mahkeme 2022/236 E. 2024/218 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/236

Karar No

2024/218

Karar Tarihi

24 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/200
KARAR NO : 2024/225

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin TÜRKPATENT kayıtlarında; 44. sınıfta ---- Numarası ile tescilli "--- --", 44. sınıfta --- Numarası ile tescilli “---- - -”, 39. sınıfta --- Numarası ile tescilli “---” , 39. sınıfta ---- Numarası ile tescilli “-----” markalarının sahibi olduğunu, bu markaları ticari olarak ilk defa müvekkilitarafından kullanılan, özgün ve ayırt edici markalar olup müvekkilin de ticari hayatta aktif biçimde kullandığı şekliyle markaların asli unsuru “-----” kelimeleri olduğunu, ticari iş ve işlemlerinde müşterilerine hitap ederken markasını “------” olarak aktif biçimde kullanmakta olup müşterilerine son derece nezih bir klinikte hizmet verdiğini, aşağıdaki sosyal medya hesapları ile tanıtımını yaptığını, ----- davalı adına ------ tescil numaralı "------" markası, 44. Sınıfta tescilli olup, davalı markasının, müvekkili markasıyla aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, her iki markanın da ana unsurları "-----" ve "-----" yani Türkçe okunuşuyla "---" ve "----" ifadeleri olduğunu, dava bakımından söz konusu 44. Sınıf hizmetlerinde tıbbi hizmetlere ilişkin olarak hedef tüketici bir ---- ile görüştüğünün bir --- gitmek istediğinin bilincinde olduğunu, ilgili ---- tanımlayan vurgulayıcı unsur olarak ----- adıyla tanındığını, işbu davada, davalıya ait markanın müvekkili markası ile aralarında aynılık ve ayırt edilemeyecek derecede bağlantı ve iltibas bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali olduğu açıktır. Bu nedenle, söz konusu davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait markanın tescili kötüniyetli olup müvekkil markasından yararlanma amacıyla seçildiğini, davalının markasını aktif olarak “----” biçiminde kullanmaktadır. Bu nedenle tarafımızca davalının yetkilisi olduğu şirkete karşı marka hakkına tecavüz davası açılacağını, davalı markasını, yetkilisi olduğu ----- Şirketi” ticari unvanını kullanarak “-----” ticari adıyla, “-----”, “-----”, ----isim ve ibareleri ile beraber kullanmaktadır. Davalının ve yetkilisi olduğu şirketin kullandığı web sitesi ve sosyal medya hesapları aşağıdaki gibi olduğunu, ----- dilekçe ekinde sunulan davalı tarafın yapmış olduğu tüm paylaşımlar davalı tarafça markanın “------” şeklinde kullanılmakta olduğunu gösterdiğini, davalı markasını, tescili olmayan bir sınıftaki hizmet alanında, farklılaştırarak, müvekkilinin markasının aynısı biçiminde kullandığını, bu nedenlerle; müvekkilin maddi ve manevi tazminat hakları başta olmak üzere, fazlaya ve başkaya dair tüm hakları saklı kalmak üzere; davalı adına ---- numarası ile tescilli "---- -" markası hakkında hükümsüzlük kararı verilmesine, bu markanın 44. sınıfta tescilinin iptali ile türk patent ve marka kurumu sicilinden terkin edilmesine, karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Diş Hekimi ..., Türkiye’nin en iyi diş hekimliği fakültelerinden biri olan ---- Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olmuş, 2011 yılından beri hekimlik yapan, alanındaki çalışmalarıyla adını duyurmuş saygın bir diş hekimi olduğunu, ----Noterliğinin 05.10.2017 tarih ve ----- yevmiye numarası ile onaylanmış, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 06.10.2017 tarihinde tescil edilmiş olan,----adresinde kurulu, her çeşit sağlık hizmetleri vermek üzere özel hastaneler, poliklinikler, dispanserler, laboratuarlar, sağlık merkezleri ve tesisleri, diş (ağız sağlığı) ve protez tedavi merkezleri kurmak ve bu merkezleri işletmek, kurulu tesisleri almak, bunlarla ilgili her türlü faaliyette bulunmak, faaliyet konusu ile ilgili her türlü tesis makine ve teçhizat alımı ve satımını yapmak, amacıyla kurulu, ----- numarasıyla ---- Vergi Dairesine bağlı ---- Şirketi", ------ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün ----- numara ve 03.05.2018 tarihli Özel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Ruhsatnamesi ile buraya ait ----- Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün -----numaralı Mesul Müdürlük Belgesi’ne sahip ----- TC kimlik numaralı ...’