mahkeme 2024/146 E. 2026/3 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/146

Karar No

2026/3

Karar Tarihi

6 Ocak 2026

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/146
KARAR NO : 2026/3

DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----- hat sanatçısı olup uzun yıllardır sanatını icra etmekte ve bu alanda çalışmalarını sürdürdüğünü, 1994 – 1998 yılları arasında----- Araştırma Görevlisi olarak vazife yapan müvekkilinin Uygulamalı Türk– İslam Sanatları K ütüphanesinde Hüsn-i Hat Grup başkanlığı görevinde bulunduğunu, ----- başta olmak üzere birçok cami ve yerli yabancı koleksiyonlarda eserleri bulunan ---- Sanat Atölyeleri’nde Hüsn-i Hat eğitimi vermeye devam ettiğini, davalının, müvekkile ait hat eserini, a)koleksiyon ürünlerinde izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kullanarak işbu ürünleri online ve fiziki mağazalarında satışa sunduğunu, mezkur eserin, b)----- Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Başkanlığı tarafından 3-20 Haziran 1996 tarihinde dü zenlenen Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisinde umuma arz edilmiş olduğunu, c)Davalı, hâlihazırda -----adlı online mağazasında "-------" adı ile müvekkile ait eseri kullanarak elde ettiği ürünün satışına devam ettiğini, Taraflar arasında akdedilmiş bir mali hak devri sözleşmesi veya manevi hakların kullanım yetkisinin devri sözleşmesi de bulunmadığını, izinsiz kullanılan eserin ilk bakışta dahi müvekkilin tarzını yansıttığı ve güzel sanat eseri vasfını taşıdığı açık olup 3-20 Haziran 1996 tarihli Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisi kataloğu Tezhip bölümünde de görüleceğiüzere müvekkilin kendine özgü imzasını taşıdığını, davalı tarafından gerçekleştirilen ihalin FSEK 22, 23 ve 25. Maddelerindeki mali haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, somut olayda davalı, müvekkilinin eserini koleksiyon ürünlerinde izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kullanarak işbu ürünleri online ve fiziki mağazalarında satışa sunmakta, bu suretle müvekkilin mali haklarından işleme, çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının ihlal edildiğini, manevi hakları açısından ise FSEK 14 maddesi uyarınca umuma arz, FSEK 15 maddesi uyarınca uyarınca adın belirtilmesi ve FSEK 16 maddesi uyarınca eserin bütünlüğünün korunması haklarının ihlal edildiğini, FSEk68 maddesi ve 70/3 maddesi uyarınca (70/3. maddesi "Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir..") tazminat taleplerinin ileri sürülebilmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şartı aranmadığını, somut olayda taraflar arasında rayiç bedelin tespitine ilişkin bir sözleşme, teklif vs bulunmamakla birlikte davalı tarafın elde ettiği kar miktarının kendileri tarafından tespit edilemediğini, bilirkişilerce; davalı tarafından koleksiyon ürünü olarak piyasaya sürülen eserin kullanım mecrası, türü, ürün ve satış miktarı gibi kriterler dikkate alınarak Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68.maddesi çerçevesinde belirlenecek telif bedelinin 3 kat arttırılması sonucu elde edilecek miktar veya 70/3. Maddesi uyarınca hesaplanacak kar bedelinden yüksek olan meblağın maddi tazminat olarak belirlenmesini, maddi ve manevi hakları ihlal edilen hak sahibi müvekkile verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, Bu nedenlerle; FSEK madde 66 uyarınca tecavüzün ref’ine, FSEK madde 69 uyarınca tecavüzün men’ine, FSEK madde 70/1 uyarınca, müvekkilin eserden doğan manevi haklarına ilişkin tecavüze karşılık olarak 750.000 TL manevi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, HMK madde 107 uyarınca FSEK madde 68 ve 70/3 gereği (bilirkişi incelmesi neticesinde yüksek değer üzerinden arttırım yapılmak suretiyle) şimdilik 30.000 TL maddi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ cam seramik, porselen, ahşap, çelik sofra ve mutfak eşyalarının yanı sıra dekoratif koleksiyon ürünleri sektöründe faaliyet gösteren, ülkemizin öncü firmalarından olduğunu, 2000 yılından sonra geliştirilen Tarih-Kültür-Cam Koleksiyonları ise, kültür mirasımızı oluşturan değerleri, sınırlı sayıda üretimle günümüze getirmektedir. ‘Yaşam’ ve ‘Butik’ konseptleriyle cam, seramik, porselen, ahşap, çelik sofra ve mutfak eşyalarının yanı sıra dekoratif koleksiyon ürünlerini de müşterilerinin beğenisine sunan ----- Mağazaları, bugün Türkiye’de ve yurt dışında toplam 56 mağaza ile hizmet verdiğini, davanın ihbarı hakkında Davacı yanca telif hakkı ihlali yarattığı iddia edilen---- isimli ürünün tasarımı, ----tarafından yapılmış olup, vekil eden ile ihbar olunan ----- arasında 19.04.2013 tarihli tasarım hizmetleri sözleşmesi bulunduğunu, söz konusu ürünün tasarımı ihbar olunan ------ tarafından gerçekleştirilmiş olup, anılan sözleşmenin 2.5. maddesinde “ Sanatçı, şirket için geliştirdiği tasarımların kendisi 3 / 17 tarafından geliştirilen özgün desen olduklarını üçüncü kişiler tarafından şirkete herhangi bir fikri veya sınai mülkiyet hakkı iddiası ileri sürülmeyeceğini, üçüncü kişilerce ileri sürülebilecek fikri ve sınai mülkiyet hakkı yahut sair her hangi bir hak ihlali iddialarından sorumlu olacağını, ve böyle bir iddia nedeniyle Şirket’ in uğrayacağı her türlü zararı tazmin edeceğini, kabul beyan ve taahhüt etmektedir.” Hükmü mevcut olduğunu, aynı sözleşmenin 5.1. Maddesinde“..Ancak şirketin bu hak ihlali iddiaları nedeni ile herhangi bir ceza, tazminat yahut sair bir ödemek zorunda kaldığı tutarı ve bu nedenle uğradığı her türlü zarar ve masrafı şirketin talebi halinde nakden ve defaten ödeyecektir”. Hükmü olduğunu, anılan sözleşmenin ayrılmaz bir eki niteliğinde olan taahhütnamede de anılan taahhütnamenin 5 numaralı paragrafında, ihbar olunan ----“iş bu protokol ekinde yer alan eserlerin/tasarımların-----. tarafından kullanılması sonucunda üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmesi nedeniyle bu kişilerin ---- yöneltebilecekleri her türlü talep ve şikayetten ---- tutacağımı,-----böyle bir nedenle maruz kalabileceği zararlar ile ilgili maddi veya manevi tazminat bedellerini ve ---- aleyhine oluşacak tüm hukuki sonuçları derhal ve defaten tazmin edeceğimizi” denilerek sözleşme konusu çalışmalardan doğan 3. Kişi hak taleplerine karşı ihbar olunanın rücu sorumluluğu bulunduğunun açık olduğunu, anılan taahhütnamenin içeriğinde dava konusu desen kodu -----” olarak belirtilmiş olup, desen ve ürün uygulaması görseli aşağıdaki şekilde olduğunu, bu kapsamda açılmış olan maddi ve manevi tazminat talepli iş bu davanın konusu ürünün tasarımı ihbar olunan ----- tarafından gerçekleştirilmiş olmakla, ihbar olunan şirket ile vekil eden şirket arasında imzalanan 19.04.2013 tarihli tasarım sözleşmesi ve taahhütname uyarınca, ihbar olunan, 3.kişiler tarafından ileri sürülen hak ve iddiaları ve tazminat taleplerinden re’sen sorumlu olup, davanın vekil eden aleyhine sonuçlanması durumunda ortaya çıkacak zararlar vekil edence, ihbar olunandan rücu edileceğini, bu kapsamda, davanın----- adresinde mukim------ ihbar edilmesi zorunluluğu hasıl olmuş olup, ihbar olunanın davalı sıfatı ile davaya dahilini talep ettiklerini, 5846 sayılı FSEK nun1. maddesi ile eser tanımı “sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve edebiyat, musıki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür.” Şeklinde olduğunu, fikri bir üretimin eser sayılabilmesi için öncelikle sahibinin özelliğini taşıması yani ürün ile sahibi arasında bir bağ bulunması ve ardından yasada sayılan eser türlerinden olmasının gerektiğini, FSEK 4 üncü maddesinin 1 numaralı bendinde, Estetik değere sahip olan “Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi, serigrafiler” in güzel sanat eserleri olarak sayıldığını, ---- ‘hatt’ mastarından türeyen yazı, çığır, yol anlamlarına gelen hat kelimesi, terim olarak “----- yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde yazma sanatı ( -----” anlamında kullanıldığını, Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 05.05.2005 tarihli ------ Sayılı dava konusu somut olaya ilişkin hat yazısı ile ilgili kararında; “Kuşkusuz salt "Kur'an-ı Kerim"in davacının devraldığı haklar kapsamında FSEK'ce korunması söz konusu olmaz. Ancak, dava dışı-----"Kuran'ı Kerim'in" özü ile ilgili olmayan tevafuk, yazı karakterleri, okumayı kolaylaştırıcı katkılarının FSEK 1/B-a kapsamında ve eser olup olmadığı hat sanatı açısından irdelenerek belirlenmelidir. O halde, mahkemece, ----- tarafından yapılan çalışmaların FSEK 4/1 nci maddesinde sözü edilen "güzel yazı" olarak yazanın özelliğini taşıyan karakterler itibarıyla eser niteliğini taşıyıp taşımadığı konusunda Güzel Sanatlar Fakültesi'nden eski yazı ve hat tasarlaması konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”denilerek; FSEK 4/1 nci maddesinde sözü edilen "güzel yazı" olarak yazanın özelliğini taşıyan karakterler itibarıyla eser niteliğini taşıyıp taşımadığı konusunda Güzel Sanatlar Fakültesi'nden eski yazı ve hat tasarlaması konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması suretiyle tespitinin gerektiğinin belirtildiğini, her yazı veya hat güzel sanat eseri niteliğinde kabul edilmeyecek, söz konusu yazının bedii vasfı bulunup bulunmadığı, eser niteliğinin bulunup bulunmadığı, özetle estetik değeri alanının uzmanı bilirkişilerce değerlendirilmesinin gerektiğini, dava konusu somut olay bakımından, vekil eden ---- isimli ürünü ve davacının telif hakkı iddiasına konu desen aşağıdaki gibidir: müvekkilinin ----- isimli ürünü üzerinde yer alan hat deseni, anonim nitelikte bir hat çalışması olup, internet ortamında birçok görsel içerik sağlayan internet sitesinde aynı çalışmaya rastlandığını, davanın esası bakımından önem arz eden davacının eser niteliği bulunduğu ve güzel sanat eseri olduğu iddia ettiği yazının 5849 Sayılı FSEK korumasına haiz olup-olmadığı olup, belirttikleri linklerdeki kullanımların bilgisayar uzmanı bilirkişice tespit edilerek, anılan değerlendirmede göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, İnternet ortamında bu kadar yaygın bir şekilde, 3. Kişiler tarafından kullanıma açılan bir görselin, bedii vasfının, hususiyetinin bulunduğunun kabulü de şüphesiz mümkün olmayacağını, (Ek-2: Dava konusu edilen hat çalışmasının aynısının internet ortamında birçok sitede 3. Kişi kullanımlarına sunulmak üzere dolaşıma açıldığını gösterir internet sitesi görselleri- Sayın Mahkemeye anılan ekran görüntüleri CD içeriğinde ibraz edilmektedir.) Bu kullanımlara örnek vermek gerekir ise; ----, yukarıda yer alan linklerde, vekil eden ------ isimli ürünü üzerinde yer alan hat çalışmasının anonim nitelikte olduğunun görüleceğini, davacının güzel sanat eseri niteliğine haiz olduğunu iddia ettiği hat çalışmasının bedii vasfının bulunmadığının kabulü gerektiğini, bu şeklin anonim bir işaret haline gelmiş, 3. Kişilerin serbest kullanımına açık bir şekil olduğunu, davacının çalışmasının yanında süslemeler bulunduğu, alt kısmında imzanın bulunduğu görüldüğünü, Müvekkilinin ürünü üzerindeki görselin ise, davacı çalışmasından farklılaşmakta olup, işaretin anonim halinin büyük ve küçük versiyonlarının üst üstte konumlandırılmasından oluşmakta olup, davacının hat çalışmasından farklılaştığını, dava konusu hat çalışmasının eser niteliğinde kabul edilse dahi, davacının dava konusu eserin hak sahibi olduğu iddiaları kanıtlanamamış olup, eser sahipliğinin tespit edilmesi gerektiğini; Eser üzerindeki mali ve manevi hakların eser sahibine ait olduğunu, dava konusu somut olay bakımından, davacının eser sahipliğinin ispat edilemediğini, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin “----- Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Başkanlığı tarafından 3-20 Haziran 1996 tarihinde düzenlenen Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisinde umuma arz edilmiştir.” dava konusu eseri umuma arz ettiğini belirttiğini, tensip tutanağında, ----- Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Başkanlığına müzekkere yazılarak 3-20 Haziran 1996 tarihinde düzenlenen Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisinde umuma arz edilen eserlere ilişkin eser görsellerini de içeren kayıtların gönderilmesinin istenmesine karar verilmiş olup, anılan müzekkereye cevap henüz dosya kapsamına girmediğini, Dava dilekçesinin EK-2 numaralı ekinde sunulan ------ Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Başkanlığı 3-20 Haziran 1996 tarihinde düzenlenen Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisi Kataloğunda ise, söz konusu hat çalışması ------ isimli kişinin biyografinin yer aldığı kısımda bulunduğunu, bu metin içeriğinde de, söz konusu çalışmanın davacıya ait olduğu anlamı çıkmamakta aksine, söz konu çalışmanın ---- isimli şahsa ait olduğu anlamı çıktığını, davacı yanca dava dilekçesinde, söz konusu çalışmada, davacının imzasının bulunduğu iddia edilmekte ise, bu husus da davacı yanca kanıtlanamadığını, dava konusu telif hakkı iddiasına konu edilen hat çalışmasının eser sahipliğinin tespiti gerekmekte olup, davacı eser sahipliğinin tespitini sağlayamadığını, tüm yapılan açıklamalar uyarınca; davacının tazminat taleplerinin yasal dayanakları oluşmadığını ve bu kapsamda davacın tüm tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davanın -----adresinde mukim------ ihbar edilmesini ve ihbar olunanın davalı sıfatı ile davaya dahilini; her halükarda, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının tüm talepleri yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça üretimi yapılan --- isimli ---- üzerindeki işlemenin eser mahiyetinde olup olmadığı, eserin davacı tarafa ait olup olmadığı, davalı tarafça eserin davacıya ait olması halinde davacının FSEK ten kaynaklı haklarına tecavüzde bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
-----aracılığıyla davacı ------ ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış ve hazırlanan 28.07.2024 tarihli tutanak dosyamıza celb edilmiştir.
----- Büyükşehir Belediyesi Kültürel Etkinlikler Şube Müdürlüğünün 21.05.2025 tarihli yazı cevabında; "---- ile ---- Şirketi arasında mahkemenizde görülmekte olan Tazminat davası nedeni ile "Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisi" kitabının basım yılı 1996 olması ve o yıllarda müdürlüğümüzün kurulmamış olması nedeni envanterimizde bahsi geçen yayın ile alakalı herhangi bir veriye ulaşılamamıştır." şeklinde cevap verilmiştir.
Davalının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 11.04.2013 olduğu anlaşılmıştır.Davacı talepleri yönünden rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan 17.03.2025 tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "1-Davaya konu 20 Haziran 1996 tarihli sergide yer alan eserin tezhip süsleme kısmının ise ----- tarafından yapıldığı, FSEK nun 4. Maddesinde belirtilen Güzel sanat eseri grubu içinde güzel yazı eseri olarak nitelendirildiğinden kanun kapsamında sahibinin hususiyetini taşıyan eser olduğu, Dava ------ isimli hat yazı üzerinde Hicri 1415 (Miladi 1995) tarihi yer almaktadır. Eserin ketebe (imza) kısmında ----- ismi okunduğu, ---- imzasının ise ---- tarafından mahlas olarak kullanılmış olduğu FSEK nun 4. Maddesinde belirtilen Güzel sanat eseri grubu içinde güzel yazı eseri olarak nitelendirildiğinden kanun kapsamında sahibinin hususiyetini taşıyan eser olduğu tespit edildiği, 3-20 Haziran 1996 tarihli sergide yer alan eserin tezhip süsleme kısmının ise ----- tarafından yapıldığı, dava konusu müsenne yazı, daha sonra üretilen cam ----- ile benzer nitelikte olmasına karşın birebir aynı özellikte olamadığı, ----- orta kısmında müsenna yazıdan farklı olarak kaligrafik bezemler olduğu, ---- cam eserin ana hatları itibariyle ’---- eseri olan ------ mahlaslı müsenna yazı ile benzer nitelikte olduğu cam eserin üzerinde yer alan yazıdan anlaşıldığı, 2-Davalının kullanımları ile davacının FSEK nun 14. Maddesi uyarınca “Umuma Arz Salahiyeti”, 15. Maddesi uyarınca “Adın Belirtilmesi Salahiyeti” ve 16. Maddesi uyarınca “Eserde Değişiklik Yapılmasını Menetmek Salahiyeti” manevi haklarının ihlal edilmiş olduğu, 3-Davalının kullanımları ile davacının FSEK kapsamında eserden doğan Çoğaltma hakkı(22.madde), yayma (23. Madde) veİşaret, Ses Ve/Veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı (25. Madde) olan mali haklarını ihlal ettiği, 4-Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda ve taraflar arasında yapılan sözleşmede “her tema çalışması için 1.250 € net olarak ücret sanatçıya ödenecektir.”hükmüne istinaden FSEK 68.Madde kapsamında tazminat tutarı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
Dava konusu tema sayısı : 1 Adet
Tema ücreti : 1.250,00 Euro
FSEK 68.Madde kapsamında hesaplanan ücret ( 1.250,00 Euro x3 kat) : 3.750,00 Euro.olduğu,
Sözleşme tarihinden dava tarihine kadar faiz hesaplandığında;
----- bankası döviz mevduat hesaplarına uygulanan yıllık % 0,05 olduğu (Euro Yıllık mevduat faiz oranı)
Sözleşme tarihinde dava tarihine kadar geçen süre : 11 yıl 2 ay 20 gün olduğu;
11 yıl için faiz tutarı ( 3.750,00 Euro x % 0,05 x 11 yıl) = 206,25 Euro
2 ay 20 gün için faiz tutarı ( 3.750,00 Euro x % 0,05/365 x 80 gün) = 4,11 Euro
Sözleşme tarihinden dava tarihine kadar toplam faiz tutarı ( 206,25 Eu.+ 4,11 Eu.) = 210,36 Euro FSEK 68.Madde kapsamında toplam tutar ( 3.750,00 Euro + 210,36 Euro) = 3.960,36 Euro olarak hesaplandığı, dava tarihindeki TL. karşılığının; Dava tarihinde Euro Döviz alış kuru: 35,3604 TL. Toplam tutarın TL.karşılığı ( 3.960,36 Euro x 35,3604 TL.)= 140.039,91 TL.olarak hesaplandığı, Ayrıca FSEK 70.Madde kapsamında hesaplama yapılabilmesi için dava konusu eserin kullanıldığı ürünlerden kaç adet ve her bir ürünün satış fiyatının bilinmesi gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bilgi bulunmadığı için FSEK 70.Madde kapsamında hesaplama yapılamamış olup,Takdir Sayın Mahkemenindir. 5-Manevi tazminatın takdiri ile miktarının tespitinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdii ile davalı tarafın itirazlarının değerlendirildiği ve davalı tarafın defter ve kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu vazodan kaç adet üretilip satıldığı hususları ayrı ayrı değerlendirilerek ve satış fiyatları da değerlendirilerek maddi tazminat talebi yönünden ek rapor düzenlenmesi istenmiş, hazırlanan 30.10.2025 tarihli ek rapor dosyamıza celb edilmiştir. Ek raporda özetle; "Mali Yönden; Davalı firma yasal defterlerini incelemeye ibraz etmemiştir. Davalı firmanın Bilgisayar ortamında tutmuş olduğu kayıtlar üzerinden dava konusu ürünler ile ilgili çıkarmış ve tarafıma ibraz etmiş olduğu dava konusu ürünlere ait satış listesinde 2015-2020 arası yıllar için muhasebe işlemlerinin farklı bir muhasebe programında tutulmuş olması sebebi ile bu yılların sadece satış adetleri ile satış tutarlarına ulaşılabildiği, 2021 yılı ve sonrası için muhasebe işlemleri farklı bir muhasebe programı üzerinde(SAP Programı) yürütüldüğü,2021 yılı ve sonrası yıllar için dava konusu ürünler ile ilgili satış adetleri, alış ve satış tutarları ile satışlar üzerinde elde etmiş olduğu brüt satış karlarının yukarıda mali inceleme bölümünde yer aldığı, Davalının 2015-2024 arası yıllar için dava konusu ------ ürünlerinden toplam 1.753 adet ürün satışı yaptığı,bu satışlar sonucu faaliyet giderleri öncesi ( 1.173.370,00 TL.+ 397.630,00 TL) :1.571.000,00 TL.Brüt kar elde ettiği, brüt karın ibraz edilen tablolar üzerinden hesaplandığı,defterler incelemeye sunulmadığı için yasal kayıtlar üzerinden bir tespit yapılamadığı FSEK 70.Madde kapsamında manevi tazminatın takdirinin Sayın Mahkeme’de olduğu" yönünde ek rapor düzenlenmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
5846 S. FSEK'in 1/B,2,3,4,8,14,15,16,22,23,25,66,68,69,70/1. Maddeleri
GEREKÇE:
Dava, eserden kaynakları hakka tecavüzün tespiti, men'i ref'i ve eserden kaynaklı hakların ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf müsenna hat (aynalı yazı-hat) yazısının eser mahiyetinde olduğunu, eserin kendisine ait olduğunu, davalı tarafın kendisine ait eseri cam vazo üzerinde kullanarak imal ettiği ve satışa sunduğu ----- isimli emtia üzerinde kullanmak suretiyle eserden kaynaklı haklarını ihlal ettiğini, bu sebeple eserden kaynaklı haklarına tecavüzün tespiti, tecavüzün men'i ve ref'i ile tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminatın ödenmesi ile kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlim ve ve edebiyat eserleri FSEK 2. Maddede düzenlenmiş, bu maddede düzenlendiği üzere; "1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 - 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar." şeklinde belirtilmiştir.
Eserin çoğaltma hakkı FSEK 22. Maddesinde düzenlenmiş, "Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir." şeklindeki hüküm ile eserin çoğaltma hakkının eser sahibinde olduğu belirtilmiştir.
Mali haklara tecavüz halinde eser sahibinin talep edebileceği haklar FSEK 68. Maddesinde düzenlenmiş, "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." hükmü ile mali hakları tecavüze uğrayan tarafın sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin üç katı tutarında tazminat isteme hakkı bulunduğu vurgulanmıştır.
Yine FSEK 70. Maddesinde "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Hükmü gereği manevi hakkı zarara uğrayan tarafın manevi tazminat talep hakkının bulunduğu ve 70/3. Maddesinde "tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir" hükmü kapsamında karın kendisine ödenmesini talep hakkı bulunduğu düzenlenmiştir.
Dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde, davalı tarafça ----- isimli cam vazonun imal edilerek satışa sunulduğu, bu vazo üzerinde arap alfabesi ile ------ şeklinde yazılmış müsenna hat yazısının kullanıldığı sabittir.
Bu tespit karşısında öncelikle yazının eser mahiyeti değerlendirilmiş, yazının güzel sanat eseri grubu içinde yer alan güzel yazı eseri mahiyetinde olduğu ve sahibinin hususiyetini taşıyan eser vasfında olduğu eser uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince tespit edildiği dikkate alındığında vazo üzerinde kullanılan müsenna olarak tabir edilen yazının FSEK 4/1. Maddesi kapsamında güzel yazı esri olduğu kabul edilmiştir.
Davacının eser sahipliğine dair iddiaları da değerlendirilmiş; dava konusu vazo üzerindeki güzel yazı eserinin davacı tarafça kendisine ait olduğunun iddia edildiği, davalı taraça 19.04.2013 tarihli tasarım sözleşmesi kapsamında dava dışı ---- edildiği, toplanan delillerden, dava konusu eserin ilk olarak 03-20 Haziran 1996 tarihinde ----- Kültür İşleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisinde sergilendiği, bu sergide ----- tarafından dava konusu eserin teship süslemelerinin yapıldığına dair açıklama altında ------ ait tanıtımın bulunduğu, bu tanıtımın dava konusu eserin yanında açıklandığı, yine sergide kullanılan yazının altında ------- mahlasının yazılı olduğu, bu mahlasın davacı tarafından kullanılan mahlas olduğu, davacı tarafça sunulan ve bilirkişi raporunda tespit edilen güzel yazı eserlerinde de kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafça bilirkişilerce tespit edilen ve ------ mahlasının kullanıldığı diğer eserin sosyal medya hesabına 5 gün önce eklendiği beyan edilerek bu mahlasın davacı tarafa ait olmadığı beyan edilmiş ise de hem sergi aşamasındaki davacıya ait tanıtım, bu tanıtımda kullanılan ---- şeklindeki ad belirtmesi, hem de davacının ---- evine ait sitedeki biyografi yazılarında davacının ----- mahlasını kullandığına dair açıklamalar ve 3-20 Haziran 1996 tarihinde ---- Kültür İşleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Türk İslam Sanatları Karma Sergisinde sergilen ve mahlasın belirtildiği eser ve davalı tarafça da bu şirket ile düzenlenen 19.04.2013 tarihli tasarım sözleşmesi kapsamında eserin davalı tarafça kullanımı dikkate alındığında eserin davacı tarafa ait kabul edilmiştir.
Bu tespitler karşısında davacı tarafın eserden kaynaklı haklarının ihlaline dair talepleri değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere ----- isimli üründe kullanılan güzel yazının eser mahiyetinde olduğu, kullanılan yazının 17.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere müsenna yazının davacının eseri ile birebir aynı olmasa da ana hatları itibari benzer mahiyette olduğu ve davacının eserden kaynaklı hakları yönünden ihlal oluşturduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça 19.04.2013 tarihli tasarım sözleşmesi kapsamında devralındığı iddia edilmiş ise de eserin devralınmasının ancak eser sahibinden ya da yetkili temsilcisinden olacağı, FSEK 54. Maddesinde açıklandığı üzere mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmıyan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmeyeceği düzenlemesi karşısında davalı tarafın sözleşme kapsamında eseri devraldığı savunmasına itibar edilemeyeceği de dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının eserden kaynaklı umuma arz salahiyeti, adın belirtilmesi salahiyeti, eserde değişiklik yapılmasını men etmek salahiyetini ihlal ettiği sabit olduğundan davacının eserden kaynaklı haklarının ihlali ile tecavüzün men'i ve ref'i taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bu tespitten sonra davacı tarafın FSEK 68 ve 70/3 maddesi kapsamında maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, tecavüzün varlığı halinde davacı tarafın FSEK 68. Maddesi kapsamında üç katına kadar tazminat talep hakkı bulunduğu, yine davacı tarafın 70/3. Maddesine göre tecavüz dolayısıyla temin edilen karı talep hakkı bulunduğu gözetilerek davacı tarafın talepleri kapsamında alınan 17.03.2025 tarihli raporda tespit edildiği üzere dava dışı şirket ile yapılan sözleşme kapsamında her bir tema için ödenecek bedelin 1.250,00 Euro olduğu, başkaca emsalin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında sözleşme kapsamındaki bedel olan 1.250,00 Euro bedelin üç katı olan 3.960,00 Euro bedel yönünden davacının talep hakkının bulunacağı, ancak davacı tarafça 70/3 maddesi kapsamında karın da talep edildiği dikkate alınarak davalı kayıtları incelenerek tespit edilen 1.571,000,00 TL karın davacı tarafça talep edildiği, davacının 68 ve 70/3 maddesi kapsamında tek bir tazminat talep edildiği, hesaplamalar ve 70/3 madde açıklamasında belirtildiği üzere tespit edilen kar bedelinden FSEK 68. Madde kapsamında tespit edilen 3.960,00 Euro karşılığı 140.039.91 TL'nin mahsubu ile ve yine davalı tarafın ürününün el yapımı olduğu ve eserden elde edilen karada bu durumun ve davacının belli sayıda üretim yapması ve satış stratejisi ve satış kanallarının da kar üzerinde etkisi dikkate alınarak ve vazo üzerindeki davacıya ait eserin de satışa etkisi gözetilerek takdiren indirim uygulanmak suretiyle 1.000,000,00-TL maddi tazminatın yerinde olacağı kanaati ile bu miktar yönünden maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş, ıslah edilen bedel üzerinden takdiri indirim uygulandığından reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, FSEK 70/1. Maddesi kapsamında hakları ihlal edilen tarafın manevi zararının tazminini talep hakkının bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı eyleminin davacının eserden kaynaklı manevi haklarını ihlal eder mahiyette olduğunun sabit olduğu, b u haliyle davacının manevi zararının giderilmesini isteyebileceği, kullanılan eser, eserin davalı ürününe kattığı değer, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günün koşulları nazara alındığında 250.000,00-TL manevi tazminatın yerinde olacağı kabul edilerek bu miktar yönünden manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve yine FSEK 78. Maddesi kapsamında hakları ihlal edilen tarafın hükmün ilanını talep hakkı bulunduğu gözetilerek bu talep yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE
1-Davacı tarafa ait dava konsu-----eserin davalı tarafça "---- " olarak çoğaltılarak umuma arz edilen cam vazo dolayısıyla davacının eserden kaynaklı haklarının ihlal edildiğinin tespiti ile tecavüzün Ref'i ve Men'ine,
2-Takdiri indirim uygulanarak 1.000.000,00-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itİbaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-250.000,00-TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itİbaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Kararın kesinleştiğinde masrafı davalıdan tahsili ile Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
5-Alınması gerekli 85.387,50-TL harçtan, peşin alınan 13.320,45-TL ve tamamlama harcı ile alınan 26.317,00-TL olmak üzere toplam 39.637,45-TL'nin mahsubu ile eksik 45.750,05-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline,
6-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 40.065,05-TL harç, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.309,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 53.374,05-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davası yönünden 156.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim