mahkeme 2017/533 E. 2024/363 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/533

Karar No

2024/363

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/533 Esas
KARAR NO:2024/363
DAVA: Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/12/2012
KARAR TARİHİ:21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan alacak (vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile bir adi ortaklık tesis ederek 3.kişi ----- tarihinde ----- şehrinde deniz suyu arıtma projesi kapsamında --------- ilişkin sözleşme yaptıklarını, böylelikle alt yüklenici olarak -------- belirlenen edimi gerçekleştireceğini, adil ortaklık sözleşmesine göre, davalının % 51, müvekkilinin % 49 hissesi olduğunu, adi ortaklık ile--------- arasındaki sözleşmenin sözleşme bedeli ve ödeme planı başlıklı 21.maddesi 3.fıkrasına göre hak edişlerin alt yükleniciye ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen 09.03.2012 sözleşme tarihinden itibaren hak edişlerin tamamının davalı şirkete yapıldığını, hak edişlerin tahsili konusunda davalı yetkilisinin adi ortaklık ve alt yüklenici sözleşmelerinde yetkili kılındığına dair hüküm bulunmadığını, müvekkilinin 3.kişi ------- bu konuda sözlü ve yazılı başvurduğunda adi ortaklığın pilot ortağı olan davalı şirkete ödemelerin yapıldığı ve yapılmayan devam edileceğinin belirtildiğini, davalıdan müvekkiline yazılı veya sözlü olarak adi ortaklıkla ilgili bilgi ve belgelerin istenmesine rağmen davalının bu taleplere sessiz kaldığını, buna dair -------- yevmiye nolu ihtarname gönderdiklerini, ihtarnamede uhdelerindeki kaçınılan tüm bilgi ve belgelerin intikalini ve bilgi ve belgelerin akışının sağlanması, 3. kişi -------- ne kadar hak ediş tahsil edildiği ve bu ödemelerin hangi hesaba gönderildiği sözleşme kapsamındaki % 49 oranındaki hisse gereği payına düşen hak edişin müvekkilinin bildirdiği hesaba havalesi konularının ihtar edildiğini, bu ihtara davalının sessiz kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete taahhüt ettikleri işle ilgili tüm edimlerini yerine getirmediğini, ortaklaşa yürütülmek üzere anlaşılmış olunan ------ müvekkilinin personeli tarafından başlatıldığını ve müvekkili şirket personeli tarafından ----------gidilerek görev alındığını, proje kapsamında tamamen müvekkili şirket personellerinin çalıştığını, davalı şirket çalışanlarının vize işlemlerini bile müvekkili tarafından karşılanmasına rağmen davacı şirket çalışanlarından hiç birinin -------- gelmediğini, davacı şirketin müvekkili ile yaptığı sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmediğini ve müvekkilini ekstra zarara uğrattığını, davacının taahhütlerini yerine getirdiğine dair hiçbir kanıt ve dayanak göstermediğini, bu sebeplerden iş ortaklığı sözleşmesinin ortadan kalktığını, davacının bu sözleşmeden kaynaklı hiç bir talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Hukuki Nitelendirme, DelillerinDeğerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasında kurulan adi ortaklık sözleşmesi gereği hissesine düşen kar payının tahsiline ilişkindir.Mahkememizce, ilk esas olan ---- sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde verilen --- tarihli, ---- karar sayılı kararı ile, "... davalı ve davacı arasında ----- sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye göre dava dışı ------ tarafından yaptırılacak olan ------- işinin davalı ve davacı tarafından kurulan adi ortaklığın alt yüklenicileri olarak üstlendiği, edimlerini yerine getiren adi ortaklığın pilot ortağı olan davalının 3.767.815,96 TL tutarlı hakediş faturası düzenlediği, 3.536.078,44 TL ödeme aldığı, bakiye 244.026,93TL alacağın kaldığı, kâr tutarının 424.329,41 TL olduğu, davacının adi ortaklıktaki % 49 oranındaki hissesine göre 207.921,41 TL alacağı bulunduğu, davalının 42.861,18 TL ödeme yaptığı, davacının bakiye 165.060,23 TL alacağının bulunduğu, 191.600,00 TL tutarlı çeklerin davacıya verildiği, ancak bu çeklerin davacı tarafından ciro edilerek makine alımı için dava dışı ------------ verildiği, bu şirket tarafından da tahsil edildiği, bu çeklerin kârın paylaşımı nedeniyle davacıya verildiği hususunun ispatlanamadığı belirlenmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 165.060,23 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek avans faiz oranları uygunlanmak suretiyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine karar verilmiş; her iki tarafın temyiz talebi üzerine Mahkememiz kararı, ------- tarihli kararı ile,"... Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir.Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Niteliği gereği, adi ortaklıklar kişi ortaklıklarına dahildir, ortakların şahsı belirleyicidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır. Ortaklar öteki sözleşmelerden tamamen farklı olarak, emeklerini ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirdiklerinden, aralarında sıkı bir işbirliği kurulmakta ve güvene dayanan bu işbirliği ilişkisi nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etme, ortakları zarara uğratmamakla yükümlü tutulmuşlardır.Somut olayda dosyadaki belge ve bilgilerden adi ortaklığın devamının imkansız hale geldiği, ortaklığın devamında tarafların bir menfaatinin kalmadığı, taraflar arasındaki iç ilişkide güven unsurunun ortadan kalktığı anlaşıldığından, bu durumda adi ortaklığın feshine karar verilmesi gerekir.Davacı adi ortaklık nedeniyle 3. kişi tarafından ödenen hakedişlerden hissesine düşen payı talep etmektedir. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip çözüme kavuşturulmalıdır.Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir. Zira, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesine göre; Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644.maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır. Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır.".Aynı yasanın kazanç ve zararın paylaşımı başlıklı 643. maddesinde ise "Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır.Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü yer almaktadır. Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır.----------Keza, aynı yasanın kazanç ve zarara katılma başlıklı 623. maddesine göre de; "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.
Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki yasa hükümlerine göre, öncelikle taraflardan anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerini istemek; bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemini gerçekleştirecek (ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi) tasfiye memuru olarak resen atamak olmalıdır.Bundan sonra ise, tasfiye işlemleri; hakim tarafından öngörülecek üçer aylık (uyuşmazlığın mahiyetine göre süreler uzatılıp kısaltılabilir) dönemlerde tasfiye memuru tarafından 3 aşamada gerçekleştirilmelidir.Birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmelidir.İkinci aşamada; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakte çevirme işlemi (TMK'nun 634. vd. maddelerinde düzenlenen resmi tasfiye işlemi kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse, değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır.Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hakim, (HMK'nun 297.maddesi uyarınca) tarafların hak ve yükümlülüklerini saptayıp, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır.Bütün bu açıklamalar ışığında, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere taraflar arasında geçerli bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun kabulü zorunlu olup, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözümlenmesi gerekirken bu şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, yanılgılı ve eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına" denilmek suretiyle bozulmuş ve dosya Mahkememiz esasına kaydolmuştur.Mahkememiz esasında yapılan ilk duruşmada taraflara tasfiye memuru belirlemeleri ve şirkete ait aktif ve pasiflerini bildirmeleri üzerine süre verilmiş, ancak tarafların tasfiye memuru üzerinde anlaşamamaları üzerine, mahkememizce resen tayin edilmiştir. Ayrıca aynı celsede taraf vekillerine, ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığını aktif ve pasifleri ile birlikte gösterir hesap tablosu sunmaları için duruşma gününden beş gün öncesine kadar süre verilmiştir.Davalı şirket vekili, ------ tarihli dilekçesi ekinde ara kararda belirtilen evrakı ibraz etmiştir. Mahkememizce ------ tarihinde tasfiye memurları belirlenmiş ve kendilerine mahallinde inceleme yapmaları için yetki verilerek aylık olarak Mahkemeye rapor sunmaları istenilmiştir.Tasfiye memurlarınca 10/7/2018 tarihli "Adi Ortaklığın Tasfiye Planı" nda,"... Dosya her iki tasfiye kurulu üyesi tarafıdan ayrı ayrı incelenmiş, bir araya gelinerek yapılacak iş müzakere edilerek aşağıdaki şekilde tasfiye planı hazırlanmıştır.