ın -----sayılı Marka Tescil Belgesi’ne binaen ---- Polikliniği ismiyle 11/4/1928 tarihli ve --- sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun hükümlerine, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa uygun bir şekilde ağız ve diş sağlığı hizmeti verdiğini, e-Nabız ve USS kayıtlı binlerce hastasıyla 6 yıldır ağız ve diş sağlığı hizmeti sunduğunu, şirketin internet adresi ------ şeklinde kullanıldığını, bunun yanı sıra Müvekkili ...’ın , 2022 yılında Doç. Dr. ------ ile birlikte kurdukları "-----Şirketi" ortağı olarak ---- Sitesinde "-----Polikliniği" nezdinde de ağız ve diş sağlığı hizmeti verdiğini, müvekkili ve ortağı ikinci şube niteliğindeki bu poliklinikte yabancı hastalara da hizmet verebilmek adına "------" ismi yerine "---- -" ismini kullandıklarını,-----Polikliniğindeki gibi yalnızca ağız ve diş sağlığı hizmeti verildiğini, davacı tarafın Müvekkilinin markasına 5 yıl süreyle sessiz kaldığını, müvekkilinin markasının 04.12.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 09.05.2018 tarihinde tescil edildiğini, kötüniyeti ispat külfeti Davacı tarafta olup, buna ilişkin somut veri olmadığını, müvekkilinin “-----Polikliniği” ibaresi altında yürüttüğü sağlık hizmetleri ve bunlarla ilintili olarak her türlü kullanımları ve fiilleri usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin tescilinin katiyen kötüniyetli olmadığını, müvekkili 2017 yılında markasını tescil ettirdiğinde, davacı tarafın diş hekimliğine ilişkin herhangi bir hizmet verip vermediğinden haberi dahi olmadığını, müvekkili ...'a ait ¸ markası ile 2017 yılından beri faaliyetlerini sürdürmektedir. Müvekkilin markası-----ve bunların yanında yer alan bir şekil unsurundan oluştuğunu, markada yer alan -----” ifadeleri, markanın esas unsuru olmayıp, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetleri gösteren tanımlayıcı ve tali unsur olduğunu, müvekkili markasının esas unsuru, müvekkilin marka tescili ve kullanımı incelendiğinde görülmektedir ki “----” ifadesi olduğunu, yoğun olarak ¸ logosunu kullanmakla birlikte, Türkiye’de bulunan yabancılara da sıklıkla hizmet verdiğini, bu sebeple, “--- ” markasının yanında, “----” anlamına gelen ve “----” sözcüğü ile birebir aynı okunuşa ve İngilizce aynı anlama sahip “----” ibaresini de tescilli markasının görünüşüyle ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde (¸) markasının İngilizce sayfasında kullandığını, "-----" ifadesi ayırt edicilikten yoksun, markasal koruma anlamında güçsüz ve yaygın bir ibare olduğunu, bu sebeple işbu davadaki söz konusu markalar arasında yapılacak herhangi bir benzerlik karşılaştırmasında önem arz etmesi mümkün olamayacağını, davacı sağlık sektöründe tanımlayıcı bir ibare olan “------” ibaresinin münhasır kullanım hakkına sahip olamayacağını, davacının SMK m.25/6 hükmünde düzenlenen sürede huzurdaki davayı ikame edemediğini, bununla birlikte ispat külfeti kendi üzerinde bulunan kötüniyetli tescil hususuna dair dosyaya herhangi bir delil sunamadığını, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----- tescil numaralı markanın davacı tarafa ait marka ile iltibas oluşturduğu bahisle SMK 6/1 mad. Gereği hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Ticaret sicil kaydı ile davacı şirketin 18/09/2023 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil ---- numaralı ŞEKİL markasının 44.sınıfta 08/05/2017 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafın sessiz kalma ve markalarda kullanılan ibarelerin tanımlayıcı unsur olup olmama halinin de dikkate alındığı hükümsüzlük talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, diş hekimi ve sağlık işletmeleri konusunda uzman oluşan heyet raporunda özetle; ---- no ile tescilli Şekil+----- markasının davacı adına Türk Patent nezdinde 44. Sınıfta yer alan hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, ------ no ile tescilli -----Şekil markasının 14.12.2017 tarihinde yapılan başvuru üzerine 09.05.2018 tarihinde davacı adına 44. Sınıfta yer alan hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, davalının markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca tescil kapsamında yer alan 44. Sınıftaki hizmetlerden “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri” bakımından davacı markası ile kısmen iltibas koşullarının mevcut olduğu, davalının sözkonusu marka başvurusunu kötüniyetle yaptığına ilişkin somut herhangibir veri tespit edilemediği, davalı adına tescilli davaya konu ----- no ile tescilli markanın tescil tarihi 09.05.2018 olup, işbu hükümsüzlük davası yasal olarak tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra 16.10.2023 tarihinde açılmış olup, davalının sözkonusu ibareyi tescil kapsamında yer alan hizmetlerde markasal olarak 12.10.2017 tarihinden itibaren kullanmış olduğu, davacının tacir olduğu ve aynı sektörde faaliyet gösterdiği, basiretli tacir olarak davalının markasını ve kullanımlarını bilebilecek durumda olduğu, davalının internet ve sosyal medyada kullanımlarının mevcut olduğu, bunun kolaylıkla tespit edilebileceği ve bunun kendisinden bekleneceği hususları gözetildiğinde davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına neden olabileceğine dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 6/1, 6/3, 6/9. ve 25. Maddeleri
GEREKÇE:
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği markanın hükümsüzlüğü davasıdır.
Davacı taraf, 4. sınıfta ---- Numarası ile tescilli "------", 44. sınıfta ---- Numarası ile tescilli “-----”, 39. sınıfta ---- Numarası ile tescilli “-----” , 39. sınıfta ----- Numarası ile tescilli “----” markalarının sahibi olduğunu, davalı adına tescilli ---- tescil numaralı " -----" markasının 44. Sınıfta tescilli olup kendi adına tescilli markalar ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, her iki markanın da ana unsurları "----" ve "-----" ibareleri olduğunu iltibas oluşturduğunu, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.SMK'nın 6/9. Maddesinde "6769 Sayılı SMK md. 6/9 “Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.” Hükmünü havidir. Böylece 6769 Sayılı SMK ile mülga 556 Sayılı KHK’den farklı olarak kötüniyetli marka başvurusunun açıkça nispi red nedeni sayılmış ve bir hükümsüzlük nedeni olarak kanunda yerini almıştır" hükmü belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın .... ilk olarak -----ŞİRKETİ ticaret unvanı ile 05.11.2010 tarihinde sicile kaydının yapıldığı, 19.12.2019 tarihinde ticaret ünvanının -----ŞİRKETİ şeklinde değiştirildiği, davalı ...’ 2011 yılında ---- Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduğu
---- 12.10.2017 tarihinde tescil edilmiş olup, kurucu
ortakların ... ve ---- olduğu, olduğu, şirket müdürünün ... olduğu, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında matrahsız olduğu, 14.10.2023 tarihinde bu ortakların hisselerinin tamamını 3.
