mahkeme 2024/82 E. 2025/203 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/82
2025/203
16 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/82 Esas
KARAR NO: 2025/203
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 19/04/2024
KARAR TARİHİ: 16/09/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ----- insanı olduğunu, ----- genelinde faaliyet gösteren --- markasının tek sahibi olduğunu, davalı yönetim/şahıs tarafından kullanılan ------ ibaresinin, müvekkili adına tescilli olduğunu, diğer bir söyleyiş ile gerek yazılış, gerek söyleyiş ve gerekse logo kullanımı bakımından davalının Müvekkilinin markasını kullandığını, bu durumun, yasalarla korunan müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı şirketin, davacı müvekkilinin --------- tescilli söz konusu markanın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini üretmek ve bu tasarımı ve bu tasarımın uygulandığı ürünleri piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icapta bulunmak, ticari amaçla kullanmak ve bu amaçla depolamak, elde bulundurmak sureti ile ilgili hükümlerine açıkça aykırı hareket ettiğini, dava dışı -------- ile davalı şirketin diğer ortaklarından -------- arasında bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu ortaklık ilişkisinde tarafların ortak anlaşması neticesinde ------ yalnızca sponsor, maddi destekçi, yatırımcı olarak yer aldığını, bu hususta taraflar arasında başlangıçta bir anlaşmazlık yaşanmadığını, bu hususa ilişkin de atılan hiçbir adımın hukuka aykırı veya muvazaalı olmadığını, ----- tarihli marka tescil başvurusunun ardından --- arasındaki davalı şirketin kurulduğunu, ----- şirket kurulumundan öncesinde de, Şirket kurulumu sırasında da, şirket kurulduktan sonra da hiçbir şekilde marka tescilini şirkete devredeceğine ilişkin sözlü veya yazılı bir beyanının bulunmadığını, dava dışı ---- markayı neden davacı eşi ---- devrettiği, daha doğrusu devretmek zorunda bırakıldığı hususunun ise işbu davanın konusu değil, savcılık şikayetinin konusu olduğunu,------ soruşturmasının yürütüldüğünü, markanın dava dışı ----tarafından tescil edildiği ve davacıya hukuk sınırları içerisinde tamamen yasal yollarla devredildiği ve hali hazırda davacıya ait olduğu resmi belgelerden görüldüğünü, ---- davacıya devir tarihinin---- olduğunu, işbu nedenlerle söz konusu ibranamenin geçersiz ve dava dışı ----- zorla imzalattırıldığının kanıtı olduğunu, davalı şirketin markayı her geçen gün zarara uğratmaya devam ettiğini, davalının, müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğinin tespitini, Müvekkilinin marka hakkına tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasını, müvekkilinin uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere 25.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili olan şirketin ------- markasının tek gerçek hak sahibi olduğunu, dolayısıyla markayı müvekkilinin muvafakati olmaksızın devir sözleşmesine konu eden davacının yetkisiz ve muvazaalı devre dayanarak yönelttiği tecavüz iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili olan şirketin ----- tarihinde iki ortak tarafından kurulmuş olduğunu, bu tarihten çok kısa bir zaman önce ortakların şirketin faaliyetleri kapsamında kullanılmak üzere ---- ibareli bir marka oluşturduğunu, Söz konusu ortaklardan birinin dava dışı --- olduğunu, ilgili şahsın davacı-----eşi olduğunu, şirket'in kurulduğu 11.10.2021 tarihinden 3 gün öncesine tekabül eden -------markasını kendi adına daha sonra müvekkili olan ġirkete devir etmek üzere ---- nezdinde marka tescil başvurusunda bulunduğunu, Söz konusu marka tescilinin Müvekkili olan ġirket adına devri gerekmekte iken -----şirket müdürü olmasını da kullanarak bu durumu sürüncemede bıraktığını ve neticesinde markayı kötüniyetli olarak Davacı eşine devrettiğini, Markanın uzun yıllar boyu kesintisiz ve aktif olarak Müvekkili olan şirket tarafından kullanıldığını, Dava dışı ------ şirketteki paylarının devri vb. konularına ilişkin olarak Müvekkili olan şirket ile bir ibraname imzalandığını, ibranamenin 6. maddesinde de------- ismiyle pazarlanan tüm eğitim içerik ve videolarının tek hak sahibinin Müvekkili olan şirket -------- Olduğunun açıkça düzenlendiğini, Müvekkili olan şirketin bünyesindeki çalışmalar sonucu markanın meydana getirilmiş olduğunu, sicil kaydının gerçeği yansıtmadığını,---------- markasının müvekkiline ait olmadığı kabul edilse dahi müvekkilinin işbu markayı geçerli bir lisans sözleşmesine dayalı olarak kullandığından davacının tecavüz iddialarının bu açıdan da mesnetsiz olduğu anlaşılacağını, Davacının manevi tazminat talebinde bulunmasına karşın ne şekilde manevi zarara uğradığı hususunun açıklanması gerektiğini, davacı yanın manevi tazminat talebinin dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili olan şirketin ------ markası üzerinde hak sahibi olup kullanımları hukuka uygun olmakla birlikte, davacı tarafın itibar sarsıcı nitelikteki eylemlerinin şirket itibarının sarsılmasına neden olabileceğinden müvekkilinin süreci sona erdirmek adına markayı kullanmayı bıraktığını, davacı tarafından her ne kadar dava dışı ---- aynı zamanda -------- markasına ilişkin internet alan adı tesciline sahip olduğu iddia edilmişse de bu husus kendisinin marka üzerinde hak sahibi olduğunu göstermediğini, davanın reddini beyan ve talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına tescilli ------- markasının bir hakka dayanmaksızın kullanmak sureti ile davacının marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, maddi manevi tazminatın gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. -----yazı cevabında davalı şirketin ---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Taraf tanık beyanları alınmıştır. Davacı tanığı : ------- duruşmada, "Ben davacının eşi olurum, bu markayı aslında 3 yıl önce ben oluşturdum, hatta domaini de satın aldım, eğitim ve satış danışmanlık işinde faaliyet gösteriyorduk, markayı oluşturduktan sonra yatırım ihtiyacı olduğundan yatırımcı arayışına girdim, davalı şirketin yetkilisi ------- aynı zamanda aile dostu olduğundan başkaca yatırımcılara başvurduğum gibi ona da başvurdum, bana yatırımcı bulması konusunda yardımını istedim, bu talebimden yaklaşık 1 ay sonra bana kendisinin markamın ve markam dolayısı ile yaptığım işlere yatırım yapacağını söyledi, davalı şirketi birlikte kurduk, bı dönemde dava konusu marka benim adıma tescilli bulunduğundan davalı şirkette marka kullanıldı, ayrıca ------- markanın kullanımına ilişkin resmi belge verilmesi gerektiğinden muvaffakatname verdim,---------- ayı başına kadar ortaklığımız sürdü bu dönemden çeşirli anlaşmalıklara düştük, davalı şirketteki ortağım ------ beni şirketten adamları ile birlikte attı, bununla ilgili suç duyurularım da vardır, ben yine işime devam edebilmek için yatırımcı aramaya başladım, davacı eşim kendi kişisel mal varlığından yatırım yapabileceğini söyledi, bizim eşim ile mal ayrılığı sözleşmemiz vardır, ben yatırım talebi sonrası markayı eşime devrettim, yatırım karşılığında devri yaptım, eşim olan davacı markayı devir aldıktan sonra davalı tarafın marka kullandırılması için sözlü ve yazılı ihtarda bulundu, ------ hem de davalı şirkete mail ve tebligat olarak lisans hakkını sonlandırdığını iletti, ancak davalı kendisine ihtarname gönderilmesine karşın dava konusu markayı kullanmaya devam etmektedir, hatta davalı haziran ---- kadar süre istedi, biz de durumu kabul etmedik, ancak --- kadar bekledik, az yukarıda belirttiğim anlaşmazlıksonra sonrası davalı şirketteki ortaklığın tasfiyesi için ------ ile görüşme yaptık, biz şirketin hissesinin tamamını devri karşılığı bedel ödemeyi kabul ettik, ancak kendisi kabul etmedi, yine belli bir bedel karşılığı hem şirketteki hisseyi hem de markanın devrini teklif ettik onu da kabul etmedi, bilgim bundan ibarettir, "şeklinde beyanda bulunduğu, Davalı tanığı ------ duruşmada "Ben davalı şirkette Hazirandan bu yana çalışmaktayım, davalı şirket eğitim üzerine yazılım işi yapmaktadır, davacının eşi---- şirketin ortaklarındandı, ---- ayına kadar ortaklığı devam etti, şirket davacının eşi ile --------tarafından birlikte kurulmuş ve hem şirketin ticaret ünvanı hem de eğitim kutusu markası üzerinden faaliyetlerini sürdümüştür, ben şirkete girmezden evvel de şirket eğitim kutusu markası ile faaliyetini sürdürüyordu, şirket ortakları arasında bir anlaşmazlık oldu ayrıldılar, dedi. Davacı vekilinin talebi ile soruldu: Şirket ortaklığı 2021 yılında bana geldiler, eğitim kutusu markası ile bir program yapılacağını bana söylediler, bunun üzerinde ben o dönemde kendi yazılım şirketimde eğtiim kutusu markası ile yazılımı meydana getirdik, içeriği online eğitim satışları gerçekleştirmek üzerinedir, ben markanın nasıl oluşturulduğunu bilmiyorum, -----eğitim kutusu ünvalı bir şirket kuruldu, bu şirketin müdürü ticaret sicil kayıtlarında bendim, ----- davalı şirket ile sorunlar yaşayıp ortaklıktan ayrılacağını anlayınca bu şirketi kurdu, bana da bu şirket üzerinden faaliyetlerine devam edeceğini söyledi, marka da kendisine ait olduğundan bu marka ile faaliyetlerine devam edeceğini söylemişti,------- şirketten ayrıldıktan sonra ben de yeni kurulan şirketteki görevlerimden istifa ettim, bilgim bundan ibarettir " yönünde beyanda bulunmuştur.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yönünden rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle; her ne kadar davalı yan dava konusu marka bakımından gerçek hak sahibi olduğunu iddia ediyor ise de dava konusu markanın davalı firmanın kurulmasından dahi önce başvuru konusu edildiği göz önünde bulundurulduğunda davalı yanın davaya mesnet markayı markanın başvuru tarihinden önce kullanım ile ayırt edici kıldığını ispat etmesinin olası olmadığı, bu eksende davalı yanın davaya mesnet markanın gerçek hak sahibi olduğu yönündeki beyanlarına heyetimizce iştirak edilmediği; Her ne kadar davalı yan tarafından Davacıya ait markanın ayniyet derecesinde benzerinin davacının hak sahibi olduğu hizmetlerde kullanıldığı değerlendirilebilir ise de markanın eski sahibinden davacı yana devredildiği tarih olan----- tarihindeki marka devir tarihinden önce markanın eski sahibi ile davalı arasında imzalanan --------geçerli olduğu değerlendirilebilecek olmak ile birlikte ilgili lisans sözleĢmesinin fesih edildiğine ilişkin herhangi bir veriye dosya münderecatında rastlanılmadığı, bu halde, ilgili lisans sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilir ise markanın devir edildiği tarihe dek davalı yan tarafından yapılan kullanımların herhangi bir marka hakkını ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği, dosya münderecatından anlaşılabildiği kadarı ile davacı yanın markanın eski sahibi olup incelenen lisans sözleşmesini imza etmiş olan şahsın eşi olduğu, bu eksende davacı yanın (her ne kadar ilgili lisans sözleşmesi sicile şerh edilmemiş ise de ) ilgili lisans sözleşmesinden haberdar olmasının beklenebileceği kanaatinin heyetimizde hakim olduğu, bu halde, davalı yanın marka devir sözleşmesi ile dava tarihi arasında olan 18/03/2024 tarihinde davacı yana ait “eğitimkutusu” markası ile iltibasa sebebiyet verebilecek kullanımlar gerçekleştirdiğinin değerlendirilebileceği, bu halde davalı yanın ilgili kullanımlarının davacı yana ait markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
SMK'nun 7/2-b, 7/3-c, 29, 29/1 Maddeleri
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün durdurulması, kaldırılması, tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, ayırt edici unsuru ------tescil numaralı markanın adına tescilli olduğunu, davalı tarafın anılan markayı devren ----- ile akdettiği lisasns sözleşmesinin sona ermesine karşın markayı kullanmaya devam ettiği, bu haliyle davalı tarafın davacı tarafın marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile, tecavüzün durdurulması, kaldırılması, tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu ---- başvuru numaralı ---- tescil tarihli ---- ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın -----adına tescilli olduğu, ---- tarihinde söz konusu marka için devir talebinde bulunuldu bu talebin ----- tarihinde kabul edildiği, Söz konusu markanın ----- tarihli tarafları dava dışı---- tarafından davacı ---- devredildiği sabittir. Yine dosyada ---- tarihli lisans sözleşmesi incelendiğinde, lisans verenin dava dışı ---- olduğu lisans verenin davalı ----Olduğu, lisans sözleşmesi tarihinde markanın az yukarıda ifade edildiği üzere dava dışı dava dışı --- olduğu, bu haliyle lisans sözleşmesinin geçerli olduğu açıktır. Dosya içinde bulunan deliller incelendiğinde, davacı markayı devralan tarafın dava dışı markayı devredenin eşi olduğu, bu haliyle lisans sözleşmesinden haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, sözleşmenin sona erdiğine dair dosyada bir delilin bulunmadığı, SMK'nın 148. Maddesi gereği lisans sözleşmesinin kurulması -------- bildirimin kurucu unsur olmadığı, bildirici mahiyet taşıdığı, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın markayı devredenin eşi olduğu, bu haliyle lisans sözleşmesinden haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, her ne kadar ---- tarihli raporda davalı tarafın ----- ibaresini markasal olarak kullandığı tespit edilmiş ise de bu kullanımların geçerli olarak kurulan ve feshedilmemiş lisans sözleşmesinden kaynaklandığı dikkate alındığında marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.