1-Tasfiye memurları arasında ------- müşavir olduğundan Davalı yedinde olduğu anlaşılan Adi ortaklığın defterleri ve Davalı vekilinin 30.11.2017 tarihli dilekçesine ekli Adi ortaklığın aktif ve pasifleri listesi üzerinde inceleme yapmak suretiyle ortakların adi ortaklık için yaptığı harcamalar ve verdikleri avanslar,geri ödenip ödenmediği de açıklanarak ve ortaklığın dava tarihi olan 5.12.2012 tarihinde sona erdiği kabul edilerek bu tarih itibari ile ORTAKLIĞIN TÜM MAL VARLIĞI (AKTİF ve PASİFİ İLE BİRLİKTE) TESPİT ETMESİNE ve Tespit edilen mal varlığı ite davalı vekilinin sunduğu aktif- pasif listesi arasında farklılık varsa bu farklılıkların tespit raporunda açıklanmasına,
Defter inceleme gününün --------- tarafından ayarlanarak taraf vekillerine tebliğine,
2-Tasfiye memurunca belirlenecek malvarlığı bilançosunun mahkemeye sunulmasına, Mahkemece tarafları tebliği ile tarafların ititirazları olduğu takdirde, bu itirazların mahkemece karşılanması hususunun takdirlerine sunulmasına,
3-İtiraz mevcut olmadığı takdirde veya itirazlar mahkemece karşılanıp dosya yeniden heyetimize tevdi edildiğinde Yargıtay bozma ilamında belirlenen ikinci ve üçüncü aşamalara geçilerek tasfiyenin tamamlanmasına" oy birliği ile karar verilmiştir.Tasfiye Kurulu'nun 10/10/2018 tarihli raporunda,"... Sayın Mahkeme tarafından verilen görev gereği tasfiye hesabının çıkarılması için ellerindeki gerekli belgelerin, kayıtların ve hesap özetlerinin heyetimize ibraz maksadıyla taraf vekilleri ile irtibat kurulmuş ve söz konusu belge ve kayıtların ibrazı istenmiştir. Her iki taraf vekilleri de ibraz edeceklerini bildirdiğinden bu belge ve kayıtların ibrazından sonra tasfiye hesabı çıkarılacaktır.