Kişi ----devretmiş oldukları sabittir.
Davacı adına tescilli markalar olan ------ Numarası ile tescilli “----, 39. sınıfta --- Numarası ile tescilli “----” , 39. sınıfta ---- Numarası ile tescilli “-------” markalarının davalı adına tescilli marka olan ---- tescil numaralı " -----" markasından daha sonraki tarihte tescil edildiği nazara alındığında SMK'nın 6. Maddesi gereği hükümsüzlük sebebi olamayacağı açıktır.
Davacı adına tescilli---- Numarası ile tescilli "----" markasının davalı adına tescilli marka olan ----- tescil numaralı "----- markası yönünden daha önceki tarihte tescil edildiği nazara alındığında davacı tarafça hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülebileceği, her iki marka hükümsüzlük yönünden incelendiğinde; Davacının ---- no ile tescilli ----- markasının ---- ibaresinden oluşan kelime ve şekil markası olduğu, ---- ibaresinin Türkçe karşılığının “----”gibi anlamlara geldiği, ----- şeklinde okunduğu, bütünsel bakış açısı ile markanın esas unsurunun şekilt ----- ibaresi olduğu, “-----” ibaresinin sunulan Mal ve hizmeti ifade ettiği ve markaya ayırt edicilik kazandırmadığı ve tali unsur olduğu, davalının -----no ile tescilli markasının ----- ibaresinden oluşan kelime ve şekil markası olduğu, ---- ibaresinin Türkçe karşılığının “-----şeklinde okunduğu, bütünsel bakış açısı ile markanın esas unsurunun şekil+ ---- ibaresi olduğu, “----” ile ““-----" ibarelerinin sunulan mal ve hizmeti ifade ettiği ve markaya ayırt edicilik kazandırmadığı ve tali unsur olduğu, davalının markasının ----- kelime unsurunun davacının markası ile ayniyet arzettiği bu haliyle davalı markasının SMK'nın 6/1 maddesi gereği hükümsüz kılınabileceği açıktır. Ancak davaya konu ------ no ile tescilli markanın tescil tarihi 09.05.2018 olup, işbu hükümsüzlük davası yasal olarak tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmalıdır. İşbu dava bu 5 yıllık sürenin dolmasından sonra 16.10.2023 tarihinde açılmıştır.tarafların aynı sektörde oldukları ve birbirlerinden haberdar olmadıklarını iddia etmeleri hayatın olağan akışına aykırıdır. Yine davalı taraf hem markasının tescili hem de ticaret unvanının tescilinden itibaren hükümsüzlüğü talep edilen markayı tescil ettirdiği emtia sınıfında kullanmıştır. Bu durum dikkate alındığında davacı tarafın sessiz kalmak suretiyle SMK'nın 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiş ve bu yönden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği talebi de incelenmiş, davacının ---- tescil ettirdiği markasını tescil edildiği şekilde kullandığını ispatlar bir delil bulunmadığı, ----- alan adının 10.05.2018 tarihinde tahsis edilerek kullanılmaya başlandığı, ---- isimli ---- sosyal medya
hesabının davacı tarafından Haziran 2021 tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığı,
----sosyal medya hesabının 09.09.2021 tarihinde açıldığı,
davalının ----- no ile tescilli markası için 14.12.2017 tarihinde başvuru
yaptığı, -----12.10.2017 tarihinde kurucu ortak ve mesul müdür olarak
kurduğu, --- -- ünvanını “Diş Hekimliği-sağlık hizmetlerin”nde kullandığı, tespit edilmiş
olup, davalının sözkonusu marka başvurusunu kötüniyetle yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığı da dikkate alındığında davacı tarafın kötü niyet yönünden de davanın ispatlanamadığı kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avanslarından karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim