mahkeme 2025/776 E. 2025/745 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/776

Karar No

2025/745

Karar Tarihi

8 Eylül 2025

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/776 Esas
KARAR NO: 2025/745
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2025
KARAR TARİHİ: 08/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından senet borcu sebebiyle davalıların murisi borçlu ----aleyhine ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müteveffaya ait ----- bilgilerini haiz taşınmazın, mezkur dosyadan yazılan talimat ile----------Talimat Sayılı talimat dosyası ile satışa çıkarıldığını, müvekkili şirketin, ihale alıcısı olduğu, yapılan açık artırmaya katıldıktan sonra söz konusu taşınmazın 3.500.000 TL bedelle müvekkili şirkete 16/02/2024 tarihinde alacağa mahsuben ihale olunduğunu, borçlu şahıs tarafından ihalenin usulüne uygun yapılmadığı iddia edilerek 22/02/2024 tarihinde ihalenin feshi davası açıldığını, yargılama sırasında borçlu vefat ettiğinden borçlunun mirasçıları tarafından yargılamaya devam edildiğini, ----- sayılı dosyası ile mahkeme huzurunda ihalenin feshi istemi ile görülmüş olan davada şikayetin reddine karar verildiğini, davalılar tarafından mahkeme kararının istinaf kanun yoluna taşındığını, istinaf incelemesi neticesinde--------- Karar sayılı ilamı ile davacı tarafın davasının reddine karar verildiğini, istinaf ilamının davalılar tarafından temyiz kanun yoluna taşındığını,------ ilamı ile yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle ------ Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, onanma üzerine kesinleşme ile 27/02/2025 tarihinde kesinleştiğini, yargılama aşamaları izah edilen ihalenin feshi davasında davalılarca hiçbir somut delile dayanılmadıını, yalnızca kanunda yazılı ihalenin feshi nedenlerinin sıralanarak sırf satışı sürüncemede bırakma saiki ile hareket edildiğini, yapılan ihalenin usulüne uygun olduğu hem yerel mahkeme kararı hem de üst mahkeme kararlarıyla da sabit olduğu, davalılar tarafından haksız nedenle ihalenin feshi davasının açılmış olduğu, kötü niyetli olarak ihalenin kesinleşmesini engellemek ve müvekkiline ihale edilen taşınmazın devrini geciktirmek amacıyla haksız ve mesnetsiz açılan ihalenin feshi davası sebebiyle müvekkili şirketin maddi açıdan zarara uğradığını, 16/02/2024 tarihinde ihale olunan taşınmazın davalılar tarafından haksız nedenle açılan ihalenin feshi davası sebebiyle müvekkili şirket adına 16/04/2025 tarihinde tescil edildiğini, bu süre zarfında müvekkili şirketin maddi açıdan hak kaybına uğradığını, söz konusu taşınmazda kiracı bulunduğu,-------- dosyasından tutulan tutanaktan anlaşıldığı, davalılarca haksız olarak ikame edilen ihalenin feshi davası sebebiyle taşınmazı geç devir alan müvekkilinin şirket kira alacağından mahrum kaldığını, geç devir olmasa idi müvekkil şirketin taşınmazda bulunan kiracıya karşı kira bedelinin tespiti davası açabileceği, güncel rayiç bedelde maddi kazanç sağlayabileceğini, davalılarca haksız ikame edilen ihalenin feshi davası sebebiyle söz konusu ihalenin kesinleşmesi ve taşınmazın müvekkili şirkete devri geç olduğundan bu süre boyunca müvekkili şirketin alacaklarından mahrum kaldığı ve maddi zarara uğradığını, bu sebeplerle davalılar tarafından haksız açılan ihalenin feshi davası sebebiyle müvekkili şirketin söz konusu taşınmazı geç teslim almasından kaynaklanan maddi zararın tespit edilerek ihale günü olan 16/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.-------TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, -------- Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da -------- kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. -------Davalıların -----sisteminde yapılan sorgulamada tacir olmadıkları,potansiyel mükellef kaydının bulunduğu, tarafların ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli ------Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim