Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/647
2025/104
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/647 Esas
KARAR NO: 2025/104
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 22/12/2017
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde davalıya ait --------- plaka sayılı aracın ---------- numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 20/10/2015-2016 tarihleri arasında sigortalandığını, sigortalı aracın 08/10/2016 tarihinde ---------- ehliyetsiz olduğu saptanmış ve adı geçen sürücünün karakolda verdiği ifadesinde açıkça ehliyeti bulunmadığı ve kaza akabinde mahalden uzaklaştığını kabul, beyan ve ikrar ettiğinin görüldüğünü, kaza sonrası olay mahallinden uzaklaştığından adı geçen sürücünün alkol raporunun tespit edilemediğini, Karayolları Trafik Kanunu amir hükmü ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi uyarınca, sigortalı aracın ehliyetsiz ve / veya alkollü sürücü tarafından kullanımı sonucunda doğan zarardan sigorta ettiren davalı sorumlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle vefat eden ---------- mirasçılarına 12/04/2017 tarihinde tediye edilen 39.632,00 TK destekten yoksunluk tazminatının davalı borçlu tarafça tazmininin gerektiğini, davalı borçluya 24/04/2017 tarihli rücu mektubu gönderildiğini, ödenen tazminatın rücu'en tazmini talep edilmiş ise de, herhangi bir olumlu yanıt alınamadığını, davalı borçlu aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamı ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin olay tarihinde oto kiralama ticari işletmeciliği yapmakta olduğunu, kazaya neden olan sigortalı aracın da bu amaçla 07/10/2017 tarihinde -------- adlı şahsa kiralanmış bir araç olduğunu, 08/10/2016 tarihinde kazaya sebebiyet veren sürücünün, müvekkilinin sözleşme ile kiraladığı ---------- adlı şahıs olmadığını, aracı kiralayan -------- adlı şahısın bu aracı müvekkilinin bilgisi, rızası dışında ve de kiralama sözleşmesine aykırı olarak kazaya sebebiyet veren ----------- adlı şahsa kullanması için verdiğini, müvekkilinin bu durumu kaza sonrasından yetkili görevlilerden öğrendiğini, müvekkilinin sadece sigortalı olması ile tazminata konu zararlar arasında rücuen sorumluluğunu doğuracak uygun bir illiyet bağı bulunmamakta olduğunu, bu açıdan talep edilen tazminatın taraflarınca ödenmesinin mümkün olmadığını, öte yandan bu kaza nedeni ile ödenen tazminatın rücuen müvekkilinden talep edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ceza davası dosyasında da açıkça görüleceği üzere kazaya sebebiyet veren kişinin ----------- adlı şahıs olduğunu, burada da bu tazminattan sorumlu şahısların en başta haksız fiilinden kaynaklı olarak zarara sebebiyet veren ----------- olduğunu, bu açıdan kazan nedeni ile müvekkilinin sorumluluğuna gidilebilmenin madden ve hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alınan 22/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; 08.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ----------- vefatı sonucu geride kalan hak sahiplerine, davacı tarafından destekten yoksunluk sebebiyle yapılan ödemenin rücuan tazmini amacıyla, davacı sigorta kuruluşu tarafından yapılan davalı aleyhine olarak açılan iş bu davada; Araç İşleten Sorumluluğu: Davaya konu ----------- plakalı araç davalı ----------- adına kayıtlı olduğu, Dava dosyasında mevcut 07.10.2016 çıkış tarihli 14.10.2016 teslim tarihli ---------- plakalı araç kiralama sözleşmesine göre kiralaya veren ------------ Şti. olduğu, araç kiralayanın ------------ olduğu, kira bedeli toplamının 540 TL. olduğu, aracı teslim edenin ------------, teslim alanın ------------ olduğu, Davaya konu 08.10.2016 olay tarihi itibariyle ------------- sevk ve idaresindeki ------------- plakalı aracın 08.10.2016 olay tarihi itibariyle uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralık olup olmadığı, söz konusu aracın işleteninin ------------- olup olmadığın hususunun mahkemece değerlendirileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Rücu Sorumluluğu: Davaya konu 08.10.2016 olay tarihi itibariyle ------------- plakalı araç sürücüsü ------------- olay yerini terk ettiği, sürücü belgesinin bulunmadığı belirtilmiştir. ------------ plakalı araç sürücüsü olay yerini terk etmesi ve olay tarihi itibariyle sürücü belgesinin bulunmaması sebebiyle davacı sigorta kuruluşu tarafından yapılan ödemelerin söz konusu araç işletene rücu edebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. İtirazın İptali Talebi Bakımından: Alacaklı ---------Ş. tarafından dosya borçlusu ----------- aleyhine olarak ------------ İcra Müdürlüğü ------------ Esas sayılı dosyasın başlatılan icra takibinde; dosya borçlusu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 39.632,00 TL. asıl alacak 1.719,92 TL. işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 41.351,92 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı ile davacı arasındaki ZMMS poliçesi ile genel şartlara aykırılık iddiasına dayalı rücuen tazminat talebine ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline yöneliktir.---------- Tüketici Mahkemesinin ---------- Esas ------------ Karar sayılı kararı ile ticaret mahkemelerinini görevli olmasına bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizin ---------- Esas ----------- Karar sayılı kararı ile asliye hukuk mahkemelerinini görevli olduğunun bahisle görevsizlik kararı verildiği, ----------- sayılı kararı ile tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği ve olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiği, ----------- sayılı kararı ile ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik karar verilerek dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine işbu esası aldığı anlaşılmıştır.------------ İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ------------ Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.Somut olayda davalıya ait ----------- plakalı aracın ZMMS sigortacısının davacı olduğu, 08.10.2016 tarihinde aracın sürücüsü dava dışı ----------- tarafından dava dışı ----------- çarpılması neticesinde ----------- vefat ettiği ve mirasçısı ------------- davacı sigorta şirketi tarafından 12.04.2017 tarihinde 39.632,00 TL ödeme yapılmıştır. Davacı da ödenen bu miktarın davalıdan rücu edilmesi amacıyla işbu davayı açmıştır.Davacı, rücu sebebi olarak davaya konu aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk ettiği ve ehliyetsiz araç kullandığı iddiasındadır.Davaya konu kaza 08.10.2016 tarihinde meydana gelmiştir. dava konusu aracı kullanan alpaslan sarı'nın kaza tarihi itibariyle ehliyetinin olmadığı anlaşılmıştır. dosya içerisinde bulunan kaza tarihini kapsayan zorunlu trafik sigorta poliçesi örneğine göre davalı sigorta ettiren/sigortalı konumunda olup davacının akidi durumundadır. Her ne kadar davalı taraf dava konusu olayda, davalı aracın maliki olup aynı zamanda ve olay tarihinde aracı dava dışı caner olgun'a kiraya verdiğini savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuş ise de, davalının poliçede davacının akidi olduğu anlaşılmakla husumetin davalıya düştüğü ve davalının zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Yani davalının aracı kiraya vermiş olması onun kiraya verdiği kişiyle arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Bu sebeple davalının işbu davada pasif husumetinin bulunduğu hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ----------- sayılı ---------- yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Ehliyetsiz araç kullanma yönünden yapılan değerlendirmede; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.c maddesi uyarınca, tazminatı gerektiren olay, aracın KTK hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana geldiği takdirde sigortacının sigorta ettirene rücu imkanı bulunmaktadır. Somut olayda araç sürücüsü ----------- 10.10.2016 tarihindeki beyanında sürücü belgesi olmadığını beyan etmesi ve sürücü belgesi olmaması sebebiyle davalıya kesilen idari para cezası dikkate alındığında araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu dikkate alındığında rücu koşullarının oluştuğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Kaza yerini terk açısından yapılan değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinde teminat dışı haller sayılmış olup, 6102 sayılı TTK 1409/2 maddesi gereği rizikonun ya da rizikoların sigorta teminatı dışında kaldığının iddia edilmesi hususunda ispat külfeti sigortacıya aittir. İlke bu olmakla birlikte, 6102 sayılı TTK 1446 maddesi uyarınca sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar külfetini kasten yerine getirmez ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan hususu, bu oluşan rizikonun teminat içindeymiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçecektir . Somut olayda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.f maddesi uyarınca, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği, olay yerinden ayrılma için aranan zorunlu haller olarak ifade edilen, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ve/veya can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu halin gerçekleştiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla davacı lehine rücu koşulları oluşmuştur. Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.
Soruşturma dosyasında savcılık tarafından alınan ----------- Kurulu'nun 06.02.2017 tarihli raporunda sigortalı aracın sürücüsü ----------- kazanın meydana gelmesinde asli derecede, müteveffa ----------- ise tali derece kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş ve 14.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı aracın sürücüsü ----------- kazanın meydana gelmesinde %75, müteveffa ------------ ise %25 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Her iki raporunda birbiri ile uyumlu olduğu dikkate alındığında somut olayda kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsü ----------- %75, müteveffa ------------ ise %25 kusurlu oldukları anlaşılmıştır.
Davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığının tespiti amacıyla dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş ve 22.11.2024 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Yapılan inceleme sonucunda raporun hükme esas alınabilir ve denetlenebilir mahiyette olduğu anlaşıldığından rapordaki saptamalara itibar edilerek ödeme tarihi olan 12.04.2017 tarihinde müteveffanın %25 kusurlu olması sebebiyle kusur tenzili yapılması sonucunda dava dışı ----------- 126.427,52 TL tazminata hak kazandığı, davacı tarafından ise 39.632,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından davacı, 39.632,00 TL'nin tamamını davalıdan rücu edebilecektir. Rücuen tazminat talebinde bulunan, karşı tarafı ihtarla temerrüde düşürmesine gerek kalmaksızın, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilecektir . Başka bir ifadeyle rücuen tazminat davalarında faiz başlangıç tarihi, rücu hakkı bulunanın ödeme yaptığı tarihtir. Bu sebeple ödeme tarihi olan 12.04.2017 tarihi ile takip tarihi olan 05.10.2017 tarihi arasında yasal faiz talep edebileceği, işlemiş faiz miktarının ise 1.719,92 TL olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda anlatılanlar hep birlikte değerlendiriliğinde davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davaya konu icra takibine konu edilen alacağın kusur oranına ve bilirkişi hesaplaması ile ortaya çıktığı , bu sebeple likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebi yönünden talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptaline, takibin 39.632,00 TL asıl alacak ve 1.719,92 TL olmak üzere toplamda 41.351,92 TL üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.824,75-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 499,43-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.325,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 31,40-TL Başvuru Harcı, 499,43-TL Peşin nisbi Harcı, 6.350,00-TL Bilirkişi ücreti, 533,20-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.414,03TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.