Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/497
2025/111
11 Şubat 2025
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/497 Esas
KARAR NO: 2025/111
DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 21/10/2023
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait --------- plakalı araç 12/05/2023 tarihinde seyir halindeyken kırmızı ışıklı trafik lambasında beklediği sırada davalı ---------- idaresindeki ----------- plakalı aracın ön kısımlarıyla müvekkile ait aracın arka kısımlarına çarpması sonucunda müvekkilinin aracının hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında olay yerinde davalıya ait olan ----------- plakalı araçla ilgili tutulan kaza tutanağı tespit tutanağına göre tramer kayıtlarında %100 kusurlu bulunduğunu ve kaza tespit tutanağına derç edildiğini, müvekkiline ait ----------- plakalı aracın ise meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde davalı sigorta şirketi aracın onarımına ilişkin bedeli ödediğini ancak değer kaybı için yapılan başvurularının sonuçsuz kaldığını, gerek posta yoluyla gereek e mail yoluyla yaptıkları başvurulardan netice alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelendiğini belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere; davalı sigorta şirketine sigorta aracın sahibi ve sürücüsü ----------- yönetimindeki aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta oluşan değer kaybına binaen davayı bilirkişi raporuna göre miktar yönünden ıslah etme hakları saklı tutularak şimdilik 5.000,00-TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, davacının başvuru için gerekli belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete ibraz etmeksizin davayı ikame ettiğini, hal böyle iken somut olayda başvuru şartı gerçekleşmediğinden usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı, ------------ kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu almadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, "Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.a. “Değer kaybı talep edilmesi halinde tespiti, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre ----------- kurulacak sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” maddesi gereği; davacının SBM üzerinden eksper atayarak temin edeceği değer kaybı eksper raporunu ayrıca Genel Şartlar Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtilen evraklar müvekkil şirkete ulaştırılmadan yapılan başvuru kanuna aykırı ve usulen geçersiz olduğunu, yine davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği; şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkilinin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağını, bu nedenle davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK md.97 gereği reddini talep ettiklerini, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kayıb hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya dava önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile müvekkili şirkete müracaat tarihinden öncesinde müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.---------- sayılı kararı ile mahkememizin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesine üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacıya ait ---------- plakalı araç ile davalının sigortalısı olan ----------- plakalı araç arasında 12.05.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacı tarafça aracında değer kaybı meydana geldiği iddiasıyla değer kaybı tazminatının davalıdan tahsili için işbu dava ikame edilmiştir. 23.07.2024 tarihli tensip zaptı ile "dava dilekçesinde işbu davanın hem HMK 107 uyarınca hem de kısmi dava olarak açıldığı belirtildiğinden çelişkinin giderilmesi amacıyla HMK'nin 31/1 maddesi uyarınca işbu davanın kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı açıldığı hususunu açıklaması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın kısmi dava olarak kabul edilerek yargılamaya devam olunacağının ihtaratına" şeklinde ara karar kurulmuş, tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davacı vekili tarafından süresi içerisinde beyanda bulunulmadığından dava kısmi dava olarak kabul edilmiştir. 23.07.2024 tarihli tensip zaptının 3 numaralı ara kararında "Dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi başvuru yapıldığı belirtilmesine rağmen buna dair belgeler eklenmediğinden davacı vekiline HMK. md. 114/2 yollamasıyla KTK md. 97 gereği başvuruya ilişkin belgeleri sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedileceğinin ihtarına" karar verilerek ihtar yerine geçmek üzere tensip zaptı davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Ancak verilen kesin süre içinde davacı taraf başvuru yaptığına dair beyanda bulunmamış, başvuruda bulunduğuna dair belge de ibraz etmemiştir. KTK'nın 97.maddesi uyarınca davadan önce davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi üzerine, eksik dava şartının tamamlanması için davacıya verilen 2 haftalık kesin süre, eksikliğin giderilmesi için makul ve yeterlidir. Kesin süre içinde ara kararın yerine getirilmemesi halinde, kesin süreye uymamanın sonuçları ( davanın usulden reddedileceği) açık ve somut biçimde davacı vekiline ihtar edilmiştir. Ancak tüm bunlara rağmen davacı vekili ara kararı yerine getirmediğinden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın usulden reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 345,55-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----------- Arabuluculuk Bürosu'nun ------------ sayılı dosyasında takdir edilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.