mahkeme 2023/253 E. 2025/195 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/253

Karar No

2025/195

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/253
KARAR NO : 2025/195

DAVA/KARŞI DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARŞI DAVA TARİHİ : 15.03.2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA TALEP: Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin; motorlu kara taşıtlarının yedek parçalarının ve aksesuarlarının toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiği, oto elektrik aksamı temininde de bir çok markanın distribütörlüğünü temsilciğini sürdürdüğü kendisine ait “-----” markasının da beğenilen bir ürün grubu olduğu, 18.01.2017 tarihide ------ başvuru numarası ile Türkiye Patent Enstitüsüne (TPE) Başvurarak ürün grubunu kendi markası altında satışını yürütmeye başladığını, davalı şirketin kendi ticaret ünvanı ya da özgün bir marka kullanmak yerine kötü niyetli olarak-------markasını, TPE nezdinde
------ başvuru no ile 12.sınıfta, kendi markası ile aynı sınıfta tescil ettirdiği, müvekkilin de aynı emitanın üretiminde bulunduğu, karşı yanın marka simgesini de müvekkilin ambalajlarından alarak “-----” ibaresinin seri markası izlenimi yarattığı----markasi ile müvekkiline ait “------” markasının iltibas yarattığını, ---- ibaresinin ----- bilinen bir marka olduğu, en azından otomotiv sektöründe tanınan marka olduğunun aşikar olduğu, ----- ibaresinin otomotiv sektöründe özellikle hırsızlığa karşı mekanizmalar açısından bilinen bir ibare olmakla beraber, bu konuda öncü olan bir şirketin kurucusunun adı ve ticari markası olduğu, markalar arasında görsel fark bulunmamakla birlikte, fonetik olarak da benzerlik olduğu, ancak ----- adının marka adına derç edilmesi ile kurtulma yoluna gidildiğini belirterek Türk Patent Enstitüsü nezdinde davalı adına tescilli ----- başvuru numaralı ------markasının tüm sınıflar açısından hükümsüz bırakılması, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik müvekkil şirketin marka tecavüzü nedeniyle uğradığı 5.000 TL (belirsiz alacak) zararının davalıya ait markanın tescil tarihinden itibaren işletilecek faiziyle tazminine, ------ sayılı markanın 3.kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyari tedbir kararı verilmesi talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle: Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirmekte olduğu, verilen yargı kararları ile sabit olduğunu, dolayısı ile davacı şirket tarafından iddia edildiği gibi, müvekkilinin markasında YALNIZCA “------” ibaresinin davacı şirketin markaları ile ortak yer alması karıştırılma ihtimali için yeterli olmadığı konusunda kanaatlerinin oluştuğu somut olayda ise müvekkil şirket adına kayıtlı markanın tescil tarihi itibariyle 5 yıllık süreyi aştığı ve bu süreçte de müvekkil tarafından gerçekleştirilen ciddi kullanım nedeniyle davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı sabit olduğu, asıl davacının davacısının markası, müvekkilinin markası ile iltibas oluşturacak düzeyde olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirket adına kayıtlı markalar aleyhine işbu hükümsüzlük davası açılmış ise de SMK'da yer verilen hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediğini, ayrıca bir markanın koruma kapsamının genişlemesi, ayırt edicilik düzeyine bağlı olarak değiştiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

KARŞI DAVADA TALEP: Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, otomotiv-yedek parça işlerinde faaliyet gösterdiğini, faaliyet konuları ile ilgili olarak------adlı markası TPMK nezdinde tescilli olduğunu, ancak asıl davanın davacısının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini tespit ettiklerinden, iş bu karşı davayı açtıklarını, müvekkilinin markasının TPMK nezdinde koruma altında olduğunu, müvekkilinin markalarını aktif olarak kullandığını, müvekkilinin markasının 5 yıldan uzun zamandır tescilli olduğunu, bu nedenle de müvekkiline benzer kullanımların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği ve hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, asıl davanın davacısı adına kayıtlı markada, müvekkili şirketin markasının asli unsuru olan “-------” ibaresine yer vermek suretiyle müvekkil şirketin markasal hakkını ihlal ettiğini, asıl davanın davacısının markasının, müvekkilinin markası ile iltibas oluşturacak düzeyde olduğunu, asıl davanın davacısının, kullanımları ile müvekkili şirketin markasına tecavüz etmekte olduğu gibi, bu kullanımların tüketici nezdinde karışıklığa neden olduğunu, bu nedenlerle asıl davanın davacısı tarafından iddia edilen hususların hukuki dayanağı olmadığından asıl davanın reddine, karşı davanın kabul edilerek asıl davanın davacısı olan tarafın “------” adlı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl dava yönünden davalı adına tescilli ----- tescil nolu markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının markasal kullanımları dolayısı ile davacının tescilli------ markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığıl, tazminatın gerekip gerekmediği, karşı dava yönünden davacı karşı davalı adına tescilli ------ tescil nolu markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı karşı davalının markasal kullanımlarının, davalı karş davacı adına tescilli marka yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Ticaret sicili yazı cevabında; Davacı ...nin 10.03.2023 tarihinde tescilinin yapıldığı, davalı ...'nin 15.09.2023 tarihinde tescilinin yapıldığı bildirilmiştir.
