yolu takip ederek --------- gümrüğünden geçmesi ve bozuk yol koşullarının da etkisi sebebiyle malların hasarlanması şeklinde meydana gelen olayda davalının nezaret yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle hasarın meydana gelmesindeki müterafik kusur oranı olarak önceki hüküm de kabul edilen %10 müterafık kusur oranının somut olaya uygun düşmediği mahkememizce anlaşılmış , ve davalının aracına gabarisi yüksek eşya yüklenmesine karşı çıkmaması ve bunun sonucu olarak --------- gümrüğündeki gaberi kontrolünden kaçınmak amacıyla güzergâh değiştirerek bozuk yolu takip ederek --------- gümrüğünden geçmesi ve bozuk yol koşullarının da etkisi sebebiyle malların hasarlanmasında takdiren %30 oranında müterafık kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş, meydana gelen hasarda davalının %30 oranında müterafık kusurunun bulunduğu ve gerçek zarar 9.817,37-Euro olmakla bu tutarın davacı sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 13/11/2012 tarihinde geçerli olan ---------- Bülten No:----------- göre 1 Euro=2,2853 TL olduğundan, TL karşılığının (9.817,37Euro x 2,2853 ) = 22.453,62 TL olarak hesap edilebileceği, davalı taşıyıcıya, meydana gelen gerçek zarar için yüke nezaret etme kuralını ihlali nedeniyle %30 oranında müterafik kusur atfedilebileceği bu doğrultuda davalının sorumlu olabileceği tutarın 6.736,08-TL olacağı mahkememizce hesap edilmiş ve açılan davanın bu bedel üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmayıp yargılama neticesinde sarahiyet kesbettiğinden icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 6.736,08-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Alacak likit olmamakla icra inkar tazminatı talebinin reddine,
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 460,14 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 879,80 TL harcın mahsubu ile eksik 1.138,92 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 6.736,08-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17,900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 879,80-TL peşin harç, 25,20 TL başvurma harcı toplamı 905,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 5.100,00-TL bilirkişi ücreti ve 635,60-TL posta ücreti olmak üzere toplam 5.735,60-TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 531,17-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 5.204,43 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarf edilen 50,00 TL'nin kabul ve red oranı gözetilerek 45,37-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 4,63 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ----------- vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.