mahkeme 2022/152 E. 2025/206 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/152
2025/206
16 Eylül 2025
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/152 Esas
KARAR NO: 2025/206
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/06/2022
KARŞI DAVA TARİHİ: 21/09/2022
KARAR TARİHİ: 16/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı ---- yetkilisi olduğu -------- sıfatı ile ilk olarak ------ yılında ve akabinde---- ----- spor salonları ve yüzme havuzunun belirlenen şartlarla Davacı tarafından kullanılması, buna karşılık davalı bünyesindeki----------- branşlarındaki kulüplerin tüm derslerinin müvekkil tarafından ücretsiz verilmesi, ayrıca harici spor etkinlikleri ve faaliyetlerinden elde edilecek gelirin bu yerlerin kullanımı karşılığı paylaşımına ilişkin hasılat paylaşımlı kira sözleşmesi imzalandığını, hasılat paylaşımlı kira sözleşmelerine istinaden faaliyetlerini yürüten müvekkilinin gösterdiği titizlik, üstün çaba ve gayretleri ile-------- adının bölgede tanındığını ve sıkça tercih edilen bir sportif organizasyon ve akademi kuruluşuna dönüştüğünü, faaliyetlerine titiz ve düzenli şekilde devam eden Müvekkiline davalı tarafından gönderilen -------yevmiye numaralı ihtanamesi ile davacıya atfı kabil hiç bir kusur isnat edilmeksizin ve gerekçe gösterilmeksizin taraflar arasında akdedilen ------ tarihli sözleşmenin, sözleşmenin 3.7 maddesi hükmü uyarınca feshedildiği belirtilerek davacının kullanımına verilen yerlerin tesliminin talep edildiğini, davalı tarafından gönderilen ihtarname sonrası davacının haricen yaptığı araştırmada davalının, davacının emek harcayarak kurduğu işinin ehli eğitim ekibi ile üstün çaba ve gayretleri ile bölgede tanınmış ve davacı ile bütünleşmiş bir marka olan ve etikete dönüşen ---- ibareli markayı----nezdinde---- tescil numarası ile ----sınıflarda kendi adına tescil ettirdiğini, davalı---- dava konusu markayı ve ------isimli logoyu kendi adına tescil ettirmişse de markanın gerçek sahibinin davacı olduğunu belirterek, öncelikle tedbiren ve karar kesinleştiğinde kalıcı hale gelmek üzere davalının davacıya ait---------ibareli marka haklarına tecavüz oluşturan ve ayrıca haksız rekabet teşkil eden her türlü davranışlarının durdurulmasına, bu bağlamda davalının --------ibarelerini ticari iş evrakı, malzeme, tabela, bilboardlar ve her türlü reklam ve tanıtım vasıtası üzerinde, internet ortamı, tüm sosyal medya hesapları yahut sair mecralarda, basılı evrak-------- fatura ve benzeri ticari dokümanlarda markasal olarak kullanmasının önlenmesine ve davalının---- markasıyla hizmet sunmasının ve reklamlarda bulunmasının yasaklanmasına, ------- nezdinde davalı -------------- numarası ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve tüm sınıflara ilişkin olarak sicilden terkinine, kararın ----- çapında tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, karardan bir örneğin ---- gönderilmesine, davalının davacıya ait marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP/KARŞIDAVA: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeğe uygun olmadığını, davalının 35 yıldır aktif bir şekilde eğitim öğretim sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ----- devamlı olarak kullandığını, ---- sektörde isim yapan, tanınan, bilinen, tercih edilen, ------------ adeta bütünleşen köklü bir eğitim kuruluşu olduğunu, dava konusu markanın da ----- yıldır davalı tarafından kullanıldığını ve daha sonra da tescil edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede hatalı olarak FESK yazılmasının markanın davacıya ait olduğunu göstermeyeceğini bildirerek davanın reddini talep etmiş, karşı davasında ise Davacı/karşı Davalının, Davalı/karşı Davacıya ait ----------- İbareli marka ve logosunu yasal olarak hiçbir hakkı olmadığı halde, izinsiz, usulsüz, haksız ve hukuka aykırı olarak aynı marka tescil sınıfındaki faaliyetler kapsamında bilfiil kullandığını, menfaat elde ettiği ve ayrıca haksız ve hukuka aykırı olarak sosyal medya hesaplarında, pazarlama faaliyetlerinde kullandığı, davalı/karşı davacıya ait markaya davacılkarşı davalının tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine, ayrıca müvekkilinin haklarını ihlal eden her türlü eylemlerin durdurulması ve yasaklanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl davada, davalı karşı davacı adına tescilli ---- numaralı ------- markasının gerçek hak sahibinin davacı karşı davalı olup olmadığı,----- ibaresinin markanın tescil tarihinden önce ---------- isimli internet sitesi de dahil kullanıp kullanmadığı, bu şekilde hak elde edip etmediği, davalı karşı davacının markasının kötü niyetle tescil edilip edilmediği, bu nedenlerle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, davalı karşı davacı ile davalının bu markayı kullanmalarının davacı karşı davalının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında,Karşı davada, davacı karşı davalının davalı karşı davacı adına tescilli --------- markasını izinsiz ve haksız olarak kullanıp kullanmadığı, bu kullanımların davalı karşı davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dosyaya --------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ---- tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı-------- tarihli yazı cevabında; davalı ----- tarihinde tescil edildiği anlaşıldı.Davacı tanığı----- duruşmada: " benim oğlum ------ kurumlarında öğrencilik yaptı. 5.sınıfa kadar okulda bir spor kulubü yoktu. 6.sınıfta davacının okulun spor salonunu kiralayıp basketbol okulu kurdu. Burasının işletmesini davacı ------ yapıyordu. Spor kulübüne yapılan ödemeler davalı okula değil davacıya yapılırdı. Benim oğlum burslu okuduğundan spor kubulüne herhangi bir ödeme yapmazdık. Sadece forma ücretlerini öderdik. Onlarıda davacı mustafaya öderdik. Benim oğlum halen ----- oyuncusudur. Bu kulübü halen davacı işletmektedir. Pandemiden sonra davalı okulun salonundan ayrıldılar. Bildiğim kadarıyla davalı ile aralarında bir anlaşmazlık olmuş" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ----- duruşmada: "Tanık beyanında : benim oğlum 2015 yılından itibaren davalı ... kurumunda eğitim almaya başladı. İlk yılında okulda herhangi bir spor kulubü yoktu. Hafta sonları beden eğitimi öğretmenleri tarafından kurslar veriliyordu. Oğlum başka bir kulüpte basketbol oynuyordu. Daha sonra davacı davalı ------- kurumunun spor salonunu kiralayarak burada spor kulubü kurdu. Oğlumun kendi kulubü ile gelip gelmeyeceğini bize sordu bizde kabul ettik. Daha sonra okulun spor salonundaki davacıya ait kulube devam etti. Kulüp okulun spor salonunda ancak ayrı olarak davacı tarafından işletilmekteydi. Davacı spor salonuna kira ödemesi karşılığında yapıyordu. Biz okulun eğitim aidatlarını okula ödüyorduk. Ancak spor salonuyla ilgili aidatları ve forma ücretlerini davacıya ödüyorduk. Davacının davalı ile olan kira sözleşmesi sonlandırıldığından davacı kulübü başka bir okulun salonuna taşıdı. Benim oğlumda başka bir okula geçti ancak aynı spor kulübe geçti. kulübü halen davacı işletmektedir. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı----- duruşmada: "Benim kızım davacının spor kulubünde 2019 yılından itibaren önce voleybol daha sonrada basketbol okuluna devam etti. Benim kızım -----öğrencisi değil başka bir okulun öğrencisiydi. Başladığı tarihte davacıya ait kulüp davalı ----- salonunda çalışıyordu. Ancak biz davacı ile görüştük. ------- ilgileniyordu. Kulübün sahibinin davacı olduğunu biliyorum. Halen benim kızım aynı kulüpte basketbol oynamaktadır. Şuan kulüp davacının kontrolünde ----- salonunda devam etmektedir. Şuan da da kulübün ------- bir bağı yoktur. Sadece salonu kullanılmaktadır. Önceki okuldan kira ilişkisinin sona ermesi ve yeni anlaşma yapamama dolayısıyla ayrılmışlar ve yeni okula geçmişler diye bildiğini" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı ------ duruşmada: "Tanık beyanında : Ben davalı şirkette idari işler müdürü olarak çalışıyorum. 2017 yılında okulumuzun spor salonu ve yüzme havuzunda kendi öğrencilerimiz için spor faaliyetleri düzenlemek üzere spor klubü kuruldu. Daha sonra bu spor kulubünü temsilen logo ve tasarım çalışması şirketimizin sahibi olan ---- tarafından logo tasarlandı ve 2018 yılında da marka olarak şuanki markamız ve logomuz tescil edildi. Davacının annesi bizim kurumumuzda sınıf öğretmeni olarak çalışıyordu. Davacının kendisinin oğlu olduğunu beden eğitimi mezunu olduğu ve spor kulübünde çalışmak istediğini söyledi. Biz de kurum olarak kendisine bizim öğrencilerimize ücretsiz dışırıdan gelen öğrencilere de kurumumuza bir kısım pay vermek suretiyle ücret karşılığında spor kursları vermesi konusunda anlaştık. Yapılan bütün faaliyetler bizim okulumuzun spor kulübü adı altında yapılmıştır. 2022 yılına geldiğimizde birgün spor salonunda davacı ve yanındaki öğrenci ve öğretmenlerin gürültü yaplamaları ve okuldaki düzeni bozmaları, eşyaların yerini değiştirmesi sonrası idari işler müdürü olduğumdan kendilerini uyardım. Bu uyarı sonrası davacı benim odama gelerek beni tehdit etti ve darp etti. Ben bunun üzerine darp raporu aldım. Bu olay sonrası kurum sahipleri davacının annesine ve kendisine kurumun idari işler müdürüne tehdit ve darp olayı dolayısıyla kendileriyle çalışamayacaklarını söylediler ve kurumumuzla ilişkisi kesildi. Ben davacıdan şikayetçi oldum. Uzlaşma aşamasında kendisinin----- bağışta bulunması şartıyla şikayetimden vazgeçtim. Davacı 500 TL bağışı --------göndermesi neticesinde şikayetten vazgeçtim. Halen davacı bizim markamızı kullanmaktadır. Ben az yukarıda okulumuzun öğrencilerinden ücret alınmaksızın kurs ve ders verildiğini söylediğim bu ücretsiz kurs ve dersler okul saatleri içearisindedir. Okul saati dışarısında olan bizim öğrencilerimize dair kurslardan ve dışarıdan gelen öğrencilerin kurslarından bedel alınıyordu. Bu alınan bedelin öğrencilerle ve velilerinden yapılan görüşmeleri davacı yapardı paraları o tahsil ederdi. Okulumuza kişi başı komisyon öderdi. Okul yönetimini dışarıdan gelen öğrencilerle herhangi bir irbatı olmazdı. Kurumumuz -----yıldır ------ ismiyle çalışan bir kurumdur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Taraf iddia ve savunmaları ile sunulan deliller değerlendirilerek davacı ve karşı davacı tarafa ait markaların birbirleri yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadıkları, markalarının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı ve tarafların kullanımlarının sahip oldukları marka hakları yönünden haksız trekabet oluşturup oluşturmadığına dair rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan -----tarihli bilirkişi raporu dosyamıza tevdi edilmiştir. Raporda özetle; Asıl Dava Bakımından; Davacının hükümsüzlüğü talep edilen ------- ibareli marka ile ilgili olarak sadece ------- hizmetler bakımından SMK md. 6/3 kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahipliği mevcut olduğu, bu hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu,-------ibareli markanın tescilli olduğu diğer mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, Karşı Dava Bakımından; Raporumuzun asıl davada yer alan hükümsüzlük talebi yönünden yaptığımız değerlendirmemizde, Davacı/Karşı davalının --- tescil sayılı marka ile ilgili --------- hizmetleri bakımından SMK md. 6/3 kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahipliği mevcut olduğu ve bu hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış olduğundan ve Davacı karşı davalının -------sayılı markanın tescilli olduğu başkaca bir mal veya hizmet ile ilgili kullanıldığına dair dosyada bir delil bulunmadığından Davacı/karşı davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebep olmadığı " şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak tespit dosyası, davacı tarafın hümsüzlük ve marka hkkı sahipliği ile marka hakkına tecavüz talepleri yönünden rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan ------- tarihli bilirkişi ek raporu dosyamıza celb edilmiştir. Ek raporda özetle; "Dosya kapsamına sunulu iddia, savunma ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile Davacı/Karşı Davalının ve Davalı/Karşı Davacının Kök Bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçelerinde yer alan hususların incelenmesi neticesinde; kök raporumuzdaki kanaatlerimizde herhangi bir değişiklik olmamış olup, Asıl Dava Bakımından * Davacının hükümsüzlüğü talep edilen -------ibareli marka ile ilgili olarak sadece -------- hizmetler bakımından SMK md. 6/3 kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahipliği mevcut olduğu, bu hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, -------- ibareli markanın tescilli olduğu diğer mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı Karşı Dava Bakımından----- Raporumuzun asıl davada yer alan hükümsüzlük talebi yönünden yaptığımız değerlendirmemizde, Davacı/Karşı davalının----- tescil sayılı marka ile ilgili --------- hizmetleri bakımından SMK md. 6/3 kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahipliği mevcut olduğu ve bu hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış olduğundan ve Davacı/karşı davalının ------- sayılı markanın tescilli olduğu başkaca bir mal veya hizmet ile ilgili kullanıldığına dair dosyada bir delil bulunmadığından Davacı karşı davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebep olmadığı" şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.Davacı karşı davalı tarafın öncelikli kullanım dolayısıyla hak sahipliği iddiasından kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden ek rapor aldırılmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ----- tarihli 2. ek rapor dosyamıza celb edilmiştir. 2. ek raporda özetle; "Dosya kapsamına sunulu iddia, savunma ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile Davacı/Karşı Davalının ve Davalı/Karşı Davacının Kök Bilirkişi Raporuna beyan ve itiraz dilekçelerinde yer alan hususların incelenmesi neticesinde; kök ve birinci ek raporumuzdaki kanaatlerimizde herhangi bir değişiklik olmamış olup, Asıl Dava Bakımından * Davacının hükümsüzlüğü talep edilen --------- ibareli marka ile ilgili olarak sadece ------- hizmetler bakımından SMK md. 6/3 kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahipliği mevcut olduğu, bu hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, ---------- ibareli markanın tescilli olduğu diğer mal ve hizmetler bakımından süzlük şartlarının oluşmadığı, Karşı Dava Bakımından * — Raporumuzun asıl davada yer alan hükümsüzlük talebi yönünden yaptığımız değerlendirmemizde, Davacı/Karşı davalının-------- tescil sayılı marka ile ilgili -------- hizmetleri bakımından SMK md. 6/3 kapsamında önceye dayalı gerçek hak sahipliği mevcut olduğu ve bu hizmetler bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varılmış olduğundan ve Davacı/karşı davalının --------sayılı markanın tescilli olduğu başkaca bir mal veya hizmet ile ilgili kullanıldığına dair dosyada bir delil bulunmadığından Davacılkarşı davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebep olmadığı" şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava; davalı-karşı davacı adına tescilli -------tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile davalı-karşı davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve men'i davası, karşı dava ise marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve men'i davasıdır. Asıl davada davacı-karşı davalı taraf, davalı adına tescilli ----- markası yönünden öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, bu sebeple davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı-karşı davalı tarafın markadan kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve men'ine karar verilmesini, karşı davada ise davalı-karşı davacı taraf,------ markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın kullanımları ------- markasını birebir kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/3. Maddesinde " Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra; ----- markasının ----Sınflarda davalı-karşı davacı -------- tarihinden geçerli olarak ------ tarihinde tescil edildiği ve markanın halen koruma altında bulunduğu, davacı-karşı davalı tarafın iş yeri açma belgesinde vergi tahakkuk döneminin ------- tarihi olduğu, işletme adının FESK Akademi olduğu, işe başlama tarihinin ---- tarihi olduğu, davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı ----- Arasında hasılat paylaşımlı kira sözleşmesi düzenlendiği,davacının bu sözleşmede FESK AKADIMİ olarak belirtildiği, davacı tarafın -------- görsellerinin paylaşıldığı sabittir.Bu tespitlerden sonra davacı-karşı davalı tarafın öncelikle hükümsüzlük talepleri incelenmiş, davacı-karşı davalı tarafın dosyada bulunan vergi levhasında ticaret unvanının ---- olduğu, tahakkuk eden vergi döneminin ---- başlama tarihinin -------olarak (hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusu ile aynı tarih) yer aldığı, bu durum dikkate alındığında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri veya karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzerinin daha önce marka olarak kullanılması, kullanımın sonraki tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerle aynı veya bunlar ile ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetler olması gerektiği, davacı tarafın tescilsiz kullanımın ---- şeklinde olduğu, davalı tarafın tescilli markasının ----------- unsurundan oluştuğu, şekil unsurunun üç adet yıldız üzerinde kartal ve onun üzerinde ------- ibaresinin siyah zemin üzerinde yazılmış şekilde olduğu, davacı tarafa -------- görseller davalı-karşı davacının markası ile benzerlik arz etse de bu kullanımların hangi tarihte olduğunun tam olarak belirli olmadığı, taraflar arasında ------ tarihli hasılat paylaşımlı kira sözleşmesinde de davacının kullanımının----------- şeklinde olduğu, davalının marka tescili ile benzer ya da ayniyet taşıyan kullanım olmadığı, markanın --------yılında şu anki logo ve tasarımın oluştuğuna dair beyanlar dikkate alındığında birebir kullanımdan bahsetmenin mümkün olmayacağı, ancak------- bir anlamı olmadığı dikkate alındığında iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunabileceği, yine işitsek ve kavramsal benzerliğin bulunduğu dikkate alındığında markalar arasında benzerliğin olacağı, emtia ve sınıfsal benzerliğinde değerlendirilmesi gerekeceği, bu yönden davacının markasal kullanımları ile davalı tarafın tescili dikkate alındığında ---------hizmetler bakımından benzerliğin olduğu, bu hizmetler bakımından davacı tarafın önceye dayalı kullanımın bulunduğu ve bu hizmetler yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve bu hizmetler yönünden davalı-karşı davacı adına tescilli markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Diğer mal ve hizmetler yönünden davacı-karşı davalının bir kullanımının bulunmadığı dikkate alındığında diğer mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilerek bu talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı-karşı davacı tarafça sessiz kalma dolayısıyla hak kaybı iddiaları değerlendirilmiş, ----------markasının tescil başvuru tarihinin ---- tarihinde yapıldığı, ----- tarihinde de tescil edildiği, davanın ise ----- tarihinde açıldığı bu haliyle 5 yıllık sürenin dikkate alındığında bu yöndeki savunmalara değer verilmemiştir. Davacı-karşı davalı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ------ hizmetler bakımından davacı-karşı davalı tarafın önceye dayalı hak sahibi olduğu, ancak tescilli bir markasının bulunmadığı, bu haliyle marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalı karşı davacı tarafın davacı-karşı davalı tarafın hak sahibi olduğu mal ve hizmetler yönünden taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra bir kullanımın bulunmadığı, bu haliyle TTK'nın 55/a-4. Maddesinde düzenlenen ------ düzenlemesine aykırı bir kullanım bulunmadığı dikkate alınarak haksız rekabetin de oluşmadığı kabul edilmiş ve davacı-karşı davalı tarafın haksız rekabet taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı davadaki-davalı-karşı davacı tarafın ----- markasının davacı-karşı davalı tarafça kullanılması dolayısıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı talepleri değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere ---- şeklindeki markasal kullanımlar yönüyle -------- hizmetler bakımından davacı-karşı davalı tarafın önceye dayalı hak sahibi olduğu, bu haliyle bu emtia sınıfındaki kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturmasının söz konusu olmayacağı, davacı-karşı davalı tarafın bu emtia sınıfı dışında bir kullanımının bulunduğu hususunun ispat edilmediği dikkate alındığında marka hakkına tecavüz oluşmayacağı, yine kullanımların önceye dayalı markasal kullanımlar olduğu nazara alındığında TTK'nın 55/a-4. Maddesinde düzenlenen "başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" düzenlemesine aykırı bir kullanım bulunmadığı dikkate alınarak haksız rekabetin de oluşmadığı kabul edilmiş ve bu yönüyle de karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A-Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Asıl dava davalısı adına tescilli ----- markasının tescilli olduğu ---------- hizmetler bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE
Fazlaya ilişkin hükümsüzlük taleplerinin REDDİNE,
2- Davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE,
3-Asıl davada alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı karşı davalıdan hazine yararına tahsiline,
4-Yargılama sırasında davacı karşı davalı tarafça yapılan 172,90-TL harç, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 595,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 13.362,90-TL yargılama giderinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı karşı davalıya iadesine,
5-Davacı-karşı davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen kabul edilen markanın hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacı-------- alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
6-Davalı-karşı davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kısmen reddedilen markanın hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davacı-karşı davalı ------- verilmesine,
6-Davalı-karşı davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen marka hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davacı-karşı davalılara verilmesine,
7-Davalı-karşı davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davacı-karşı davalılara verilmesine,
8-Bakiye avansın karar kesinleşiğinde yatıran tarafa iadesine,
B-Karşı davanın REDDİNE,
1-Birleşen davada alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı karşı davacıdan hazine yararına tahsiline,
2-Davalı karşı davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerine bırakılmasına, gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalı karşı davacıya iadesine,
3-Davacı-karşı davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen marka hakkına tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı-karşı davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacılardan alınarak davacı-karşı davalı tarafa verilmesine,
5-Bakiye avansın karar kesinleşiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.