Sonuç:Yukarıda Sayın Mahkeme'ye takdim edilen açıklamalar çerçevesinde tasfiye hesabının çıkarılması için gerekli belgelerin, kayıtların ve hesap özetlerinin heyetimize ibraz için süre verilmesini Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz" denilmiştir.Mahkememizce 11/10/2018 tarihli duruşmada yukarıda yer bahsi geçen her iki evrakın (tasfiye planı ve ön rapor) taraflara tebliğine karar verilmiş, ayrıca ön raporda belirtilen belgeleri tasfiye memurlarına sunmaları için taraflara ikişer haftalık kesin süre verilmiştir.4/4/2019 tarihli Tasfiye Hesabı Raporunda,
" ... Yargıtay ilâmında tasliye hesabının üç aşamalı olarak yapılması ve birinci aşamasında ortaklığın sona erdiği tarihte ortaklığın aktif ve pasifi belirlenmesi gerekir denildiğinden sona erme tarihi dava tarih kabul edilerek akti! ve pasif aşağıdaki gibi belirlenmiştir.Aktif kısım hakediş gelirlerinden oluşmakta olup 2012 yılında elde edilen hakkedişlerin toplamı 2.567.916.37 TL sıdır.Pasif kısmı maliyet, gider ve makine alımı kalemlerinden oluşmakta aşağıda gösterilmektedir.Satılan malın muafiyeti katemleri toplamı1.954.697.162012 Yılı genel yönetim giderleri 190,096.97
2012 Yılı finansman giderleri 211.â94,23Makine alımı191.600.00Toplam Maliyet (Pasif Kısım)2.547.788.36
Yukarıda gösterildiği gibi maliyet, gider ve makine alımı kalemlerinin toplamı 2.547.788.36 TL sıdır. Buna göre aktif ve pasif farkı aşağıya çıkarılmıştır.2012 Yılı hakediş gelirleri taplamı (Aktif) 2.567.916.37Toplam Maliyet (Pasif Kısım)2.547.788.36Aklif pasif farkı 20.128.01Yargıtay ilamının dördüncü sayfasının altıncı paragralında belirlildiği gibi satın alınan iş makinasının nakte dönüştürülerek tasfiye hesabına dahil edilmesi gerekir. Yukarıda gösterildiği gibi dava tarihindeki aktif pasif arkı 20.128.01 TI. bulunmuştur. Yargıtay ilamına göre birinci aşama tamamlandıktan sonra ikinci ve üçüncü aşamalara peçilecektir. Yargıtay hesabın Üç aşamalı yapılmasını uygun görmüştür. Birinci aşamada tespit edilmesi gereken tasfiyenin başlangıç tarihindeki aktif pasif durumu yukarıda gösterildiği gibidir" tespitlerine yer verilmiştir.Tasfiye memurlarından ------- istifa etmesi nedeniyle 7/5/2019 tarihli duruşmada, yerine başka bir tasfiye memurunun görevlendirilmesine karar verilmiş, 13/5/2019 tarihli ara karar ile adı geçenin yerine ---- görevlendirilmiştir.12/11/2019 tarihli celsede, dosyanın tasfiye memurlarına tevdi ile, taraf vekillerinin itirazlarına ve bozma ilamına göre birinci aşamanın tamamlanıp ikinci aşamaya geçilip geçilmeyeceğine ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.12/3/2020 tarihli celse ara kararı doğrultusunda, tasfiye memurlarından -----görevine son verilerek yerine tasfiye memuru olarak ----- seçilmiştir.16/10/2020 teslim alınma tarihli Tasfiye Hesap raporunda,"... Dosyadaki belge ve bilgilerden adi ortaklığın devamının imkansız hale geldiği, ortaklığın devamında tarafların bir menfaatinin kalmadığı, taraflar arasındaki iç ilişkide güven unsurunun ortadan kalktığı anlaşıldığından, dava açılma tarihinde, adi ortaklığın sona erdiği kabul edilerek, hesaplama 2012 yılı sonu itibariyle davalı şirketin ticari defterleri üzerinden yapılmıştır.Ortaklığın aktif ve pasif farkı aşağıdaki tablo gibi olup, aktif pasif farkı 105.587,23 TL dir... Davacı şirketin defterinde davacıya kar payı karşılığı yapılan 111.204,23 TL tutar tasfiye hesabında indirileceği için maliyet hesabında dikkate alınmamıştır.Adi ortaklığın 2012 yıl sonu itibari ile sona erdiği kabul edildiğinde, 2012 yıl sonu 105.587,23 TL kar elde ettiği, iş bu kardan davalı şirketin kar payının 51.737,74 TL olduğu, davalı şirkete daha önceden yapılan ödemenin 111.204,23 TL olduğu neticesinden davalı şirketin adi ortaklıktan kar payı alacağının bulunmadığı ancak tam neticenin iş makinasının nakde çevrilip veya bedelinin tespitinden sonra ortaya çıkacağı tespit edilmiştir.31.12.2012 tarihinde, ortaklığın aktif pasifi aşağıdaki şekilde oluşacak olup iş makinasının bedeli tespit edildikten sonra aktife alınacaktır.AktifOrtaklardan Alacak Hesabı
111.204,23PasifOrtaklar Borç Hesabı
105.587,23----------111.204,23----------(%51)
53.849,49----- (değer tespiti) ----- (%49)
51.737,74 Toplam111.204,23Toplam
105.587,23Dosyadaki bilgilerden adi ortaklığın ihtiyacı için 191,600 TL tutarlı -------- marka iş makinası alınmış olup ortaklığın hesabına dahil edilmesi gerekmektedir. İş makinasının yurt dışında bulunduğu, davacı adına kayıtlı olduğu, ----- getirilip nakde çevirme işleminin yapılması gerektiği ancak ---- getirilemediği ve nakde çevirme işleminin yapılamadığı tespit edilmiştir. İş makinasının -------halen getirilemediği için iş makinesinin değerinin tespit edilmesi gerekmekte olup bu konuda uzman bir bilirkişinin değer tespitine ihtiyaç duyulmaktadır. İş makinası yurtdışından getirilip satılırsa satıştan elde edilen gelir veya iş makinasının değeri tespit edildiğinde adi ortaklı hesabına artı olarak yazılacaktır.Yargıtay ilamına göre birinci aşamada tespit edilmesi gereken tasfiyenin başlangıç tarihindeki aktif pasif durumu yukarıda gösterildiği gibidir" tespitlerine yer verilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunmuşlar, müteakip celsede bu beyan ve itirazların değerlendirilmesi için tasfiye memurlarından rapor alınmasına karar verilmiştir.Dosyaya sunulan "Tasfiye Hesabı Raporu-2" başlıklı raporun sonuç kısmında,"... Adi ortaklığın herhangi bir mal varlığının olmadığı, Davacı ve davalı ortağın, adi ortaklıktan kar payı hariç herhangi bir alacağının olmadığı, talebe bağlılık ilkesi gereğince adi ortaklığın karının talebe bağlılık ilkesi gereğince------ kar elde ettiği, iş bu kardan ------- (%49) kar payının 4.709,81.-TL olduğu, ortak ----------olduğu tespit edilmiş olup birinci, ikinci aşamanın tamamlandığı" belirlemelerine yer verilmiştir.Taraf vekillerince yine beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş, Mahkememizce 18/11/2021 tarihli celsede, dosyanın tasfiye memurlarına tevdi ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilerek üçüncü aşamaya geçilip geçilmeyeceği, geçilecek ise son bilançonun düzenlenerek rapor sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir.Dosyaya sunulan "Tasfiye Hesabı Raporu-3" başlıklı raporun sonuç kısmında,"... Tarafların itirazları değerlendirildiğinde TASFİYE HESABI RAPORU-2 raporunda değiştirilecek herhangi hususa rastlanmadığı tasfiyede 3. Aşamaya geçilmesinin gerektiği tespit edilmiştir.
Davacı ve davalı şirketin adi ortaklıktan kar payı hariç alacağının olmadığı tespit edilmiştir.
Tasfiye memurlarına ödenen ücretlerin tasfiyenin 3.aşamasında değerlendirilmesinin gerektiği.ADİ ORTAKLIĞIN BİLANÇOSU:
Adi ortaklığın tasfiye bilançosu aşağıdaki gibidir.
Aktif0,00PasifOrtak Borçlar Hesabı9.611,86
-----------(%51)4.902,05-----(%51)4.709,81 0,00
Toplam 9.611,86
SONUÇ
Adi ortaklığın herhangi bir mal varlığının olmadığı, Davacı ve davalı ortağın, adi ortaklıktan kar payı hariç herhangi bir alacağının olmadığı, --- yıl sonu 9.611,86.-.TL kar elde ettiği, iş bu kardan------ (%49) kar payının 4.709,81.-TL olduğu, -------- (%51) 4.902,05.-TL olduğu tespit edilmiş olup birinci, ikinci aşamanın tamamlandığı ve üçüncü aşamaya geçilmesinin gerektiği" tespitlerine yer verilmiştir.Dosyaya sunulan "Tasfiye Hesabı Raporu-4" başlıklı raporun sonuç kısmında,

"İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER:Dosyadaki belge ve bilgilerden adi ortaklığın devamının imkansız hale geldiği, ortaklığın devamında tarafların bir menfaatinin kalmadığı, taraflar arasındaki iç ilişkide güven unsurunun ortadan kalktığı anlaşıldığından, dava açılma tarihinde, adi ortaklığın sona erdiği kabul edilerek, hesaplama 2012 yıl sonu itibari ile davalı şirketin ticari defterleri üzerinden yapılmıştır.Birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmelidir.İkinci aşamada; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi (TMK'nun 634. Vd. maddelerinde düzenlenen resmi tasfiye işlemi kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse, değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır.Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda birinci ve ikinci aşama tamamlanmış olup 3. Aşamaya geçilmiştir.Üçüncü ve son aşamada yapılacaklar; öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse)zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.Ortaklığın borcunun olmadığı, ortaklığın alacağının bulunmadığı, ortaklığın aktifinde herhangi bir varlığın bulunmadığı, Tasfiye memurlarına ödenen ücretin 34.000.-TL olduğu iş bu ücretin ortaklar tarafından eşit şekilde ödendiği dolayısıyla ortakların herhangi bir alacağının olamayacağını, ödenen tasfiye memuru ücreti 34.000.-TL olduğu 2012 yıl sonu karının 9.611,86.-TL olması sebebiyle ortaklığın 24.388,14.-TL zarar ettiği dolayısıyla davacı ve davalı ortağın adi ortaklıktan kar payı alacağının olmayacağı tespit edilmiştir.
Ortaklığın 2012 tarihi itibariyle sona erdiğinin kabul edildiği iş bu sebepten dolayı davalının talep ettiği --------- yılı masrafların ortaklık masrafları sayılamayacağı tespit edilmiştir.
SONUÇ
Adi ortaklığın herhangi bir mal varlığının olmadığı, Adi ortaklığın herhangi bir borcunun ve alacağının olmadığı, Davacı ve davalı ortağında adi ortaklıktan herhangi bir alacağının olmadığı tespit edilmiştir. Son aşama olan üçüncü aşamanın da tamamlandığı" tespitlerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tasfiye memurlarının sıralı ve bozma ilamına uygun rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; ortaklığın borcunun ve alacağının bulunmadığı, ortaklığın aktifinde herhangi bir varlığın bulunmadığı, Tasfiye memurlarına ödenen ücretin 34.000.-TL olduğu iş bu ücretin ortaklar tarafından eşit şekilde ödendiği dolayısıyla ortakların herhangi bir alacağının olamayacağı; 2012 yıl sonu karının 9.611,86.-TL olması sebebiyle ortaklığın 24.388,14.-TL zarar ettiği dolayısıyla davacı ve davalı ortağın adi ortaklıktan kar payı alacağının bulunmadığı; adi ortaklığın devamının her iki taraf bakımından imkansız hale geldiği, ortaklığın devamında tarafların bir menfaatinin kalmadığı anlaşıldığından, dava tarihi itibariyle adi ortaklığın sona erdiği, iş bu sebepten dolayı davalının talep ettiği ---- yılı masrafların ortaklık masrafları sayılamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 427,60.-TL harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.712,50.-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.284,9‬0.-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.-davalı tarafından yapılan 17.000,00.-TL kayyım ücreti ve 116,50.-TL posta gideri olmak üzere toplam 17.116,50.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. Ne göre takdir olan 39.500,00.-TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 21/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim