mahkeme 2025/1 E. 2025/198 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1
2025/198
12 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1
KARAR NO : 2025/198
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin, restoran sektöründe faaliyet göstermekte olup, ayırt edici unsuru ------” olan--------Başvuru Numaralı Markalarını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiş olduğunu Müvekkil, “-------” markası ile uzun yıllardır “------- adsinde restaurant işletmekte ve bulunduğu bölge itibarıyla da bölge insanı ve ticari çevre nezdinde bu marka ile anılmakta, bilinmektedir. Tarihi -------- yakınlarında bulunan ve özellikle de “--- ” ve diğer ----- çok uzun yıllardır aynı yerde bu isim ve bu markası ile tanınmışlık elde etmiştir. Markasal haklarına da 2016 yılında “-------” ibaresinin Türkiye Marka ve Patent Kurumunca tescil edilmesiyle kavuşan müvekkil, o tarihten bu yana aynı marka ve aynı ticari unvanla faaliyetlerine devam ettiğini, Müvekkilin yukarıda belirtilen adres dışında iki şubesi daha bulunmaktadır; ---------Müvekkil yukarıda adresleri belirtilen şubeleri de dâhil olmak üzere tüm iş yerlerinde, sosyal medya hesaplarında yer verdiği paylaşımlarında, reklamlarında, menülerinde, broşürlerinde ve basında “------” olarak bilindiğini. Müvekkilin “------” ibaresinin ASIL ve GERÇEK HAK SAHİBİ olduğu, Müvekkilinin, ------- ibaresi içeren marka tescilleri gerçekleştirerek markalar serisi oluşturma amacı ile faaliyetlerini genişlettiğini, müvekkili şirketin “----” , “-------” ibareli markalarını sürekli geliştirerek tescil ettirmesi ve yeri geldiğinde hizmet kapsamlarını genişletmesi, söz konusu marka üzerinde ASIL ve GERÇEK HAK SAHİBİ olduğunu gösteren bir diğer husus olduğunu, Davalının, Müvekkile Ait Markalar ile Tecavüz Teşkil Edecek Düzeyde Markasal Kullanım Gerçekleştirdiğini; davalı ise müvekkile ait marka ile iltibas oluşturacak derecede aynı isim altında faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın müvekkilin ismini tablodan da anlaşılacağı üzere “BİREBİR” kullanarak işyeri açması ve işletmesi; müvekkilin 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan doğan hakları ihlal ettiği gibi müvekkilin yasal tescilinden doğan marka hakkına da tecavüz edici nitelikte olduğunu, davalı tarafın broşürlerinde “-------” adı ile yer alması; müvekkilin asıl ve esas unsurlu olan “--------” markasını birebir ibare olarak içerisinde bulundurmasından bu kullanımlar hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan, karşı tarafın müvekkil ile aynı isim adı altında faaliyet göstermesi, karşı tarafın müvekkilin bir şubesi ya da uzantısı olduğu konusunda yanlış bilgi oluşturacak ve taraflar arasında iltibas oluşmasına neden olacağını, Davalı tarafa ait işyerinin bulunduğu adres ve adreste bulunan tabela, menü, yazar kaşa fişi, el ilanı, el broşürü ile yazılı ve görsel reklamları vb. üzerinde tedbir koyulmasına ilişkin mahkeme tarafından karar verilmesini vekâleten arz ve talep etiklerini, Davalının, müvekkilin marka hakkını tecavüzü neticesinde, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00-TL’lik maddi tazminatın, tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davacı vekili mahkememize sunduğu 11.09.2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiştir.
İNCELEME GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibari ile marka haklarına yönelik ihlalin ve durdurulması yönünde marka davasıdır.Davacı tarafından işbu davadan feragat edildiğine ilişkin 11.09.2025 tarihli dilekçe verildiği, ekinde sulh protokolü sunduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin vekaletnamede davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; tarafların ve vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.