mahkeme 2023/175 E. 2024/220 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/175
2024/220
24 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/175
KARAR NO : 2024/220
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/12/2012
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin " ----" markasının 16/10/2010 tarih ve --- başvuru numarası ile Türk Patent Enstitüsü Marka Sicili'nde tescil edildiğini, "-----" ve "-----" markalarını da 2000 yılından itibaren faal olarak kullanmakta olduğunu, 2010 yılında da yenileme işlemlerini yaptırdığını, Türkiye'de 12 yıldır hizmet vermekte olunduğunu, davalı -----sayılı başvuru numarası ve 15/02/2011 başvuru tarihi ile kayıtlı olan "-----" markasının tescil edilmesi talebiyle Türk Patent Enstitüsü Marka Sicili'ne başvuruda bulunmuş olup, Enstitü tarafından markanın bültende yayınlanmasına karar verildiğini , bu karar üzerine müvekkili şirketin 11/10/2011 tarihinde itirazda bulunulduğunu, TPE, müvekkili şirket'in itirazı üzerine yapmış olduğu incelemede "----" markasının müvekkili şirket adına kayıtlı markaların tümü ile aynı ya da ayırt edilemeycek kadar benzer olduğunu , davalı şirketin "-----" markasının tescilli amacıyla yapmış olduğu başvurunun reddine karar verdiğini, davalı şirketin buna rağmen "----- mahallesi, ---- bulvarı, No:---" adresindeki ------" ibaresini şirket unvanı ve marka olarak alenen kullandığını, bu ibraenin davacının tescilli markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan tüketiciler nezdinde iltibas yarattığını belirterek, bu nedenlerle davacıya ait markaya yapılan tecavüzün giderilmesine, markaya tecavüzün men'ine ve ref'ine, -----adresindeki ----- davacının markasına tecavüz teşkil eden davalı şirket unvanı ile " ------" ibareli markanın alenen yazılı olduğu tabelanın kaldırılmasına, bahsi geçen tabelanın kaldırılması için HMK'nın 389 ve 390. maddesi hükümlerine dayanarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın ihtarname tarihinden itibaren davalı taraftan tahsiline, davalı şirket aleyhine mahkeme kararının kamuya duyurulmasına, maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nin 66/2-b maddesi uyarınca davalının markayı kullanmak suretiyle elde ettiği kazanç üzerinden hesaplanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; 6100 sayılı HMK' da husumet bir dava şartı olarak kabul edildiğini bu kapsamda davacı yanın huzurdaki davaya dayanak yaptığı "-----" ibareli marka kullanımının gerçekleştiği adresin müvekkiline ait olmadığını, davacının marka kullanımıyla ilgili ----Noterliği'nin 25/01/2012 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnameyi markayı kullanan şirkete gönderdiğini, bu kapsamda davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, esasa girilmesi halinde ise "----" markası ile "-----" markalarının benzer olmadıklarını beyan ederek, Yargıtay'ın örnek kararları doğrultusunda haksız ve mesnetsiz olan davanın reddi ile dava sırasında oluşacak yargılama giderleri ile karşı yan vekillik ücretlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E / Dava, davalının kullandığı "-----" ibaresinin davacı adına tescilli "-----" markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.11.2017 tarih, ------” markasının benzer olduğu, davacı markasının 35. sınıfta tescilli olduğu, lisans verilerek kullanılan markanın ise aynı sınıfta kullandırıldığı, davacı adına tescilli ---- sayılı --- önlenmesi davasının ve hükmün ilanı talebinin konusuz kaldığı, davalının lisans yoluyla kullandığı “-----” ibareli markanın 24. ve 25. sınıfta tescilli olduğu, ancak bu markanın 35. sınıfta kullanıldığı, davacı markası ile benzer nitelikte kullanımın söz konusu olduğu, tescilli olmayan sınıftaki bu kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğu, 12.09.2012 tarihli lisans sözleşmesinde kabul edilen ve davalı defterlerinde fatura düzenlenerek kayıtlı olan 15.635,00 TL'nin iki farklı marka için ödendiği, her iki marka için yapılan masraf toplamının 5.990,00 TL olduğu, bu nedenle yarı oranında mahsup sonrasında yapılan re'sen hesaplama sonucu maddi tazminatın 4.822,50 TL olarak belirlendiği, faiz başlangıcının davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 07.02.2012 olduğu gerekçesiyle tecavüzün önlenmesi ve kararın ilanına ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4.822,50 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bozma Kararı Yargıtay ---- Hukuk dairesinin 15.04.2019 tarih, ---- sayılı kararı ile mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca tescilli markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, somut olayda davalıya ait markaların kullanımının markaların tescilli olduğu sınıflarda 12.09.2012 tarihli inhisari lisans sözleşmesi kapsamında dava dışı ----- bırakıldığı, anılan lisans sözleşmesi kapsamında dava dışı şirketin sözleşmeyle kullanım hakkını aldığı markaları tescilli olduğu 24. ve 25. sınıflar dışında başka bir sınıfta kullanımının davalının sorumluluğunu gerektireceğine dair bir gerekçeye yer verilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkememiz kararı ile; davanın açıldığı 17.12.2012 tarihinde davalı şirket ile markayı lisans sözleşmesi ile kullanan dava dışı ----- Şirketi’nin ortaklarının bağlantılı oldukları tespit edildiğinden ve ayrıca markasını lisans sözleşmesi ile kullandıran davalı şirketin markasının ne şekilde kullanıldığını da basiretli bir tacir gibi denetlemesi gerektiğinden davacının markasına tecavüz edilmesi eyleminden davalının sorumlu olduğu, davalı adına tescilliyken yargılama sırasında dava dışı----- devredilen ve halen onun adına tescilli olan ---- sayılı "-----" markasının lisans sözleşmesiyle dava dışı şirket tarafından kullanıldığı davalı tarafça savunulmuşsa da, "-----" markasının 24. sınıfta "dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünler (bayraklar, flamalar, mendiller dahil)", 25. sınıfta "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış, iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri" emtialarında tescilli olduğu, davalının markayı lisans sözleşmesiyle kullandırdığı dava dışı şirketin ise markayı tescilli olmadığı 35. sınıfta mağaza ismi olarak mağaza tabelasında kullandığı, markalardaki "----" ibaresinin aynı/ortak olduğu, ----" ibaresinin Türkçe anlamının mağaza/dükkan anlamında benzer olduğu, markaların görsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, markaların bütün olarak değerlendirilmesinde markaların hitap ettiği ortalama halk kitlesi yönünden iltibas yaratacağı ve davalı tarafın markasının tescilli olmadığı, davacıya ait markanın tescilli olduğu 35. sınıfta kullanımın da markayı tecavüz teşcil edeceği, davalı şirketin dava dışı şirketle yapmış olduğu 12.09.2012 tarihli ihsari lisans sözleşmesinde kabul edilen ve davalı defterlerinde fatura düzenlenerek kayıtlı olan 15.635,00 TL'nin 2 adet marka için ödendiği, markalar yönünden yapılan 5.990,00 TL masrafa ilişkin fatura bedellerinin de iki adet marka yönünden yapılmış olduğu göz önüne alınarak, lisans bedelleri ve fatura bedellerinin 1/2 oranında mahsubundan sonra 4.822,50 TL maddi tazminatın davacı tarafından davalıya çekilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 07.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği, davacının davaya konu markasının yargılamanın devamı sırasında devir ettiği, gerekçesiyle tecavüzün önlenmesi davası ve hükmün ilanı talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 4.822,50 TL maddi tazminatın 07.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yartıyat ---- Hukuk dairesinin ---- esas, ---- karar sayılı ilamında;"Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ref'i ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkin olup Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmişse de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, somut olayda davacı 35. sınıfta genel olarak tescilli "-----" ibareli markasına dayanmıştır. Davalı ise 24. ve 25. sınıflarda tescilli markasını lisans vermek suretiyle kullandırmaktadır. Dairemiz bozma ilamlarında "...marka hakkına tecavüz oluşturan markanın lisans sözleşmesi kapsamında kullandırılması halinde bir bedel karşılığı bu markayı kullandıran kişiye karşı da husumet yöneltilmesinin mümkün olduğu..." ve " ...556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca markanın tescilli olduğu sınıflarda kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, somut olayda davalıya ait markaların kullanımının markaların tescilli olduğu sınıflarda 12.09.2012 tarihli inhisari lisans sözleşmesi kapsamında dava dışı ------bırakıldığı, anılan lisans sözleşmesi kapsamında dava dışı şirketin sözleşmeyle kullanım hakkını aldığı markaları tescilli olduğu 24. ve 25. sınıflar dışında başka bir sınıfta kullanımının davalının sorumluluğunu gerektireceğine dair bir gerekçeye yer verilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı..." hususlarına vurgu yapılarak Mahkemenin kararı bozulmuştur. Davalı marka sahibi lisans vermek suretiyle markasını kullandırdığından lisans alanın markayı tescil edilmiş haliyle kullanıp kullanmadığını denetlemekle dolayısıyla bu şekilde markasal olarak kullanılmasından sorumludur. Davalı markasının mağazasının girişinde kullanması tek başına davacının markasına tecavüz oluşturmaz. Davacının markasına tecavüzden söz edebilmek için davalının markasını lisans almak suretiyle kullananın 24. ve 25. sınıflar dışında yani bu sınıflar kapsamını aşar ve davacı adına tescilli olan markanın kapsamına girer şekilde kullanılması gerekmektedir. Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken, davacı markasının 35. sınıfta genel olarak tescilli olduğu gözetilerek davacının bu markayı hangi mal ve hizmetlerde kullandığı tespit edilip davalıdan lisans alanın da kullanım kapsamı belirlenerek davalı markasının kullanımının davacı markasının kapsamına tecavüz edip etmediği saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz hükmü bozulmuştur.
Mahkememizce yeniden yargılama yapılmıştır.
Mahkememizce önceki raporu hazırlayan bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ek raporunda;
Davacının ----- sayılı markasının 2012 öncesindeki fiili kullanım alanının 35 inci sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir )” kapsamında bulunduğu;
Davalının 24. ve 25. sınıflarda tescilli ----- markasını mağaza tabelasında kullanmak suretiyle artık 24. ve 25. sınıfların kapsamından çıkıp 35. sınıf kapsamına giren bir eylemde bulunduğu ve davacının ----- sayılı markasına tecavüzden bahsedilebileceği yolundaki 07.09.2016 tarihli Kök Rapor görüşümüzde değişiklik olmadığı; fakat, nihai yorum ve takdiri Muhterem Mahkemenize ait olmak üzere, Yargıtay ------ Hukuk Dairesi’nin ----- sayılı Bozma ilamında farklı bir yaklaşım benimsendiği izlenimi edinildiği; mamafih dava dosyasında bilgi/fotoğraf bulunmadığı için Bozma ilamında değinilen “davalının markasını lisans almak suretiyle kullananın 24. ve 25. sınıflar dışında ve davacı adına tescilli olan markanın kapsamına girer şekilde kullanıp kullanmadığı” noktasında inceleme ve değerlendirme yapılamadığı;" yönünde görüş bildirilmiştir.Bu tespit ve açıklamalardan sonra davacı tarafın markaya tecavüzün önlenmesine ve hükmün ilanına yönelik talepleri değerlendirilmiş, ---- sayılı ----- markasının 25/04/2014 tarihinde dava dışı ----devrettiği, markaya tecavüzün önlenmesi davasının ve hükmün ilanı talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın dava konusu markanın devri öncesinde davalı tarafın tecavüzü dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talepleri de değerlendirilmiş; dava tarihinde ----- markasının davacı adına kayıtlı olduğu bu haliyle davacı tarafın tecavüzün oluşması halinde maddi ve manevi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, Yargıtay bozma ilamında belirlendiği üzere, dava dışı ----- Adına kayıtlı olanh -- sayılı ---- markasının lisans sözleşmesiyle kullanıldığının beyan edildiği davalı tarafça savunulmuşsa da ----- markasının 24. Sınıfta dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, Ev tekstil ürünler (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) 25. Sınıfta koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış, iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri emtialarında tescilli olduğu, davalının ise markayı lisans sözleşmesiyle kullandırdığı, dava dışı şirketin, markayı tescilli olmadığı 35. Sınıfta mağaza ismi olarak mağaza tabelasında kullandığı, markalardaki ---- ibaresinin aynı/ortak olduğu, ---- ve ----- ibaresinin türkçe anlamının mağaza/dükkan anlamında benzer olduğu, bütüncül isim itibariyle markaların hitap ettiği ortalama halk kitlesi yönünden iltibas yaratacağı, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında Davacının markasına tecavüzden söz edebilmek için davalının markasını lisans almak suretiyle kullananın 24. ve 25. sınıflar dışında yani bu sınıflar kapsamını aşar ve davacı adına tescilli olan markanın kapsamına girer şekilde kullanılması gerekmektedir. Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken, davacı markasının 35. sınıfta genel olarak tescilli olduğu gözetilerek davacının bu markayı hangi mal ve hizmetlerde kullandığı tespit edilip davalıdan lisans alanın da kullanım kapsamı belirlenerek davalı markasının kullanımının davacı markasının kapsamına tecavüz edip etmediği saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş ise de bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere davalı tarafın markasal kullanımlarının, lisans sözleşmesi ile devredilen ve tescile konu hak kapsamında olduğunun değerlendirilebilmesi için belirli bir mal sınıfına (örneğin 25. sınıf) giren ve o sınıfta tescilli bir markayı taşıyan ürünlerin (örneğin 25. sınıf kapsamına giren giysiler) aynı marka altında açılan bir mağazada satışa sunulabilmesi için ayrı bir marka tesciline gerek yok ise de 35.
sınıfta bir tescilin varlığının gerekeceği, davalının kullanmış olduğu lisans hakkında bu sınıf yönünden bir tescilin olmadığı, davalının 24. ve 25. sınıflarda tescilli ----- markasını mağaza tabelasında kullanmak suretiyle artık 24. ve 25. sınıfların kapsamından çıkıp 35. sınıf kapsamına giren bir eylemde bulunduğu kabul edilmiş, tecavüz eyleminin sadece mağaza tabelasında kullanma eyleminin de marka hakkına tecavüz oluşturacağına dair Yargıtay -----. HD'nin-----. Sayılı mağaza tabelasında "marmaris inci" ibaresinin kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturacağına dair onama kararı ve yine Mahkememizin ---- Sayılı Bizim ibaresinin davalı tarafça iş yeri tabelasında kullanılmasının tek başına marka hakkına tecavüz sayıldığı ve Yargıtay ----.HD'nin ----- Sayılı onama kararları dikkate alınarak davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tescilli olmayan sınıfta kullanımın da markayı tecavüz teşcil edileceği kanaatine varılarak, davalı şirketin davacı şirketle yapmış olduğu 12/09/2012 tarihli ihsari lisans sözleşmesinde kabul edilen ve davalı defterlerinde fatura düzenlenerek kayıtlı olan 15.635 TL nin 2 adet marka için ödendiği, markalar yönünden yapılan masraflara ilişkin fatura bedellerininde (toplam 5.990 TL) iki adet marka yönünden yapılmış olduğu göz önüne alınarak lisans bedelleri ve fatura bedellerinin 1/2 oranında mahsubundan sonra (kök raporda ve ek raporda hesap hatası yapılmakla mahkememizce düzeltilerek (15.635 - 5.990 = 9.645/2=4.822,50 TL) 4.822,50 TL maddi tazminatın davacı tarafça davalıya -----Noterliğinin 25/01/2012 tarihli ihtarnamesi ile markanın kullanılmamasının ihtar edildiği, ihtarnamenin 07/02/2012 tarihinde tebliğ edildiği göz önüne alınarak 07/02/2012 ihtarin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine, 5.000 TL manevi tazminatın yine ihtar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davaya konu markasının Yargılamanın devamı sırasında devir ettiği anlaşılmakla, tecavüzün önlenmesi davası ve hükmün ilanı talebi konusuz kaldığından bu talepler yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-4.822,50 TL maddi tazminatın 07/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-5.000,00 TL manevi tazminatın tazminatın 07/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gereken 671,00 TL harçtan peşin alınan 1.485,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 814,00 TL harcın isteği halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı yararına maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 4.822,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı yararına manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı yararına maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi gereğince takdir olunan 4.822,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davalı yararına manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan ve iadesine karar verilen tutar dışında kalan 671,00 TL peşin harç ve 21,15 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 692,15 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 13.200,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%10) 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan 117,20 TL yargılama giderinden, davanın red ve kabul oranına göre, (%90) 105,48 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.