Türk Patent ve Marka Kurumunun yazı cevabında; istenilen tescilli markalara ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listelerini, tescil tarihlerini, koruma sürelerini, renkli ibarelerini ve tescil/başvuru belgelerindeki bilgilerin aynısını içerir renkli sicil kayıtları ile ------numaralı marka üzerindeki devir kayıtları dosyaya sunulmuş olup, markaların halen geçerliliğini koruduğunu, söz konusu markalar üzerinde herhangi bir lisans, itiraz ve itiraz üzerine verilen kararlara rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Dosyanın asıl dava ve karşı davadaki hükümsüzlük talepleri, marka hakkına tecavüz talepleri ve karşı davadaki menfi tespit talebi yönünden rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan 15.02.2025 tarihli heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; ---- tescil sayılı “-------” markası için Davacı/Karşı Davalı adına TPMK nezdinde 18.01.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, 11.09.2017 tarihinde tescil edildiği, ----- tescil sayılı-------markası için Davalı/Karşı Davacı adına TPMK nezdinde 07.12.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, 30.04.2019 tarihinde tescil edildiği,
Asıl Davada Hükümsüzlük Talebi bakımından ;TPMK kayıtları incelendiğinde asıl davada hükümsüzlüğü talep edilen ------ tescil sayılı ------ markası, 30.04.2019 edilmiş olduğu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin 30.04.2024 tarihinde dolacağı, buna mukabil huzurdaki davanın 18.12.2023 tarihinde açıldığı görülmekle SMK md. 25/6'da yer alan 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı,
Her iki tarafın otomotiv yedek parça sektörde faaliyet gösterdiği, Taraf markalarının aynı emtialar (12. Sınıfta) bakımından tescilli olduğu dikkate alındığında, Davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın halk tarafından Davacıya ait bir seri marka olarak anlaşılma izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Davalı markası ile Davacı markaları arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu, Davalıya ait ---- tescil sayılı markanın hükümsüzlük koşulunun oluştuğu,
Asıl Davada Tecavüz Talebi------Her iki tarafın otomotiv yedek parça sektörde faaliyet gösterdiği, Davalının kullanımları ile Davacı markalarının aynı emtialar (12. Sınıfta) kullanıldığı, Davalıya ait markanın sonraki başvuru tarihli olduğu, Davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın halk tarafından Davacıya ait bir seri marka olarak anlaşılma izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, dolayısıyla halk tarafından Davacının tescilli markası ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Davalı markası ile Davacı markaları arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığından Davalı kullanımlarının SMK md. 29 ve md. 7 kapsamında Davacının ------ tescil sayılı markasından doğan haklara tecavüz oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Karşı Davada Hükümsüzlük Talebi Bakımından; * SMK md. 6/1 hükmünün lafzından da anlaşılacağı üzere “tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış bir markanın” mevcut olması gerekirken Davalı/Karşı Davacının dayanak markası ----- tescil li ------markasının başvuru tarihi 07.12.2018, üzli talep edilen Davacı/Karşı Davalının ---- tescil sayılı “-------” markasının başvuru tarihi 18.01.2017 olduğu, diğer bir deyişle Davalı/Karşı Davacının dayanak markası Davacı/Karşı Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasından daha sonraki tarihli olduğu, dolayısıyla Davalı/Karşı Davacının SMK md. 6/1 anlamında önceki tarihli bir markası olmadığı mevcut olmadığından Davacı/Karşı Davalının ---- tescil sayılı “ ------” markası için hükümsüzlük koşullarının somut uyuşmazlıkta mevcut olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Dosyanın rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;davacı adına tescilli ------ tescil numaralı marka dikkate alınması için hazırlanan 18.08.2025 ek rapor dosyamıza celb edilmiştir. Ek raporda özetle; "« ---- tescil sayılı “------” markası için Davacı/Karşı Davalı adına TPMK nezdinde 18.01.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, 11.09.2017 tarihinde tescil edildiği, * ----- tescil sayılı ------- markası için Davalı/Karşı Davacı adına TPMK nezdinde 07.12.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, 30.04.2019 tarihinde tescil edildi « ---- tescil sayılı “------” markası için Davalı/Karşı Davacı adına TPMK nezdinde
27.12.2011 tarihinde başvuru yapıldığı, 05.02.2013 tarihinde tescil edildiği,
Asıl Davada Hükümsüzlük Talebi Bakımından:* SMK md.6/3 “hükmü dikkate alındığında Davalı/Karşı Davacının “------” ibaresi üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, * Açıklanan sebeplerle, Kök Rapordaki görüşümüzden dönülerek, Davalı/Karşı Davacının “------” ibaresi üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu dikkate alındığında, yine Davalı/Karşı Davacıya ait “------” esas unsurlu ------ tescil sayılı ------ ” markası bakımından hükümsüzlük koşulunun somut uyuşmazlık bakımından oluşmadığı,
Asıl Davada Tecavüz Talebi Bakımından; e Davalı/Karşı Davacının “-------” ibaresi üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu dikkate alındığında, Kök Raporumuzdaki görüşi izden dönülerek, Davalı kullanımlarının SMK md. 29 ve md. 7 kapsamında Davacının ------ tescil sayılı markasından doğan haklara tecavüz oluşturmadığı.
Karşı davada hükümsüzlük talebi bakımından: * Tarafların otomotiv yedek parça sektörde faaliyet göstermesi, Taraf markalarının aynı emtialar (12. Sınıfta) bakımından tescilli olması, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olması sebepleriyle, bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Taraf markaları arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik bulunduğu kanaatiyle Davacı/Karşı Davalının ------ tescil sayılı markasının hükümsüzlük koşulu oluşmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak kaybı savunmasının da değerlendirilmesi gerektiği neticesine varılmış olup, hükümsüzlüğü talep edilen ---- tescil sayılı ------” markasının, 11.09.2017 tarihinde tescil edildiği, SMK md. 25/6'da yer alan 5 yıllık hak düşürücü sürenin 11.09.2023 tarihi dolduğu, karşı 15.03.2024 olduğu anlaşılmakla SMK 25/6'da öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra karşı davanın ikame edildiği" şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.

GEREKÇE:
Asıl dava; davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "------" markasının hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat davası, karşı dava ise asıl dava davacısı-karşı dava davalısı adına tescilli ---- tescil numaralı "------" markasının hükümsüzlüğü davasıdır.
Asıl davada davacı taraf ----- tescil numaralı "------" markasının adına tescilli olduğunu, davalı karşı davacı tarafın ---- tescil numaralı "--------" markasını davacı-karşı davalı tarafın markası ile aynı sınıfta ve kötü niyetli olarak tescil ettirdiiğini, bu markayı aynı emtia sınıfındaki ürünlerde kullandığını, bu sebeple hem davalı-karşı davacı adına tescilli olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve davalı-karşı davacı tarafın bu kullanımları dolayısıyla marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ve bu tecavüz dolayısıyla oluşan maddi zararının tazminini talep ve dava etmiş, karşı davada ise karşı davacı asıl dava davacısı adına tescilli ----- tescil numaralı -----" markasının kendisi adına tescilli ----- tescil numaralı-------markası ile iltibas oluşturduğu iddiası ile ------ tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 6/3. Maddesinde " Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak
nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlıkta öncelikle asıl davadaki hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, Davacı/Karşı Davalının, 12. Sınıfta tescilli ---- tescil sayılı -------” markası için TPMK nezdinde 18.01.2017 tarihinde başvuru yaptığı, 11.09.2017 tarihinde tescil edildiği, Davalı/Karşı Davacının, 12. Sınıfta tescilli ------- tescil sayılı -------” markası için TPMK nezdinde 07.12.2018 tarihinde başvuru yaptığı, 30.04.2019 tarihinde tescil edildiği, yine Davalı/Karşı Davacının 07, 12 ve 35. Sınıflarda tescili----- tescil sayılı “-------” markası için Davalı adına TPMK nezdinde 27.12.2011 tarihinde başvuru yaptığı, 05.02.2013 tarihinde tescil edildiği, markalar incelendiğinde her iki tarafın markalarının ana unsurunun "-------" ibaresi olduğu, markaların 12. Sınıfta tescilli oldukları, her ne kadar figüratif olarak benzerlik bulunmasa da markalar arasında kavramsal, görsel ve işitsel benzerliğin ayniyet taşıdığı, yine sınıfsal benzerlik ve sektörel olarak da tarafların aynı sektör olan otomotiv yedek parça sektörde faaliyet gösterdiği dikkate alındığında taraf markaları arasında karıştırılma dahil iltibasın oluşacağı açıktır.
Ancak tüm dosya kapsamı ile her ne kadar davacı tarafın ---- tescil sayılı “ -------” markası için TPMK nezdinde 18.01.2017 tarihinde başvuru yapmış ve markasını davalı tarafın ----- tescil sayılı “-------- markasından önce tescil ettirmiş ise de az yukarıda ifade edildiği üzere Davacı/Karşı Davalının 07, 12 ve 35. Sınıflarda tescili ------ tescil sayılı “--------” markası için Davalı adına TPMK nezdinde 27.12.2011 tarihinde başvuru yaptığı, 05.02.2013 tarihinde tescil edildiği, bu markanın da asli unsurunun "------" ibaresi olduğu, bu haliyle davalı karşı davacı tarafın "-------" İbaresi yönünden 12. sınıftaki emtialar yönünden öncelikli hak sahibi olduğu, bu husus dikkate alındığında davacı-karşı davalı tarafın davalı-karşı davacı taraf adına tescilli ------- marka yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kanaatine varılmış ve asıl davadaki hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davadaki marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, davacı-karşı davalının tecavüz iddiasının davalı-karşı davacı tarafın "------" ibaresini markasal olarak kullanması iddiasından kaynaklandığı az yukarıda ifade edildiği üzere davalı-karşı davacı tarafın markasal kullanımlarının ----- tescil numaralı markanın kullanımından kaynaklı öncelikli kullanım hakkından kaynaklandığı, bu haliyle öncelikli kullanım hakkı bulunan davalı-karşı davacı tarafın eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı kanaatine varılmış ve marka hakkına tecavüz talebi yönünden de asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davadaki hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davalı-karşı davacının az yukarıda ifade edildiği üzere taraf markalarındaki asli unsur olan "-----" ibaresi yönünden öncelikli hak sahibi olduğu, her ne kadar tarafların otomotiv yedek parça sektörde faaliyet göstermesi, taraf markalarının aynı emtialar (12. Sınıfta) bakımından tescilli olması, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olması sebepleri bütünsel olarak değerlendirilme yapıldığında Taraf markaları arasında iltibasa yol açabilecek benzerlik mevcut ise de davacı/karşı davalının ----- tescil numaralı markasının 11.09.2017 tarihinde tescil edildiği, karşı davanın 15.03.2024 ikame edildiği dikkate alındığında SMK md. 25/6'da yer alan 5 yıllık hak düşürücü sürenin 11.09.2023 tarihinde dolduğu sabit olduğundan 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılan karşı davanın da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A-Asıl davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacı karşı davalıdan hazine yararına tahsiline,
2-Davacı karşı davalı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflarına iadesine,
3-Davalı karşı davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
4-Davalı karşı davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
5-Davalı-karşı davacı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
B- Karşı davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalı karşı davacıdan hazine yararına tahsiline,
2-Davalı karşı davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflarına iadesine,
3-Davacı karşı davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
4-Karşı dava yönünden Davacı -karşı davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim