mahkeme 2024/557 E. 2024/562 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/557
2024/562
2 Ağustos 2024
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/557 Esas
KARAR NO: 2024/562
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 02/08/2024
KARAR TARİHİ: 02/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/06/2023 tarihli Trafik kazasında müvekkil adına kayıtlı --------- plaka sayılı araç ile --------- adına kayıtlı --------- plaka sayılı, davalı ... Şirketine----------- nolu KASKO poliçesi ile sigortalı araç arasında trafik kazası gerçekleştiğini, işbu trafik kazası neticesinde polis tarafından tutulan Kaza Tespit Tutanağında müvekkile asli kusur atfedilmiş, davalı şirkete sigortalı ----------- plakalı araca kusur atfedilmediğini, buna istinaden ----------- plakalı aracın hasarı 251.721,00 TL olarak tespit edilmiş ve davalı ... tarafından sigortalısına bu tutar ödendiğini, akabinde müvekkilin ZMMS sigortası olan ----------- Şirketinden 120.000,00 TL poliçe teminat limiti kapsamında ödeme alınmış ve kalan 131.721,00 TL ve işlemiş faiz olarak belirtilen 162,40 TL müvekkile Rücu talebi olarak iletildiğini, davalı ... tarafından müvekkil aleyhine-------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı icra takip dosyası başlatılmış olup bahse konu belirtilen rücu tutarı talep edildiğini, müvekkil tarafından itiraz süresi kaçırılmış olup cebri icra olarak bankadan bir miktar parası haczolunmuş ve dosyaya alınmış kalanı da cebri icra tehdidi altında dosyaya yatırıldığını, bu aşamadan önce 10/06/2023 tarihli kazada tüm kusur müvekkile atfedilemeyeceğinden ötürü ---------- sayılı başvurusuyla müvekkil aracın uğradığı Hasar ve Değer Kaybı Tazminatı talep edilmiş, dosyada Kusur Raporu alınmış ve bu raporda davalı şirkete sigortalı --------- plakalı aracın %25 kusurlu olduğuna dair tespit yapılıp rapor hazırlandığını, davacıya yansıtılan rücu tutarı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı şirkete sigortalı araç kazanın gerçekleşmesine etki etmiş ve bilhassa hasarın boyutuna doğrudan sirayet ettiğini, davacı kavşağa geldiğinde DUR tabelası gereği durmuş ancak park halindeki bir araçtan ötürü yolu göremediğinden ötürü görmek maksatlı biraz ilerlediğini, davalı şirkete sigortalı araç ise kavşağa gelmekte olmasına rağmen son sürat gelmiş ve müvekkil araca çarptığını, davacı araç metrelerce sürüklenmiş DUR tabelası bile önemli ölçüde hasar gördüğünü, yani aslen müvekkil Tali yolda olmasına rağmen karşı taraf araç kural ihlali yaparak kazanın oluşumuna ve hasarın büyüklüğüne doğrudan etki ettiğin, karşı taraf araç hızını durabilecek bir seviyeye indirmesi gerekirken, bu kurallara uymayarak eksik tedbir alarak kavşak içerisini kontrol etmeden seyrine devam etmiş ve kazaya sebebiyet verdiğini, rücudan söz edilecekse dahi kusur oranı üzerinden rücu edilebileceğini, davalı şirkete sigortalı aracın kusuru yokmuş gibi hesaplama yapılmış, icra takibine konu edilmiş ve müvekkil cebri icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalmış olduğundan Bilirkişi tarafından hesaplanacak tutarlar üzerinden artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL fazla ödenen paranın istirdatını talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, 6102 sayılı TTK m.1472 hükmü uyarınca davalı ... tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet verdiği iddia olunan davacıdan icra tehdidi altında aldığı iddiasıyla davacının ödemiş olduğu miktarı davalıdan istirdatına ilişkindir. HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. ---------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 38. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartları yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK m.115/2 hükmü uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. Davacı yan ile davalının dava dışı kasko sigortalısı arasında 10.06.2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, davalı tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin bir kısmının dava dışı olan davacının ZMSS sigortacısından rücu edildiği, bakiye kısmın ise davacıdan tahsili amacıyla davalı tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından icra tehdidi altında ödeme yapıldığı ve işbu davanın yapılan ödemenin davalıdan istirdatı amacıyla ikame edildiği anlaşmıştır.--------- sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davalının kasko sigortacısı olması sebebiyle halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının yerine geçerek sigortalısının hak ve yükümlülüklerine sahip olarak davacıya takip başlattığı ve ---------- nolu içtihatı birleştirme kararında, sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı davayı, sigorta poliçesinden doğan bir dava olarak nitelemediği ve halefiyet ilkesine dayanan bir davayı ticari dava olarak görmediği, bu tür davaları aynen sigortalı kimsenin sorumlu kimseye karşı açılmış bir dava gibi gördüğü, davalının dava dışı sigortalısının gerçek kişi olmasının yanında davalının da gerçek kişi olduğu, tacir olmadıkları, davanın haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olduğu dolayısıyla somut uyuşmazlığın mutlak ve nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı görülmekle davanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-Karar kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvuru halinde dava dosyasının görevli ---------- Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/08/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.