mahkeme 2020/57 E. 2023/197 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/57
2023/197
17 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/57
KARAR NO : 2023/197
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davanın etkinliğini sağlamak ve davalının delilleri ortadan kaldırmasını önlemek adına davalının müvekkilinin markasına tecavüz edecek şekilde kullanımlarının bulunduğu ----- alan adında bilişim uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak mevcut durumun mahkemece tespit edilmesini, öncelikle ve ivedilikle davanın etkinliğini sağlamak amacıyla duruşmasız ve teminatsız olarak huzurdaki davada hüküm verilip kesinleşinceye kadar müvekkillerinin markasından doğan haklara tecavüzün devamını önlemek için davalı tarafın marka tescilinden farklı şekilde kullandığı ----ibaresini kullanım yoluyla müvekkilinin marka hakkını tecavüze uğratan haksız eylemlerin durdurulması, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere, her türlü tanıtım evrakı ve malzemesine bulundukları yerde el konularak toplatılması ile davalı yana ait -----alan adında, iş yerinde ve iş yeri emtialarında/hizmetlerinde kullanımının dava sonuna kadar tedbiren önlenmesi ve durdurulması ve alan adının engellenmesine yönelik verilecek tedbir kararının Telekomünikasyon ilgili Müdürlüğüne bildirilmesine, 6769 sayılı SMK ve TTK'nun ilgili hükümlerine göre ikili koruma altında bulunan müvekkiline ait TPE nezdinde ----- tescil numaralı ---- markalarına vaki tecavüzünün tespitine, men'ine, refine, rekabetin tespitine, menine ve refine, davalının ---- tescil nolu ---- tescil nolu----markalarının SMK 6.ve 25.maddesi uyarınca 30, 32, 35.sınıflarda hükümsüzlüğüne, müvekkilinin uğramış olduğu zararlara binaen fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi gereğince tahkikat sonucu uğranılan zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş oldukları talepleri artırma hakları saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı SMK'nun 151.maddesi gereğince şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müvekkiline ödenmesine, davalının müvekkilinin markasıyla iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik içerir ticari unvanını kullanmaktan yasaklanmasına, bu hususun ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, davalılar aleyhine karar verilecek mahkeme kararının, masrafları davalı yan tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilan yoluyla yayınlanmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,
Davacının 08.01.2020 tarihinde davalı hakkında ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'na yine dava dilekçesindeki iddialarına dayanarak "Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmet sunmak" suçunu işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunmuş, yapılan soruşturma neticesinde alınan bilirkişi raporunun da doğrultusunda davalının ilgili suçu işlemediği sabit olduğundan ----Soruşturma---- Karar sayılı takipsizlik kararı verildiğini Takipsizlik kararına konu bilirkişi raporunda; "Sonuç olarak ele geçen ürünlerde kullanılan marka 6729 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5. Maddesindeki c maddesi Coğrafi kaynağını belirttiği için tek başına ---- için benzerlik iddia edemez, markanın diğer şekilsel benzerliği de yoktur. Şüpheli şirketin ----- markası 30 ve 32. Sınıfta şüpheli ----- tarafından 01/08/2016 tarihinden itibaren 10 yıllığına tescil edilmiştir. Müştekinin iddia ettiği gibi ----markasını tek başına kullanılmamıştır. -----olarak kullanıldığını, ------ ( 6729 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gerek Marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen Madde 5-(1) aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: c bendine göre (Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak , belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler) gerekse Marka tescilinden doğan hakların kapsamı veya istisnaları düzenleyen 7. Maddesinin 5. Bendi b fıkrasına göre (Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması) coğrafi kaynak olduğu markada ayırt edici unsur olarak dikkate alınmaması gerektiğini, müştekinin tek başına "-----" markası ile ilgili yaptığı müracaatın haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtilmiş olduğunu, ----Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen takipsizlik kararına bu bölümün esas alındığını, SMK.nın 5/c maddesi ve Yargıtay'ın istikrarlı olarak vermiş olduğu kararlar doğrultusunda coğrafi yer bildiren kelimelerin tek başına marka veya tescile konu edilemeyeceğini, coğrafi konum bildiren isimlerin tek bir markanın kullanımına münhasıran bırakılması hukuka aykırı olduğunu, ---- ismi de coğrafi bir isim olup tek başına kullanım hakkının bir firmaya bırakılması söz konusu olamayacağını, daval şirketin de bu sebeple ---- markasını tescil ettirmiş olup davacı yanın----- markasıyla aynılık veya benzerlik iddiasının kabul edilemeyeceğini, Emsal teşkil etmesi açısından YARGITAY----. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarihli ---- Karar sayılı kararını sunduklarını, -----yöresine özgü, o yörenin iklim ve konumunda yetişen farklı bir damak tadı olan --- nitelediğini, bu nedenle de tescilli markalarında bulunan ---- ifadesinin o yörede ----belirtmek için kullanıldığını, ayrı bir marka olarak değerlendirilemeyeceğini, birçok farklı firma ---- yöresine ait olan ürünlerini belirtmek adına markalarında---- ibaresini kullanmakta, kendi ürünleri olduğunu ortaya koyan ayrı bir ibareyi de ----isminin yanında kullanmakta olduğunu, davacı firma da kendi ürünlerini belirtmek adına ---- isminin yanında---- ibaresini kullanarak ----markasıyla üretim ve satış yapabildiğini, Örnek olarak; -----markasını,----- markasını kullandığını, Davacının ayrıca davalının ----" markasını tescil ettirdiğini ve bu markanın da kendi marka haklarına tecavüzde bulunduğunu iddia etmişse de, bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere-----markası davalı adına tescil edilmemiş olduğunu, bu markayı sattığı herhangi bir ürünü bulunmadığını, kaldı ki davalı adına tescilli böyle bir marka olmuş olsaydı bile işbu ibarenin herhangi bir marka hakkına tecavüzde bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, nasıl ki -----ibaresi tek başına marka olarak tescil ettirilemeyeceği ve münhasıran kullanılamayacağı gibi "---- sayısı da tek başına tescil ettirilerek bir firmanın tekeline bırakılamayacağını, ---- --- özel bir --- olmasından dolayı ----üretilen -- ismi --- sayısı ile birlikte anılmaktadır, yukarıda da sunmuş olduğumuz üzere birçok firma ---- sayısını kendi marka isimlerinde kullanarak tescil ettirdiğini, ---- meşhur yapan da yıllar önce ---kurulan ---- Numaralı fabrikası olduğunu, bu nedenle ---- dahil birçok firma tescilli markalarında hem --- hem de ----ibarelerini kullandığını, Bunun yanısıra davacı şirketin tasfiye halinde olduğunu, davalının ise Türkiye çapında büyüme gösteren ve ekonomik olarak yükselişte olduğunu, davalının davacının ticari itibarından, müşteri çevresinden faydalanmaya çalıştığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacı şirket tasfiye halinde olduğundan iddia edildiği gibi bir ticari itibarından da bahsedilemeyeceğini, Davacının bir diğer iddiasının davalının ürün ambalajlarında kendisine ait markanın yazı tipini taklit ederek kendisine haksız kazanç sağladığına yönelik olup, bilirkişi raporuyla da davalının kullanmış olduğu ambalajlarda herhangi bir taklit veya benzetmenin mevcut olmadığını, Davalının ve -----" ismini markasında kullanan diğer firmaların ambalaj resimlerini paylaştıklarını, görüleceği üzere gerek ambalanj rengi gerek yazı tipi olarak davalı firmaya ait markanın davacıya ait markayla herhangi bir benzerliği bulunmadığını, bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun işbu davadaki tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK :
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---- tescil numaralı----" ve ---- tescil numaralı ----markalarının davacıya ait ------ tescil numaralı markaları ile karıştırılmaya neden olacak kadar benzer olup olmadıkları, davacının ------ markasının tanınmış bir marka olup olmadığı, davalının markalarının kötü niyetli tescil edilip edilmediği, davacı şirketin ticaret unvanının esas unsurunun ----- olup olmadığı, bu nedenle davalının markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, ---- ibaresinin markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler için coğrafi kaynak ve ---- ibaresinin ---- üretilen bir ---- çeşidinin adı olup olmadığı, davalının "-----" markasını kullanıp kullanmadığı, davalının "-----" markalarını kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığı, bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-TPMK kayıtları elp edilip incelenmiş ve davacının , 30. Sınıfta yer alan----- no ile tescilli markaların Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, markaların korumasının devam ettiği,----- tescil numaralı----ibareli ve ---- tescil numaralı ----- ibareli markların davalı adına tescilli oldukları ve korumasının devam ettiği görülmüştür.
2------Ticaret Sicil Müdürlüğü celp edilip incelenmiş, davacı şirketin halen tasfiye halinde olduğu,
3- ----kayıtlarına göre ---- adlı internet sitesinin davalı şirket adına 30.03.2018 tarihinde tahsis edildiği ve yenileme yapılmaması halinde 28.03.2021 tarihine kadar tahsisin devam ettiği sabittir.
4----- Ticaret Sicil müdürlüğü kayıtlarına göre davalı ...'nin 03.10.1991 tarihinde kurulduğu, halen faal olduğu görülmüştür.
5-Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
24/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda;
Davacı markaları değerlendirildiğinde esas unsur olan ----ibaresine eklenen ibarelerle oluşturulduğu, Davalı taraf markalarında ----ibaresi ile marka yaratıldığı görülmüştür. Davacı markaları içerisinde ----esas unsurlu markaların yer aldığı bu markalarda yer alan “----- ibaresinin lokasyonu işaret eden kelime olduğu,Davalı markasında da ---- ibaresinin kullanıldığı bu kullanımda kullanılan ---- ibaresinin de lokasyonu işaret ettiği, ek ibare olan “---- ile birlikte kullanıldığı, davacı markasından farklı olduğu, sonuç olarak dava dosyası kapsamında verilen görevlendirme kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede; Davalı tarafın marka kullanımının ---- başvuru numaralı “----” ibareli markasının dava konusu olan 30.sınıfta yer alan ----alanında tescilden doğan hakkı olarak kullandığı, iltibas ve karışıklığa sebep olmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
6-18/05/2022 tarihli raporda ;
1----alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede;
Sitede yer alan firma bilgilerinde, ----1996 yılında ---- ile şeker ve aromalı içecek odaklı faaliyet gösterdiğinin belirtildiği,
Sitede ---- kategorisinde ----- ibareli 7 adet ürün olduğu,
Sitede Şeker kategorisinde -----ibareli 1 adet ürün olduğu,
Sitede Seçili Ürünler başlığı altında ---- ibareli ürün isimlerinin ve logosunun yer aldığı,
Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde;
Firma adresinin ----
Firma iletişim numarasının----
Firma email adresinin -----olduğunun belirtildiği,
Site tescil bilgilerinde;
Alan adının ----firması tarafından-----firması adına kayıt edildiği,
Alan adının 30.03.2018 tarihinde kayıt edildiği, kayıt süresinin 28.03.2023 tarihinde son bulacağı, ----- firma bilgilerinde;
Firma adresinin ----
Firma iletişim numarasının ----
Firma email adresinin---- olduğu,
----firma bilgilerinde;
Firma adresinin “----
Firma iletişim numaralarının----- olduğu tespit edilmiştir.
2-Davacının , 30. Sınıfta yer alan---- no ile tescilli markaların Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu,
2- davacının “----” markalarının 30. Sınıfta yer alan “-----” emtiası için TANINMIŞ MARKA olduğunun tespit edilemediği,
3-----ilçesinin, ------ satışlarında isminden faydalanılacak derecede şöhret sahibi olmadığı, davacının uzun süreden beri sözkonusu ilçede ilk defa ---- üretimi yaptığı, ----- ibaresini içeren markaların davacı ile 30. sınıfta “-----” emtiası ile özdeşleştiği,
4-Davalının ---- no ile 30 ve 32.sınıfta yer alan emtialar için ----- markasının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, ----başvuru nolu ----- markasının tescil edilmemiş olduğu,
5-Davalının ---- no ile tescilli----- markasının, davacının markaları ile benzer olduğu, orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibas meydana gelme ihtimalinin mevcut olduğu,
6-Davalının----no ile tescilli -----markasının, davacının ticaret ünvanında yer alan klavuz unsuru ile ve çekirdek unsuru ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibas meydana gelme ihtimalinin mevcut olduğu,
7-Davalının ---- no ile tescilli ------markası için başvuru yaparken kötüniyetle başvuru yaptığının düşünülebileceği,
8-Davalının ----- emtiası ürün ve ambalajları üzerinde, ------ alan adı altında yayınlanan web sitesindeki -----ŞEKİL şeklindeki kulllanımlarının, davacının ürün ve faaliyetleri ile tüketici nezdinde iltibasa neden olduğu, marka hakkına tecavüz eyleminin koşullarının mevcut olduğu,
9- Davalının sonradan unvan olarak tescil ettirmiş olduğu ------ ünvanının, davalının faaliyet alanında kullanılmasının TTK m. 55/I-a,4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil edeceğ" yönünde görüş bildirilmiştir.
7-16/10/2022 tarihli raporda;
- Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen----- internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ----(sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 21.04.2008 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde ---- adıyla "---” vb. ürünlerin yer aldığı internet sitesi olarak kullanıldığı,
Davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin----- adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2009 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davacı tarafından----adıyla ---- ürünlerin yer aldığı internet sitesi olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı tespit edildiği, - Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen------” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ----- (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 30.03.2018 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde ---- vb. içecek ürünlerin yer aldığı internet sitesi olarak kullanıldığı ve içeriklerinde davaya konu “-----” ibareli ürünlerin bulunduğu,
3. HÜKÜMSÜZLÜK AÇISINDAN:
Davalı markası açısından SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğe ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, işbu tespite dair nihai hukuki değerlendirme ve Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Davacı markasının SMK m.6/5 kapsamında tanınmışlığına ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için dosyada yeterli belge olmadığı ve Davacı markasının tanınmışlığına dair bir değerlendirme yapılamadığı, sektörel açıdan Davacı markasının tanınmış olmadığının tespit edildiği keza davacı ve davalı markaları benzemediğinden tanınmışlık unsurunun sonuca etkili olmadığı, Mevcut duruma göre takdirin mahkemeye ait ait olduğu,
Davacı markaları ve ticaret ünvanı ile Davalı taraf markası benzerlik arz etmediğinden SMK m.6/6 kapsamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı," yönünde görüş bildirilmiştir.
8-25/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
1. Davalının hükümsüzlüğü talep edilen ŞEKİL unsurlu markasının davacı adına tescilli ŞEKİL markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olmadığı,
2.Davacının ŞEKİL markasının tanınmış marka olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı,
3.Davalı tarafın marka başvurusu esnasında kötü niyetli olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı fakat bu konudaki nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu,
4.Davacı şirketin "----"ibareli ticaret unvanı ile davalının ŞEKİL markasının benzer olmadığı,
5.---- sektöründe ----- o bölgeye özgü bir ---olduğu ve kendine has tadı, burukluğu ile o bölgeden aldığını göstermesinden dolayı ----ifadesinin coğrafi kaynak ifade ettiği,
6. Davalının -----şeklinde bir markasal kullanımının bulunmadığı,
7. Davalının ŞEKİL şeklindeki kullanımlarının davacı tarafın marka haklarına tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığı, " yönünde görüş bildirilmiştir
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 6. Maddesine göre "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Bu maddede düzenlenen nisbi tescil engeli esasen marka hukukuna hâkim olan öncelik ilkesinin bir yansımasıdır. Öncelik ilkesi ile kastedilen ise markayı önce tescil ettiren veya başvuru konusu yapan kişinin korumadan öncelikli olarak yararlanacak olmasıdır.Söz konusu nisbi tescil engelinin uygulanabilmesi için her şeyden önce marka başvurusuna konu işaretin daha önce tescil ettirilmiş bir marka veya tescil başvurusuna konu edilmiş bir işaret ile aynı veya benzer olması gerekir. Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır. İki marka arasındaki benzerlik araştırması yapılırken, ortalama tüketicide görsel, işitsel ve kavramsal olarak karışıklığa yol açılıp açılmadığına bakılır.
GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, davalının davacıya ait markaya ilişkin kullanımının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığı, ve maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafın öncelikle marka hakkına tecavüz yönünden talepleri incelenmiş; davacı tarafın markaları değerlendirildiğinde esas unsurunun “---- ibaresine eklenen işaret ve şekillerden oluşan ibarelerle oluşturulduğu, davalı taraf markalarında ----arasındaki benzerlik incelemesinde markanın bütününün bıraktığı etkinin dikkate alınması gerektiği, bununla birlikte, markayı oluşturan unsurlardan birisinin diğerlerine göre görsel veya işitsel olarak daha baskın unsur konumunda olması halinde, benzerlik incelemesi markalardaki benzer unsur ön plana çıkartılarak yapılabileceği, dava konusu uyuşmazlıkta davacı markalarında ön plana çıkan husus ----- ibaresi iken, davalı markasında ---- ibaresi bütün olarak kullanıldığı, sadece ---- ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, her iki marka açısından bakıldığında ---- kelimelerin güçlü ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, ----ibaresinin ülkemizde bulunan bir ilçe adı olduğu, bu durum ve kullanımlar dikkate alındığında----- kullanımlarının coğrafi kaynak ifade ettiği, alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Türk Patent ve Marka Kurumunun veri tabanında araştırma yapıldığında 21.02.2022 tarihinde “-----” ibaresi için coğrafi işaret başvurusunda bulunulduğu ve henüz dosya işlemlerinin sonuçlanmadığı, bu haliyle ---- -- coğrafi işaret olarak ve coğrafi kullanım kapsamında olduğu, coğrafi alan, kıt, bölge belirtilmesi halinin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, coğrafi alanların tek başına marka tesciline konu olmasalar da ek almak suretiyle marka olarak kullanımlarının mümkün olduğu, davacı ve davalı markalarının da bu kapsamda yer aldığı, davalı tarafın ----- ibaresini ek olarak kullandığı, alınan bilirkişi raporlarında davacı markalarının tanınmışlık kriterini sağlamadığı belirlemesi karşısında davacı markaların tanınmış marka olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, yine davalı tarafın kötü niyetli tescili konusunda dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafın coğrafi alan adı da olan ------ ibaresini markasına eklemek suretiyle kullanmasının tek başına kötü niyetin varlığını ispata yeterli olmadığı, yine davalı tarafın -----şeklinde bir kullanımın da bulunmadığı dikkate alındığında davalı tarafın davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımlarının bulunmadığı kabul edilerek davacı tarafın arka hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın davalı kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğu yönündeki talepleri de değerlendirilmiş; az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafın kullanımlarının kendi marka tesciline ilişkin olduğu, davacı tarafa ait ürün, ambalaj vb. Benzer kullanımlarının bulunmadığı, davacı tarafın müşteri çevresini kullandığının var sayılamayacağı, aldatıcı reklam vs. Kullanıma dair bir ispatın da bulunmadığı dikkate alınarak davacı tarafın haksız rekabete ilişkin talepleri yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın davalı tarafa ait "---- tescil numaralı "-----" ve ---- tescil numaralı ---- markalarının SMK'nın 25. Maddesi ve 6. Maddesi gereği hüküm süzlük talepleri de incelenmişi; davalı markasının coğrafi alana ----asıl unsurlu markaya ---- oluşturulduğu, ----ibarelerinin şekil unsuru itibariyle de kullanımlarının davacı marka kullanımlarına benzemediği bu haliyle davacı markaları yönünden davalı arka tescili ve kullanımlarının iltibas oluşturmadığı, iki markanın birbiriyle ilişkilendirilmesi ihtimalinin bulunmadığı kabul edilmiş ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak davacı tarafın hükümsüzlük davasının da reddine karar vermek gerekmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 187,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 81,99 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası nedeniyle takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince markanın hükümzülüğü davası nedeniyle takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat davası nedeniyle takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası nedeniyle takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.